Kısa cevap: HMK m. 341 uyarınca ilk derece mahkemesinin nihai kararlarına ve kanunda ayrıca sayılan bazı ihtiyati tedbir/ihtiyati haciz kararlarına karşı istinaf yoluna başvurulabilir. Genel süre iki haftadır ve kural olarak gerekçeli ilamın tebliğiyle işlemeye başlar. Dilekçe kararı veren mahkemeye veya başka bir yer mahkemesine verilebilir; gider eksikliği bir haftalık kesin süre riski doğurur. Parasal kesinlik sınırı ise artık hüküm tarihine değil davanın açıldığı tarihteki sınıra göre değerlendirilir.
Bu içerik 19.05.2026 itibarıyla hazırlanmıştır. İstinaf dosyalarında en pahalı hata, tefhim ile tebliği birbirine karıştırmak veya “gerekçeyi sonra yazarız” rahatlığıyla iki haftalık pencereyi zayıflatmaktır. BAM incelemesi, ancak süre, kapsam, kesinlik sınırı ve dilekçe disiplini doğru kurulmuş bir başvuruyu taşımaktadır.
Cuma akşamı tebliğ edilen bir ticari dava ilamında ilk refleks çoğu zaman aynıdır: kararı beğenmiyorsak istinafa gideriz. Oysa HMK 341 çevresindeki asıl kayıp, esastan önce usulde yaşanmaktadır. Kararın gerçekten istinafa elverişli olup olmadığı, kesinlik sınırı, süre başlangıcı ve dilekçe gerekçesi daha ilk gün netleştirilmelidir.
Hangi kararlara karşı istinaf yolu açıktır?
İstinaf, her ara karar için başvurulan genel bir memnuniyetsizlik yolu değildir. HMK m. 341, kural olarak ilk derece mahkemelerinin nihai kararlarını ve ayrıca açıkça sayılan bazı geçici hukuki koruma kararlarını istinafa elverişli kabul etmektedir. Usulden ret, kabul, kısmen kabul-kısmen ret, görevsizlik ya da yetkisizlik gibi hükümle dosyadan el çeken kararlar çoğu kez nihai karardır. Duruşma günü verilmesi, bilirkişi atanması ve delil toplanması gibi ara kararlar ise tek başına istinaf konusu yapılamaz.
Güncel madde metni özeti:
HMK m. 341: Nihai kararlar ile ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz taleplerinin reddi, karşı tarafın yüzüne karşı verilen kabul kararları ve yoklukta verilen kararlar üzerine itirazdan sonra kurulan kararlar istinafa konu olabilir.
HMK m. 345: Genel başvuru süresi iki haftadır ve kural olarak ilamın tebliğiyle işlemeye başlar.
HMK Ek Madde 1: Parasal sınırlar her takvim yılı başında yeniden değerleme oranına göre artar; 4 Haziran 2025 değişikliğinden sonra HMK m. 341 bakımından esas alınan tarih, hüküm tarihi değil davanın açıldığı tarihtir.
Geçici hukuki koruma cephesinde de her karar değil, kanunda sayılan ret veya itiraz üzerine verilen kararlar istinaf edilebilir. Bu ayrımın atlanması, özellikle acil dosyalarda yanlış kanun yolu tercihi doğurur. Kanun yolu türünün baştan doğru teşhis edilmesi bu yüzden kritiktir.
| Karar türü | İstinaf yolu | Dayanak | Yanlış okuma riski |
|---|---|---|---|
| Nihai karar | Kural olarak açıktır | HMK m. 341/1-a | Ara karar sanılıp süre kaçırılabilir |
| İhtiyati tedbir / ihtiyati haciz talebinin reddi | Açıktır | HMK m. 341/1-b | Red kararı kesin sanılabilir |
| Karşı tarafın yüzüne karşı verilen tedbir veya haciz kararı | Açıktır | HMK m. 341/1-b | “Kabul kararı olduğu için istinaf edilemez” yanılgısı |
| Ara kararlar | Kural olarak kapalıdır | Kararın nihai olmaması | Esasa gelmeden usulden ret |
| Manevi tazminat davası kararı | Miktara bakılmaksızın açıktır | HMK m. 341/2 ek cümle | Parasal sınır yanlış uygulanabilir |
İlk kritik risk: Bir hükmün “nihai” olup olmadığı dosyanın kapandığı hissine göre değil, mahkemenin talep sonucu hakkında el çekip çekmediğine göre belirlenmektedir. Yanlış kanun yolu seçimi, istinaf incelemesine hiç geçilmeden ret sonucunu doğurabilir.
İki haftalık süre ne zaman başlar?
HMK m. 345 bakımından genel süre iki haftadır. Bu sürenin en çok karıştırılan yönü, tefhim ile tebliğ ayrımıdır. Kural olarak süre, ilamın usulüne uygun biçimde tarafların her birine tebliğiyle işlemeye başlar. Duruşmada kısa kararın açıklanmış olması, medeni yargıda çoğu dosyada tek başına sürenin başladığı anlamına gelmez. Uygulamada özellikle elektronik tebligat, öğrenme tarihi ve usulsüz tebliğ itirazı içeren uyuşmazlıklarda bu ayrım belirleyici olmaktadır.
Özel kanunlar farklı süre öngörebilir; bu yüzden “HMK’da iki hafta var, her dosyada aynıdır” yaklaşımı güvenli değildir. Özel usule tabi alanlar ayrıca kontrol edilmelidir. Genel medeni yargı uyuşmazlıklarında ise ilk bakılacak norm HMK m. 345’tir.
Süre hesabında hafta sonu, resmî tatil ve elektronik tebligatın ulaşma tarihi gibi ayrıntılar ayrıca önem taşır. Bu nedenle tebliğ tarihi, UYAP kaydı ve tebligat belgesi dosyada saklanmalıdır. Elektronik tebligatta usulsüzlük ya da öğrenme tarihi tartışması varsa, buna ilişkin ayrı delil planı kurulmalıdır. Bu konuda yayımladığımız elektronik tebligat analizimiz bu hataları daha ayrıntılı göstermektedir.
Süre başlangıcı riski: Karar kalemden alındı, e-imza ile görüldü ya da duruşmada kısa karar duyuldu diye sürenin mutlaka başladığı varsayımı kurulmaz. Somut dosyada usulüne uygun tebliğ tarihi sabitlenmeden son gün hesabı yapmak güvenli değildir.
Kesinlik sınırı nasıl hesaplanır?
HMK m. 341/2-4 sadece “küçük davalar istinafa kapalıdır” dememekte; sınırın nasıl uygulanacağını da düzenlemektedir. Malvarlığı davalarında miktar veya değeri parasal kesinlik sınırını geçmeyen kararlar kesindir. Alacağın bir kısmı dava edilmişse eşik dava edilen kısma değil alacağın tamamına göre değerlendirilir. Alacağın tamamı dava edilmişse, kararda kabul edilmeyen bölüm sınırın altında kalan taraf istinafa gidemez.
Buradaki en güncel ve kritik değişiklik, HMK Ek Madde 1’in 4 Haziran 2025 tarihli değişikliğidir. Artık HMK m. 341 bakımından parasal sınır uygulanırken davanın açıldığı tarihteki miktar esas alınmaktadır. Eskiden hüküm tarihine göre yapılan tartışma, 2025 değişikliği sonrasında farklı bir zemine taşınmıştır. Bu yüzden dava 2025’te açılmış, karar 2026’da verilmişse; 2026 tablosuna bakıp otomatik sonuç üretmek yanlış olabilir.
Parasal sınır her yıl yeniden değerleme oranına göre artmaktadır. 27 Kasım 2025 tarihli ve 33090 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği (Sıra No: 585) ile 2025 yılı yeniden değerleme oranı %25,49 olarak ilan edilmiştir. HMK Ek Madde 1 uyarınca bu oran kanun yolu sınırlarına yansımakta; 2026 yılı uygulama tablolarında medeni yargı bakımından istinaf kesinlik eşiği 50.000 TL olarak gösterilmektedir. Ancak asıl kontrol her zaman davanın açıldığı tarihteki sınır üzerinden yapılmalıdır.
| Durum | Nasıl hesaplanır? | Sonuç | Tipik risk |
|---|---|---|---|
| Kısmi dava | Alacağın tamamına göre | Dava edilen parça küçük görünse bile istinaf yolu açık kalabilir | Sadece dava edilen kaleme bakılarak yanlış “kesin” değerlendirmesi |
| Tam dava | Reddedilen bölüm esas alınır | Reddedilen kısım sınırın altındaysa o taraf istinafa gidemez | Toplam dava değerine bakıp yanlış başvuru yapılması |
| Manevi tazminat | Miktardan bağımsız | İstinaf yolu açıktır | Parasal sınır nedeniyle gereksiz vazgeçme |
| Kamulaştırma bedeli tespiti | AYM iptal kararının etkisi dikkate alınır | Genel eşik tartışması otomatik uygulanmaz | Eski içtihatla başvurunun engellenmesi |
| 2025 sonrası dosya | Davanın açıldığı tarihteki sınır | Karar yılı değil açılış yılı önemlidir | 2026 kararına bakıp 2026 sınırını doğrudan uygulamak |
Kesinlik sınırı bakımından bir başka tuzak, kararın tamamının değil aleyhe kalan kısmın dikkate alınmasıdır. Bu yüzden kesinlik analizi toplam dava değeriyle değil, taraf bazında hükmün aleyhe kalan bölümüyle kurulmalıdır.
İstinaf dilekçesinde ne yazılmalıdır?
HMK m. 342, istinaf dilekçesinin omurgasını çizer: taraf bilgileri, kararın verildiği mahkeme ve esas-karar bilgisi, tebliğ tarihi, karar özeti, başvuru sebepleri ve gerekçesi, talep sonucu ve imza. Uygulamada en sık hata, “önce süreyi keselim, gerekçeyi sonra yazarız” anlayışıyla çok eksik bir metin verilmesidir. Kanun, başvuranın kimliği, imzası ve başvurulan kararı yeterince belli eden kayıtları taşıyan dilekçenin sırf başka unsurlar eksik diye hemen reddedilmeyeceğini söyler; fakat bu koruma sınırsız değildir.
Çünkü HMK m. 352 ön inceleme aşamasında başvuru sebeplerinin veya gerekçesinin hiç gösterilmemesi hâlinde dosyanın elenebileceğini öngörmektedir. Bu yüzden dilekçede en azından hangi hukuki ve fiilî yanılgıların ileri sürüldüğü, delil değerlendirmesinin neden hatalı bulunduğu ve talep sonucunun ne olduğu açıkça yazılmalıdır.
| Dilekçe unsuru | Neden zorunludur? | Dosyada neye dayanır? | Eksiklik riski |
|---|---|---|---|
| Tebliğ tarihi | Süre denetimi | Tebligat mazbatası, e-tebligat kaydı | Süre aşımı tartışması |
| Başvuru sebepleri | İnceleme sınırını çizer | Gerekçe, delil, usul hatası, hukuka aykırılık | Ön incelemede ret veya dar inceleme |
| Talep sonucu | Ne istendiğini belirler | Kaldırma, yeniden yargılama, düzelterek karar vb. | Başvurunun yönü belirsiz kalır |
| Taraf ve karar bilgisi | Dosyanın tanınması | Esas-karar no, mahkeme adı | Yanlış dosyaya kayıt ve işlem riski |
| İmza ve vekâlet düzeni | Geçerli başvuru iradesi | Vekâletname, e-imza, ıslak imza | Usulden ret veya yetki tartışması |
Gerekçe yokluğu riski: “Kararı istinaf ediyoruz, ayrıntılı gerekçemizi sunacağız” cümlesi, medeni yargıda her zaman güvenli bir köprü değildir. Sebep ve gerekçenin hiç gösterilmemesi, özellikle BAM ön incelemesinde dosyayı zayıflatmaktadır.
Merci, harç, gider ve tebliğ düzeni
İstinaf dilekçesi kararı veren mahkemeye verilebileceği gibi başka bir yer mahkemesine de sunulabilir. Hangi mahkemeye verilmişse, o mahkemece başvuru defterine kaydedilir ve ücretsiz alındı belgesi verilir. Bu düzenleme özellikle son gün başka şehirde bulunan taraflar için önemlidir.
Harç ve giderler bakımından HMK m. 344 sert bir kapı kurmaktadır. İstinaf başvurusu yapılırken gerekli harçlar ve tebliğ giderleri yatırılmalıdır. Hiç yatırılmadığı veya eksik yatırıldığı sonradan anlaşılırsa, mahkeme bir haftalık kesin süre verir ve tamamlanmaması hâlinde başvurunun yapılmamış sayılmasına karar verir. Bu nedenle son gün verilecek dilekçelerde yalnız metne değil, harç ve gider kalemlerine de aynı dikkat gösterilmelidir.
Tebliğ düzeninde de önemli bir teknik nokta vardır: HMK m. 347’ye göre istinaf dilekçesi karşı tarafa tebliğ olunur. Aynı taraftaki diğer davalılara ayrıca tebliğ zorunluluğu çıkarılması her dosyada doğru değildir.
Adım adım başvuru yolu:
- Gerekçeli kararın usulüne uygun tebliğ tarihini sabitleyin.
- Kesinlik sınırını dava açılış tarihine göre kontrol edin.
- İstinaf sebeplerini ve talep sonucunu içeren dilekçeyi hazırlayın.
- Harç ve tebliğ giderlerini aynı gün yatırın; makbuzları dosyada tutun.
- Başvuruyu kararı veren mahkemeye veya başka yer mahkemesine verin; alındı belgesini alın.
- Karşı taraf cevap süresini geçirdikten sonra dosyanın BAM’a gönderilmesini izleyin.
BAM ön incelemesinde dosya neden kapıdan döner?
Bölge adliye mahkemesi hukuk dairesi, esasa girmeden önce dosya üzerinde ön inceleme yapar. HMK m. 352’ye göre kararın kesin olması, başvurunun süresinde yapılmaması, başvuru şartlarının yerine getirilmemesi ya da başvuru sebeplerinin/gerekçesinin hiç gösterilmemesi gibi durumlarda dosya burada elenebilir.
Ön inceleme eşiğini geçen dosyalarda BAM ya kararı hukuka uygun bularak esastan ret verir ya da HMK m. 353 çerçevesinde kaldırma, geri gönderme veya bazı dosyalarda esastan yeni karar kurma yoluna gider. 7251 sayılı Kanun sonrası önemli delillerin toplanmaması veya değerlendirilmemesi hâlinde geri gönderme alanı yeniden tartışılmaktadır.
Uygulamada BAM ön incelemesinde en sık görülen üç sorun; sürenin yanlış hesaplanması, kesinlik sınırının yanlış okunması ve sebep gösterilmeyen dilekçelerdir. Eksik gider veya yanlış UYAP kaydı da buna eklendiğinde, taraf esasa hiç geçemeden kanun yolu kaybıyla karşılaşabilmektedir.
Somut örnek ve zaman çizelgesi
Örnek olay: Konya Asliye Ticaret Mahkemesinin 420.000 TL’lik alacak davasında verdiği karar, davalı vekiline 5 Mayıs’ta elektronik tebligatla ulaşmış olsun. Davalı taraf, hükmün 110.000 TL’lik kısmına itiraz etmekte ve delil değerlendirmesinin eksik yapıldığını düşünmektedir. Dava 2025’te açıldığı için parasal kesinlik değerlendirmesi de 2025 açılış tarihindeki eşik üzerinden yapılacaktır.
Bu dosyada güvenli yol şudur: son gün hesabı 5 Mayıs tebliği üzerinden yapılır; dilekçe 19 Mayıs mesai sonuna kadar verilir; istinaf sebepleri ve talep sonucu açıkça yazılır; harç ve giderler aynı gün yatırılır. “Daha sonra ayrıntılandırırız” diye sebepsiz bir metin vermek, dosyayı baştan zayıflatır.
Somut örnekte görüldüğü gibi istinaf, sadece “itiraz ediyorum” demekten ibaret değildir. Süre, parasal sınır, merci, dilekçe sebebi ve gider kalemleri aynı anda doğru kurulmalıdır.
AYM kararları hangi riskleri görünür kılıyor?
AYM, E.2021/34, K.2022/21, 24.02.2022: Anayasa Mahkemesi, HMK m. 341/2’nin kamulaştırma bedelinin tespiti davalarına uygulanmasında hangi ölçütün esas alınacağının belirsiz kaldığını ve bu belirsizliğin hükmün denetlenmesini talep etme hakkını zedelediğini belirterek kuralı bu dava türü yönünden iptal etmiştir. Karar, parasal kesinlik sınırının mekanik uygulanamayacağını ve bazı uyuşmazlıklarda mülkiyet hakkı ile kanun yolu denetimi arasındaki ilişkinin daha sıkı kurulması gerektiğini göstermektedir.
Cevdet Yavuz, B. No: 2020/28581, 24.10.2024: Başvurucunun istinaf dilekçesinin aynı tarafta bulunan diğer davalılara da tebliğ edilmesi gerektiği varsayımıyla ek gider avansı istenmiş; bu gider yatırılmayınca başvuru reddedilmiştir. Anayasa Mahkemesi, HMK m. 347 uyarınca istinaf dilekçesinin karşı tarafa tebliğinin esas olduğunu, aynı taraftaki diğer davalılara tebliğ zorunluluğu bulunmadığını vurgulayarak bu yorumun öngörülemez ve kanuni dayanağı olmayan bir müdahale oluşturduğunu kabul etmiştir. Dosya açısından ders nettir: kalemin veya mahkemenin genişletici tebligat yorumu, kanun yolu hakkını ortadan kaldırmamalıdır.
Mustafa Yaman, B. No: 2022/56628, 26.03.2025: Başvurucunun süresinde sunduğu istinaf dilekçesi UYAP’a sehven ıslah dilekçesi olarak kaydedildiği için BAM incelemesi yapılmamış, ardından temyiz yolu da kapanmıştır. Anayasa Mahkemesi, kanun yoluna başvurma iradesini usulüne uygun biçimde ortaya koyan kişinin, mahkemenin iç işleyişinden kaynaklanan kayıt hatası nedeniyle mahkemeye erişim hakkından yoksun bırakılamayacağını belirtmiştir. Bu karar, alındı belgesi, UYAP ekranı ve teslim kaydının neden ayrı ayrı saklanması gerektiğini çok somut biçimde göstermektedir.
Bu üç karar birlikte okunduğunda ortak çizgi açıktır: parasal sınır ve tebligat kuralları amaçlarını aşacak biçimde yorumlanamaz; mahkemenin iç işleyişinden doğan hata da kanun yoluna başvuran tarafa yüklenemez.
Dilekçe iskeleti
Örnek iskelet: Aşağıdaki metin genel çerçevedir. Somut olayda dava türü, reddedilen alacak bölümü, delil listesi ve kaldırma/yeniden hüküm talebi ayrıca uyarlanmalıdır.
... BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ İLGİLİ HUKUK DAİRESİ'NE
Gönderilmek Üzere
... MAHKEMESİ'NE
İSTİNAF EDEN :
VEKİLİ :
KARŞI TARAF :
KONU : ... tarih, ... E. ... K. sayılı kararın istinaf yoluyla incelenmesi talebidir.
TEBLİĞ TARİHİ : ...
AÇIKLAMALAR
1. İlk derece mahkemesi, ... talebimiz / savunmamız bakımından hukuka aykırı biçimde karar vermiştir.
2. Kararda özellikle şu yönlerden hata bulunmaktadır:
a) ...
b) ...
c) ...
3. Mahkeme, uyuşmazlığın çözümünde etkili delilleri eksik toplamış / yanlış değerlendirmiştir.
4. Dava değeri ve reddedilen bölüm itibarıyla karar, HMK m. 341 anlamında istinafa elverişlidir.
HUKUKİ NEDENLER : HMK m. 341, 342, 343, 345, 346 ve ilgili diğer mevzuat.
SONUÇ VE İSTEM : İlk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına / gerekli ise dosyanın yeniden görülmek üzere gönderilmesine / uygun görülecek şekilde yeniden hüküm kurulmasına karar verilmesini saygıyla talep ederiz.
Metni doldururken “hukuka aykırıdır” cümlesi tek başına yeterli değildir. Hangi delilin neden önemli olduğu, hangi değerlendirmenin neden hatalı bulunduğu ve BAM’dan somut olarak ne istendiği net yazılmalıdır.
Sık sorulan sorular
İstinaf süresi duruşmada kısa karar açıklanınca mı başlar?
Kural olarak hayır. HMK m. 345 bakımından genel süre, ilamın usulüne uygun tebliğiyle işlemeye başlar. Özel kanunlarda farklı süre varsa ayrıca kontrol edilmelidir.
İstinaf dilekçesini başka şehirdeki bir mahkemeye verebilir miyim?
Evet. HMK m. 343 uyarınca dilekçe kararı veren mahkemeye veya başka bir yer mahkemesine verilebilir. Başvuru defterine kayıt ve alındı belgesi bu yüzden önemlidir.
Harç veya tebliğ gideri eksik yatırılırsa ne olur?
İlk derece mahkemesi bir haftalık kesin süre verir. Bu sürede eksiklik tamamlanmazsa başvurunun yapılmamış sayılmasına karar verilir.
Manevi tazminat kararında parasal kesinlik sınırı uygulanır mı?
Hayır. HMK m. 341/2’deki ek cümle gereği manevi tazminat davalarında miktar veya değere bakılmaksızın istinaf yolu açıktır.
İstinaf dilekçesinde ayrıntılı sebep yazmadan sadece “kararı istinaf ediyoruz” demek yeterli midir?
Güvenli değildir. Bazı eksiklikler ilk aşamada reddedilmese bile başvuru sebeplerinin veya gerekçesinin hiç gösterilmemesi BAM ön incelemesinde ret riski doğurur.
İstinafa başvurmak kararın icrasını otomatik durdurur mu?
Kural olarak hayır. HMK m. 350 gereği istinaf başvurusu kararın icrasını kendiliğinden durdurmaz; özel istisnalar ayrıca değerlendirilir.
İlgili makaleler ve son notlar
İstinaf başvurusu çoğu dosyada yalnız HMK 341 maddesini okumakla kurulmaz. Bu nedenle elektronik tebligat analizimizi, kesinlik sınırı ve görevli mahkeme yazımızı ve kanun yolu ayrımlarına ilişkin tahkim incelememizi birlikte okumak yararlı olur.
Uyuşmazlık çözümü ve dava takibi bakımından çalışma alanlarımızı görmek için Uyuşmazlık Çözümü, Tahkim ve Dava Takibi sayfamıza, avukat profili için Av. Barış Berkay Çiftçi sayfasına bakabilirsiniz. Son not basittir: istinaf dosyasında başarısızlık çoğu zaman esastan değil, takvim ve usul yönetiminden doğmaktadır.
Kaynakça ve Atıf Listesi
Resmi Kaynaklar
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, özellikle m. 341-347, 352 ve Ek Madde 1.
- Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği (Sıra No: 585), 27.11.2025, RG 33090.
Mahkeme Kararları
- AYM, E.2021/34, K.2022/21, 24.02.2022.
- Cevdet Yavuz, B. No: 2020/28581, 24.10.2024.
- Mustafa Yaman, B. No: 2022/56628, 26.03.2025.
Bilimsel Çalışmalar
- Gaier / Akil, “İstinaf Yargılamasında Dava Malzemesi”, AÜHFD, 2012.
- Cenk Akil, “HMK’da İstinafa İlişkin 7251 Değişiklikleri”, TAAD, 2021.
- Murat Fatih Ülkü, “İstinaf Mahkemelerinin Yeniden Karar Vermekten Kaçınması”, Ankara Barosu Dergisi, 2023.
İstinaf süresi, kesinlik sınırı veya dilekçe stratejisi konusunda tereddüt varsa dosya tebliğ alındığı gün yeniden kurulmalıdır. Ticari davalar, alacak uyuşmazlıkları ve kanun yolu stratejileri bakımından uzmanlık alanlarımızı inceleyebilir; somut dosya değerlendirmesi için iletişim sayfamız üzerinden ön inceleme talep edebilirsiniz.
Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır. Somut olayda özel kanun süresi, dava değeri, karşı istinaf ihtimali, usulsüz tebligat itirazı, icranın geri bırakılması ve delil eksikliği ayrı değerlendirilmelidir.
