Banka hesabındaki parayı çekmek için şubeye gidersiniz. Tapu müdürlüğü intikal başvurusu için sıra vermez. Kardeşlerden biri, sağ kalan eşin payını eksik hesaplar. Bir başkası, muristen önce ölen kardeşin çocuğunun zaten mirasçı olamayacağını söyler. Uyuşmazlık çoğu kez tam bu noktada çıkar. Sorun yalnız “kim mirasçı?” sorusu değildir. Asıl mesele, TMK’nın zümre sistemini doğru okuyup payı doğru dağıtmaktır.
Bu içerik 20.05.2026 itibarıyla hazırlanmıştır. Yazı; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 495, 498, 499, 598 ve 599, 1512 sayılı Noterlik Kanunu m. 71/A-71/C, GİB’in Ağustos 2025 tarihli Veraset ve İntikal Vergisi broşürü ile doktrin ve karar özetleri birlikte değerlendirilerek kaleme alınmıştır. Özellikle yabancı mirasçı, evlatlık, ortak hesap, soybağı çekişmesi ve yanlış ölüm tarihi bulunan dosyalarda nüfus kayıtları ile resmi belgeler ayrıca doğrulanmalıdır.
Kısa cevap: TMK 495’e göre birinci derece yasal mirasçılar altsoydur; çocuklar eşit pay alır, muristen önce ölen çocuğun yerini kendi altsoyu halefiyet yoluyla alır. Sağ kalan eşin payı sabit değildir; TMK 499 zümreye göre 1/4, 1/2, 3/4 veya mirasın tamamını verir. Mirasçılık sıfatını ispat eden belge TMK 598 uyarınca sulh hukuk mahkemesinden veya uygun dosyalarda noterlikten alınır. Noterlik Kanunu m. 71/B gereği yabancı başvurucuda, yargılama gerektiren uyuşmazlıkta veya nüfus kayıtları yetmiyorsa noter belge veremez. Veraset ve intikal vergisi beyannamesinin süresi ise ölümün yeri ile mirasçıların bulunduğu ülkeye göre 4, 6 veya 8 ay olarak değişir.
Güncel madde ekseni: TMK m. 495 altsoyu, m. 499 sağ kalan eşin oranını, m. 598 mirasçılık belgesini, m. 599 ise mirasın ölüm anında bir bütün halinde kazanıldığını düzenler. Noterlik Kanunu m. 71/C, noterden alınan mirasçılık belgesine karşı sulh hukuk mahkemesine itiraz yolunu açık tutar.
Yasal Mirasçılık Nasıl Belirlenir?
Türk miras hukukunda isim listesi değil, zümre sistemi çalışır. İlk zümrede altsoy bulunursa ana-baba zümresi sıraya giremez. Ana-baba zümresi mirasçıysa büyük ana ve büyük baba tarafına geçilmez. Sağ kalan eş ise zümre içinde yer almaz; her uygun zümreyle birlikte mirasçı olur. Bu yüzden “eş zaten çocuklarla aynı sırada değildir, pay alamaz” cümlesi yanlıştır. Aynı şekilde üçüncü zümre açılmışken birinci zümreden tek bir torun dahi varsa alt sıra dışarıda kalır.
Bir başka kritik ayrım daha vardır. Yasal mirasçılık ile atanmış mirasçılık aynı şey değildir. Yasal mirasçı, kanunun akrabalık ve eşlik bağı üzerinden belirlediği kişidir. Atanmış mirasçı ise vasiyetname veya miras sözleşmesiyle devreye girer. TMK 598’in ikinci fıkrasındaki bir aylık itiraz süresi atanmış mirasçı veya vasiyet alacaklısı belgesi bakımından önem taşır; yasal mirasçılık belgesinde ise temel mesele doğru soy zinciri ve doğru nüfus kaydıdır.
| Zümre | Kimler girer? | Pay mantığı | Dosyada ilk kontrol |
|---|---|---|---|
| Birinci zümre | Çocuklar ve onların altsoyu | Çocuklar eşit pay alır; ölen çocuğun payı kendi koluna geçer | Nüfus kayıtları, soybağı, muristen önce ölüm tarihi |
| İkinci zümre | Ana, baba ve onların altsoyu | Birinci zümre yoksa devreye girer | Altsoy bulunup bulunmadığı |
| Üçüncü zümre | Büyük ana, büyük baba ve belirli altsoy halkaları | İlk iki zümre yoksa devreye girer | Sağ kalan eşin varlığı ve TMK 497-499 etkisi |
| Sağ kalan eş | Evlilik ölüm anında sürüyorsa | Birlikte bulunduğu zümreye göre 1/4, 1/2, 3/4 veya tamamı | Boşanma, butlan, mirastan yoksunluk, önceki ölüm |
Pratik sonuç basittir. Miras hesabına geçmeden önce kimlerin oyunun içinde olduğunu doğru belirlemezseniz, oran hesabı baştan bozulur. Özellikle evlilik dışı doğan çocuklarda soybağının tanıma veya hâkim kararıyla kurulup kurulmadığı, evlatlık ilişkisinin varlığı ve muristen önce ölen çocuğun altsoy bırakıp bırakmadığı dosyanın kaderini değiştirir (TMK m. 498 ve 500).
TMK 495: Altsoy, Eşit Pay ve Halefiyet Kuralı
TMK 495 kısa yazılmıştır ama uygulamada en çok tartışılan maddelerden biridir. Çocuklar eşit olarak mirasçıdır. Kız veya erkek çocuk arasında pay farkı yoktur. Muristen önce ölen çocuğun payı düşmez; kendi altsoyu o kolun yerine geçer. Halefiyetin mantığı budur. Bu yüzden torun bazen doğrudan mirasçı olur. Ancak bu torun, kendi anne veya babasının alacağı kol payını paylaşır; tüm mirası çocuklarla baştan eşit bölüşmez.
Bu kural özellikle aile içinde “amcam öldüğü için onun kolu bitti” düşüncesinin kurulduğu dosyalarda önem kazanır. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 19.04.2005 tarihli, E. 2005/3262, K. 2005/6335 sayılı karar özetinde de aynı nokta vurgulanır: muristen önce ölen çocuğun oğlu, murisin mirasçıları arasında gösterilmelidir; bu kişinin daha sonra ölmüş olması, ilk mirasçılık sıfatını ortadan kaldırmaz. Yani önce hak doğar, sonra bu hak o torunun kendi mirasçılarına geçebilir.
Yanlış okuma riski: Muristen önce ölen çocuğun altsoyunu dışarıda bırakmak, veraset ilamını ve daha sonra yapılacak tapu ya da banka işlemlerini baştan sakatlar. Aynı risk, evlatlığı veya tanıma ile kurulan soybağını görmezden gelen dosyalarda da ortaya çıkar.
Sağ Kalan Eşin Payı Sabit Değildir
Uygulamada en sık duyulan yanlış cümle şudur: “Eş her zaman dörtte bir alır.” Hayır. Eş, yalnız altsoy ile birlikte mirasçı olduğunda 1/4 pay alır. Ana-baba zümresi ile birlikteyse 1/2, büyük ana ve büyük baba tarafı ile birlikteyse 3/4 alır; bunlar da yoksa mirasın tamamı eşe kalır (TMK m. 499). Dosyada önce hangi zümrenin hayatta ve mirasçı olduğunu tespit etmeden eşin payı hesaplanmaz.
Bu oranlar soy zincirinin yanında mal rejimi tartışmalarından da ayrı düşünülmelidir. Eşin yasal miras payı ile edinilmiş mallara katılma rejiminden doğan alacak aynı hesap değildir. Önce mal rejimi tasfiyesi, sonra terekenin paylaştırılması gerekir. Sağ kalan eşin yasal miras payı hakkında akademik çizgi de nettir; Gökçe Canarslan’ın çalışması, 4721 sayılı Kanun döneminde eşin artık intifa değil doğrudan mülkiyet oranı üzerinden pay aldığını ve oranın birlikte mirasçı olduğu zümreye göre değiştiğini açık biçimde ortaya koyar.
| Senaryo | Sağ kalan eşin payı | Diğer mirasçılar | Uygulama notu |
|---|---|---|---|
| Eş + iki çocuk | 1/4 | Kalan 3/4 çocuklar arasında eşit | Eş her çocukla değil, altsoy zümresiyle birlikte mirasçıdır |
| Eş + anne + baba | 1/2 | Kalan 1/2, anne ve baba arasında eşit | Birinci zümre yoksa ikinci zümre açılır |
| Eş + amca / hala / dayı / teyze hattı | 3/4 | Kalan 1/4, dosyadaki üçüncü zümre kurallarına göre | Üçüncü zümrede eşin varlığı bazı alt halkaları dışarıda bırakabilir |
| Sadece eş | Tamamı | Başka yasal mirasçı yok | Devlet ancak eş ve ilk üç zümre yoksa devreye yaklaşır |
Hesap örneği: Net terekenin 1.600.000 TL olduğunu düşünün. Murisin sağ kalan eşi, iki yaşayan çocuğu ve muristen önce ölen bir çocuğunun iki çocuğu bulunsun. Önce eş 1/4 alır: 400.000 TL. Kalan 1.200.000 TL altsoy kollarına bölünür. Üç kol vardır: yaşayan çocuk A, yaşayan çocuk B, ölen çocuk C’nin kolu. Her kol 400.000 TL alır. C’nin kolundaki iki torun, bu 400.000 TL’yi kendi aralarında 200.000’er TL paylaşır. Torunların her biri yaşayan çocuklarla tek tek eşit pay almaz; yalnız kendi kol payını paylaşır.
Bu matematik basit görünür. Hata ise ayrıntıda çıkar. Bir çocuğun mirası reddetmesi, evlatlığın bulunması, evlilik dışı çocuğun soybağının sonradan kurulması veya muristen önce ölen kişinin kayıtlarının eksik olması tabloyu değiştirir. O nedenle nüfus kayıtları, ölüm tarihleri, veraset şerhleri ve varsa önceki mahkeme kararları dosyaya baştan çekilmelidir.
Veraset İlamı Nereden Alınır, Noter Ne Zaman Yetkisiz Kalır?
TMK 598’e göre yasal mirasçı olduğu belirlenen kişiye mirasçılık belgesi sulh mahkemesince veya noterlikçe verilir. Noterlik Kanunu m. 71/A da aynı yolu tekrarlar. Her dosya noterde bitmez. Noterlik Kanunu m. 71/B, üç kritik sınır çizer: iş yargılama gerektiriyorsa, nüfus kayıtları mirasçılık belgesi vermeye yetmiyorsa veya başvuru yabancılar tarafından yapılıyorsa noter belge düzenleyemez. Bu durumda sulh hukuk mahkemesi devreye girer.
Belgenin nihai ve tartışılmaz bir hüküm olduğu da sanılmamalıdır. TMK 598 açık konuşur: mirasçılık belgesinin geçersizliği her zaman ileri sürülebilir. Noterden verilen belgeye karşı menfaati ihlal edilen kişi sulh hukuk mahkemesine itiraz edebilir; mahkeme karar örneğini ilgili notere ve Türkiye Noterler Birliğine bildirir (Noterlik Kanunu m. 71/C). Atanmış mirasçı veya vasiyet alacaklısı bakımından ise bildirimden başlayan bir aylık itiraz süresi ayrıca önem taşır. Bu süre, yasal mirasçılık zinciri ile vasiyet temelli mirasçılık arasında pratikte sık atlanan bir ayrımdır.
| İşlem | Süre | Sürenin başlangıcı | Merci / yol | Temel belge | Başlıca risk |
|---|---|---|---|---|---|
| Yasal mirasçılık belgesi başvurusu | Genel hak düşürücü süre yok | Başvuru ihtiyacı doğduğu an | Uygun dosyada noter veya sulh hukuk | Nüfus kayıtları, ölüm bilgisi, kimlikler | Eksik soy zinciriyle yanlış belge alınması |
| Atanmış mirasçı / vasiyet alacaklısı belgesine itiraz | 1 ay | Kendisine bildirim tarihi | Sulh hukuk mahkemesi | Ölüme bağlı tasarruf, tebligat, itiraz dilekçesi | Bir aylık sürenin yanlış okunması |
| Noterden verilen mirasçılık belgesine itiraz | Menfaat ihlali öğrenildiğinde gecikmeden | Belgenin ve etkisinin öğrenildiği an | Sulh hukuk mahkemesi | İtiraz dilekçesi, belge örneği, kayıtlar | Belgeyi kesin hüküm sanıp işlem yapmamak |
| Veraset ve intikal vergisi beyannamesi | Ölüme göre 4, 6 veya 8 ay; gaiplikte 1 ay | Ölüm tarihi veya gaiplik kararının sicile işlendiği tarih | İlgili vergi dairesi | Veraset ilamı, son ikametgah, malvarlığı belgeleri | Süreyi kaçırmak ve eksik belgeyle beyan vermek |
GİB’in Ağustos 2025 broşürü burada önemli bir pratik uyarı getirir. Ölüm Türkiye’de olmuş ve mirasçılar Türkiye’de bulunuyorsa beyanname ölüm tarihini izleyen dört ay içinde verilir. Mirasçılar yabancı ülkedeyse bu süre altı aya çıkar. Ölüm yabancı ülkede gerçekleşmişse mirasçının bulunduğu ülkeye göre dört, altı veya sekiz aylık farklı süreler devreye girer. Beyanname için veraset ilamı, son ikametgâh belgesi, tapu veya banka kayıtları, borç ve masraf evrakı gibi belgeler gerekir. Vergi süresini “miras paylaşımı bitince veririm” mantığıyla ertelemek ciddi bir hatadır.
Uygulamada Dosya Hangi Sırayla Toparlanmalıdır?
Yasal mirasçılık dosyasında en verimli yol, işlemleri gelişigüzel başlatmak değil, doğru sırayı kurmaktır. İlk adım ölüm kaydı ve nüfus aile kayıt tablosunu doğrulamaktır. İkinci adım, sağ kalan eşin medeni durumunu ve muristen önce ölen çocuk bulunup bulunmadığını netleştirmektir. Üçüncü adım ise terekenin ana kalemlerini ayırmaktır: taşınmaz, banka hesabı, şirket payı, araç, alacak, borç ve masraf. Bu üç aşama kurulmadan alınan veraset ilamı çoğu kez eksik belgeye dayanır.
Özellikle banka hesabı, kiraya verilen taşınmaz veya şirket ortaklığı bulunan dosyalarda mirasçılık listesi tek başına yetmez. Banka, çoğu zaman veraset ilamına ek olarak ölüm belgesi, kimlik, vergi kimlik bilgileri ve bazen veraset ve intikal vergisiyle ilgili belge ister. Tapu müdürlüğü ise intikal işleminde pay oranının açık görünmesini bekler. Şirket payı varsa ticaret sicili ve şirket sözleşmesindeki devir sınırlamaları ayrıca incelenmelidir. Yani veraset ilamı ilk kapıyı açar; tüm işlemi tek başına bitirmez.
Pratik evrak listesi: ölüm belgesi veya ölüm kaydı, tam vukuatlı nüfus kayıt örnekleri, veraset ilamı ya da mirasçılık belgesi, son yerleşim yeri bilgisi, tapu kayıtları, banka hesap dökümleri, araç ve şirket kayıtları, varsa vasiyetname veya miras sözleşmesi, cenaze ve tedavi gideri belgeleri, borç ve masraf makbuzları. Uyuşmazlıkta buna soybağına ilişkin ilamlar, evlat edinme kararları, yabancı resmi belgelerin apostil ve tercümeleri de eklenir.
Noter ile mahkeme arasındaki tercih de bu aşamada belirlenmelidir. Dosya basit görünse bile, örneğin murisin bir çocuğu önce ölmüş ve o koldan torunlar devreye girmişse, kayıtların eksiksiz göründüğünden emin olunmalıdır. Yabancı uyruklu mirasçı, çifte vatandaşlık, denkleştirme iddiası, evlatlık ilişkisi veya soybağının sonradan kurulması gibi durumlarda doğrudan sulh hukuk mahkemesine gitmek çoğu zaman zaman kazandırır. Aksi halde noterden alınan belgenin daha sonra itirazla tartışmaya açılması, işlemleri iki kez yaptırır.
En Sık Karışan Üç Senaryo
Birinci senaryo, sağ kalan eş ile murisin önceki evliliğinden çocukların bir arada bulunduğu dosyadır. Burada eşin 1/4 payı ile çocukların kalan 3/4 üzerindeki eşitliği karıştırılır; “üvey çocuk daha az alır” düşüncesi hukuken yanlıştır. Çocuk, murisin çocuğuysa miras payı yönünden eşittir. İkinci senaryo, muristen önce ölen çocuğun kendi çocuklarının sisteme dahil edilmemesidir. Bu hata, tapuda eksik intikale ve sonradan iptal davasına neden olabilir. Üçüncü senaryo ise ortak banka hesabının tamamının mirasa dahil sanılmasıdır. Oysa önce hesapta murise ait oran ayrıştırılmalı, sonra o kısım miras paylarına göre dağıtılmalıdır.
Bu üç senaryoda ortak problem, herkesin kendi aile anlatısını hukuk kuralı yerine koymasıdır. Oysa resmi kayıt, ölüm tarihi, soybağı ve malvarlığının aidiyeti birlikte incelenmeden doğru sonuca gidilmez. Çekişmenin büyümemesi için, özellikle kardeşler arasında paylaşım görüşmesi yapılmadan önce yazılı bir mirasçı tablosu ve ön pay hesabı çıkarmak çoğu dosyada faydalıdır. Böylece hangi kalemin terekeye girdiği, hangi kalemin kişisel mal veya eşe ait olduğu ve hangi payın hangi kola düştüğü somut biçimde görülebilir.
Karar Çizgisi Dosyada Ne Değiştirir?
Mahkeme kararları teknik bir noktayı sık sık hatırlatır: mirasçılık sadece soy ağacı meselesi değildir; malvarlığının hangi pay üzerinde kime geçtiği de doğru kurulmalıdır. Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 25.10.2018 tarihli, E. 2016/2909, K. 2018/7152 sayılı karar özetinde bankadaki ortak hesap ele alınır. Daire, müşterek hesapta murisin payı ile hayatta kalan diğer hesap sahibinin payını ayırmadan tüm meblağı tek bir miras zinciri gibi dağıtmayı doğru bulmaz. Bu karar, ortak hesaplarda önce hesap sahibinin kendi payını, sonra mirasa konu kısmı ayırmanız gerektiğini gösterir.
İkinci karar çizgisi, hatalı veraset ilamının nasıl büyük zarara dönüşebileceğini gösterir. Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 07.06.2017 tarihli, E. 2016/5090, K. 2017/4843 sayılı karar özetinde ölüm tarihi yanlış alınmış, miras payları buna göre hatalı belirlenmiş ve evlatlık mirasçı hesaba katılmamıştır. Daire, uzman bilirkişi incelemesi yapılmadan ve tüm mirasçılar eksiksiz belirlenmeden hüküm kurulmasını bozmuştur. Dosyadaki tek bir tarih veya soybağı hatası, bütün paylaşımı bozar.
Üçüncü çizgi halefiyet kuralında görünür. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 19.04.2005 tarihli kararında muristen önce ölen çocuğun oğlu mirasçı listesine alınmadığı için bozma gerekçesi kurulmuştur. Buradan çıkan sonuç nettir: murisin ölüm anında hangi kolun açık olduğunu doğru saptamak gerekir. Daha sonra o torun da ölse bile ilk aşamadaki mirasçılık sıfatı kaybolmaz; hak kendi mirasçılarına intikal eder.
Uygulama sonucu: Ortak hesap, evlatlık, eksik nüfus kaydı, yanlış ölüm tarihi ve muristen önce ölen çocukların kol payı. Bu beş başlık dosyaya girdiğinde, standart noterden belge alma pratiği çoğu zaman yetmez. Yargılama, bilirkişi ve kayıt doğrulaması gerekir.
Yanlış Yol, Yanlış Merci ve İspat Riski Nerede Çıkar?
İlk risk, veraset ilamını kesin hüküm sanmaktır. Belge işlem kolaylaştırır; fakat geçersizliği her zaman ileri sürülebilir. İkinci risk, sağ kalan eşin payını otomatik 1/4 yazmaktır. Üçüncü risk, noterin yetkisiz kaldığı dosyada yine de noterden sonuç almaya çalışmaktır. Yabancı mirasçı, yetersiz nüfus kaydı veya çekişmeli soybağı dosyasında bu yol tıkanır.
Dördüncü risk, vergi süresini atlamaktır. Tapu intikali, banka çözümü veya şirket pay devri için birçok dosyada vergi ilişik kesme yazısı aranır. Beşinci risk ise belge setini eksik bırakmaktır. Son ikametgâh belgesi, veraset ilamı, nüfus kayıt örnekleri, tapu ve banka dökümleri, varsa vasiyetname, ticaret sicili ve borç belgeleri aynı masada toplanmadan pay hesabı güvenli kurulmaz.
Hukuki ayrım: “Kim mirasçı?” sorusu ile “miras payı ne kadar?” sorusu aynı dava değildir. İlki çoğu dosyada mirasçılık belgesi ve soy zinciri tartışmasıdır. İkincisi ise tereke, mal rejimi, saklı pay, tenkis veya paylaşım davası sorununa dönüşebilir. Bu ayrımı erken kuran dosya hız kazanır.
Sık Sorulan Sorular
Torun, annesi veya babası muristen önce ölmüşse doğrudan mirasçı olur mu?
Evet. TMK 495 uyarınca muristen önce ölen çocuğun yerini kendi altsoyu halefiyet yoluyla alır. Torun, o kolun payını alır; çocuklarla baştan bire bir eşit yazılmaz, kendi kol payını paylaşır.
Sağ kalan eş her dosyada mirasın dörtte birini mi alır?
Hayır. Altsoy ile birlikteyse 1/4, ana-baba zümresi ile birlikteyse 1/2, üçüncü zümre ile birlikteyse 3/4, başka yasal mirasçı yoksa mirasın tamamını alır.
Veraset ilamı için mutlaka mahkemeye gitmek gerekir mi?
Her zaman değil. Nüfus kayıtları yeterliyse ve dosya yargılama gerektirmiyorsa noter de mirasçılık belgesi verebilir. Yabancı başvurucu, çekişmeli soybağı veya eksik kayıt varsa noter bu işlemi yapamaz.
Noterden alınan mirasçılık belgesi yanlışsa ne yapılır?
Menfaati ihlal edilen kişi sulh hukuk mahkemesine itiraz edebilir. Ayrıca TMK 598 gereği mirasçılık belgesinin geçersizliği her zaman ileri sürülebilir.
Veraset ve intikal vergisi beyannamesi ne zaman verilir?
Ölüm Türkiye’de olmuş ve mirasçılar Türkiye’de bulunuyorsa dört ay içinde verilir. Diğer ihtimallerde süre altı ya da sekiz aya çıkabilir; gaiplikte ise sicile işlenmeden itibaren bir ay işler. Süre, ölümün yeri ile mirasçıların bulunduğu ülkeye göre hesaplanır.
Evlilik dışı doğan çocuk mirasçı olabilir mi?
Evet. Soybağı tanıma veya hâkim kararıyla kurulmuşsa baba yönünden de evlilik içi çocuk gibi mirasçı olur. Bu noktada resmi soybağı belgesi kritik delildir.
Sonuç
Yasal mirasçılık, yalnız aile büyüklerinden duyulan cümlelerle yürütülecek bir alan değildir. TMK 495, 499 ve 598 birlikte okunmadan; hangi kolun açık olduğu, eşin hangi oranı alacağı, torunun hangi payı devraldığı ve veraset ilamının hangi merciiden alınacağı doğru kurulmaz. Özellikle saklı pay ve tenkis dosyalarında, başlangıçtaki mirasçılık hesabı sonraki bütün davaların temelini oluşturur. Benzer şekilde mirasın reddi veya paylaşım süreci konuşulacaksa, önce kimlerin hangi sıfatla terekeye girdiği netleşmelidir.
Miras dosyasında ilk hata çoğu kez pay oranında değil, mirasçı listesindedir. Çiftçi & Partners, yasal mirasçılık, veraset ilamı, miras paylaşımı ve ilgili dava stratejilerini resmi kayıtlar ve somut belge akışı üzerinden değerlendirir. Dosyanızdaki soy zinciri, sağ kalan eş oranı, veraset ilamı itirazı veya paylaşım uyuşmazlığı için çalışma alanımızı inceleyebilir ya da Av. Barış Berkay Çiftçi, LL.M. ile iletişim akışına geçebilirsiniz.
Kaynakça ve Atıf Listesi
Resmi Kaynaklar
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu.
- 1512 sayılı Noterlik Kanunu.
- Gelir İdaresi Başkanlığı, Veraset ve İntikal Vergisi Broşürü, Ağustos 2025.
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu.
Mahkeme Kararları
- Yargıtay 2. HD, E. 2005/3262, K. 2005/6335, 19.04.2005.
- Yargıtay 14. HD, E. 2016/2909, K. 2018/7152, 25.10.2018.
- Yargıtay 14. HD, E. 2016/5090, K. 2017/4843, 07.06.2017.
Bilimsel Çalışmalar
- Seda Ölmez Nuruduk / Sultan Büşra Kul Alkan, “Mirasçılık Belgesi”, Konya Barosu Dergisi, 2021.
- Gökçe Canarslan, “743 Sayılı Kanundan Günümüze Sağ Kalan Eşin Mirasçılığı”, Electronic Journal of Vocational Colleges, 2015.
- İlyas Sağlam, “Türk Miras Hukukunda Sağ Kalan Eşin Üçüncü Zümreyle Birlikte Yasal Mirasçılığı”, İzmir Barosu Dergisi, 2025.
