Kişilik Hakkı Davaları: TMK 25’e Göre Önleme, Durdurma, Tespit ve Dilekçe Örneği

Kişilik hakkı davalarında önleme, durdurma ve tespit taleplerini simgeleyen hukuk kitapları ve çalışma masası

Bir haber başlığı, bir X paylaşımı, bir şirket içi e-posta ya da haksız bir ihbar, bazen ceza dosyasından daha önce kişinin ticari ve mesleki itibarını yaralar. Bu tür dosyalarda ilk tepki çoğu zaman yalnız manevi tazminat istemek olur. Oysa kişilik hakkına saldırıda asıl mesele, hangi koruma aracının hangi aşamada kullanılacağını doğru seçmektir. TMK 25 davası, yalnız para istemek için açılan bir yol değildir; saldırının önlenmesi, sürmekte olan ihlalin durdurulması, sona ermiş olsa bile etkisi devam eden saldırının hukuka aykırılığının tespiti ve gerektiğinde kararın yayımlanması gibi somut koruma araçlarını aynı çatı altında toplar.

Bu içerik 20.05.2026 itibarıyla hazırlanmıştır. Yazı; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 24-25, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 2, 6 ve 16, internet yayınları bakımından 5651 sayılı Kanun ile Anayasa Mahkemesi ve Yargıtay kararları esas alınarak hazırlanmıştır. Manevi tazminat ayağı bakımından TBK 58 incelememiz ve TBK 72 zamanaşımı yazımız ile birlikte okunması özellikle faydalıdır.

Kısa cevap: TMK 25 uyarınca davacı; saldırı tehlikesinin önlenmesini, sürmekte olan saldırıya son verilmesini, sona ermiş olsa bile etkileri devam eden saldırının hukuka aykırılığının tespitini, gerekiyorsa düzeltme veya kararın üçüncü kişilere bildirilmesi yahut yayımlanmasını isteyebilir. Maddi ve manevi tazminat ise çoğu dosyada TMK 25 ile birlikte ama ayrı hukuki dayanakla kurulur. En sık hata, sırf para talebiyle yetinip koruma davasını eksik bırakmak veya tam tersine yalnız erişim engeli isteyip hukuk davasını hiç kurmamaktır.

Temel ayrım: TMK 24 saldırının hukuka aykırılık ölçüsünü; TMK 25 ise saldırıya karşı hangi hukuk davalarının açılabileceğini düzenler. TBK 58 manevi tazminat, TBK 72 zamanaşımı ve 5651 sayılı Kanun internet içeriğine hızlı müdahale bakımından bu çerçevenin tamamlayıcı parçalarıdır. Dosyada hangi yolun acil, hangisinin kalıcı çözüm sunduğu ayrılmadan hazırlanan dilekçe; süre, görev veya yanlış merci itirazına açık hale gelir.

TMK 25 Tam Olarak Neyi Korur?

TMK 24, hukuka aykırı olarak kişilik hakkına saldırılan kişinin hâkimden korunma isteyebileceğini söyler. Hemen ardından gelen TMK 25 ise bu korumanın hangi dava türleriyle sağlanacağını somutlaştırır. Buradaki koruma alanı yalnız “hakaret” ile sınırlı değildir. Şeref ve itibarın zedelenmesi, özel hayatın ifşası, ismin veya görüntünün hukuka aykırı kullanılması, ticari ve mesleki saygınlığın sarsılması, dijital içerik yoluyla itibarsızlaştırma, haksız ihbar ve bazı dosyalarda kişisel verilerin teşhiri aynı zeminde değerlendirilebilir.

Bu nedenle TMK 25, uygulamada çoğu zaman “kişilik hakkı davası” başlığıyla anılır. Ancak tek tip bir dava yoktur. Dosyanın evresine göre önleme davası, durdurma davası veya hukuka aykırılığın tespiti davası öne çıkar. Saldırı internet üzerinde devam ediyorsa hedef, çoğu kez yayının kaldırılması veya yayılmasının durdurulmasıdır. Saldırı sona ermiş ama etkisi hâlâ sürüyorsa, örneğin arşivlenmiş haberler arama motorlarında görünmeye devam ediyor ve kişi hakkında olumsuz kanaat üretiyorsa, hukuka aykırılığın tespiti ile kararın yayımlanması daha işlevsel hale gelir.

Buradaki en önemli pratik sonuç şudur: dava başlığı soyut bırakılmamalıdır. “Kişilik haklarım ihlal edildi” cümlesi tek başına yeterli değildir. Hangi maddi davranışın, hangi kişilik değerini, hangi ortamda, hangi tarihte, hangi etkilerle zedelediği ayrı ayrı kurulmalıdır. Adı geçmeyen bir paylaşımda dahi unvan, şirket, olay tarihi, görsel veya bağlam nedeniyle matufiyet oluşabilir; buna karşılık ağır görünen bir ifade, davacı ile ilişkilendirilemiyorsa TMK 25 koruması pratikte çalışmaz.

TMK 25’e Göre Hangi Talepler Aynı Dava İçinde İleri Sürülebilir?

TMK 25/1’in kurduğu çekirdek üçlü açıktır: saldırı tehlikesinin önlenmesi, sürmekte olan saldırıya son verilmesi ve etkisi devam eden saldırının hukuka aykırılığının tespiti. Aynı maddenin ikinci cümlesi, bunlara ek olarak düzeltme veya kararın üçüncü kişilere bildirilmesi yahut yayımlanması talebini de açar. Üçüncü cümle ise maddi ve manevi tazminat ile hukuka aykırı saldırıdan elde edilen kazancın vekaletsiz iş görme hükümlerine göre verilmesi hakkının saklı olduğunu söyler.

Talep türü Ne zaman kullanılır? Aranan temel unsur Görevli merci Süre / risk Gerekli belgeler
Saldırı tehlikesinin önlenmesi İhlal henüz başlamamış ama ciddi şekilde yakınsa Somut ve ciddi tehlike Asliye hukuk mahkemesi Özel hak düşürücü süre yok; gecikme tehlikenin ciddiyetini zayıflatabilir İhtar, taslak yayın, tehdit mesajı, hazırlık delili
Sürmekte olan saldırının durdurulması Haber, paylaşım, video, ilan veya beyan hâlen erişilebilir ve etki üretmeye devam ediyorsa Devam eden hukuka aykırı ihlal Asliye hukuk; internette 5651 hattı ayrıca düşünülebilir Yanlış merciye gitmek müdahaleyi geciktirir URL, ekran görüntüsü, tarih-saat, erişim durumu, noter tespiti
Hukuka aykırılığın tespiti Saldırı bitmiş ama etkisi sürüyorsa Geçmiş ihlalin kalıcı etkisi Asliye hukuk mahkemesi Etkilerin sürdüğü somutlaştırılamazsa dava reddedilebilir Arşiv kaydı, arama motoru görünürlüğü, mesleki/kişisel sonuçlar
Düzeltme veya kararın yayımlanması İhlal, üçüncü kişilerin zihninde olumsuz kanaat üretmişse Basit kaldırmanın itibarı iade etmeye yetmemesi Ana davayla birlikte asliye hukuk Yayın mecrası doğru tarif edilmezse icra güçleşir Hedef kitle, mecra, yayılma alanı, düzeltme metni önerisi
Manevi tazminat Saldırı, manevi zarar doğurmuşsa Hukuka aykırı ihlal ve manevi zarar Asliye hukuk mahkemesi TBK 72 zamanaşımı ayrıca dikkate alınır İhlal delili, zarar görünümü, yayılma etkisi, tanık, disiplin/ceza evrakı

Tablonun tamamını görmek için tabloyu sağa ve sola kaydırabilirsiniz.

Özellikle düzeltme veya kararın yayımlanması talebi, uygulamada ihmal edilen ama bazı dosyalarda para tazminatından daha etkili olan araçtır. Bir şirket yöneticisi hakkında gerçeğe aykırı yolsuzluk isnadı yapılmışsa ve içerik haftalarca yayılmışsa, salt içerik kaldırılması her zaman itibar iadesi sağlamaz. Böyle dosyalarda kararın aynı mecra veya aynı hedef kitleye ulaşacak biçimde yayımlanması ciddi fark yaratır.

Hukuka Aykırılık Ne Zaman Vardır, Ne Zaman Yoktur?

TMK 24’ün ikinci cümlesi, kişilik hakkına yapılan her saldırının otomatik biçimde hukuka aykırı sayılmadığını hatırlatır. Rıza, üstün nitelikte özel yarar, üstün nitelikte kamusal yarar veya kanunun verdiği yetkinin kullanılması hukuka uygunluk sebebi olabilir. Pratikte tartışma çoğu zaman basın özgürlüğü, ifade özgürlüğü, eleştiri hakkı ve şikayet hakkı ekseninde çıkar.

Yargıtay HGK, 19.03.2003, 2003/4-167 E., 2003/176 K.: Basın yoluyla kişilik hakkı ihlalinde “görünür gerçeklik”, güncellik ve kamu yararı ölçütlerinin birlikte değerlendirilmesi gerektiği vurgulanır. Bu çizgi, haberin yayımlandığı anda orta düzeyde bir okuyucunun doğru kabul edebileceği somut olgulara dayanılmasını arar. Haberin tamamı gerçeğe aykırı olmasa bile bağlam koparılmış, başlık çarpıtılmış veya güncelliğini yitirmişse hukuka uygunluk kalkanı zayıflar.

Yargıtay HGK, 01.06.2011, 2011/4-278 E., 2011/376 K.: Aynı görünür gerçeklik ölçüsü yeniden teyit edilir ve kamusal ilgi bulunan olaylarda dahi kişilik hakkının sınırsız biçimde geri plana itilemeyeceği ortaya konur. Bu karar, özellikle eski tarihli olayların yeni bir çerçeve ve yeni bir isnat gibi sunulduğu dijital arşiv dosyalarında önemlidir.

Şikayet hakkı bakımından da benzer bir denge vardır. Savcılığa, kuruma veya disiplin merciine yapılan her başvuru kişilik hakkına saldırı sayılmaz. Ancak delilsiz, sistematik, yıldırma amacı taşıyan ve kişiyi kamuoyu veya kurum nezdinde kriminalize etmeye yönelen ihbar zinciri farklı değerlendirilir. Bu yüzden dilekçede yalnız “şikayet sonuçsuz kaldı” demek yeterli değildir; şikayetin hangi delile dayandığı, kaç kez tekrarlandığı, hangi merciye yöneltildiği ve karşı tarafın neyi bildiği dosyaya sokulmalıdır.

İspat riski: Eleştiri hakkı ile olgu isnadını karıştıran davalarda red kararı sık görülür. “Bence yetersiz” şeklindeki değer yargısı ile “evrakta sahtecilik yaptı” şeklindeki olgu isnadı aynı şey değildir. Bu ayrım kurulmadan açılan dava, ifade özgürlüğü savunmasına takılır.

Görevli Mahkeme, Yetki ve Süre Rejimi Nasıl Kurulur?

TMK 25 son cümleye göre davacı, kişilik haklarının korunması için kendi yerleşim yeri veya davalının yerleşim yeri mahkemesinde dava açabilir. Buna HMK 16’daki haksız fiil yetkisi de bazı dosyalarda eşlik eder. Görev bakımından aksine özel bir düzenleme yoksa, HMK 2 uyarınca asliye hukuk mahkemesi görevli kabul edilir.

Süre bakımından dikkatli olmak gerekir. Önleme, durdurma ve tespit talepleri için TMK 25 içinde ayrıca düzenlenmiş bir hak düşürücü süre yoktur; fakat bu, zaman baskısının olmadığı anlamına gelmez. Özellikle internet yayını devam ederken aylarca beklenmesi, “acil müdahale” iddiasını zayıflatır. Tazminat talepleri ise çoğu zaman haksız fiil zemini nedeniyle TBK 72 kapsamında ayrıca değerlendirilir. Yani saldırının durdurulması için süre henüz tartışma yaratmasa bile manevi tazminat yönünden iki yıllık ve her halde on yıllık rejim dosyada sorun çıkarabilir.

Bu noktada en sık hata, tüm talepleri tek bir cümlede toplayıp zamanaşımı ve yetki gerekçelerini ayrı yazmamaktır. Dava dilekçesinde şu dört başlık açık olmalıdır: ihlalin ilk tarihi, ihlalin öğrenildiği tarih, etkilerin devam ettiğini gösteren son tarih ve seçilen yetki nedeninin somut dayanağı. Özellikle arşiv haberlerinde veya yeniden paylaşımlarda “ilk yayın tarihi” ile “yeniden gündeme taşınma tarihi” karıştırılmamalıdır.

İnternet Yayınlarında TMK 25 mi, 5651 mi, Tazminat Davası mı?

Dijital dosyalarda yanlış başvuru yolu seçimi çok yaygındır. Bazı ihlallerde sulh ceza hakimliğinden erişim engeli veya içerik çıkarma daha hızlı sonuç verir; bazı ihlallerde ise kalıcı çözüm, hukuk mahkemesinde çekişmeli yargılama ile TMK 25 ve tazminat davası kurulmasıdır. İki yol birbirinin mutlak alternatifi değildir.

AYM, C.K. [GK], B. No: 2014/19685, 15/3/2018: İnternet haber arşivlerinde kalan eski içerikler bakımından şeref ve itibar ile ifade ve basın özgürlüğü arasında denge aranır. Kararda, her eski haber için otomatik erişim engeli verilemeyeceği; müdahalenin gecikmeksizin bertaraf edilmesi ihtiyacının somutlaştırılması gerektiği vurgulanır. Bu karar, sulh ceza hakimliğine gitmeden önce saldırının ağırlığını, güncelliğini ve yayılma etkisini dosyada görünür kılmanın neden önemli olduğunu gösterir.

AYM, Rasime Şebnem Korur [1. B.], B. No: 2022/105315, 12/6/2025: Şeref ve itibar hakkına ilişkin basın kaynaklı şikayetlerde, bireysel başvuru öncesinde etkili hukuk yolunun çoğu kez hukuk davası olduğu hatırlatılır. Mahkeme, tazminat davası açılmadan doğrudan bireysel başvuru yapılmasını başvuru yollarının tüketilmemesi gerekçesiyle kabul edilemez bulmuştur. Bu, “önce AYM’ye giderim” yaklaşımının çoğu dosyada yanlış yol olduğunu net biçimde ortaya koyar.

Pratik sonuç şudur: URL bazlı içerik, hızla yayılan arşivlenebilir yayın, özel hayat görüntüsü veya arama motorunda kolay erişilebilir içerik söz konusuysa 5651 hattı düşünülmelidir; fakat itibarın parasal ve hukuki iadesi için çoğu kez TMK 25 ve TBK 58 birlikte kurulur. Buna karşılık içerik kaldırma ihtiyacı zayıf, ama zarar güçlü ise doğrudan hukuk davası daha isabetli olabilir. Önemli olan, iki yolu birbirinin yerine geçecek tek çözüm gibi sunmamaktır.

Kararın Yayımlanması, Düzeltme ve İtibarın Fiilen İadesi

TMK 25’in uygulamada en az kullanılan fakat en stratejik araçlarından biri, düzeltmenin veya kararın üçüncü kişilere bildirilmesi ya da yayımlanmasıdır. Bir paylaşım kaldırıldıktan sonra bile kişinin adıyla birlikte kalan olumsuz algı, özellikle mesleki çevrede sürüyorsa, itibarın fiilen iadesi için yayımlama talebi gereklidir. Bu talep rastgele kurulamaz; hangi mecrada, hangi kapsamda, hangi özetle ve hangi hedef kitleye yönelik karar yayımlanacağı somutlaştırılmalıdır.

Yargıtay 11. HD., 15.05.2019, 2017/4001 E., 2019/3819 K.: Akademik kaynaklarda aktarıldığı üzere, belgeselin kamuya arz edilmemiş ve fiilen yayımlanmamış olması, manevi tazminat isteminin reddi sonucuna götürmüştür. Bu çizgi, yalnız içeriğin hazırlanmasının değil, gerçekten üçüncü kişilere ulaşmasının ve etki doğurmasının ispatta ne kadar belirleyici olduğunu gösterir. Kısacası taslak, prova veya yayımlanmayan içerik her zaman TMK 25 sonucunu doğurmaz; yayılma ve etki ayrıca kurulmalıdır.

Yayımlama talebinde de aynı mantık geçerlidir. Düzeltme gerçekten saldırının ulaştığı çevreye erişecek mi? Yayımlanacak karar, saldırının etkisini giderecek ölçüde açık mı? Yalnız “karar yayımlansın” demek çoğu zaman eksiktir. Özellikle şirket, meslek kuruluşu, kapalı üye platformu veya sosyal medya hesabı üzerinden yayılan içerikte, yayımlama biçimi ve süresi ayrıca gösterilmelidir.

TMK 25 İçin Dilekçe Nasıl Kurulmalı?

İyi bir dilekçe, soyut mağduriyet anlatısıyla başlamaz. Önce saldırının türünü, sonra koruma aracını, ardından delili ve en sonda tazminat veya yayımlama gibi tamamlayıcı talepleri sıralar. Dilekçede mutlaka görünmesi gereken unsurlar şunlardır: saldırının hangi söz, görüntü, içerik veya ihbarla gerçekleştiği; madde dayanaklarının ayrımı; tehlikenin sürüp sürmediği; davanın hangi mahkemede ve neden o mahkemede açıldığı; hangi belgelerin delil olarak sunulduğu; yanlış yol seçilirse hangi riskin doğacağı.

Örnek dilekçe iskeleti:

1. Davalının [paylaşım/haber/ihbar/yayın] içeriğiyle davacının kişilik hakkına hukuka aykırı şekilde saldırdığının tespitine,

2. Saldırı tehlikesi devam ediyorsa önlenmesine; saldırı sürüyorsa sona erdirilmesine; sona ermiş olmakla birlikte etkileri sürüyorsa hukuka aykırılığının tespitine,

3. Gerek görülürse düzeltme metninin yahut karar özetinin [aynı mecra / aynı hedef kitle] nezdinde yayımlanmasına,

4. Manevi zarar ayrıca talep ediliyorsa ilgili maddi olgular ve zamanaşımı başlangıcı gösterilerek TBK 58 kapsamında manevi tazminata,

5. Delil olarak ekran görüntüleri, URL kayıtları, ihtarname, şikayet evrakı, tanık, noter tespiti, uzman raporu ve platform kayıtlarının celbine karar verilmesine.

Burada HMK 119 zorunlu dilekçe unsurları da unutulmamalıdır. Sırf hukuki tartışma kuvvetli diye eksik taraf bilgisi, yetersiz olay kronolojisi veya belirsiz talep sonucu ile açılan dava, daha esas incelemesine geçmeden usulî sorun üretir. Tebligatın usulsüz veya geç öğrenildiği dosyalarda ise öğrenme tarihi ve süre başlangıcı ayrıca dosyaya yansıtılmalıdır.

Somut senaryo: Bir doktor hakkında yerel haber sitesinde “sahte rapor düzenledi” başlıklı bir haber çıkıyor; haber aynı gün iki sosyal medya hesabında paylaşılmaya devam ediyor. Ertesi hafta savcılık soruşturma açmıyor ama haber yayında kalıyor. Bu durumda yalnız ceza şikayetine güvenmek eksik olur. Doğru kurgu; TMK 25 kapsamında yayının durdurulması ve hukuka aykırılığın tespiti, gerekiyorsa kararın aynı mecrada yayımlanması, ayrıca itibar kaybı ve mesleki etkiler somutlaştırılarak tazminat talebinin ayrı kurulmasıdır. Yanlış kurgu ise aylar sonra yalnız manevi tazminat isteyip URL, ekran görüntüsü ve yayımlama etkisini dosyaya hiç sokmamaktır.

Hangi Belgeler Gecikmeden Toplanmalıdır?

TMK 25 dosyalarında ispat yükü çoğu zaman davacının omzundadır. Bu nedenle ihlalin ilk görüldüğü anda hangi kayıtların alındığı, davanın sonucunu doğrudan etkiler. Açık URL, tarih-saat bilgisi, profil veya hesap adı, paylaşımın kaldırılmadan önceki ekran görüntüsü, mümkünse web arşiv kaydı, noter tespiti ve yayılma etkisini gösteren yeniden paylaşım kayıtları temel seti oluşturur. İhbar veya şikayet kaynaklı dosyalarda buna savcılık dilekçesi, disiplin başvurusu, kovuşturmaya yer olmadığı kararı, beraat kararı, soruşturma kapanış yazısı veya kurum içi karar örnekleri eklenmelidir.

Eksik delille açılan davalarda en tipik savunma şudur: “İçerik montajdır, bana ait değildir, davacıya yönelmemiştir, etkisi kalmamıştır.” Bu dört savunmanın her biri ayrı belgeyle karşılanmalıdır. Örneğin yalnız ekran görüntüsü sunulmuş fakat URL yoksa davalı hesabı inkâr edebilir. Yalnız haber metni sunulmuş ama haberin kaç gün yayında kaldığı veya hangi aramada göründüğü gösterilmemişse etkilerin devamı ispatlanamayabilir. Bu yüzden TMK 25 davasında doğru delil listesi, çoğu zaman hukuki argümandan önce gelir.

En Sık Yapılan Hatalar

İlk hata, önleme-durdurma-tespit ayrımını kurmadan genel bir “kişilik hakları davası” ifadesiyle yetinmektir. İkinci hata, saldırının davacıya yöneldiğini yani matufiyeti ispatlamamaktır. Üçüncü hata, içerik kaldırma ihtiyacı varken yalnız tazminat istemek; dördüncü hata ise tazminat ve hukuk davası gerekirken yalnız 5651 veya yalnız ceza şikayeti yoluna gitmektir. Beşinci hata, kararın yayımlanması talebini düşünmemek; altıncı hata ise süre ve yetki gerekçesini somutlamamaktır. Bu altı başlık, özellikle basın ve dijital içerik dosyalarında red riskini ciddi biçimde artırır.

Sık Sorulan Sorular

TMK 25 davasında yalnız manevi tazminat isteyebilir miyim?

Edebilirsiniz; ancak TMK 25’in koruma araçlarını hiç kurmamak çoğu dosyada stratejik eksiklik yaratır. İçerik hâlâ yayındaysa veya saldırının etkisi devam ediyorsa yalnız para istemek yeterli olmaz.

Saldırı sona erdiyse yine de dava açılabilir mi?

Evet. Sona ermiş olsa bile etkileri devam eden saldırının hukuka aykırılığının tespiti TMK 25 kapsamında istenebilir. Ancak devam eden etkinin somut delille gösterilmesi gerekir.

Görevli mahkeme her zaman asliye hukuk mudur?

Genel kural bu yöndedir. Özel bir görev düzenlemesi yoksa HMK 2 uyarınca asliye hukuk mahkemesi görevlidir. İnternet içeriğine erişim engeli gibi bazı hızlı başvurular ise ayrı merciye gider.

TMK 25 için özel bir zamanaşımı var mı?

Önleme, durdurma ve tespit talepleri için maddede ayrıca bir hak düşürücü süre düzenlenmemiştir. Fakat tazminat talepleri çoğu dosyada TBK 72 çerçevesinde ayrıca değerlendirilir.

Adım yazılmamışsa kişilik hakkı davası açamaz mıyım?

Açabilirsiniz; fakat davaya konu içerikte sözlerin size yöneldiğini göstermeniz gerekir. Unvan, şirket, olay tarihi, fotoğraf, bağlam ve hedef kitlenin algısı burada belirleyici olabilir.

Kararın yayımlanması ne zaman gerçekten işe yarar?

İhlal üçüncü kişilerin zihninde kalıcı olumsuz kanaat üretmişse, yalnız kaldırma veya yalnız para tazminatı itibarı fiilen onarmaya yetmeyebilir. Aynı mecra veya aynı hedef kitleye ulaşacak yayımlama talebi bu yüzden önemlidir.

Sonuç

TMK 25, Türk medeni hukukunda kişilik hakkını soyut bir ilke olarak bırakmaz; saldırı tehlikesi, devam eden ihlal ve kalıcı etki için ayrı ayrı müdahale araçları sunar. Doğru dava, yalnız “hakaret edildim” demekle değil; hangi içerik için önleme, hangisi için durdurma, hangisi için tespit, hangisi için yayımlama ve hangisi için ayrıca tazminat gerektiğini net biçimde ayırmakla kurulur. Özellikle internet ve basın dosyalarında yanlış merci, yanlış süre, eksik matufiyet ve zayıf delil; çoğu zaman maddi haklılıktan daha önce davayı kaybettirir.

Haber, sosyal medya paylaşımı, haksız ihbar veya dijital arşiv içeriği nedeniyle kişilik hakkınızın zedelendiğini düşünüyorsanız, hangi talebin TMK 25, hangisinin tazminat, hangisinin acil erişim müdahalesi olarak kurulacağını ilk aşamada netleştirmek dosyanın sonucunu belirler. Delil seti, süre hesabı ve dilekçe stratejisini birlikte değerlendirmek için iletişim sayfası üzerinden ön inceleme talep edebilirsiniz.

Tags

Ne düşünüyorsunuz?

Bağlantılı analizler