TBK 117’de borçlu kural olarak ihtarın tebliğiyle, kesin vade varsa günün bitimiyle temerrüde düşer. İcra dairesi ya da görevli mahkemeye gitmeden önce vade, ihtar ve belge zinciri doğru kurulmazsa işlemiş faiz, takip gideri ve dava stratejisi bakımından ciddi hak kaybı doğar.
Uyuşmazlık çoğu kez alacağın varlığında değil, borçlunun hangi tarihte temerrüde düştüğünde düğümlenir. Bir faturanın gönderildiği, bir dekontun açıkta kaldığı, teslim tarihinin sözleşmeye yazıldığı veya alacaklının sonradan noter ihtarı çektiği dosyalarda faiz başlangıcı bir-iki cümleyle değişmez; muacceliyet, vade, ihtar ve takip tarihi birbirinden ayrılmadan karar kurulamaz. Bu ayrım yanlış yapıldığında, alacaklı işlemiş faizini kaybeder; borçlu ise gereksiz faiz ve masrafla karşılaşır. Özellikle havale ile gönderilen para uyuşmazlıklarında, kira sözleşmesinden doğan periyodik borçlarda ve alacak davası hazırlığında TBK 117, TBK 120, TBK 125, 3095 sayılı Kanun ve gerektiğinde TTK 1530 birlikte okunmalıdır. Bu içerik 24.05.2026 itibarıyla son kez gözden geçirilmiştir.
- Ana madde: TBK 117, borçlunun hangi tarihte temerrüde düştüğünü belirler.
- Destek maddeler: TBK 118 gecikme zararını, TBK 120 temerrüt faizini, TBK 125 seçimlik hakları, TTK 1530 ise ticari geç ödemede ihtarsız temerrüt rejimini etkiler.
- Merci: İcra takibi icra dairesinde başlar; itirazın iptali, itirazın kaldırılması veya alacak davasında görev, temel ilişkinin niteliğine göre sulh hukuk, asliye hukuk, asliye ticaret veya tüketici mahkemesinde değişir.
- Kritik zamanlar: Muacceliyet tarihi, kesin vade günü, ihtarın tebliğ tarihi ve takip tarihi aynı dosyada ayrı ayrı gösterilmelidir.
- Temel belgeler: Sözleşme, ek protokol, teslim tutanağı, fatura, dekont, e-posta, noter ihtarı, ticari defter kaydı ve ödeme planı.
- Görünür risk: Faturayı tek başına temerrüt belgesi sanmak, dekontta vade yokken takip öncesi faiz istemek veya TTK 1530’u her borca otomatik uygulamak.
İnceleyen: Av. Barış Berkay Çiftçi, LL.M. | Son gözden geçirme: 24.05.2026
TBK 117’ye Göre Borçlunun Temerrüdü Ne Zaman Başlar?
TBK 117 doğrudan cevabı verir: muaccel bir borcun borçlusu, kural olarak alacaklının ihtarıyla temerrüde düşer. Ancak ifa günü sözleşmede birlikte belirlenmişse veya saklı tutulan hakka dayanarak usulüne uygun biçimde sonradan belirlenmişse, ayrıca ihtara gerek olmadan o günün geçmesiyle temerrüt gerçekleşir. Bu ayrım, dava veya takipte faiz başlangıcının neden bazen ihtar tarihi, bazen de vade günü olarak kabul edildiğini açıklar.
TBK 117 kural olarak ihtarlı temerrüdü kabul eder; belirli vade, sonradan usulüne uygun belirlenen gün, haksız fiil ve kötü niyetli sebepsiz zenginleşme ise istisna alanıdır.
Muacceliyet olmadan temerrüt oluşur mu?
Muaccel hale gelmemiş bir borçta temerrüt tartışması başlamaz. Bu nedenle önce borcun istenebilir hale geldiği tarih netleştirilir; teslim şartına bağlı satışta teslimin gerçekleşmesi, eser sözleşmesinde işin kabulü, kira ilişkisinde aylık ödeme gününün dolması veya iade borcunda fesih bildiriminin tebliği bu zincirin temel halkalarıdır. Muacceliyet ispat edilemezse ihtar çekilmiş olsa bile borçlu temerrüde düşmüş sayılmayabilir.
Kesin vade ile sonradan belirlenen gün nasıl ayrılır?
Kesin vade, sözleşme kurulurken tarafların ifa gününü açıkça belirlemesi veya hesaplanabilir hale getirmesidir. Kürşad Yağcı’nın İstanbul Hukuk Mecmuası’ndaki çalışması, sonradan belirli hale gelebilen vadede de borçlunun hangi anda ayrıca ihtara ihtiyaç duymadan temerrüde düşeceği sorusunu tartışır; Yargıtay uygulaması ise çoğu dosyada klasik çizgiye yakın durup, alacaklının ispat yükünü sıkı tutar. Bu yüzden “teslimden 10 gün sonra” veya “hakediş onayından 7 gün sonra” gibi kayıtlar kullanılıyorsa, olayın gerçekten o eşiğe ulaştığını belgelemek gerekir.
İhtar Ne Zaman Aranmaz ve Hangi Belgeler Vade Yerine Geçer?
İhtarın aranmadığı alan istisnadır ve dosyada açıkça kurulmalıdır. Sözleşmede kesin gün varsa, taraflardan birine tanınan bildirim hakkı kullanılarak gün usulüne uygun belirlenmişse veya özel kanun daha sıkı bir geç ödeme rejimi öngörüyorsa, borçlu ayrıca uyarılmadan temerrüde düşebilir. Buna karşılık vadesiz dekont, açık bırakılmış fatura veya salt hesap ekstresi çoğu zaman tek başına yeterli görülmez.
| Durum | Temerrüt anı | Dayanak | Pratik risk |
|---|---|---|---|
| Sözleşmede kesin ödeme günü | Günün bitimiyle | TBK 117/2 | Vade maddesi muğlaksa ayrıca ihtar aranır |
| Sonradan bildirime bağlı gün | Usulüne uygun bildirimden sonra belirlenen günün bitimiyle | TBK 117/2 | Bildirimin tebliği ve hesap yöntemi ispatlanamazsa faiz başlangıcı kayar |
| Ticari geç ödeme rejimi | Kanun veya sözleşmede öngörülen özel ticari eşiğin dolmasıyla | TTK 1530 | Her ticari ilişkiye otomatik uygulanacağı varsayılırsa hatalı faiz hesabı yapılır |
| Vadesiz dekont veya salt fatura | Kural olarak ihtar veya takip tarihiyle | TBK 117/1 | Takip öncesi işlemiş faiz tamamen reddedilebilir |
Kira sözleşmesinde ödeme günü yazıyorsa ayrıca ihtar gerekir mi?
Kural olarak hayır. Yargıtay’ın 27.12.2016 tarihli 6. Hukuk Dairesi kararında, kira sözleşmesinde bedelin ödeneceği gün belirlenmiş olduğu için kiracının ayrıca ihtar çekilmeden temerrüde düştüğü ve faiz hesabının bu günler esas alınarak yapılabileceği kabul edilmiştir. Bu nedenle kira sözleşmesinden doğan aylık ödeme borçlarında vade maddesi açık yazılmışsa, takip öncesi faiz tartışması çoğu kez sözleşme metni üzerinden çözülür.
Fatura veya dekont tek başına yeterli midir?
Hayır; Yargıtay çizgisi bu konuda oldukça tutarlıdır. 15. Hukuk Dairesi 19.03.2014 tarihli kararında salt faturanın temerrüde esas alınamayacağını, 12. Hukuk Dairesi 13.06.2024 tarihli kararında ise dekontta vade bulunmadığı ve ayrıca temerrüt belgesi sunulmadığı için işlemiş faizin ancak takip tarihinden itibaren istenebileceğini açıkça vurgulamıştır. Özellikle eser sözleşmesi, cari hesap ve iade alacağı dosyalarında fatura ile ihtarın ayrı işlevlerini birbirine karıştırmamak gerekir.
- Sözleşmede açık vade var mı?
- Vade yoksa noter ihtarı veya eşdeğer yazılı bildirim tebliğ edildi mi?
- Temerrüt tarihi ile faiz başlangıcı aynı satırda gösterildi mi?
- Alacağın dayanağı olan fatura, hakediş veya dekont, vade belgesinden ayrı değerlendirildi mi?
Temerrüt Faizi, Aşkın Zarar ve Seçimlik Haklar Nasıl İşler?
Temerrüt, borcu ortadan kaldırmaz; borçlu hâlâ ifa etmek zorundadır. Bunun üzerine para borçlarında temerrüt faizi, diğer borçlarda gecikme tazminatı ve tam iki tarafa borç yükleyen sözleşmelerde TBK 125 kapsamındaki seçimlik haklar eklenir. Bu yüzden “önce ana alacak, sonra faiz bakılır” yaklaşımı eksiktir; asıl sorulması gereken, borçlunun hangi tarihten itibaren hangi sonuçlarla sorumlu hale geldiğidir.
TBK 118 geç ifa zararını, TBK 120 temerrüt faiz oranını, TBK 125 ise tam iki tarafa borç yükleyen sözleşmelerde ifada ısrar, ifadan vazgeçme veya sözleşmeden dönme eksenini düzenler; oran hesabında 3095 sayılı Kanun temel referanstır.
Temerrüt faizi ne zaman başlar ve nasıl hesaplanır?
Temerrüt faizi, borçlunun temerrüde düştüğü gün itibarıyla işlemeye başlar; dolayısıyla faiz hesabı vade veya ihtar tartışmasının doğal uzantısıdır. Sözleşmede oran kararlaştırılmamışsa 3095 sayılı Kanun devreye girer; oran kararlaştırılmışsa da TBK 120’nin getirdiği sınır ve sözleşmenin niteliği birlikte değerlendirilir. Para borcunda alacaklı çoğu zaman ayrıca zararı ispat etmeksizin faiz isteyebilir; fakat hangi günlerden itibaren isteyebileceğini belgeleyemezse, mahkeme veya icra tetkik mercii hesabı dava ya da takip tarihine çeker.
Pratik hesapta yalnız oran değil, başlangıç günü de sonucu belirler. Aynı 500.000 TL alacakta faiz oranı sabit kalsa bile, temerrüdün ihtar tarihi yerine takip tarihinden başlatılması aylara yayılan ciddi kayıp yaratır. Bu nedenle dava öncesi uzlaşma görüşmesi, telefon kaydı veya muhasebe mutabakatı yerine; hangi belgenin temerrüt doğurduğunu açıkça gösteren yazılı zincir kurulması, faiz hesabından önce gelen esas koruma adımıdır.
Aşkın zarar ve sözleşmeden dönme ne zaman gündeme gelir?
Faiz, alacaklının tüm zararını karşılamıyorsa aşkın zarar ayrıca talep edilebilir; ancak burada zarar ve kusur tartışması yeniden açılır. Tam iki tarafa borç yükleyen sözleşmelerde ise TBK 125 kapsamında alacaklı, uygun ek süre verdikten sonra ifada ısrar etmek, ifadan vazgeçip müspet zarar istemek veya sözleşmeden dönmek arasında seçim yapar. Özellikle uyarlama tartışmalı sözleşmelerde ve ibraname denetimine konu dosyalarda temerrüt tarihi, sonradan kurulacak tazminat zincirinin başlangıç noktasıdır.
Bu akışta en sık hata, ihtar ile ek süreyi birbirine karıştırmaktır. İhtar temerrüdü başlatır; ek süre ise özellikle karşılıklı borç yükleyen sözleşmelerde TBK 125’e giden seçimlik yolun ön aşamasıdır. İkisini aynı belge içinde kurmak mümkündür; fakat metin bunu açıkça göstermiyorsa ileride “faiz ne zaman başladı” ve “dönme hakkı ne zaman doğdu” soruları ayrı ayrı problem üretir.
İhtar, Takip ve Dava Stratejisi Nasıl Kurulmalıdır?
Doğru strateji, temerrüdü yalnız teorik olarak anlatmakla kurulmaz; hangi yolun seçileceği alacağın türüne, borç ilişkisinin niteliğine ve elinizdeki belgelere göre belirlenir. Vadesi açık, likit ve tartışmasız bir para alacağı varsa ilamsız takip çoğu zaman hızlıdır; ancak vade, teslim, ayıp, mahsup veya karşı edim tartışmalıysa doğrudan alacak davası daha güvenli olabilir. Görevli mahkeme de genel usul kuralı ile değil, temel ilişkinin türüyle belirlenir. İhtar, yalnız "borcunuzu ödeyin" cümlesinden ibaret bırakılmamalıdır. Temel sözleşme, muacceliyet sebebi, ödenmeyen kalem, faiz talebi, ek süre verilip verilmediği ve tebliğ yolu aynı metinde görünür olursa daha sonra vekâlet ilişkisi , savunma süreci ve itirazın iptali aşamalarında ispat kolaylaşır.
- Sözleşme veya borç doğuran ilişkinin tarihini, taraflarını ve
Sözleşme veya borç doğuran ilişkinin tarihini, taraflarını ve muacceliyet sebebini tek paragrafta yazın; ek olarak sözleşme, sipariş formu, teslim tutanağı veya dekontu dosyaya ekleyin.
- Ödenmeyen asıl alacağı, varsa taksit veya dönem ayrımını
Ödenmeyen asıl alacağı, varsa taksit veya dönem ayrımını ve talep edilen faiz başlangıcını açıkça gösterin; “işlemiş faiz saklıdır” gibi belirsiz ifadelerle yetinmeyin.
- Temerrüt ihtarını noter, KEP, iadeli taahhütlü mektup veya
Temerrüt ihtarını noter, KEP, iadeli taahhütlü mektup veya sözleşmenin kabul ettiği güvenli tebligat kanalıyla gönderin; tebliğ alındısını mutlaka saklayın.
- Dosya ticari nitelikteyse TTK 1530 uygulanıp uygulanmadığını ayrıca
Dosya ticari nitelikteyse TTK 1530 uygulanıp uygulanmadığını ayrıca değerlendirin; ardından ilamsız takip, itirazın iptali veya alacak davası seçeneklerinden birini belge setine göre seçin.
| Başvuru yolu | Tipik kullanım | Merci | Gerekli belgeler | Ana risk |
|---|---|---|---|---|
| Genel haciz yoluyla takip | Likit para alacağı ve açık vade | İcra dairesi | Sözleşme, fatura, dekont, ihtar, hesap dökümü | Takip öncesi temerrüt kurulamıyorsa işlemiş faiz düşer |
| İtirazın iptali davası | Borçlu itiraz etmişse | Temel ilişkiye göre görevli mahkeme | Takip dosyası, itiraz, sözleşme, tebliğ belgeleri | Görev-yetki hatası süre ve masraf doğurur |
| Alacak davası | Ayıp, teslim, mahsup veya karşı edim tartışması varsa | Asliye hukuk, asliye ticaret, tüketici veya sulh hukuk | Sözleşme, yazışma, ihtar, bilirkişi gerektiren kayıtlar | Temerrüt tarihi net kurulmazsa faiz hesabı dağılır |
| Sözleşmeden dönme + zarar talebi | Karşılıklı borç yükleyen sözleşmede ek süre sonrası | Temel ilişkiye göre görevli mahkeme | Ek süre ihtarı, fesih bildirimi, zarar belgeleri | Ek süre verilmeden dönme seçeneği zayıflar |
Hangi mahkeme veya takip yolu seçilir?
Yetki bakımından HMK 6 genel kuralı ve gerekiyorsa HMK 10’daki sözleşmenin ifa yeri kuralı birlikte değerlendirilir; görev ise kira, tüketici, ticari satım, eser veya vekâlet ilişkisinin niteliğine göre değişir. Bu nedenle tek bir “temerrüt davası mahkemesi” yoktur. Örneğin vekâlet sözleşmesinden doğan ücret alacağı ile kira veya eser ilişkisinden doğan alacak aynı merciye gitmeyebilir; fakat her üçünde de temerrüt tarihi yanlış kurulursa faiz talebi aynı biçimde zedelenir.
Bir başka kritik ayrım da icra dosyasındaki talep kalemi ile mahkemedeki talep sonucunun aynı mantıkta kurulmasıdır. Takipte işlemiş faiz istenip davada bunun dayanağı açıklanmazsa, borçlu yalnız ana parayı ödemiş olsa bile faiz yönünden uyuşmazlık sürer ve dosya gereksiz bilirkişi incelemesine gider. Bu yüzden ihtar metni, takip talebi ve dava dilekçesi aynı kronolojiyi taşımalı; sonradan eklenen açıklamalarla temerrüt tarihi kurtarılmaya çalışılmamalıdır.
Yargıtay Çizgisi, Sık Sorulan Sorular ve Sonuç
Yargıtay uygulaması üç temel hat üzerinde birleşir: vade açıksa ayrıca ihtar aranmaması, vade belirsizse alacaklının temerrüt ispat yükünün ağır olması ve salt fatura veya dekontun çoğu dosyada tek başına yeterli kabul edilmemesi. Bu çizgi, TBK 117’nin soyut hükmünü somut dosya matematiğine çevirir. Aşağıdaki kararlar, pratiğin en sık düştüğü hataları görünür hale getirir.
Yargıtay 13. HD, 2015/22829 E., 2017/11495 K., 23.11.2017: Devre tatil bedelinin iadesi davasında mahkeme faizi ödeme tarihlerinden başlatmıştı. Yargıtay, davacı alacaklının dava öncesi usulüne uygun temerrüt ihtarını ispatlayamadığını belirterek faiz başlangıcının dava tarihi olması gerektiğini vurguladı. Sonuç: iade alacağı var diye geçmişe dönük faiz kendiliğinden doğmaz.
(Kapatılan) Yargıtay 6. HD, 2015/11082 E., 2016/7873 K., 27.12.2016: Kira sözleşmesinde aylık ödeme günü açıkça yazılmıştı. Daire, TBK 117/2 gereği kiracının ayrıca ihtar çekilmeden temerrüde düşeceğini ve faiz isteminin bu nedenle reddedilemeyeceğini belirtti. Sonuç: periyodik borçlarda açık vade, temerrüt tartışmasının ağırlığını ciddi biçimde azaltır.
Yargıtay 12. HD, 2024/1114 E., 2024/6266 K., 13.06.2024: Dekonta dayalı takipte vade ve temerrüt belgesi bulunmadığı için alacaklının takip öncesi işlemiş faiz istemi reddedildi. Borçlu, ancak takip tarihi itibarıyla temerrüde düşmüş sayıldı. Sonuç: dekont veya banka hareketi, temerrüt tarihi yerine geçmez; ayrıca vade veya ihtar gerekir.
Yargıtay 15. HD, 2013/6134 E., 2014/1951 K., 19.03.2014: Eser sözleşmesinde yüklenici, fatura tarihinden takip gününe kadar işlemiş faiz istedi. Daire, “salt fatura düzenlenmesi temerrüde esas kabul edilemez” diyerek bu yaklaşımı bozdu. Sonuç: alacağın hesaplanması ile borçlunun temerrüde düşürülmesi farklı ispat başlıklarıdır.
Temerrüt için noter ihtarı şart mı?
Hayır. TBK 117, noter ihtarını zorunlu tek yol olarak saymaz; önemli olan ihtarın karşı tarafa varması ve içeriğinin temerrüt doğurmaya elverişli olmasıdır. Ancak ispat kolaylığı nedeniyle noter, KEP veya tebliğ delili güçlü başka yöntemler çoğu dosyada daha güvenli kabul edilir.
Kural olarak gerekmez. Taraflar ödeme gününü açık biçimde kararlaştırmışsa TBK 117/2 devreye girer ve günün geçmesiyle borçlu temerrüde düşer. Yine de uygulamada ihtilafı azaltmak için takip öncesi kısa bir yazılı bildirim göndermek yararlı olabilir.
Hayır. Yargıtay, salt faturayı çoğu kez temerrüt için yeterli görmez; faturanın yanında açık vade kaydı, sözleşmesel belirleme veya ayrıca ihtar aranabilir. Bu nedenle yalnız fatura tarihine dayanarak geçmiş işlemiş faiz hesabı yapmak risklidir.
Dekontta açık vade yoksa ve borçlu takipten önce temerrüde düşürülmemişse, faiz çoğu dosyada takip tarihinden başlatılır. 12. Hukuk Dairesinin 2024 tarihli kararı da bu çizgiyi pekiştirir. Takip öncesi faiz isteniyorsa ayrıca temerrüt belgesi gerekir.
Hayır. TTK 1530 özel şartlara bağlı ticari geç ödeme rejimidir; her ticari alacağa otomatik biçimde uygulanmaz. Önce ilişkinin gerçekten bu düzenleme kapsamına girip girmediği, sonra da ödeme günü ve belge yapısı değerlendirilmelidir.
Temerrüt için ihtarın zorunlu olduğu bir dosyada dava açmak alacağı ortadan kaldırmaz; fakat geçmiş işlemiş faiz talebi zayıflar ve faiz başlangıcı dava tarihine kayabilir. Bu nedenle dava öncesi ihtarın gerekli olup olmadığı dosya başında netleştirilmelidir.
Hayır. Temerrüt, borçlunun gecikme sorumluluğunu başlatır; sözleşmeden dönme ise özellikle karşılıklı borç yükleyen sözleşmelerde genellikle ek süre ve seçimlik hak prosedürü sonrasında gündeme gelir. İki kavram aynı dosyada buluşsa da hukuki eşikleri aynı değildir.
TBK 117/2, dar anlamda haksız fiilde borçlunun fiil tarihinde temerrüde düştüğünü kabul eder. Bu nedenle haksız fiil tazminatı ve zamanaşımı dosyalarında temerrüt hesabı, sözleşmesel para borçlarından farklı yürür.
TBK 117 uygulamada soyut bir genel hüküm değildir; faiz başlangıcı, ihtarın gerekip gerekmediği, icra takibinin ne kadar güçlü kurulacağı ve TBK 125 kapsamındaki seçimlik hakların ne zaman devreye gireceği bu maddeye bağlıdır. Dosyayı hazırlarken önce alacağı değil, temerrüt tarihini görünür hale getirmek; ardından belge, merci ve faiz stratejisini buna göre kurmak gerekir. Borçlar hukuku yazılarının tamamına Borçlar Hukuku kategori sayfasından ulaşabilirsiniz.
Dosya stratejisi gerekiyorsa: borçlunun hangi tarihte temerrüde düştüğü, işlemiş faizin ne kadarının korunabileceği ve ihtar metninin nasıl kurulacağı somut sözleşme ile ödeme belgeleri üzerinden birlikte değerlendirilmelidir. Çiftçi & Partners ekibi, alacak davası, itirazın iptali ve sözleşmeden dönme senaryolarında belge mimarisini dosya bazında analiz eder.
Kaynakça
Resmi kaynaklar
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu
- 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun
- 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu
Mahkeme kararları
- Yargıtay 13. HD, 2015/22829 E., 2017/11495 K., 23.11.2017
- (Kapatılan) Yargıtay 6. HD, 2015/11082 E., 2016/7873 K., 27.12.2016
- Yargıtay 12. HD, 2024/1114 E., 2024/6266 K., 13.06.2024
- Yargıtay 15. HD, 2013/6134 E., 2014/1951 K., 19.03.2014
- Yargıtay 23. HD, 2015/5981 E., 2016/5294 K., 06.12.2016
- Yargıtay 19. HD, 2016/6824 E., 2017/1749 K., 06.03.2017
Akademik kaynaklar
- Kürşad Yağcı, Borcun İfasının Sonradan Belirli Hale Gelebilirliği ve TBK 117’de İhtar Şartı, İstanbul Hukuk Mecmuası, 2019
- Mustafa Göktürk Yıldız, TBK m.117 ile Karşılaştırmalı Olarak TTK m.1530 Uyarınca Borçlu Temerrüdünün İhtarsız Gerçekleşmesi, İstanbul Hukuk Mecmuası, 2018
- Gizem Kılıç Öztürk, Türk Borçlar Hukukunda Borçlunun Temerrüdü, Yüksek Lisans Tezi, 2015
