İbra Sözleşmesi ve İbraname: TBK 420 Şartları, Geçerlilik Denetimi ve Dilekçe Örneği

İbra Sözleşmesi ve İbraname için metinsiz editoryal soyut kapak kompozisyonu

İşten çıkış evrakı hazırlanırken işçiye “tüm haklarımı aldım” cümlesi içeren tek sayfalık bir ibraname imzalatılması hâlâ çok yaygındır. Ancak uygulamadaki rahatlık, Türk Borçlar Kanunu m. 420 karşısında çoğu kez yanıltıcıdır. Çünkü kanun, işveren lehine düzenlenen ibra beyanını sıradan bir serbest irade açıklaması olarak değil; işçiyi baskı, acele ve eksik ödeme riskine karşı sıkı şekil şartlarına bağlanan istisnai bir işlem olarak görür.

Bu içerik 21.05.2026 itibarıyla hazırlanmıştır. Yazı; TBK 420’nin güncel resmi metni, 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m. 3, 5 ve 6, Yargıtay’ın bir aylık bekleme süresi, banka ödemesi ve arabuluculuk anlaşması ayrımına ilişkin kararları ile doktrindeki temel çalışmalar birlikte değerlendirilerek kaleme alınmıştır. Özellikle işçi alacakları, kıdem-ihbar, fazla çalışma, yıllık izin ve diğer hizmet sözleşmesi kaynaklı tazminat kalemlerinde “geçerli ibraname” ile “yalnızca makbuz etkisi doğuran ödeme belgesi” ayrımı dava sonucunu doğrudan değiştirir.

Kısa cevap: TBK 420’ye göre işçinin işverenden alacağına ilişkin ibra sözleşmesinin geçerli olabilmesi için metnin yazılı olması, imzanın iş sözleşmesi sona erdikten en az bir ay sonra atılması, her alacak kalemi ile miktarın açıkça yazılması ve ödemenin eksiksiz biçimde banka aracılığıyla yapılması gerekir. Bu unsurlardan biri eksikse ibraname kesin hükümsüzdür. Yalnız, belgede yazan ödeme gerçekten banka üzerinden yapılmışsa belge o miktarla sınırlı makbuz etkisi doğurabilir; bu da işçinin bakiye alacak davası açmasını tamamen kapatmaz.

Kanuni çerçeve: TBK 420’nin ikinci fıkrası, “İşçinin işverenden alacağına ilişkin ibra sözleşmesinin yazılı olması, ibra tarihi itibarıyla sözleşmenin sona ermesinden başlayarak en az bir aylık sürenin geçmiş bulunması, ibra konusu alacağın türünün ve miktarının açıkça belirtilmesi, ödemenin hak tutarına nazaran noksansız ve banka aracılığıyla yapılması şarttır” demektedir. Hemen ardından, bu unsurları taşımayan ibra sözleşmelerinin veya ibranamenin kesin olarak hükümsüz olduğunu söyler. Üçüncü fıkra ise eksik veya tartışmalı ödemeyi içeren belgelerin, ancak içerdikleri miktar kadar makbuz hükmünde kalabileceğini düzenler.

TBK 420 Neden Bu Kadar Sıkı Uygulanır?

İş ilişkisinin sona erdiği günlerde taraflar eşit pazarlık gücüne sahip değildir. İşçi, çıkış kodu, son ücret, kıdem-ihbar hesabı, SGK bildirimi ve yeni iş arayışı baskısı altında çoğu zaman önüne konan metni ayrıntılı incelemeden imzalar. Kanun koyucu bu pratik gerçeği dikkate alarak, genel borçlar hukuku mantığındaki serbest ibra modelini iş hukuku bakımından daraltmıştır. Bu nedenle “imza attıysa bitti” yaklaşımı TBK 420 altında çoğu dosyada savunma olarak yetmez.

Madde yalnız ücret alacağını değil; iş sözleşmesinden doğan bütün tazminat alacaklarını da kapsar. Son fıkra, destekten yoksun kalanların ve işçinin yakınlarının isteyebileceği talepler dâhil, hizmet sözleşmesinden doğan tazminatlarda da aynı sıkı rejimin uygulanacağını açıkça belirtir. Bu yüzden kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin, fazla çalışma, hafta tatili, UBGT, mobbing kaynaklı maddi zarar ya da iş ilişkisinden türeyen diğer parasal kalemler bakımından tek cümlelik ibranameler ciddi geçerlilik sorunu taşır.

Buradaki koruma mantığı, sitemizde yer alan HMK 119 dava dilekçesi zorunlu unsurları, HMK 129 cevap dilekçesi içeriği, HMK 73 vekâlet kapsamı ve HMK 341 istinaf süresi başlıklarında anlattığımız usul mantığıyla da uyumludur: somut uyuşmazlıkta hangi hakların gerçekten sona erdiği, hangi kalemlerin devam ettiği ve hangi belgenin neyi ispatladığı net olmalıdır.

Geçerli Bir İşçi İbranamesi İçin Aranan Şartlar

TBK 420’deki dört ana unsur birlikte gerçekleşmelidir; bunlardan biri yoksa “çoğu şart tamam, o hâlde geçerli sayalım” denilemez. Uygulamada en çok hata, bir aylık bekleme süresi ile banka ödemesi şartının göz ardı edilmesi ve alacak kalemlerinin tek satırda topluca yazılmasıdır.

Şart Ne anlama gelir? Nasıl ispatlanır? Eksikse sonuç
Yazılı şekil İbra beyanı sözlü veya örtülü bırakılamaz; imzalı ve metni okunabilir bir belge gerekir. Islak imza, güvenli e-imza veya aslı doğrulanabilir yazılı belge Kesin hükümsüzlük
En az bir aylık süre İmza tarihi, iş sözleşmesinin sona erdiği tarihten itibaren en az 1 ay sonra olmalıdır. SGK işten çıkış bildirgesi, fesih yazısı, çıkış kodu, imza tarihi Kesin hükümsüzlük
Tür ve miktarın açık yazılması Kıdem, ihbar, izin, fazla çalışma gibi kalemler ayrı ayrı ve rakamsal tutarla gösterilmelidir. İbraname metni, bordrolar, hesap pusulası Kesin hükümsüzlük veya makbuz tartışması
Noksansız banka ödemesi Yalnız yazmak yetmez; kanuni hakka göre tam ödeme banka aracılığıyla yapılmalıdır. IBAN dekontu, hesap ekstresi, banka açıklaması, bordro uyumu İbra doğmaz; varsa yalnız makbuz etkisi tartışılır

Tablonun tamamını görmek için tabloyu sağa ve sola kaydırabilirsiniz.

Bir aylık süre bakımından kritik tarih, ödeme günü değil iş sözleşmesinin sona erdiği tarihtir. İşçi 31 Mart’ta çıkarılmışsa 1 Nisan’da imzalatılan ibraname değil, ancak en erken 1 Mayıs sonrasındaki yazılı metin tartışmaya açılabilir. Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 2020/1206 E., 2020/8776 K. sayılı karar çizgisi de bu bekleme süresini koruyucu bir eşik olarak okumaktadır; “işçi zaten aynı gün parasını aldı” savunması tek başına yeterli görülmez.

Tür ve miktarın açıklığı da şekli bir ayrıntı değildir. “Tüm yasal haklarımı aldım”, “işverenden hiçbir alacağım kalmadı” veya “fazla çalışma dahil tüm alacaklarımı tahsil ettim” gibi toplu formüller, hangi kalemin hangi rakamla ibra edildiğini göstermediği için ciddi risk taşır. Kapatılan Yargıtay 22. Hukuk Dairesinin 2017/190 E., 2020/7700 K. sayılı kararında da, fazla çalışma alacağının kalem ve miktarının açıkça yazılmadığı belgenin TBK 420 şartlarını taşımadığı kabul edilmiştir.

Banka aracılığıyla ödeme şartında ise ispat yükü fiilen işverene döner. İşveren, ibranamedeki rakamların gerçekten o işçiye, o alacak kalemleri için ve noksansız biçimde ödendiğini dekontla eşleştirebilmelidir. Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 2016/23928 E., 2020/8639 K. sayılı kararında vurgulandığı gibi, banka kanalıyla ödeme ispatlanamıyorsa belge ne tam ibra ne de güvenilir mahsup zemini sağlar. Elden ödeme, şirket kasasından teslim veya yalnız bordro imzası bu şartı karşılamaz.

Karar çizgisi özeti: Yargıtay’ın son dönemdeki istikrarlı yaklaşımı, TBK 420’yi daraltarak değil sıkı uygulayarak yorumlamaktadır. Bir aylık süre fesih tarihinden başlar; alacak kalemleri ve rakamları ayrı yazılmalıdır; ödeme banka üzerinden ve eksiksiz olmalıdır. Bu şartlar yoksa belge kesin hükümsüz olur. Ödeme varsa, ancak içindeki miktarla sınırlı makbuz etkisi ayrıca tartışılır.

Geçersiz İbraname İşçi Açısından Ne Sonuç Doğurur?

Geçersiz ibraname, işçinin bütün talep hakkını otomatik kazanması anlamına gelmez; yalnızca işverenin “borç tamamen sona erdi” savunmasını zayıflatır. Sonrasında mahkeme veya arabuluculuk aşamasında gerçek alacak hesabı yapılır. Bu noktada işçinin bordroları, çalışma düzeni, fazla mesai kayıtları, izin çizelgeleri ve banka hareketleri yeniden incelenir. Dolayısıyla geçersizlik iddiası, dava stratejisinin başlangıcıdır; kendiliğinden tahsil sonucu üretmez.

Buna karşılık belgede yer alan bir miktar banka üzerinden gerçekten ödenmişse, TBK 420/3 uyarınca o tutar makbuz olarak dikkate alınabilir. Bu da şu anlama gelir: işçi “hiç ödeme almadım” diyemez; fakat “bana ödenen rakam, kıdem ve fazla çalışma toplam haklarımı karşılamıyordu” diyebilir. Dava planı hazırlanırken makbuz etkisinin hangi kalemlere ve hangi tarihteki ödemelere bağlanacağı mutlaka tablo hâlinde çıkarılmalıdır.

Arabuluculuk Anlaşması İle İbraname Aynı Şey Değildir

İş uyuşmazlıklarında en çok karıştırılan başlıklardan biri, klasik işçi ibranamesi ile arabuluculuk sonundaki anlaşma belgesidir. İş Mahkemeleri Kanunu m. 3 gereği işçi veya işveren alacağı ve tazminatına ilişkin davalarda arabulucuya başvuru dava şartıdır. Taraflar arabuluculukta anlaşırsa ortaya çıkan belge, salt işverenin hazırladığı tek taraflı ibraname gibi değerlendirilmez; hukuki niteliği itibarıyla sulh ve icra edilebilirlik sonuçları doğuran ayrı bir anlaşma zeminine oturur.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 2022/436 E., 2022/1380 K. sayılı kararında da, arabuluculuk anlaşma belgesindeki ibra hükmünün klasik TBK 420 denetimine birebir tabi tutulamayacağı vurgulanmıştır. Bunun pratik sonucu şudur: taraflar zorunlu arabuluculuk masasında, alacak kalemlerini pazarlık edip anlaşma tutanağına açıkça yazarak bir sulh düzenlemişse, bu belgeyi sıradan bir “çıkış ibranamesi” gibi geçersiz saydırmak daha zordur. Buna rağmen arabuluculuk tutanağında da hangi kalem için ne kadar ödeme ve ne zaman ifa edileceği net değilse yeni uyuşmazlık riski doğar.

Sık hata: İşverenler bazen arabuluculuğa hiç gitmeden, işçiden aldıkları standart ibranameyi “zaten sulh olduk” diye sunar. Bu savunma çoğu dosyada tutmaz. Arabuluculuk şartı gereken bir alacak davasında önce usul kapısı doğru geçilmelidir; ayrıca arabuluculuk anlaşması ile işten çıkış sırasında imzalatılan özel form birbirinin yerine kullanılamaz.

Belge türü Ne zaman düzenlenir? Asgari içerik beklentisi Başlıca risk
Klasik ibraname İş sözleşmesi sona erdikten en az 1 ay sonra Yazılı metin, alacak türü ve miktarı, eksiksiz banka ödemesi TBK 420 şartlarından biri eksikse kesin hükümsüzlük
Ödeme makbuzu içeren belge Çıkış sürecinde veya sonrasında Gerçekten ödenen tutarın banka izi ve açıklaması Yalnız ödenen miktarla sınırlı mahsup tartışması
Arabuluculuk anlaşma belgesi Dava şartı arabuluculuk sürecinde Taraf iradeleri, kalemler, vadeler, anlaşma konusu, imzalar Belirsiz düzenleme yeni icra ve yorum ihtilafı çıkarır
Feragat veya sulh beyanı Dava açıldıktan sonra da gündeme gelebilir Usulî sonuçları açıkça gösteren beyan ve yetki denetimi Yanlış beyan, hak kaybı ve vekâlet yetkisi itirazı

Tablonun tamamını görmek için tabloyu sağa ve sola kaydırabilirsiniz.

Görevli Mahkeme, Dava Şartı ve Süre Başlangıcı

İbranamenin geçersizliği nedeniyle bakiye işçi alacağı veya tazminat talebi gündeme geldiğinde görevli merci kural olarak iş mahkemesidir. İş Mahkemeleri Kanunu m. 5, 4857 sayılı İş Kanununa veya TBK’nin hizmet sözleşmesi hükümlerine tabi işçi ve işveren arasındaki iş ilişkisinden doğan her türlü hukuk uyuşmazlığında iş mahkemelerini görevli kılar. Yetki bakımından aynı Kanun m. 6 uyarınca davalının yerleşim yeri mahkemesi ile işin veya işlemin yapıldığı yer mahkemesi önem kazanır.

Usul sıralaması da en az madde şartları kadar kritiktir. İşçi alacağı ve tazminatına ilişkin davalarda arabuluculuğa başvurulmuş olması dava şartıdır. Arabuluculuk son tutanağının aslı veya onaylı örneği dava dilekçesine eklenmelidir. Bu belge eklenmezse mahkeme bir haftalık kesin süre verir; yine sunulmazsa dava usulden reddedilir. Arabulucuya hiç başvurulmadan dava açılmışsa, mahkeme başka hiçbir işleme geçmeden dava şartı yokluğundan ret kararı verir.

Süre başlığı burada iki katmanlıdır. Birincisi, ibranamenin geçerliliği için gereken bir aylık bekleme süresi, fesih tarihinden itibaren işler. İkincisi, sonradan açılacak alacak davasında tek bir “ibra davası süresi” yoktur; hangi alacak kalemi isteniyorsa ona uygulanan zamanaşımı ayrıca değerlendirilir. Bu nedenle işçi, “ibraname geçersiz çıktı, artık istediğim zaman dava açarım” diye düşünmemelidir. Ücret, fazla çalışma, izin, kıdem veya ihbar gibi her kalemin başlangıç tarihi ve zamanaşımı rejimi dosya bazında kontrol edilmelidir.

Somut örnek: İşçi 10 Ocak’ta işten çıkarılmış, aynı gün “tüm haklarımı aldım” içerikli belge imzalamış ve 25 Ocak’ta banka hesabına kıdem ile yıllık izin toplamından düşük bir toplu ödeme yatırılmış olsun. Bu senaryoda imza tarihi bir aylık eşiği aşmadığı için klasik ibraname geçerli değildir. Banka ödemesi varsa, belge ancak ödenen tutarla sınırlı makbuz etkisi yaratabilir. İşçi bakiye kıdem, izin ve varsa fazla çalışma alacakları için önce arabulucuya başvurup, anlaşma olmazsa iş mahkemesinde alacak davası açabilir.

Gerekli Belgeler ve İspat Planı Nasıl Kurulmalı?

İbra uyuşmazlıklarında dosyayı kazandıran şey çoğu zaman soyut hukuki tartışma değil, tarihler ve dekontlardır. Bu nedenle hem işçi hem işveren bakımından belge seti eksiksiz kurulmalıdır. İmzalı ibranamenin aslı veya okunabilir sureti, iş sözleşmesinin sona erdiğini gösteren belge, SGK işten ayrılış bildirgesi, bordrolar, yıllık izin kayıtları, fazla çalışma çizelgeleri, banka dekontları ve gerekiyorsa insan kaynakları yazışmaları aynı dosyada tutulmalıdır.

İşçi tarafı bakımından özellikle üç ispat noktası önemlidir. Birincisi, imzanın hangi koşullarda ve hangi tarihte atıldığıdır. Belgeye çıkış günü tarih atılmışsa veya işten ayrılışla aynı gün imzalanmışsa bu başlı başına güçlü bir itiraz sebebidir. İkincisi, bankadan gelen ödemenin açıklaması ve tutarıdır. Şirket hesabından yapılan ödemenin açıklamasında yalnız “ödeme” yazması, hangi alacak kaleminin kapandığını netleştirmez. Üçüncüsü ise talep edilen bakiye alacağın hesap planıdır; özellikle fazla çalışma, hafta tatili ve izin ücreti uyuşmazlığında yalnız geçersiz ibranameye dayanmak yetmez, asıl alacak hesabı da kurulmalıdır.

İşveren tarafı için ise risk, biçim şartlarını sonradan tamamlayabileceğini sanmaktır. Geçersiz bir ibranamenin altına daha sonra banka dekontu eklemek veya “zaten herkes neyin ödendiğini biliyordu” demek çoğu zaman yeterli olmaz. Belge baştan kalem kalem hazırlanmalı, ödeme planı aynı kalemlerle eşleştirilmelidir. Aksi halde işveren, yaptığı ödemeyi ancak genel makbuz veya mahsup savunması düzeyinde kullanabilir.

Belge listesi: 1) İmzalı ibraname veya ibrayı içeren belge, 2) iş sözleşmesi ve fesih bildirimi, 3) SGK işten ayrılış bildirgesi, 4) banka dekontları ve hesap dökümleri, 5) bordrolar ve puantajlar, 6) yıllık izin kayıtları, 7) arabuluculuk son tutanağı, 8) dava açılacaksa alacak hesap tablosu, 9) varsa tanık listesi ve yazışmalar. Bu set kurulmadan açılan dosyalarda yanlış kalem, yanlış tarih veya eksik banka izi nedeniyle ispat yükü gereksiz biçimde ağırlaşır.

Yanlış Yol, Yanlış Süre ve Yanlış İspat Riski

Bu başlıkta en sık görülen hata, geçersiz ibranameyi tek başına nihai zafer olarak okumaktır. Oysa işçi yine de hangi kalemin ne kadar eksik ödendiğini göstermelidir. İkinci büyük hata, arabuluculuğa gitmeden doğrudan dava açmaktır. Üçüncü hata ise banka hareketini yalnız toplam rakam düzeyinde sunmak, açıklama kısmını ve tarih eşleşmesini ihmal etmektir. Mahkeme, işverenin yaptığı ödemenin kıdeme mi, izin ücretine mi yoksa avans-mahsup ilişkisine mi girdiğini belge üzerinden çözmek ister.

Özellikle internetten rastgele indirilen “işçi tüm haklarını aldı” şablonları, çoğu zaman alacak kalemini ve miktarı açık yazmadığı için işverene sahte güven verir. Aynı şekilde işçi tarafında da “nasıl olsa ibraname geçersiz” düşüncesiyle zamanaşımı ve arabuluculuk prosedürünün ihmal edilmesi ciddi hak kaybı yaratır. Yanlış süre analizi, yanlış merci ve zayıf ispat planı, iyi bir maddi hak pozisyonunu dahi sonuçsuz bırakabilir.

İbra İtirazı İçeren Dava Dilekçesi İskeleti

Arabuluculukta anlaşma sağlanamamışsa ve işçi, imzaladığı ibranamenin TBK 420 şartlarını taşımadığını ileri sürerek bakiye alacak talep edecekse dilekçe omurgası net kurulmalıdır. Burada amaç, sadece “ibraname geçersizdir” demek değil; geçersizlik nedenini somut tarihler ve ödeme kayıtlarıyla bağlamak, ardından her alacak kalemini ayrı taleple mahkemenin önüne koymaktır.

Dilekçede mutlaka görünmesi gereken başlıklar: İşe giriş ve çıkış tarihleri, fesih biçimi, ibranamenin imza tarihi, banka ödemesinin tarihi ve tutarı, hangi alacak kalemlerinin eksik veya hiç ödenmediği, arabuluculuk son tutanağının tarihi, görevli ve yetkili mahkeme gerekçesi, delil listesi ve mahsup edilmesi gereken ödemelerin açık gösterimi.

Örnek olay özeti paragrafı: “Davacı işçi, davalı işveren nezdinde … tarihleri arasında çalışmış; iş sözleşmesi … tarihinde sona ermiştir. Davacıya aynı gün/aynı hafta imzalatılan ibraname, TBK 420’de öngörülen bir aylık süre dolmadan düzenlenmiş olup ayrıca fazla çalışma, yıllık izin ve kıdem tazminatı kalemlerini miktar bazında açıkça göstermemektedir. Davalı tarafından … tarihinde banka hesabına yatırılan … TL, gerçek hak tutarını karşılamadığından belge ancak ödenen miktar yönünden makbuz niteliği taşıyabilir. Arabuluculuk süreci anlaşmazlıkla sonuçlanmıştır.”

Örnek talep sonucu omurgası: “Şimdilik/hesap bilirkişi incelemesi sonrası artırılmak üzere kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti, fazla çalışma ücreti ve diğer işçilik alacaklarının davalıdan tahsiline; TBK 420 şartlarını taşımayan ibranamenin borcu sona erdirici ibra etkisinin bulunmadığının değerlendirilmesine; banka üzerinden ödenen miktarın varsa mahsup edilmesine; yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ederiz.”

Dilekçe hazırlanırken, sitemizdeki HMK 119 dava dilekçesi zorunlu unsurları yazısındaki sistematik korunmalıdır. Karşı taraf savunma verecekse cevap dilekçesi içeriği ve olası kanun yolu aşaması için de istinaf süresi şimdiden planlanmalıdır.

Pratik kontrol listesi: Arabuluculuk son tutanağını eklemeden dava açmayın. İbranamedeki imza tarihi ile SGK çıkış tarihini karşılaştırmadan sonuca gitmeyin. Dekont açıklamasını görmeden “ödeme yapılmadı” veya “ödeme tamamlandı” demeyin. Alacak kalemlerini tek toplam tutar hâlinde değil ayrı ayrı yazın. İşveren tarafından yapılan gerçek ödemeyi saklamayın; mahsup hesabını baştan kurun.

Sık Sorulan Sorular

İşten çıkış günü imzalatılan ibraname geçerli olur mu?

Kural olarak hayır. TBK 420, ibra tarihi itibarıyla iş sözleşmesinin sona ermesinden başlayarak en az bir aylık sürenin geçmiş olmasını arar. Çıkış günü veya hemen sonrasındaki imza, diğer şartlar sağlansa bile geçerlilik sorunu yaratır.

İbranamede sadece “tüm haklarımı aldım” yazıyorsa yeterli midir?

Yeterli değildir. Hangi alacak kaleminin hangi miktarla ibra edildiği açıkça gösterilmelidir. Kıdem, ihbar, fazla çalışma, izin ve benzeri kalemler ayrı ayrı yazılmadığında belge çoğu zaman TBK 420 standardını karşılamaz.

Banka ödemesi yapılmışsa ibraname otomatik geçerli sayılır mı?

Hayır. Banka ödemesi zorunlu şartlardan yalnız biridir. Yazılı şekil, bir aylık bekleme ve tür-miktar açıklığı da birlikte bulunmalıdır. Şartlar eksikse banka ödemesi ancak ödenen miktar yönünden makbuz etkisi yaratabilir.

Arabuluculuk anlaşması da TBK 420'ye göre mi değerlendirilir?

Her zaman aynı şekilde değil. Yargıtay, arabuluculuk anlaşma belgesinin hukuki niteliğini klasik çıkış ibranamesinden ayrı değerlendirmektedir. Yine de anlaşma tutanağında kalemler, miktarlar ve ödeme planı açık olmalıdır.

Geçersiz ibraname varsa işçi doğrudan dava açabilir mi?

İşçi alacağı ve tazminatı söz konusuysa önce zorunlu arabuluculuğa başvurulmalıdır. Arabuluculuk son tutanağı olmadan açılan dava usulden reddedilir. Sonrasında görevli mahkeme kural olarak iş mahkemesidir.

İşveren ödeme yaptıysa ama kalemleri yanlış yazdıysa ne olur?

Mahkeme çoğu zaman yapılan gerçek ödemeyi mahsup eder; fakat belge borcu tümüyle sona erdiren geçerli bir ibra doğurmayabilir. Bu nedenle ödeme dekontlarının açıklama kısmı ve hesap tablosu çok önemlidir.

İbraname metni, banka ödemesi veya arabuluculuk tutanağı nedeniyle hangi alacak kalemlerinin kapanıp hangilerinin açık kaldığı somut dosya üzerinden değerlendirilmelidir. Çiftçi & Partners, işçi ve işveren uyuşmazlıklarında ibraname geçerliliği, arabuluculuk stratejisi ve alacak davası hazırlığı konusunda belge bazlı hukuki analiz sunmaktadır.

İletişime geçin veya somut belgenizi inceletmek için ofisimizden randevu alın.

What do you think?

Related analyses