Fon Uyuşmazlıklarında Zararın Hesaplanması: Yanlış Fiyat ve Geç Ödeme

Taş masa üzerinde iki ayrı cam blok dizisi; fon zararında fiili sonuç ile karşılaştırma senaryosunu temsil eden mimari görsel

Bir yatırım fonu uyuşmazlığında “zarar ne kadar?” sorusu, önce “hangi yükümlülük hangi tarihte ihlal edildi?” sorusuyla başlar. Pay değerinin düşmesi, satış talimatının beklemesi, pay fiyatının yanlış hesaplanması ve kesinleşmiş iade bedelinin geç ödenmesi aynı ekonomik sonuç gibi görünebilir. Her birinin karşılaştırılacak işlemi, gerekli kaydı ve faiz başlangıcı farklıdır. Bu ayrım yapılmadan ilk yatırım tutarı ile son hesap bakiyesi arasındaki farkı doğrudan tazminat saymak, piyasa riskini ve sonradan yapılan ödemeleri gözden kaçırır. [1] [2]

Belge inceleme tarihi: 22.09.2026 (Europe/London; ilk kaynak kontrolü 20.09.2026 23.00 UTC; yayın günü yenilemesi 22.09.2026). SPK bülten dizininde bu kontrolde görülen son kayıt 2026/62’dir. 2026/62 yalnız 2026/61 A/8’deki üç aylık azami tasfiye süresini altı aya çıkarmıştır; bu süre tek tek pay sahiplerinin ödeme vadesi değildir. SPK’nın 21 Eylül açıklamasına göre diğer hükümler aynen geçerlidir; altı ay zorunlu bekleme süresi değildir ve tasfiye koşullara göre daha erken tamamlanabilir. KAP’taki fon duyuruları ise yalnız ilgili fon ve belirtilen emirler için okunur. Bu yazı, herhangi bir fonun gerçek zararını veya yatırımcının alacağını hesaplamaz. [6] [7] [8] [13]

Hesabın sırası: Uygulanacak kural ve iddia edilen aykırılık belirlenir; gerçek işlem ile aykırılık olmasaydı makul biçimde gerçekleşecek işlem aynı tarih aralığında karşılaştırılır. Pay, fiyat, nakit ve masraf kayıtları uzlaştırılır. Kesinleşmiş bir para borcu varsa ödeme ve temerrüt hesabı ayrıca kurulur. Varsayım, belge ve hukuki sonuç birbirinden ayrılır.

I. Hukuki İhlal Seçilmeden Tek Bir Zarar Formülü Kurulamaz

Fon katılma payının itibari değeri yoktur. III-52.1 sayılı Tebliğ m. 14’e göre birim pay değeri, fon toplam değerinin pay sayısına bölünmesiyle bulunur ve alım satım fiyatının temelidir. Bu değer, fon portföyündeki varlıkların ve borçların değerlemesine dayanır. Pay fiyatındaki düşüş bu nedenle önce bir yatırım sonucudur; yöneticinin hukuka aykırı işlem yaptığına dair kendi başına delil değildir. 6362 sayılı Kanun’un fon, kurucu ve portföy saklayıcısına ilişkin düzeni, işlem ve muhasebe kayıtlarının kimin elinde araştırılacağını gösterir; tek başına bir fiyat farkı veya kişisel ödeme tarihi vermez. [1] [2]

İddia portföy yönetimindeki bir kararsa, işlem günü geçerli izahname, fon stratejisi, sınır ve karar kaydı saptanır. Söz gelimi bir varlığın satın alınmasının yasak olduğu ileri sürülüyorsa, yasak gerçekten o gün bu fona uygulanıyor muydu; fon başka hangi varlığı aynı koşullarda alabilirdi; işlem hiç yapılmasaydı nakit nasıl değerlenecekti? Tazmin edilebilir fark ancak bu sorulardan sonra araştırılır. Aynı tarihte bütün karşılaştırılabilir varlıklar düşmüşse, bütün portföy kaybını tek bir karara yüklemek açıklama gerektirir.

İddia satış emrinin yanlış fiyat gününe bağlanmasıysa mesele portföyün genel performansından ayrılır. Emrin kabul zamanı, hangi hesaplamaya girdiği ve o gün yürürlükteki fon belgesi bulunur. Tebliğ m. 14 ve 15 genel fiyatlama ve pay iadesi çerçevesini kurar; fon türü ile bilgilendirme dokümanlarında ve Kurul kararında istisna bulunabilir. Nitekim TMV hakkında KAP’ın 1664420 numaralı 17 Eylül 2026 duyurusu, yeni aylık değerleme ve iade esaslarının 17 Eylül saat 13.30’dan itibaren iletilecek talimatlara uygulanacağını söyler. Bu saat, her fonun genel günlük emir kesim saati değildir; tek bir yatırımcının talimatının ne zaman alındığını da göstermez. [2] [5]

İddia hesaplanan birim pay fiyatının yanlışlığıysa, uygun değerleme yöntemi ve ilgili günün portföy tablosu incelenir. Tebliğ, birim pay değerinin fon toplam değerinin dolaşımdaki katılma payı sayısına bölünmesi yoluyla hesaplanmasına ilişkin genel çerçeveyi kurar. Bu genel hesap çerçevesi, belirli fonun belirli gün fiyatının mutlaka doğru veya yanlış olduğu anlamına gelmez. Denetim için kullanılan ham portföy girdisi, borç, dolaşımdaki pay sayısı, fiyat kaynağı, düzeltme kaydı ve fiilî alım satım tutarı gerekir. [2] [3]

Son ihtimal, iade bedelinin hukuken belirlenmiş olmasına rağmen ödenmemesidir. Burada artık yalnız fon payının sonraki piyasa değeri izlenmez; muaccel bir para borcu, yapılan kısmi ödemeler ve varsa temerrüt incelenir. Bedel henüz belirlenmemişken beklenen pay fiyatını kesin para alacağı gibi göstermek veya bedel kesinleştikten sonraki bütün piyasa hareketini ikinci kez aynı borca eklemek doğru bir başlangıç değildir. Her aşamanın tarih ve belgesi ayrı tutulmalıdır. [2] [9]

II. “İhlal Olmasaydı Ne Olurdu?” Sorusu Kayıtlarla Nasıl Sınırlandırılır?

Karşılaştırma, soyut bir “en iyi yatırım” arayışı değildir. Önce fiilî çizgi kurulur: talimatın verildiği an, kabul kaydı, ilgili fiyat hesaplaması, pay sayısı, bedelin belirlenmesi ve banka hareketleri. Sonra yalnız iddia edilen aykırılık değiştirilerek ikinci çizgi oluşturulur. Geç kabul edilen emir için varsayımsal doğru kabul anı; yanlış fiyat için doğru değerleme girdisi; yasak olduğu ileri sürülen portföy işlemi için kurala uygun makul alternatif belirlenir. Bu ikinci çizginin her halkası, mümkün olduğu ölçüde tarihli fon belgesi ve eşzamanlı piyasa verisiyle desteklenmelidir.

Bir emir daha erken işleme alınmış olsaydı farklı fiyat oluşacağı iddiasında, sistem kaydındaki saat kadar o tarihte geçerli değerleme takvimi de önemlidir. Talimatın fon nezdinde kabulü ile fiyatın hesaplandığı gün her zaman aynı değildir. TMV duyurusundaki aylık hesaplama örneği bu farkı görünür kılar. Ancak duyurudaki 17 Eylül 13.30 geçişi, duyurudan önce verilmiş her emrin aynı fiyatla sonuçlandığını veya sonra verilen her emrin belirli bir kişiye hangi gün ödeneceğini kanıtlamaz. KAP metni, işlem kayıtlarıyla birleştirilmeden kişisel alacağa dönüştürülemez. [5]

Yanlış fiyat iddiasında da sonuç “doğru fiyat eksi yanlış fiyat” kadar basit olmayabilir. Hata fon toplam değerindeki varlık fiyatından mı, borç tahakkukundan mı, pay sayısından mı kaynaklandı? Düzeltme geriye dönük olarak uygulandı mı? Pay sahibi o tarihte alış mı satım mı yaptı? Aynı hata birden fazla güne ve başka pay sahiplerine yansımış olabilir. Hesap, ilgili kişinin fiilî işlem yönü ve gerçek nakit akışı bilinmeden tek bir ekran fiyatıyla yapılamaz. Değerleme girdileri ile varsa kontrol ve mutabakat kayıtları bu yüzden önem taşır. [2] [3]

Portföy yönetimine yönelik iddiada piyasa hareketi iki senaryoya da uygulanmalıdır. İhlal olmasaydı portföyde bulunacak varlığın o tarihte gerçekten alınabilir olması, büyüklük ve likidite yönünden makul bir varsayımdır. Sonradan çok yükselen varlığı seçip onu zorunlu alternatif saymak hesap değil, geçmişe bakarak sonuç seçmektir. Uzmanın gösterebildiği kesin veri, makul varsayım ve erişilemeyen kayıt ayrı işaretlenirse mahkeme de hangi farkın delilden, hangisinin modelden çıktığını görebilir.

III. Kesinleşmiş Tutar ile Henüz Gerçekleşmemiş Kayıp Nasıl Ayrılır?

Yatırımcının hesabında hâlâ pay bulunuyorsa görünen değer kaybı, belirli tarihteki değerleme sonucudur. Payların satıldığı, iade bedelinin kesinleştiği veya yanlış fiyatla alım satım yapıldığı durumlarda ise tutarı destekleyen işlem fişi ve nakit hareketi vardır. Bu, satılmamış pozisyondaki zarar iddiasının hiçbir koşulda ileri sürülemeyeceği anlamına gelmez; yalnız değerleme günü, gelecekteki fiyat yolu ve telafi biçimi hakkında daha fazla varsayım gerektirdiğini gösterir. Kesinleşmiş alacak ile tahmin edilen gelecekteki zararı aynı kesinlikte yazmak yanıltır.

Aşağıdaki 100 pay örneğindeki bütün tutarlar kurgusaldır; gerçek bir fonun fiyatı, kişisel alacak veya mahkemece belirlenmiş zarar değildir. Bir kişi 100 payı iade etmiş olsun. O emre uygulanması gereken fiyatın 10 TL, fiilen kullanılan fiyatın 9 TL olduğu, her iki fiyatın da belgelendiği varsayılırsa ilk fiyat farkı 100 × (10 − 9) = 100 TL’dir. 10 TL’nin gerçekten doğru fiyat olup olmadığı, fiyatın hangi emre uygulandığı, pay sayısı ve sonraki düzeltme/ödeme ispatlanmadan bu 100 TL yalnız bir hesap örneğidir. Fiyat farkı ödenmişse aynı 100 TL’yi tekrar “piyasa kaybı” diye eklemek mükerrer olur.

Başka bir kurguda doğru iade bedeli 1.000 TL olarak kesinleşmiş ve 400 TL kısmen ödenmiş olsun. Esas para bakımından arta kalan 600 TL’dir. 400 TL’nin ödendiği gün, ödemenin hangi borç kalemine sayıldığı ve o güne kadar işlemiş faiz ayrı saptanır. İlk 1.000 TL üzerinden bütün dönem boyunca faiz yürütmek, 400 TL’nin ifasını hesaba katmaz; ödemenin niteliği ve mahsup sırası görülmeden kalan anapara da kesin ilan edilemez. Bu iki kurgu birbirine alternatif hesap modelleridir; aynı olaydaki toplam hakka otomatik olarak 100 + 600 TL yazılamaz. [9]

Tamamen kurgusal 100 pay örneğinde varlık, borç ve ödeme uzlaşımı
İncelenen kalemKurgusal kayıtAyrıca doğrulanacak konu
İade edilen pay100 payHesap ve emir kaydında gerçek pay adedi
İddia edilen doğru fiyat10 TLFiyat günü, varlık/borç/pay tablosu ve uygulanacak sürüm
Fiilen kullanılan fiyat9 TLİşlem fişi ve ödeme kaydı
İlk fiyat farkı100 TLDüzeltme, komisyon ve daha önce yapılan telafi
Ayrı gecikme kurgusu1.000 TL borç; 400 TL ödemeMuacceliyet, ödeme günü, mahsup ve kalan tutar

Fonun bilançosundaki varlık ve yükümlülüklerin değeri, dolaşımdaki pay sayısı ve yatırımcının pay adedi farklı düzlemlerdir. Bir portföy varlığındaki 100 TL düzeltme, doğrudan tek yatırımcıya 100 TL yazılamaz; önce fon toplam değerine ve pay fiyatına etkisi, sonra ilgili işlemdeki pay adedi görülür. Masraf ve giriş/çıkış komisyonu da yalnız gerçekten uygulandığı ve hukuken ilgili olduğu ölçüde net sonuca girer. III-52.1 m. 15 komisyonun fon belgelerinde ve KAP’ta ilanını düzenler; varsayımsal “standart kesinti” eklemek için gerekçe vermez. [2]

IV. Temerrüt Faizi, Kanuni Oran ve Aşkın Zarar Ayrı Sorulardır

Ödeme gecikmesinde önce iade bedelinin ne zaman para borcu hâline geldiği ve ne zaman muaccel olduğu bulunur. Türk Borçlar Kanunu m. 117’de genel kural, muaccel borç için alacaklının ihtarıyla temerrüttür; ifa günü taraflarca belirlenmişse veya usulüne uygun bildirimle belirlenmişse günün geçmesiyle temerrüt doğabilir. Fonun ilanındaki hesaplama günü, bedel ödeme günü, gerçek emir ve olası özel Kurul kararı aynı belgede bulunmayabilir. Bunlar okunmadan “talimat gününden faiz” veya “tasfiye bülteni gününden faiz” demek güvenilir değildir. [9] [5]

Oran da dönemden bağımsız seçilemez. TBK m. 120, sözleşmede kararlaştırılmayan yıllık temerrüt faizini faiz borcunun doğduğu tarihteki mevzuata bağlar. 3095 sayılı Kanun m. 2, sözleşmede aksi yoksa para borcunda m. 1’e göre temerrüt faizi ve ticari işler için şartları varsa TCMB kısa vadeli avans oranını düzenler. Ancak 7589 sayılı Kanun m. 10, 3095 m. 1’i 31 Temmuz 2026’dan itibaren değiştirmiştir: sözleşmede belirlenmeyen kanuni faiz, önceki yılın 31 Aralık günündeki TCMB kısa vadeli kredi reeskont oranının yüzde seksenine bağlanır; 30 Haziran oranı en az beş puan farklıysa yılın ikinci yarısı için o günün oranının yüzde sekseni alınır. Eski sabit oranı 2026’nın tümüne yaymak doğru değildir. TCMB’nin tarihli reeskont ve avans serisi, dönem hesabında ayrı kontrol edilmelidir. Somut dosyada kanuni, ticari veya sözleşmesel faizin hangisinin uygulanacağı belirlenmeden burada tek bir talep oranı verilmez. [9] [10] [11] [12]

Faiz için bir tablo hazırlanırken her satırda başlangıç, bitiş, o aralıktaki kalan anapara, uygulanacak oran ve ödeme bulunmalıdır. Geçmiş döneme sonradan yürürlüğe giren oran gelişigüzel uygulanmamalı; 31 Temmuz 2026 değişikliği ile 30 Haziran kontrol noktası özellikle görünür olmalıdır. Kesin hesap, tarafların faiz anlaşmasını, borcun hukuki niteliğini, muacceliyeti ve kısmi ödemeleri gerektirir. TCMB tablosunda görülen reeskont ve avans oranları birbirinin adı değildir; kanuni faiz ile ticari temerrüt seçeneğinde farklı rolleri vardır. [10] [11] [12]

TBK m. 122’deki aşkın zarar, “faiz yetmedi” cümlesinden otomatik çıkmaz. Temerrüt faizini aşan somut zarar ve nedensellik gösterilmelidir; hüküm, borçlunun kusursuzluğunu ispatına ilişkin ayrıca bir düzenleme içerir. Örneğin gecikme yüzünden belirli bir zorunlu finansman maliyeti ileri sürülüyorsa, borç alınması, tutar, vade, ödeme ve bu maliyetin gecikmeyle bağlantısı dosyada görülebilmelidir. Genel enflasyon rakamını veya fonun sonraki fiyat değişimini doğrudan aynı tutarda aşkın zarar saymak bu ispatın yerini tutmaz. Faiz, asli borç ve aşkın zarar ayrı satırlarda izlenir; aynı ekonomik kayıp iki satırda tahsil edilecekmiş gibi toplanmaz. [9]

Bedel kesinleştikten sonraki piyasa hareketi ile ödeme gecikmesinin ayrıntılı ayrımı için iade bedeli sonrası piyasa kaybı ve ödeme gecikmesi incelemesi ayrıca okunabilir. Oradaki yöntem de kişisel ödeme kaydı olmadan bir alacak tutarı vermez.

V. Mükerrer Talep ve Netleştirme Nasıl Önlenir?

Bir zarar tablosunun iki kez saymaya en açık yeri, pay fiyatı ile nakit akışının karıştırılmasıdır. Doğru fiyatla iade bedeli hesaplanıp fiyat farkı isteniyorsa, aynı yanlış fiyat yüzünden doğan eksiklik tekrar “portföy zararı” başlığına eklenemez. Kesinleşmiş bedel geç ödenmişse faiz hesabı yapılabilir; fakat aynı dönem için sırf fon daha sonra yükseldi diye otomatik ikinci bir pay değeri talebi kurulamaz. Böyle bir ek zarar iddiası varsa ayrı hukuki dayanak, ayrı karşılaştırma ve çifte sayımı önleyen mahsup gerekir.

Kısmi tasfiye dağıtımı da bu nedenle dosyadan silinmez. SPK’nın 2026/61 bülteni tasfiye sürecine ilişkin usulü düzenler; 2026/62 A/1 yalnız A/8’deki üç aylık azami tasfiye süresini altı aya çıkarır. SPK’nın 21 Eylül açıklamasına göre diğer hükümler aynen geçerlidir ve tasfiye koşullara göre daha erken tamamlanabilir. Bu belgeler, ne her yatırımcıya aynı günde ödeme yapıldığını ne de kısmi ödeme alanın başka bir hukuki iddiadan kendiliğinden feragat ettiğini söyler. Alınan tutarın hangi pay, hangi alacak ve hangi tarihle ilişkili olduğu belirlenir. Borcu veya aynı ekonomik zararı karşılayan ödeme, kalan talepte hesaba katılır; ayrı dayanaklı, ispatlanan bir zarar varsa yalnız varlığı kısmi ödeme yapıldı diye yok sayılmaz. İbra, sulh ve ödeme açıklaması varsa ayrıca incelenir. [6] [7] [13]

Özel tasfiye düzeninin fon bazlı sorularla nasıl ayrılacağı için Tera fonları, iade ve tasfiye incelemesi okunabilir. Bir kurucuya veya fon grubuna ait duyuru, başka bir fonun ödeme takvimine taşınamaz.

Vergi ve masrafın netleştirilmesi de otomatik yüzde indirim değildir. Fiilî işlemde yapılan kesinti, karşı olguda yapılacak kesinti ve sonradan iade edilen tutar aynı para birimi ve tarih temelinde karşılaştırılır. Brüt bir değeri net ödeme ile kıyaslamak farkı olduğundan büyük gösterir. Buna karşılık hiç doğmamış bir vergi veya komisyonu varsayıp kaybı keyfî biçimde azaltmak da yanlıştır. Uzman, her masraf satırına belge, hukuki ilişki ve uygulanan tarih koymalıdır.

Birbirini izleyen yüzde kayıplar da toplanmaz. Bu da tamamen kurgusal aritmetiktir: 100 birim önce yüzde 20 düşerse 80, sonra kalan 80 üzerinden yüzde 25 düşerse 60 olur. Toplam kayıp yüzde 45 değil yüzde 40’tır. 60’ın yeniden 100’e çıkması için gerekli artış 40/60, yani yaklaşık yüzde 66,67’dir. Bu matematik fonun neden düştüğünü, hukuki ihlali veya telafi yükümlülüğünü kanıtlamaz. Yalnız hesap tablosunda başlangıç ve ara tabanların doğru kullanılmasını sağlar.

VI. Bilirkişi İncelemesinde Hangi Veri ve Alternatif Açıklama Görünmeli?

İnceleme sorusu dar kurulmalıdır: Belirli tarihte hangi emre hangi fiyat uygulanmalıydı; ilan edilen fiyatın hangi girdisi tartışmalı; kesinleşmiş bedel hangi gün ödenmeliydi; fiilen ne kadar ödendi? “Bütün fon kaybını hesaplayın” talebi, ihlal ve nedensellik seçimini bilirkişinin varsayımına bırakır. Dosyanın ilk sayfasında fonun tam unvanı, varsa yalnız doğrulanmış kodu, işlem dönemi ve incelenen belge sürümü yazılmalıdır. Bu yazıda herhangi bir fon için bilinmeyen kod veya kişisel işlem tarihi üretilmemektedir.

Hesap incelemesinde veri–varsayım–kontrol ayrımı
KalemAranacak kayıtKontrol
Kural ve sürümİşlem tarihli izahname, fon belgesi, KAP ve SPK kararıSonraki düzenleme geriye taşınmasın
Emir ve payTalimat saati, kabul kaydı, pay adedi, işlem fişiFiyat günüyle eşleştirilsin
DeğerlemeVarlık, borç, pay sayısı, fiyat kaynağı, düzeltmeFon toplam değeri ve birim pay uzlaşsın
Nakit ve ödemeBorç tahakkuku, banka dekontu, kısmi dağıtımAynı tutar iki kez talep edilmesin
Karşı olguMakul alternatif işlem ve eşzamanlı piyasa verisiPiyasa etkisi ile iddia edilen ihlal ayrılsın
FaizMuacceliyet, ihtar/ifa günü, dönemsel TCMB oranıKalan anapara ve oran dönemi ayrılsın

Raporda farklı sonuca götürebilecek açıklamalar da yazılmalıdır: fiyatın değişmesi piyasa hareketinden mi, yanlış varlık girdisinden mi; emrin sonraki güne kalması geç iletimden mi, fonun geçerli değerleme takviminden mi; ödeme eksikliği henüz bedel hesaplanmamasından mı, kesinleşmiş borcun ifa edilmemesinden mi kaynaklanıyor? Kamuya açık KAP ve SPK belgeleri kural ile duyuruyu gösterir. Kişiye ait emir, pay ve banka kayıtları kamuya açık değildir; özel veriler yayımlanarak veya başka yatırımcılardan iletişim bilgisi toplanarak bu eksik kapatılmamalıdır. [2] [3] [5]

Güncel olayla tarihsel rapor da ayrılır. 2025 tarihli bağımsız denetim raporu veya Haziran 2026 performans tablosu, kendi dönemindeki varlık, risk ve yöntemi açıklayabilir; Eylül 2026’daki kişi bazlı iade tutarını, fon nakdini veya kesin borcu ispatlamaz. Bu yazı böyle raporlardan güncel fiyat veya ödeme sonucu çıkarmamaktadır. Son bülten ve fonun son KAP duyurusu da yayımdan önce yeniden okunmalıdır. [8]

Sık Sorulan Sorular

Fonun fiyatı düştüyse tamamı tazmin edilebilir zarar mıdır?

Hayır. Önce belirli kural veya yükümlülük ihlali, sonra bu ihlal olmasaydı makul sonuç gösterilir. Genel piyasa düşüşü ile iddia edilen ihlalin etkisi ayrılır. [1] [2]

Ardışık yüzde 20 ve yüzde 25 kayıp yüzde 45 midir?

Hayır. 100 birim önce 80’e, ardından 60’a iner; toplam kayıp yüzde 40’tır. Yeniden 100’e çıkış için 60 üzerinden yaklaşık yüzde 66,67 artış gerekir. Bu yalnız kurgusal aritmetiktir, hukuki zarar tespiti değildir.

Yanlış pay fiyatındaki fark nasıl incelenir?

İlgili emre uygulanacak doğru fiyat, fiilen kullanılan fiyat, pay sayısı, fon toplam değerinin girdileri ve varsa düzeltme ile ödemeler birlikte uzlaştırılır. Ekrandaki tek fiyat, kişisel alacağı kanıtlamaz. [2] [3]

Kısmi tasfiye ödemesi başka talebi kendiliğinden bitirir mi?

Tek başına bitirdiği söylenemez. Ödeme aynı borç ve zarara ne ölçüde karşılık geliyorsa hesaba katılır; ibra veya sulh varsa ayrıca incelenir. Ayrı iddianın dayanağı ve zararı ayrı ispatlanmalıdır. [6] [7]

Temerrüt faizi hangi günden ve hangi oranla hesaplanır?

Önce bedelin kesinleşmesi, muacceliyet, ihtar veya belirlenmiş ifa günü ve kısmi ödemeler saptanır. Oran, borcun niteliği ile her dönemin yürürlükteki kuralına göre seçilir; 3095 m. 1, 31 Temmuz 2026’da değişmiştir. [9] [10] [11]

SPK bültenindeki altı ay, bana yapılacak ödeme günü müdür?

Hayır. 2026/62 yalnız 2026/61 A/8’deki üç aylık azami tasfiye süresini altı aya çıkarır. SPK’nın 21 Eylül açıklamasına göre diğer hükümler değişmez; altı ay zorunlu bekleme süresi değildir. Kişisel ödeme için ilgili fon duyurusu, talimat, bedel ve ödeme kaydı gerekir. [6] [7] [13]

Sonuç

Fon uyuşmazlığında zarar hesabı, bir fiyat grafiğinin başlangıcı ve sonu arasındaki farktan ibaret değildir. İddia edilen ihlal ve uygulanacak tarihli kural, fiilî işlem, makul karşılaştırma, pay ve nakit uzlaşımı ayrı kurulmalıdır. Yanlış fiyat farkı, kesinleşmiş iade borcu, faiz ve olası aşkın zarar aynı tutarı iki kez içermeyecek biçimde gösterilir. 7589 sayılı Kanun’un 2026 faiz değişikliği ile SPK’nın 2026/62 süre değişikliği, eski hesap şablonlarının tarih kontrolü yapılmadan kullanılmaması gerektiğini ayrıca gösterir. [2] [7] [10]

İncelemenin sınırı

Bu metin kamuya açık hukuk ve hesap yöntemini açıklar. Belirli fon, kurum veya kişi hakkında ihlal ve tahsil sonucu ilan etmez; yatırım tavsiyesi veya yatırımcı bilgisi toplama çağrısı içermez.

Kaynaklar

  1. Mevzuat Bilgi Sistemi, 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu güncel konsolide metni, m. 53–55; fon malvarlığının ayrılığı, Kurulun değerleme ve geri alım fiyatı kuralları ile portföy yönetim şirketi düzeni, 22.09.2026 erişimi.
  2. SPK Mevzuat, Yatırım Fonlarına İlişkin Esaslar Tebliği (III-52.1), özellikle m. 14–15; birim pay değeri, pay iadesi, komisyon ve Kurul istisnası çerçevesi.
  3. SPK, Yatırım Fonlarına İlişkin Esaslar Tebliği (III-52.1), m. 14, fon toplam değeri ve birim pay değeri için genel hesap çerçevesi; belirli fonun belirli gün fiyatının doğruluk tespiti değildir.
  4. SPK, Yatırım Fonlarına İlişkin Rehber, 28.08.2026 değişikliği, özellikle 4.3/7. Fon ve tarihe özgü değerleme/iade değişikliği ayrıca KAP’tan okunur.
  5. KAP, TMV 1664420 numaralı 17.09.2026 düzeltme duyurusu, saat 13.30 geçişi ve ilgili fonun aylık fiyat/iade esasları; başka fonun genel kesim saati veya kişisel ödeme kanıtı değildir.
  6. SPK, 2026/61 sayılı 17.09.2026 Bülten, tasfiye usulü A bölümü; A/8’deki ilk üç aylık azami süre /62 ile değiştirilmiştir.
  7. SPK, 2026/62 sayılı 20.09.2026 Bülten, A/1, 59/1710 sayılı karar; /61 A/8 azami tasfiye süresinin altı ay olarak değiştirilmesi.
  8. SPK, 2026 yılı bülten dizini, 22.09.2026 doğrudan kontrol; bu kontrol anında /62 üst sıradadır, yayın anında yeniden bakılmalıdır.
  9. Mevzuat Bilgi Sistemi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu güncel konsolide metni, m. 117, 120 ve 122; muacceliyet, temerrüt faizi ve aşkın zarar hükümleri, 22.09.2026 erişimi.
  10. TBMM, 7589 sayılı Kanun kabul metni, m. 10 ve 26; 3095 m. 1’deki 2026 değişikliği ve yayım tarihinde yürürlük. Adalet Bakanlığı, Resmî Gazete 31.07.2026/33326 bilgisi.
  11. Mevzuat Bilgi Sistemi, 3095 sayılı Kanun güncel konsolide metni, m. 1–2; 7589 m. 10 değişikliğini işleyen kanuni faiz formülü ile temerrüt ve ticari işlerdeki şartlı avans faizi seçeneği, 22.09.2026 erişimi.
  12. TCMB, Reeskont ve Avans Faiz Oranları, 20.12.2025 satırına kadar yayımlanan tarihli oran dizisi; somut faiz hesabı için uygulanacak gün ve oran türü ayrıca seçilir.
  13. SPK, Tasfiye Konusu Fonlara İlişkin Süre Düzenlemesi, 21.09.2026. Yalnız A/8’deki üç aylık azami sürenin altı aya çıkarıldığını, diğer hükümlerin değişmediğini, altı ayın zorunlu olmadığını ve tasfiyenin daha erken tamamlanabileceğini açıklayan resmî duyuru.

Tags

Ne düşünüyorsunuz?

Bağlantılı analizler