Fon payı kredili işlem hesabında teminat olarak görünüyorsa, tasfiye sırasında payın karşılığına düşen nakdin serbestçe çekilip çekilemeyeceği yalnız “fon tasfiye edildi” bilgisiyle cevaplanamaz. Önce hangi borcun hangi kişiye ait olduğu belirlenir. Fonun portföy işlemlerinden doğan borcu, yatırımcının aracı kuruma olan kredi borcu ve yatırımcının fon payından doğan dağıtım hakkı farklı kayıtlardır. Teminatın kapsamı ile nakdin fiilen hangi hesaba aktarıldığı da ayrı sorulardır. SPK’nın 2026/61 sayılı özel kararında fonun borçları ile pay üzerindeki rehin ve diğer takyidatlar ayrı mutabakatlara bağlanmıştır. [1] [4]
Belge inceleme tarihi: 21.09.2026. Bu tarihte SPK bülten dizininde son görülen sayı 2026/62 idi. Bu karar 2026/61 A/8’deki özel tasfiye için öngörülen azami süreyi üç aydan altı aya çıkardı. SPK’nın 21 Eylül açıklamasına göre yalnız bu süre değişmiş, diğer hükümler yürürlükte kalmış ve altı aylık süre zorunlu olmayıp tasfiye daha önce tamamlanabilir. Karar ve açıklama kişisel kredi borcunun vadesini, teminat sözleşmesini veya yatırımcı için belirli ödeme gününü saptamadı. KAP’ın 18.09.2026 tarihli 1665136 numaralı duyurusu genel tasfiye usulünü aktarır; bir yatırımcının kredi, rehin veya nakit hareketini göstermez. Burada hiçbir fonun bireysel duyuru günü ya da herhangi bir kişinin ödeme tarihi doğrulanmış kabul edilmez. [1] [2] [3] [10] [11]
Başlangıç ayrımı: “Kredi limiti var”, “kredi kullanılmış”, “fon payı özkaynak kabul edilmiş” ve “pay üzerinde geçerli teminat kaydı kurulmuş” ifadeleri aynı olayı göstermez. Kullanılan anapara, işlemiş faiz, teminat verilen pay adedi, sözleşmenin tarafları ve MKK alt hesap hareketi birlikte görülmeden nakit üzerinde mahsup veya serbest çekim sonucu kurulamaz. [5] [6] [7]
I. Fonun Borcu ile Yatırımcının Kredi Borcu Ayrı Hesaplarda Doğar
Bir yatırım fonu kendi portföyü için kredi kullanmış olabilir. Aynı fondan pay sahibi bir yatırımcı da aracı kurumdan sermaye piyasası araçlarının kredili alımı amacıyla kredi kullanmış olabilir. Her iki işlemde “kredi” sözcüğü geçmesi, alacaklıyı, borçluyu ve teminatı aynı kişi hâline getirmez. 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu m. 53, fon malvarlığını portföy yönetim şirketi ile saklayıcının malvarlığından ayırır; fon adına ve içtüzük koşuluyla kullanılan krediyi ayrıca ele alır. Aynı maddenin dördüncü fıkrası, portföy yönetim şirketinin üçüncü kişiye borcu ile fonun o kişiden alacağının birbirine mahsup edilemeyeceğini düzenler. Bu hüküm, bireysel yatırımcının aracı kurumla ilişkisindeki bütün mahsup sorularını tek başına çözmez; önce hangi malvarlığının ve hangi tarafların karşı karşıya olduğu belirlenmelidir. [4]
2026/61 A/3’te mutabakatı istenen borç ve alacaklar, fonun repo, ters repo, para piyasası, mevduat, kullanılan kredi ve benzeri portföy işlemlerinden doğan kalemleridir. Mutabakatın tarafları önceki saklama kuruluşu, görevlendirilen banka ve Takasbank olarak sayılır. Yatırımcının aracı kurumdaki bireysel kredi bakiyesi bu cümleye yerleştirilip “fon borcu” diye açıklanamaz. A/2’deki MKK–banka mutabakatı ise yatırımcı sicilindeki pay adedini, rehin ve haciz gibi takyidatları ve gerçekleşmemiş emirleri konu alır. Kurumlar arası iki ve on iş günlük bu işlemler, kişisel kredi borcunun muacceliyet veya ödeme süresi değildir. [1]
A/5, fon varlıkları nakde dönüştükçe bankanın belirlediği dönemlerde tutarın mutabık bireysel saklama hesaplarına pay oranında aktarılmasını öngörür. Bu düzenleme pay sahipliği esaslı dağıtım akışını açıklar. Fakat bir pay üzerinde geçerli teminat bulunup bulunmadığı, hesabın serbest bakiyesi ve aracı kurumun nakit karşılığına dayanan somut iddiası aynı kararda bireysel düzeyde karara bağlanmaz. Bankanın görevlendirilmesi de yatırımcının aracı kuruma olan kişisel borcunu bankanın veya fonun borcuna dönüştürmez. Fonların genel tasfiye ve ödeme düzenini ele alan Tera fonları incelemesi bu kurumsal aşamaları daha geniş anlatır; burada incelenen ayrı mesele yatırımcının kredi teminatıdır. [1] [4]
II. Teminat Sözleşmesi Hangi Payı ve Hangi Borcu Kapsıyor?
Seri: V, No: 65 sayılı Tebliğ m. 12, yatırım fonu katılma paylarını kredili işlem hesabında özkaynak olarak kabul edilebilecek varlıklar arasında sayar; fon türüne göre farklı değerleme oranları öngörür. Bu, her yatırımcının her fon payının fiilen teminata verildiğini veya azami kredi limitinin tamamının kullanıldığını kanıtlamaz. Tebliğ m. 17’de hesaplamaya esas alınan kalem açılmış kredi tutarı ile günlük tahakkuk etmiş faizdir. Yalnız tanımlı limit, kullanılan borç yerine yazılamaz. Ayrıca fon payının özkaynak sayılması, belirli payın MKK’da rehin veya teminat alt hesabına gerçekten kaydedildiği sorusundan ayrıdır. [6]
Kaydi sermaye piyasası aracını konu alan teminat sözleşmesi 6362 sayılı Kanun m. 47’ye göre yazılı yapılır. Sözleşme, mülkiyetin teminat verende mi kalacağını yoksa kanuni usulle teminat alana mı geçeceğini belirleyebilir; bu konuda hüküm yoksa mülkiyetin geçtiği varsayılmaz. Kaydileştirme Tebliği II-13.1 m. 22, teminat ve rehin tesisinin dayanak belgeler üzerine ilgili üye tarafından MKK kayıtlarına yansıtılmasını; mülkiyetin kime ait olduğuna göre alt hesapta farklı biçimde izlenmesini düzenler. MKK da canlı açıklamasında kaydın hem araç sahibi hem hak lehtarı bazında tutulduğunu söyler. Sözleşmenin varlığı, hangi payın rehinli olduğu ve kaydın tarihi bu yüzden birlikte okunmalıdır. [4] [5] [8]
Rehin veya teminatın kapsamı her sözleşmede aynı olmak zorunda değildir. Belli sayıdaki katılma payı mı, bütün portföy mü, payın kâr veya itfa hakkı mı ve borcun hangi kısmı güvenceye alınmıştır? Bu soruların cevabı yalnız hesap ekranında “blokeli” sözcüğünün görünmesinden çıkmaz. MKK alt hesap kaydı hukuki ilişkiyi izlemenin önemli bir parçasıdır; sözleşmenin tarafı, güvence altındaki alacak ve varsa sonradan kaldırma işlemi ayrıca görülmelidir. Teminat veren pay sahibi ile teminat alan aracı kurum veya banka, fonun kendisiyle karıştırılmamalıdır. [4] [5] [8]
Tebliğ m. 21, aracı kurumun müşterilerine kullandırmak için kendisinin başka bir kurumdan kredi almasını ayrıca düzenler. Bu yol kullanılmışsa aracı kurumun kredi veren kuruma verdiği sermaye piyasası aracı, yalnız ilgili müşteriye kullandırılacak kredinin teminatı olabilir. Böyle bir ikinci finansman zinciri, yatırımcının aracı kuruma borcundan ve yatırımcının fon payı hakkından ayrı belgelenir. Yatırımcının ekranında yalnız “kredi” yazması, m. 21 kapsamındaki ikinci kredi kuruluşunun gerçekten bulunduğunu veya belirli fon payının ona devredildiğini göstermez. [6]
III. Fon Payı Nakde Dönüşürse Teminat Kendiliğinden Serbestleşir mi?
Payın tasfiye karşılığının hesaplanması ile bu karşılık üzerinde tasarruf edebilme farklı aşamalardır. 2026/61 A/2’nin takyidatı ayrıca mutabakata alması, özel tasfiye kararıyla bütün rehinlerin silindiği varsayımına aykırıdır. A/5’in “bireysel saklama hesabı” ifadesi ise nakdin her durumda aracı kurumun kredi hesabına mahsup edilmesi emri değildir. Payın karşılığına doğan nakit üzerinde hak kimin, teminatın kapsamı ve sonradan oluşan ödeme kaydı birlikte incelenir. 6362 sayılı Kanun m. 53/3’ün tasfiyede fon malvarlığından yalnız katılma payı sahiplerine ödeme yapılabileceğine ilişkin kuralı da rehin alacaklısına genel bir doğrudan fon ödemesi başlığı yaratmaz. [1] [4]
MKK’nın 2026 tarihli MKS İş ve Bilişim Uygulama İlke ve Kuralları Yönergesi I.2.9/7–9, olağan MKS fon itfa ve kupon akışında özel kayıt sonuçları açıklar: rehinli bakiye için itfa ödemesi yapılmaz; rehinli payın kupon tutarı rehin kaydının bulunduğu üyeye aktarılır; üzerinde rehin bulunmayan hacizli pay için ise itfa ödemesi oluşturulur. Son durum, hacizli nakdin serbestçe çekilebilir olduğunu söylemez. Daha önemlisi I.2.9, fon kurucusunun MKS’ye ödeme tarihi ve verileri bildirdiği olağan itfa/kupon sürecini tarif eder. 2026/61 A/5’teki bankanın özel tasfiye aktarımının aynı teknik kanaldan yürütüldüğü, yalnız bu yönergeden çıkarılamaz. Özel süreç için ilgili MKK ve banka işlem kaydı gerekir. [1] [7]
2026/61 A/6 da başka bir ayrımdır. Bu bent, tarif edilen TEFAS üzerinden verilmiş fakat gerçekleşmemiş iade emirleri karşılığındaki tutarı fon hesabına borç kaydederek A/5 nakdinden öncelikle öngörür. Her kredili hesap bakiyesini, her TEFAS dışı emri veya pay üzerindeki özel teminatı bu fon borcu önceliğine sokmaz. Fonun A/6 borcu olarak bir tutarın doğduğu ileri sürülüyorsa emrin kanalı, alındı zamanı, gerçekleşme durumu ve fon hesabı kaydı ayrıca gösterilmelidir. Müşterinin kişisel kredi alacağı ise aracı kurum kayıtlarında ayrıca izlenir. [1]
IV. Kredi Muaccel Olduğunda Mahsup Hangi Yolla Tartışılır?
Kredili işlemin çerçeve sözleşmesi, kredi süresi, özkaynak tamamlama bildirimi, kullanılan anapara ve faiz dökümü olmadan “borç muaccel” denemez. Seri: V, No: 65 sayılı Tebliğ m. 22, bildirimden sonra özkaynağın süresinde tamamlanmaması, sözleşmedeki kredi süresinin bitmesi ve işleme konu aracın ilgili listeden çıkarılması gibi muacceliyet hâllerini sayar. Aynı madde, muaccel krediye karşılık özkaynak kıymetlerinin nakde dönüştürülmesi veya aracı kurum hesabına geçirilmesini sözleşmede hüküm bulunmasına bağlar ve değerleme kuralını gösterir. Tasfiye kararı verilmiş bir fonun hangi somut sözleşme hükmüyle ve hangi değer üzerinden işleme konu olacağı, otomatik olarak m. 22’den hesaplanmaz. [6]
Teminattan alacağın karşılanması, genel anlamdaki alacak takasıyla da eş anlamlı değildir. 6362 sayılı Kanun m. 47/4, kaydi araç teminatında mülkiyetin hangi tarafta olduğuna göre teminatın paraya çevrilmesi veya değerin borçtan düşülmesine ilişkin özel hakları düzenler; alacak karşılandıktan sonra artan değerin teminat verene iadesini ister. Bu hükmün uygulanabilmesi için geçerli yazılı teminat sözleşmesi, ilgili MKK kaydı, alacağın dayanağı, kullanılan yöntem ve değerleme incelenir. Teminata verilmemiş payı veya başka yatırımcının payını sırf aynı fon tasfiye edildi diye m. 47 kapsamında aracı kurumun alacağına yazmak mümkün değildir. [4] [5]
Bir kuruluş ayrıca “nakit alacağınızı kredi borcunuzla takas ettik” diyorsa 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 139’un karşılıklılık ve her iki borcun muaccel olması şartları ile m. 143’ün takas iradesinin karşı tarafa bildirilmesi koşulu değerlendirilir. Bu nedenle kimin kime hangi tutarda borçlu olduğu önemlidir: fonun pay sahibine karşı dağıtım yükümlülüğü, bankanın özel tasfiye aktarım görevi ve aracı kurumun müşteriden kredi alacağı kendi başlarına aynı iki kişi arasında karşılıklı borç oluşturmaz. Nakdin aracı kurumun müşteri hesabına geçmesi, sözleşme ve hesap ilişkisine göre ayrıca değerlendirilir. Takas ileri sürülmesi ile teminatın usulüne uygun paraya çevrilmesi farklı iddia ve belge yollarıdır; hesap ekstresindeki tek bir “mahsup” satırı hangisinin kullanıldığını açıklamayabilir. [1] [4] [9]
TBK m. 144/1, tevdi edilmiş eşyanın geri verilmesine veya bedeline ilişkin alacaklarda, takas hakkı doğduktan sonra alacaklının rızasını ayrıca arar. Müşteri hesabındaki belirli nakit alacağının bu sınıfa girip girmediği, hesabın saklama ve ödeme niteliğine, taraf ilişkisine ve özel sermaye piyasası kurallarına göre değerlendirilmelidir. Dolayısıyla yalnız m. 139’un iki genel koşulunu saymak da her müşteri nakdi üzerinde takası kesinleştirmez. Bu noktada hukuki nitelendirme için hesap sözleşmesi ve paranın hangi işlemle kimin borcu hâline geldiği gösterilmelidir. [9]
Karşılıklılık yoksa veya borç henüz muaccel değilse her “kesinti” TBK m. 139 takası diye savunulamaz. Buna karşılık muaccel, belgeli ve doğru taraflar arasındaki bir kredi alacağı yahut sözleşmeye dayanan geçerli teminat hakkı da sırf fonda tasfiye bulunduğu için yok sayılmaz. Hatalı bir kesinti iddiasında tutarın tamamına dair kesin serbest bırakma sonucu vermeden, işlem gerekçesi ve dayanağı yazılı istenir. Böylece teminat hakkına itiraz ile aritmetik veya transfer hatası birbirinden ayrılır. [4] [6] [9]
V. Pay, Nakit ve Borç Nasıl Uzlaştırılır? Kurgusal Bir Örnek
Aşağıdaki sayılar bütünüyle kurgusaldır; gerçek bir fon, yatırımcı, fiyat veya kredi hesabına ait değildir. Bir kişinin 100 fon payından 40’ının geçerli bir kayıtla kredi teminatında, 60’ının serbest alt hesapta bulunduğunu varsayalım. Sadece aritmetik göstermek için tasfiye döneminde pay başına 50 hesap birimi dağıtım tahakkuk ettiğini düşünelim. Toplam 5.000 birimin 2.000 birimi 40 kayıtlı payla, 3.000 birimi 60 serbest payla ilişkilidir. Aracı kurum ayrıca 1.500 birim kredi borcu olduğunu ileri sürmüş olsun. Bu sayılar, 1.500 birimin gerçekten kullanılmış ve muaccel bir borç, 2.000 birimin de doğrudan mahsup edilebilir teminat nakdi olduğunu ispatlamaz. [1] [5] [6]
| Kayıt | Varsayılan hesap | Gerekli dayanak | Tek başına kanıtlamadığı |
|---|---|---|---|
| Toplam pay | 100 × 50 = 5.000 birim | Kesim anındaki MKK sicili, tasfiye dağıtım kaydı | 5.000 birimin bugün çekilebilir olduğunu |
| Teminat kaydı | 40 × 50 = 2.000 birimle ilişkili pay | Yazılı sözleşme, MKK alt hesabı ve tarih | 2.000 birimin doğrudan aracı kuruma geçtiğini |
| Serbest pay | 60 × 50 = 3.000 birimle ilişkili pay | Serbest alt hesap ve diğer takyidat taraması | Nakdin bankadan fiilen aktarıldığını |
| İleri sürülen kredi | 1.500 birim iddia | Kullanım ve ödeme ekstresi, faiz, muacceliyet belgesi | 1.500 birimin kesin, muaccel ve bu payla güvenceli olduğunu |
En basit aritmetikte 2.000 − 1.500 = 500 birim görünür. Fakat bu “yatırımcıya hemen 500 ödenir” kararı değildir. Teminatın nakit karşılığına uygulanma biçimi, ödemenin gerçekleşip gerçekleşmediği, geçerli başka takyidat, faiz ve masrafın dayanağı, fon düzeyinde dağıtıma gelmeden önce hesaplanan borçlar ve taraflar arası mahsup koşulları sonucu değiştirir. Aynı nedenle 3.000 birimlik serbest pay karşılığı için de transfer kaydı olmadan çekim günü üretilmez. Bir kurum 5.000’den tek satırda 1.500 düşmüşse önce hangi 40 payın teminat olduğu ve kesintinin hangi hukuki işleme bağlandığı gösterilmelidir. [1] [4] [9]
Bu örnekte teminat alt hesabı hiç kurulmamışsa, kredi borcu kullanılmış değil yalnız tahsis edilmiş limitse veya teminat başka bir borca ilişkinse inceleme başka sonuca gider. Tersi durumda yazılı ve kayıtlı teminat ilişkisi, geçerli kredi ve muacceliyet belgeleri mevcutsa “tasfiye bütün blokeyi kaldırdı” demek de doğru değildir. Kurgusal tablo, sonucu değil sorulacak belgeyi belirlemeye yarar. [4] [5] [6]
VI. Hukuki Bloke ile Hatalı Transfer Reddi Nasıl Ayrılır?
Nakdin müşteri ekranında görünmemesi tek başına kredi teminatı kesintisi değildir. Fon henüz nakde dönmemiş, banka ilgili ödeme dönemini açmamış, MKK–banka mutabakatında pay uyuşmazlığı bulunmuş veya nakit doğru hesaba gelip transfer talebi başka nedenle reddedilmiş olabilir. Buna karşılık MKK alt hesabında açık rehin, haciz veya tedbir görünüyorsa bunlar da sadece “uygulama hatası” denilerek silinemez. Kurumdan, ret veya bloke işlemine konu hesap ve payın, işlem zamanı ile hukuki dayanağın yazılı açıklaması istenir. A/2’nin takyidat ve emir mutabakatı için iki iş günü tanıması, yatırımcının iki gün sonunda parasını serbestçe çekme hakkının doğduğu anlamına gelmez. [1] [5] [8]
İstenen belgeler duruma göre değişir. Teminat iddiasında yazılı teminat ve kredili işlem sözleşmesi, MKK RHNV/RHNA veya ilgili alt hesap hareketleri, kullanılan kredi ve faiz dökümü, özkaynak tamamlama bildirimi, muacceliyet olayı, değerleme ve teminat çözüm işlemidir. Transfer iddiasında ise bankanın A/5 ödeme dönemi, ilgili bireysel saklama hesabına aktarım, üyenin müşteri nakit ekstresi ve ret kodu karşılaştırılır. Kurum “takas” diyorsa karşı tarafların kimliği, muaccel alacaklar ve TBK m. 143 bildirimi; “rehni çözdük” diyorsa m. 47 kapsamındaki işlem zinciri ayrı gösterilmelidir. Kişisel sicil, kredi numarası ve ekstresini bu yazıda veya sosyal medya altında paylaşmaya gerek yoktur; yalnız yetkili muhataba güvenli kanaldan sunulmalıdır. [1] [4] [5] [9]
2026/62 ile A/8 kapsamındaki özel tasfiye için öngörülen azami süre altı aya çıkarılmıştır. SPK’nın 21 Eylül açıklaması, yalnız bu sürenin değiştiğini; altı ayın zorunlu bir bekleme süresi olmadığını ve tasfiyenin daha önce tamamlanabileceğini belirtir. Başlangıç ilgili fonun tasfiye duyuru tarihidir. Genel bülten veya KAP 1665136 tarihi, bütün fonların bireysel duyuru günü yerine yazılamaz. Bu azami süre bir yatırımcının kredi taksit günü, teminat çözülme günü veya kesin nakit ödeme günü olarak da kullanılamaz. Belirli fonda varsa sonraki KAP bildirimi, bankanın ödeme planı ve kişinin gerçek hesap hareketi ayrıca gerekir. [1] [2] [3] [11]
VII. Sözleşme, Sicil ve Ödeme Kayıtları Birlikte Nasıl Okunur?
İnceleme önce dört ayrı zaman çizelgesi çıkarılarak yapılır: fonun özel tasfiye ve ödeme planı; yatırımcının MKK pay ve takyidat hareketleri; aracı kurumun kredi kullandırım, faiz, bildirim ve geri ödeme kayıtları; bankadan üye hesabına ve müşteriye giden nakit hareketi. Bu çizelgelerdeki aynı tarihli satırlar bile farklı hukuki işlem olabilir. Örneğin MKK’da teminat giriş tarihi, kredinin ilk kullanım tarihi değildir; kredi limiti kararı da sonradan kaç para kullanıldığını kanıtlamaz. Fonun A/3 portföy borç mutabakatı, müşteri kredisinin nihai ekstresi yerine geçmez. [1] [5] [6]
Yazılı açıklama talebi de tek bir genel “parayı bırakın” cümlesiyle sınırlı kalmamalıdır. Hangi payın hangi sözleşmeye göre teminat olduğu; hangi kredi kullanımının hangi tarihte muaccel sayıldığı; teminatın nakit karşılığına hangi hüküm ve işlemle uygulandığı; arta kalan tutarın hangi hesapta izlendiği ve varsa transfer reddinin kodu sorulur. Üye kayıtları ile MKK kaydı uyuşmuyorsa farkın dayanak işlemi istenir. İlgili kurumun cevabı, birbirinden bağımsız bu soruları yanıtlamıyorsa itirazın kapsamı da buna göre daraltılır. Bu yöntem gerçekleşmiş bir ödeme, belirli dava süresi veya tahsil garantisi varsaymaz. [4] [5] [6]
Son olarak teminatın varlığı ve etkisi ne tümüyle kurumun ekranındaki etikete ne de yatırımcının kişisel tahminine dayanır. Kanun, özel tebliğ, SPK tasfiye kararı, yazılı sözleşme ve tarihli sicil hareketi aynı işlem için bir araya getirilmelidir. Belirli kredinin gerçekten kullanılıp kullanılmadığı, nakdin aktarılıp aktarılmadığı veya borcun hangi kısmının kapatıldığı kamu bülteninden çıkmaz. Bu yazı kişisel kayıt istemez ve görülmeyen bir hesap için çekilebilir tutar veya vade ilan etmez. [1] [4] [6]
Sık Sorulan Sorular
Hayır. Tahsis edilen limit, kullanılan kredi ve belirli payın yazılı sözleşme ile MKK kaydında teminata alınması ayrı olgulardır. Kullanım ekstresi, teminat belgesi ve alt hesap hareketi karşılaştırılır. [4] [5] [6]
2026/61 A/2, rehin ve diğer takyidatların mutabakatını açıkça ister; genel bir rehin kaldırma emri içermez. Teminatın sürmesi ve nakit karşılığına etkisi sözleşme, sicil ve özel ödeme kaydıyla incelenir. [1] [4]
Genel SPK kararı otomatik bireysel mahsup emri vermez. Geçerli teminatın çözümü ile TBK anlamında alacak takası farklı yollardır; kredi bakiyesi, muacceliyet, karşı taraflar, sözleşme ve kayıtlar görülmeden sonuç kurulmaz. [1] [4] [9]
Yönerge I.2.9/7 olağan MKS itfa akışını düzenler. SPK 2026/61 A/5 ise banka eliyle özel tasfiye aktarımını anlatır. Aynı teknik yolun kullanıldığı ve somut hak edişin sıfır olduğu ayrıca kanıtlanmadan söylenemez. [1] [7]
Ret nedeni, hesap ve pay tanımı, işlem zamanı, dayanak sözleşme veya takyidat kaydı ile varsa nakit aktarım izi yazılı istenir. Kullanılmış kredi ve faiz ekstresi ayrıca karşılaştırılır; kişisel bilgilerin kamuya açılması gerekmez. [1] [5] [6]
Hayır. 2026/62 yalnız özel tasfiyenin A/8 kapsamındaki azami süresini değiştirdi. SPK’nın 21 Eylül açıklamasına göre altı ay zorunlu değildir ve tasfiye daha önce tamamlanabilir. İlgili fonun duyuru tarihi, bankanın ödeme dönemi ve bireysel kredi sözleşmesinin vadesi ayrı belgelerle belirlenir. [1] [2] [11]
Sonuç
Teminattaki fon payının nakit karşılığı için tek bir “tamamı serbest” veya “tamamı krediye gider” cevabı yoktur. Fon borcu, yatırımcı payı ve müşteri kredisi ayrı kişiler ile hesaplara bağlıdır. Geçerli teminatın hangi payı ve borcu kapsadığı, kredinin gerçekten kullanılıp muaccel olup olmadığı, nakdin özel tasfiyede nereye aktarıldığı ve varsa takas iradesinin hangi iki karşılıklı alacağa yöneldiği gösterildiğinde işlem denetlenebilir. Bu belgeler olmadan kesinti de serbest çekim de kesinleştirilemez. [1] [4] [6] [9]
Belge sınırı
Yazı kamuya açık düzenlemeleri açıklar. Kişisel kredi, MKK ve nakit kayıtları burada toplanmaz; somut hak ve süreler yalnız yetkili dosya incelemesiyle belirlenir.
Kaynaklar
- SPK, 2026/61 sayılı Bülten, 17.09.2026, A/2–3 ve A/5–8. Fon borcu, yatırımcı payı, takyidat ve dağıtım ayrımı; A/8 süre hükmü sonraki kararla değişmiştir.
- SPK, 2026/62 sayılı Bülten, 20.09.2026, A/1. 2026/61 A/8’deki üç aylık süreyi altı aya değiştirir.
- KAP, MKK duyurusu 1665136, 18.09.2026. Genel 2026/61 usulü; kişisel kredi veya ödeme kaydı değildir ve sonraki A/8 değişikliği için 2026/62 esas alınır.
- SPK Mevzuat, 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu, m. 47 ve 53; 21.09.2026’da erişilen resmî portal PDF’si. Portal PDF’sinin değişiklik listesi 02.07.2024 tarihli kanunla biter; sonraki bütün değişikliklerin bulunmadığı iddia edilmez.
- SPK Mevzuat, Kaydileştirme Tebliği (II-13.1), m. 13 ve 22; 21.09.2026’da erişilen resmî portal PDF’si. Portalın değişiklik listesi 29.04.2025 tarihli değişiklikle biter.
- SPK Mevzuat, Kredili Alım, Açığa Satış ve Ödünç İşlemleri Tebliği (Seri: V, No: 65), m. 12, 17–23; 21.09.2026’da erişilen resmî portal PDF’si. Metindeki son değişiklik listesi 05.03.2021 tarihli Seri: V, No: 137 ile biter; sonraki genel/özel Kurul kararlarının yokluğu buradan çıkarılmaz.
- MKK, MKS İş ve Bilişim Uygulama İlke ve Kuralları Yönergesi, kamuya açık sürüm 10.14, I.2.9/1–10. Olağan fon itfa/kupon akışındaki rehinli ve hacizli pay kuralları; özel 2026/61 A/5 banka aktarımının teknik uygulamasına doğrudan kanıt değildir.
- MKK, Hukuki İşlemler, 21.09.2026 erişimi. Rehin ve teminatın sahip/lehtar bazında MKK kaydına yansıması hakkında genel açıklama.
- e-Mevzuat, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m. 139, 143 ve 144/1; 21.09.2026’da resmî konsolide PDF doğrudan erişilip ilgili hükümler okundu. Müşteri nakdinin m. 144 kapsamına girdiği somut dosya olmadan varsayılmaz.
- SPK, 2026 yılı bülten dizini, 21.09.2026 erişimi. İnceleme anında son görülen sayı 2026/62 idi; yayımlama gününde yeniden bakılmalıdır.
- SPK, Tasfiye Konusu Fonlara İlişkin Süre Düzenlemesi, 21.09.2026. Açıklamaya göre yalnız 2026/61 A/8’deki azami süre üç aydan altı aya çıkarılmış, diğer hükümler yürürlükte kalmış; altı ay zorunlu olmayıp tasfiye daha önce tamamlanabilir.
