Haksız Fiil Davasında Yetkili Mahkeme: HMK 16 Seçimlik Yetki, Yetki İtirazı ve Dava Açma Stratejisi

Haksız Fiil Davasında Yetkili Mahkeme için soyut mimari detay kompozisyonu
Kısaca

Haksız fiilden doğan davalarda HMK 16, davacıya haksız fiilin işlendiği yer, zararın gerçekleştiği veya gerçekleşme ihtimalinin bulunduğu yer ile zarar görenin yerleşim yerinde dava açma seçeneği verir. Yetki kesin değildir; cevap dilekçesinde süresinde itiraz edilmezse dava açılan mahkeme yetkili hale gelir ve yanlış mahkeme seçimi ciddi zaman kaybı doğurur.

Haksız fiil dosyalarında en pahalı hata çoğu zaman esasa değil, yetkiye ilişkin olur. Trafik kazası, internet yayını, kişilik hakkı ihlali, kurum zararı, ecrimisil veya muvazaalı işlem nedeniyle açılacak tazminat ve iptal davalarında taraflar çoğu kez yalnız “davalı nerede oturuyor?” sorusuna odaklanır. Oysa HMK 16, genel yetki kuralını tek başına bırakmaz; haksız fiilin işlendiği yer, zararın doğduğu yer, zararın doğma ihtimalinin bulunduğu yer ve zarar görenin yerleşim yeri mahkemesini aynı dosyada yarışan seçenekler haline getirir. Uygulamada asıl risk, görevli mahkemeyi yetkili mahkemeyle karıştırmak, yetki itirazının cevap dilekçesinde ileri sürülmesi gerektiğini atlamak ya da taşınmazın aynına ilişkin kesin yetki kurallarıyla haksız fiil yetkisini yanlış yerde kesiştirmektir. Özellikle haksız fiil tazminatı davası, kişilik hakkı davaları ve manevi tazminat talepleri bakımından ilk gün yapılan yetki planı, delil toplama hızını, masrafı ve hatta zamanaşımı baskısı altındaki başvuru güvenliğini doğrudan etkiler.

Hızlı uygulama özeti
  • Ana dayanak: HMK 16, HMK 6, HMK 19 ve yerleşim yeri için TMK 19.
  • Seçimlik mahkemeler: Haksız fiilin işlendiği yer, zararın meydana geldiği yer, muhtemel zarar yeri, zarar görenin yerleşim yeri; buna ek olarak genel yetkide davalının yerleşim yeri.
  • Görev ayrımı: HMK 16 sadece yer bakımından yetkiyi düzenler; asliye hukuk, asliye ticaret veya iş mahkemesi görevi uyuşmazlığın niteliğine göre ayrıca belirlenir.
  • İtiraz rejimi: Yetki itirazı kesin olmayan yetkide cevap dilekçesinde ileri sürülür; seçilen yetkili mahkeme açıkça gösterilmezse itiraz dinlenmeyebilir.
  • Son gözden geçirme: 24.05.2026. Reviewed by: Av. Barış Berkay Çiftçi, LL.M.

HMK 16 hangi mahkemeleri yetkili kılar?

HMK 16’nın verdiği cevap yalındır: haksız fiilden doğan davalarda davacı tek bir şehirle sınırlı değildir. Haksız fiilin işlendiği yer, zararın meydana geldiği yer, zararın meydana gelme ihtimalinin bulunduğu yer ve zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi yetkili olabilir. Bu çerçeve, beklenmedik bir fiille karşı karşıya kalan mağdurun yalnız davalının merkezine gitmek zorunda kalmaması için kurulmuştur.

Buradaki “de” kelimesi kritiktir; HMK 16, HMK 6’daki genel yetkiyi kaldırmaz, ona ek bir seçenek kümesi getirir. Bu nedenle trafik kazası Ankara’da olmuş, zarar İzmir’de somutlaşmış, zarar gören İstanbul’da oturuyor ve davalı Bursa’da yerleşik ise dosyada birden fazla yetkili mahkeme bir arada bulunabilir. Hangi yerin gerçekten bağ kurduğu ise olayın fiili akışı, zararın görünürleştiği an ve davacının yerleşim yeri kaydıyla ispat edilir.

“Zararın meydana geldiği yer” nasıl belirlenir?

Zararın meydana geldiği yer her zaman fiilin yapıldığı yerle aynı değildir. İnternet yayını bir şehirden paylaşılmış olsa bile itibar kaybı, sipariş iptali, hasta kaybı veya müvekkil portföyünde azalma başka bir yerde somutlaşabilir. Uygulamada mahkeme, zararın nerede maddi veya manevi sonuç doğurduğunu; ticari kayıtlardan, sağlık raporundan, mesajlaşma kayıtlarından, ekran görüntülerinden ve olayın zaman çizelgesinden çıkarır.

“Zarar görenin yerleşim yeri” ne zaman kullanılabilir?

Zarar görenin yerleşim yeri, HMK 16’nın mağdur lehine getirdiği en pratik bağlantıdır. Ancak bu kavram sadece fiilen bulunulan yerle karıştırılmamalıdır; HMK 6/2 açık biçimde TMK hükümlerine gönderme yapar. Bu yüzden kısa süreli konaklama, geçici görev yeri veya dava açılmadan hemen önce yapılan görünüşte adres değişikliği, yetki incelemesinde tartışma yaratabilir.

Bu bölümün pratik sonucu şudur: HMK 16’yı kullanacaksanız dava dosyasında yalnız olay özeti değil, yerleşim yeri ve zarar yeri ispatı da görünmelidir. Özellikle elektronik tebligat ve öğrenme tarihi, vekile yapılan tebligat ve kurumsal davalarda şube-merkez ayrımı ilk usul itirazında dosyanın kaderini etkileyebilir.

HMK 6, HMK 16 ve HMK 19 birlikte nasıl uygulanır?

Haksız fiil dosyasında doğru okuma sırası önce görev, sonra genel yetki, sonra özel yetki ve en sonunda itiraz rejimidir. HMK 16 size yeni kapılar açar; HMK 19 ise o kapıların ne kadar süre açık kalacağını belirler. Davalı süresinde ve usulüne uygun itiraz etmezse, aslında seçimlik olmayan bir forum bile dosya üzerinde kalıcı hale gelebilir.

Genel yetki ile seçimlik yetki arasındaki fark neden önemlidir?

Genel yetki HMK 6 gereği davalının yerleşim yeri mahkemesidir; bu kural başlangıç noktasıdır. HMK 16 ise haksız fiile özgü özel yetki düzenlemesidir ve davacıya bir seçim alanı verir. Mahkemenin önündeki ilk soru “başka bir yetkili yer var mı?” değil, “davacı kanunun izin verdiği yetkili yerlerden birini seçmiş mi?” sorusudur.

Ölçüt HMK 6 Genel Yetki HMK 16 Haksız Fiilde Özel Yetki
Dayanak Davalının davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri Fiil yeri, zarar yeri, muhtemel zarar yeri, zarar görenin yerleşim yeri
Kullanım mantığı Varsayılan forum Davacı lehine ek seçimlik forumlar
Kesin yetki mi? Hayır Hayır; Yargıtay kararlarında da seçimlik kabul edilir
İtiraz süresi Cevap dilekçesi Cevap dilekçesi
İspat ihtiyacı Davalı adresi Olay yeri, zarar akışı, yerleşim yeri ve belge seti
Pratik tercih kriteri Davalı merkezine yakınlık Delilin toplandığı yer, müvekkilin takip kolaylığı, süre baskısı

Tablonun tamamını görmek için tabloyu sağa ve sola kaydırabilirsiniz.

Karşılaştırmanın sonucu nettir: HMK 16 davacıya stratejik manevra alanı sağlar, fakat bu alan baştan ve bilinçli kullanılmalıdır. Davayı gerçekten yetkisiz bir yerde açıp sonra “nasıl olsa davalı itiraz etmez” varsayımıyla hareket etmek risklidir; çünkü usulüne uygun bir itiraz tüm dosyayı yeniden başlatabilir. Öte yandan davalı yalnız “yetkisizdir” demekle yetinip hangi mahkemenin yetkili olduğunu göstermemişse, HMK 19 bakımından itirazın dinlenmemesi ihtimali doğar.

Dikkat: HMK 16 yer bakımından yetkiyi düzenler; görev sorununu çözmez. Ticari dava niteliği taşıyan haksız fiil dosyasında asliye ticaret, iş kazası niteliği ağır basan dosyada iş mahkemesi, kişilik hakkı veya genel tazminat dosyasında çoğu kez asliye hukuk görevlidir. Yanlış görev seçimi ile yanlış yetki seçimi aynı şey değildir.

Haksız fiil davası açmadan önce yetki nasıl seçilir?

Yetki seçimi soyut bir hukuk tartışması değil, dava hazırlığının ilk operasyonel adımıdır. Doğru sıra izlendiğinde HMK 16 dosyayı kolaylaştırır; yanlış sırada ise tebligat, itiraz ve süre kaybı üretir. Bu nedenle dilekçe yazımından önce olay haritası, delil coğrafyası ve müvekkilin yerleşim yeri bilgisi tek dosyada toplanmalıdır. Dava açmadan önce izlenecek 4 adım

  1. Görevi ayırın

    Uyuşmazlığın ticari, iş, genel tazminat veya kişilik hakkı niteliğini netleştirin; sadece “haksız fiil” demek görev sorununu çözmez.

  2. Yetkili yerleri haritalayın

    Fiil yeri, zararın doğduğu yer, muhtemel zarar yeri, zarar görenin yerleşim yeri ve davalının yerleşim yerini tek tabloda toplayın.

  3. Belge setini bağlayın

    Kaza tespit tutanağı, ekran görüntüsü, ticari kayıt, hastane raporu, adres kayıt sistemi dökümü, noter ihtarı ve varsa ispat rejimini etkileyen belgeleri aynı klasörde hazırlayın.

  4. İtiraz riskini öngörün

    Davalının hangi yetki itirazını ileri sürebileceğini, hangi mahkemeyi gösterebileceğini ve dosya naklinde ne kadar süre kaybı yaşanacağını peşinen değerlendirin.

flowchart TD A[Uyuşmazlık türünü belirle] --> B{Görevli mahkeme hangisi?} B -->|Asliye Hukuk| C[HMK 16 ve HMK 6 yetkilerini listele] B -->|Asliye Ticaret veya İş Mahkemesi| C C --> D[Fiil yeri ve zarar yerini belgeyle eşle] D --> E[Zarar görenin yerleşim yeri kaydını doğrula] E --> F{Birden fazla yetkili yer var mı?} F -->|Evet| G[Delile ve takip kolaylığına göre seçim yap] F -->|Hayır| H[Zorunlu yetkili yerde dava aç] G --> I[Yetki itirazı riskini dilekçe öncesi test et] H --> I I --> J[Dava aç ve tebligat sürecini izle]

Yetki dilekçede nasıl görünür olmalıdır?

Dilekçede “mahkemeniz yetkilidir” cümlesi tek başına yeterli değildir. Hangi bağlantı noktasına dayanıldığını, örneğin “zarar görenin yerleşim yeri İstanbul olduğundan HMK 16 uyarınca İstanbul Anadolu Mahkemeleri yetkilidir” şeklinde açık kurmak gerekir. Bu açıklama yoksa karşı tarafın ilk itirazı daha kolay zemin bulur; ayrıca dosya kanun yolu aşamasında gereksiz bir usul tartışmasına dönebilir.

Hangi belgeler gerçekten sonucu değiştirir?

Haksız fiilin türüne göre belge seti değişir; fakat dört başlık sık tekrar eder: olayın nerede gerçekleştiğini gösteren kayıt, zararın nerede somutlaştığını gösteren kayıt, zarar görenin yerleşim yerini gösteren resmi bilgi ve itirazı bozacak tebligat/tarih belgeleri. Özellikle teknik dosyalarda bilirkişi raporuna itiraz süreci, dijital içerikli uyuşmazlıklarda ekran görüntüsü ile erişim kayıtları, kişilik hakkı dosyalarında ise yayının etkisini gösteren somut veri büyük fark yaratır.

Öneri: Yetki seçimini sadece müvekkilin rahat ulaşacağı şehir üzerinden değil, delillerin toplandığı yer, tanıkların yoğunlaştığı yer ve usul itirazı halinde oluşacak maliyet üzerinden yapın. HMK 16’nın sağladığı avantaj, ancak bu üçlü birlikte düşünülürse gerçek değere dönüşür.

Yargıtay HMK 16’yı pratikte nasıl uyguluyor?

Yargıtay çizgisi istikrarlı biçimde şunu söylüyor: HMK 16 kesin yetki kuralı değil, seçimlik yetki kuralıdır. Bu nedenle davacı kanunun izin verdiği bağ noktalarından birini seçmişse mahkemenin yalnız fiil yerine bakarak dosyayı göndermesi çoğu kez bozma sebebi olur. Uygulamadaki asıl ayrım, gerçekten haksız fiil niteliği bulunan bir uyuşmazlık olup olmadığı ve seçilen yerin maddeyle kurulan bağlantısının belgeyle gösterilip gösterilmediğidir.

Yargıtay 5. HD 2022/8584 E., 2022/14043 K. kararı ne diyor?

17.10.2022 tarihli bu kararda iki mahkeme karşılıklı yetkisizlik kararı veriyor; fiil İstanbul’daki ortak konutta gerçekleşmiş olsa da davacı davayı zarar görenin yerleşim yeri olan Erzurum’da açıyor. Daire, HMK 16’nın kesin yetki yaratmadığını ve davacının seçimlik hakkını kullandığını vurgulayarak Erzurum 5. Asliye Hukuk Mahkemesini yetkili yargı yeri olarak belirliyor. Bu karar, “olay başka şehirde oldu, o halde mutlaka orada dava açılır” ezberini doğrudan kırıyor.

Yargıtay 5. HD 2022/9452 E., 2022/13590 K. kararı hangi ayrımı öne çıkarıyor?

Bu karar ticari nitelikli bir zarar dosyasında veriliyor. Hasar Nazilli’de meydana gelmiş, davalının yerleşim yeri de orada; buna karşılık zarar gören şirketin yerleşim yeri İstanbul Maltepe. Yargıtay, davacının İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesini seçebilmesini HMK 16 kapsamında geçerli buluyor ve zarar görenin yerleşim yerinin ticari uyuşmazlıklarda da gerçek bir seçenek olduğunu somutlaştırıyor.

Yargıtay 8. HD 2018/3104 E., 2019/2499 K. ecrimisil bakımından neden önemli?

11.03.2019 tarihli kararda ecrimisil davasının taşınmazın aynına ilişkin olmadığı açıkça belirtiliyor. Böylece HMK 12’nin kesin yetki rejimi otomatik uygulanmıyor; ecrimisil haksız eylem olarak kabul edildiği için HMK 16 devreye giriyor ve zarar görenin yerleşim yeri de yetkili mahkemeler arasına dahil oluyor. Taşınmazla bağlantılı her uyuşmazlığın zorunlu olarak taşınmazın bulunduğu yerde açılacağı yönündeki yaygın hata bu kararla pratikte düzeltiliyor.

Yargıtay 17. HD 2015/11966 E., 2015/11029 K. ve 2016/14735 E., 2017/6842 K. hangi sınırı çiziyor?

22.10.2015 tarihli ilk kararda üçüncü kişiyi zarara uğratan muvazaalı işlem, haksız fiil niteliğiyle değerlendirilerek satışın yapıldığı yer ile davalılardan birinin yerleşim yeri arasında seçim yapılabileceği kabul ediliyor. 15.06.2017 tarihli ikinci kararda ise ölümle sonuçlanan trafik kazası dosyasında davacıların kendi yerleşim yerinde dava açması yeterli görülüyor. Her iki kararın ortak mesajı, HMK 16’nın sadece klasik trafik kazalarına değil, zarar mantığı kurulan farklı haksız fiil türlerine de uygulanabildiğidir.

Dikkat: Kararlardan çıkan ortak sonuç “davacı isterse istediği yerde dava açabilir” değildir. Seçilen mahkemenin mutlaka HMK 16’daki fiil, zarar, muhtemel zarar veya zarar görenin yerleşim yeri bağlarından biriyle açıklanması gerekir. Sadece vekilin ofis adresi veya kolaylık düşüncesi yetki sebebi oluşturmaz.

Hangi dosyalarda HMK 16 tek başına yetmez?

HMK 16 güçlü bir araçtır; fakat her uyuşmazlıkta son sözü söylemez. Taşınmazın aynına ilişkin davalarda HMK 12, iş ilişkisi veya ticari düzenleme içeren bazı dosyalarda özel görev kuralları ve özel kanunlardaki yetki hükümleri ayrıca masadadır. Bu nedenle önce uyuşmazlığın gerçekten haksız fiil dosyası mı, yoksa haksız fiil anlatısı taşıyan fakat başka özel rejime tabi bir uyuşmazlık mı olduğu ayrılmalıdır.

Riskli alan Neden karışıyor? Pratik çözüm
Taşınmazla bağlantılı zarar Her taşınmaz uyuşmazlığı yanlış biçimde HMK 12 sanılabiliyor Davanın ayni hak mı, ecrimisil veya tazminat mı olduğuna önce karar verin
İş kazası ve işveren sorumluluğu Görev ile yer bakımından yetki aynı cümlede tartışılıyor Önce görevli mahkemeyi belirleyin, sonra HMK 16’nın ek seçimlik etkisini test edin
İnternet ve kişilik hakkı ihlali Zararın nerede doğduğu ve yerleşim yeri kolayca soyut bırakılıyor Erişim kaydı, ekran görüntüsü ve mesleki/kişisel etkiyi somut belgeye bağlayın
Birden fazla davalı HMK 7 ile HMK 16 yanlış biçimde kesin yetki gibi okunabiliyor Ortak yetki ile seçimlik yetki ayrımını dilekçede açık kurun

Tablonun tamamını görmek için tabloyu sağa ve sola kaydırabilirsiniz.

Bu bölümün seçim kriteri şudur: özel bir kesin yetki kuralı veya özel görevli mahkeme yoksa, HMK 16 çoğu dosyada davacı lehine anlamlı bir forum seçimi sağlar. Ancak taşınmazın ayni hakkı, özel iş mahkemesi düzeni veya kanunda açıkça başka merci öngörülen alanlarda HMK 16’yı her şeyi çözen tek madde gibi kullanmak dosyayı usulden sakatlar.

Yetki seçimi, delil planı ve ilk itiraz savunması aynı gün kurulmalıdır. Haksız fiil dosyasında hangi şehirde dava açılacağı, hangi belgenin yetkiyi taşıdığı ve karşı tarafın hangi itirazı yapabileceği baştan net değilse ilk duruşmadan önce zaman kaybı doğar. Çiftçi & Partners, bu tür dosyalarda usul stratejisini esastan bağımsız bir çalışma kalemi olarak ele alır. Av. Barış Berkay Çiftçi, LL.M. profilini inceleyin veya yazının bağlı olduğu uyuşmazlık çözümü sayfasına geçin.

Sık sorulan sorular

Haksız fiil davası mutlaka olayın olduğu yerde mi açılır?

Hayır. HMK 16 davacıya fiil yeri dışında zararın doğduğu yer, muhtemel zarar yeri ve zarar görenin yerleşim yeri forumunu da verir. Ancak seçilen yerin maddeyle bağını belgeyle göstermek gerekir; salt kolaylık düşüncesi yetmez.

Davalı cevap dilekçesinde yetki itirazı yapmazsa ne olur?

Yetki kesin değilse HMK 19/4 devreye girer ve davanın açıldığı mahkeme yetkili hale gelir. Bu yüzden davalı taraf için ilk savunma süresi kritik, davacı taraf için ise usule uygun tebligatın ispatı aynı derecede önemlidir.

Zarar görenin yerleşim yeri hangi belgeyle ispat edilir?

Adres kayıt sistemi kaydı, nüfus kayıt örneği, uzun süreli fiili oturum verileri ve gerektiğinde ticari merkez kayıtları birlikte kullanılır. Özellikle geçici adres değişiklikleri veya kısa süreli konaklamalar tek başına yeterli olmayabilir.

Taşınmazla ilgili her uyuşmazlıkta HMK 12 mi uygulanır?

Hayır. Ayni hakka ilişkin dava ile haksız fiil veya ecrimisil kaynaklı zarar davası aynı değildir. Yargıtay 8. HD 2018/3104 E., 2019/2499 K. kararı, ecrimisilde HMK 16 bağlantısının korunabileceğini açık biçimde göstermektedir.

Hangi belgeler eksikse yetki tartışması kaybedilir?

Olay yeri kaydı, zararın nerede somutlaştığını gösteren kayıt, yerleşim yeri belgesi ve süresinde tebligat ispatı eksikse dosya zayıflar. İnternet dosyalarında URL ve tarih, kaza dosyalarında tutanak ve rapor, ticari dosyalarda zarar kaydı belirleyicidir.

HMK 16'ya dayanılan davada dilekçe örneği gerekir mi?

Her dosyada tam metin örnek şart değildir; fakat yetki seçiminin hangi bağa dayandığını açık anlatan bir dilekçe omurgası mutlaka gerekir. Özellikle olay, zarar, yerleşim yeri ve yetki itirazına cevap paragrafları ayrı kurulmalıdır.

Kaynakça ve atıf listesi

Resmi kaynaklar

  1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu – HMK 6, HMK 16, HMK 19 ve HMK 20 resmi metni
  2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu – TMK 19 yerleşim yeri resmi metni
  3. 5235 sayılı Kanun m. 36/3 – karşılıklı yetkisizlikte yargı yeri belirlenmesine ilişkin resmi dayanak

Mahkeme kararları

  1. Yargıtay 5. HD, 2022/8584 E., 2022/14043 K., 17.10.2022 – zarar görenin yerleşim yeri olan Erzurum’da dava açılabilmesi
  2. Yargıtay 5. HD, 2022/9452 E., 2022/13590 K. – ticari zarar dosyasında İstanbul Maltepe yerleşim yeri forumunun kabulü
  3. Yargıtay 8. HD, 2018/3104 E., 2019/2499 K., 11.03.2019 – ecrimisilde HMK 12 yerine HMK 16 bağlantısının korunması
  4. Yargıtay 17. HD, 2015/11966 E., 2015/11029 K., 22.10.2015 – muvazaalı satışın üçüncü kişi bakımından haksız fiil niteliği
  5. Yargıtay 17. HD, 2016/14735 E., 2017/6842 K., 15.06.2017 – ölümle sonuçlanan trafik kazasında davacı yerleşim yerinin yetkisi

Akademik kaynaklar

  1. Ayşe İpek Sarıöz, “HMK’nın 16. Maddesi Uyarınca Haksız Fiillerden Doğan Uyuşmazlıklarda Yetkili Mahkemenin Tespiti ve Hükmün Türk Milletlerarası Usul Hukuku Açısından Değerlendirilmesi”, Jurix, 2013.
  2. Hakan Albayrak – Tahsin Mavzer, “Haksız Fiilden Doğan Davalarda Ortak Yetkili Mahkeme Sorunu”, Selçuk Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, 2019.
  3. Sibel Özel, “Haksız Fiillere İlişkin Davalarda Türk Mahkemesinin Yetkisini Belirleyen HMK m. 16 Kuralının Karşılaştırmalı Hukuk Açısından Değerlendirilmesi”, Kazancı Hakemli Hukuk Dergisi, 2012.

İç bağlantılar