Bir miras dosyasında en sert kırılma, çoğu zaman vasiyetnamenin açıldığı gün değil; tereke tablosu önünüze geldiğinde olur. Mirasbırakanın bir taşınmazı tek çocuğuna devrettiğini, banka hesaplarını bir kişiye bıraktığını ya da ölmeden önce önemli kazandırmaları bir mirasçı lehine yoğunlaştırdığını görürsünüz. Aile içinde ilk tepki genellikle “payımız yenmiş” olur. Hukuken sorulması gereken soru ise daha dardır: saklı pay sahibi misiniz, net tereke nasıl hesaplanacak, tasarruf edilebilir kısım aşıldı mı ve doğru yol tenkis davası mı, yoksa başka bir miras davası mı?
Bu içerik 20.05.2026 itibarıyla hazırlanmıştır. Yazı; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 505, 506, 507, 560, 561 ve 571; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 2, 11, 119 ve 120; Anayasa Mahkemesinin tenkis bedelinin güncel değerine ve tenkis yargılamasının etkilerine değinen kararları ile doktrindeki güncel çalışmalar birlikte değerlendirilerek kaleme alınmıştır. Konu, aile, boşanma, mal rejimi ve miras hukuku pratiğinde doğrudan malvarlığı sonucuna bağlandığı için saklı pay hesabı, ölüm tarihi, öğrenme tarihi, tapu-devri zinciri ve bilirkişi verileri dosya bazında ayrıca doğrulanmalıdır.
Kısa cevap: TMK 506, saklı payı altsoy, ana-baba ve sağ kalan eş lehine belirler; saklı payın hesabı ise tek başına yasal miras payına bakılarak değil, TMK 507 uyarınca net tereke çıkarıldıktan ve tenkise tabi kazandırmalar eklendikten sonra yapılır. Saklı pay ihlal edilmişse temel dava yolu TMK 560 kapsamındaki tenkis davasıdır. Bu dava kural olarak mirasbırakanın son yerleşim yeri asliye hukuk mahkemesinde açılır; öğrenmeden itibaren bir yıl ve her halde on yıl içinde kullanılmalıdır. Yanlış dava türü, yanlış süre hesabı ve eksik tereke tablosu bu alandaki en pahalı üç hatadır.
Güncel madde çerçevesi: TMK m. 505, mirasbırakanın yalnız saklı paylar dışında kalan kısımda tasarruf edebileceğini; TMK m. 506, saklı pay oranlarını; TMK m. 507, tasarruf edilebilir kısmın hesabında net terekenin nasıl bulunacağını; TMK m. 560-561, tenkis davasının ne zaman devreye gireceğini; TMK m. 571 ise bir yıllık ve on yıllık süre rejimini düzenlemektedir. Usul yönünden görev kuralı HMK m. 2, kesin yetki ise HMK m. 11/1-a üzerinden kurulmaktadır.
Saklı Pay Kime Tanınır ve TMK 506 Oranları Nasıl Okunur?
Saklı pay, mirasbırakanın malvarlığı üzerinde serbestçe tasarruf edemeyeceği çekirdek bölgeyi ifade eder. Bu koruma, her yasal mirasçıya değil, kanunun açıkça saydığı saklı paylı mirasçılara tanınır. Bugünkü rejimde altsoy, ana ve baba ile sağ kalan eş saklı pay sahibidir; kardeşlerin saklı payı 2007 değişikliği sonrasında kaldırılmıştır. Bu nedenle dosyada önce “kim mirasçı?” değil, “kim saklı paylı mirasçı?” sorusu cevaplanmalıdır. Çünkü birçok aile içi itiraz, yasal mirasçılık ile saklı paylı mirasçılığı birbirine karıştırdığı için yanlış başlar.
TMK 506 oranları yalın görünür; fakat uygulamada hata burada başlar. Altsoy için korunan pay, yasal miras payının yarısıdır. Ana ve babanın her biri için koruma, kendi yasal miras paylarının dörtte biridir. Sağ kalan eş bakımından ise oran zümreye göre değişir: eş, altsoy veya ana-baba zümresiyle birlikte mirasçıysa kendi yasal miras payının tamamı korunur; diğer hâllerde dörtte üçlük koruma vardır. Yani “eş her zaman dörtte bir saklı pay alır” cümlesi hukuken eksiktir. Oran, eşin hangi zümre ile birlikte mirasçı olduğuna göre değişir.
| Saklı pay sahibi | TMK 506 oranı | Pratik anlamı | Sık hata |
|---|---|---|---|
| Altsoy | Yasal miras payının yarısı | Çocuk veya torun lehine korunan çekirdek pay, önce yasal pay bulunarak hesaplanır | Saklı payın doğrudan terekenin yarısı sanılması |
| Ana ve baba | Her biri için yasal miras payının dörtte biri | Altsoy yoksa üstsoy zümresi devreye girebilir | Her ebeveyn için sabit yüzde varsayılması |
| Sağ kalan eş | Altsoy veya ana-baba zümresiyle birlikteyse yasal miras payının tamamı; diğer hâllerde dörtte üçü | Eşin saklı payı zümre kombinasyonuna göre ayrı ayrı hesaplanır | Eşin her dosyada tek oranla korunacağı düşüncesi |
Tablonun tamamını görmek için tabloyu sağa ve sola kaydırabilirsiniz.
Doktrinde de odak noktası aynıdır. Ümit Yılmazer, Miras Hukukunda Tasarruf Özgürlüğü ve Tenkis Davası başlıklı çalışmasında, tasarruf özgürlüğünün sınırının ancak net tereke ve saklı pay oranı birlikte kurulduğunda görülebileceğini vurgular. Bu vurgu önemlidir; çünkü mirasbırakanın yaptığı işlem ne kadar görünür olursa olsun, oran hesabı yapılmadan “saklı pay ihlal edildi” sonucu güvenli değildir.
Saklı Pay Hesaplama: Net Tereke, Eklenmesi Gereken Kazandırmalar ve Sabit Tenkis Oranı
Saklı pay hesabı, yalnız vasiyetnamedeki yüzdeyi okumaktan ibaret değildir. İlk adım net terekeyi bulmaktır. TMK 507 açık biçimde, mirasbırakanın borçlarının, cenaze giderlerinin, terekenin mühürlenmesi ve yazımı giderlerinin ve birlikte yaşayan bakıma muhtaç kişiler için üç aylık geçim giderlerinin düşülmesini ister. Dosyada banka borçları, vergi, bakım alacağı, ortak gider, cenaze faturaları ve tespit masrafları masaya konmadan yapılan hesaplar çoğu kez eksik kalır.
İkinci adım, tenkise tabi sağlararası karşılıksız kazandırmaları tabloya geri çağırmaktır. Mirasbırakan bazı taşınmazları, şirket paylarını veya nakit varlıkları ölümünden önce devretmiş olabilir. Bu devrin her biri otomatik olarak tenkise tabi değildir; fakat saklı payı dolanmak sonucunu doğuruyorsa tereke hesabına etkisi incelenir. Özellikle ölümden yıllar önce yapılan “bedelli” görünen aile içi devirlerde asıl mesele, görünürdeki akit bedeli değil, murisin gerçekten karşılık alıp almadığı ve kazandırmanın ölüm tarihindeki ekonomik karşılığıdır.
Üçüncü adım, tasarruf edilebilir kısmı bulmaktır. Saklı pay bu noktada rakama dönüşür. Dördüncü adım ise ihlal oranını ve gerekiyorsa sabit tenkis oranını belirlemektir. Ayten Saka ve Nurten Saka başvurusunda Anayasa Mahkemesi karar metnine alınan Yargıtay 1. HD kararları, özellikle gizli bağış ve muris muvazaası ayrımında bu noktanın altını çizer: kimi dosyada tapu iptali değil, murisin verdiği paranın ölüm tarihine göre güncellenmiş değeri ve bu değer üzerinden yapılan tenkis hesabı belirleyici olur (AYM, Ayten Saka ve Nurten Saka, B. No: 2018/38147, 20.10.2021).
| Adım | Ne hesaplanır? | Dayanak | Gerekli belge / veri |
|---|---|---|---|
| 1. Net tereke | Borçlar, cenaze, mühürleme-yazım giderleri ve üç aylık geçim gideri düşülür | TMK 507 | Ölüm belgesi, vergi ve banka kayıtları, cenaze faturaları, tespit evrakı |
| 2. Eklenmesi gereken kazandırmalar | Tenkise tabi sağlararası karşılıksız kazandırmalar hesaba alınır | TMK 508 ile tenkis rejimi | Tapu kayıtları, banka hareketleri, şirket pay belgeleri, muvazaa iddiası delilleri |
| 3. Saklı pay ve tasarruf edilebilir kısım | Yasal miras payı ve TMK 506 oranları üzerinden korunan pay bulunur | TMK 505-506 | Mirasçılık belgesi, nüfus kayıtları, aile tablosu |
| 4. İhlal ve tenkis oranı | Kazandırmanın ne kadar geri çekileceği belirlenir | TMK 560-563 | Bilirkişi raporu, ölüm tarihi değeri, seçimlik hak ve faiz başlangıcı verileri |
Tablonun tamamını görmek için tabloyu sağa ve sola kaydırabilirsiniz.
Varsayımsal olay: Muris, iki çocuğu ve sağ kalan eşi varken tek taşınmazını bir çocuğuna satış gibi göstererek devretmiş, banka hesabını da ölümünden kısa süre önce aynı çocuğa aktarmış olsun. Dosyada önce tapu kaydının tarihi, ödendiği söylenen bedelin gerçekten ödenip ödenmediği, banka transferinin bağış mı borç geri ödemesi mi olduğu ve murisin ölüm günündeki toplam net tereke belirlenir. Saklı pay hesabı bu veri olmadan yapılamaz. “Ev zaten abime verilmişti” cümlesi bir başlangıçtır; hesap değildir.
Tenkis Davası, Muris Muvazaası, Denkleştirme ve İptal Davası Aynı Şey Değildir
Saklı pay dosyalarında en sık yapılan usul hatası, her aile içi taşınmaz devrinin muris muvazaası sayılmasıdır. Oysa tenkis davası ile muris muvazaası aynı hukuki yol değildir. Remzi Demir, Yıldırım Beyazıt Hukuk Dergisi’ndeki çalışmasında, tenkisi denkleştirme, miras sebebiyle istihkak ve ölüme bağlı tasarrufun iptali davasından ayrı bir kurum olarak inceler. Bu ayrım pratikte sonucu değiştirir: eğer görünürde satış olan işlem gerçekte muris muvazaası ise tapu iptali-tescil zemini konuşulur; eğer muris gerçek bir kazandırma yapmış ama saklı pay sınırını aşmışsa doğru yol çoğu zaman tenkistir.
Denkleştirme ise başka bir işleve sahiptir. Denkleştirme, yasal mirasçının miras payına mahsuben sağlığında aldığı karşılıksız kazandırmanın paylaşımda hesaba katılmasıdır; tenkis ise saklı pay korumasını işler. İkisi birbirine benzer görünse de dava sebebi, taraf yapısı ve ispat stratejisi aynı değildir. Yanlış hukuki etiket, dosyayı yalnız usulden zayıflatmaz; delil planını da bozar. Çünkü muris muvazaasında muvazaa olgusu, tenkiste ise saklı pay ihlali ve oran hesabı merkezdedir.
Sık hata: Tapu iptali istenmesi gereken dosyada yalnız tenkis istemek veya tam tersine, tenkisle çözülebilecek bir dosyada otomatik tapu iptali talebiyle ilerlemektir. Ayten Saka ve Nurten Saka dosyasında karar metnine alınan Yargıtay değerlendirmesi, gizli bağış iddiası bulunan her olayda 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı üzerinden tapu iptali sonucuna gidilemeyeceğini; bazı uyuşmazlıklarda ölüm tarihine göre güncellenmiş değer üzerinden tenkis hesabının esas olduğunu göstermektedir.
Süre Rejimi, Görevli Mahkeme, Yetkili Mahkeme ve Def’i Yolu
Tenkis davasında süre hesabı teknik ama affetmez bir konudur. TMK 571 uyarınca, saklı payının zedelendiğini öğrenen mirasçı bu tarihten itibaren bir yıl içinde dava açmalıdır. Her hâlde vasiyetnamelerde açılma tarihinden, diğer tasarruflarda mirasın açılmasından itibaren on yıl geçince hak düşer. Buradaki başlangıç anı her dosyada aynı cümleyle kurulmaz. Vasiyetnamenin açılması, satış gibi görünen işlemin içeriğinin fiilen öğrenilmesi, tereke tablosunun ortaya çıkması veya tapu kayıtlarının incelenmesi bu hesabı etkileyebilir. Bu nedenle “babam yıllar önce devretmişti, süre zaten doldu” veya “geç öğrenince süre işlemez” gibi kestirme cümleler güvenli değildir.
Görev bakımından özel bir görev kuralı bulunmadıkça malvarlığı davası olduğu için HMK 2 gereği asliye hukuk mahkemesi görevlidir. Yetki bakımından ise HMK 11/1-a açık ve kesindir: ölüme bağlı tasarrufların iptali ve tenkisine ilişkin davalarda mirasbırakanın son yerleşim yeri mahkemesi kesin yetkilidir. Yani sırf taşınmaz başka ilde diye doğrudan taşınmazın bulunduğu yerde tenkis davası açmak her dosyada güvenli değildir. Tenkis iddiası ayrıca TMK 571/3 gereği def’i yoluyla her zaman ileri sürülebilir. Bu nokta, mirasçı aleyhine açılan bir eda davasında savunma stratejisini değiştirir.
| Başlık | Kural | Başlangıç / merci | Yanlış yol riski |
|---|---|---|---|
| Dava açma süresi | Öğrenmeden itibaren 1 yıl | Saklı pay ihlalini ve işlemin etkisini fiilen öğrendiğiniz tarih | Ölüm tarihini veya tapu devrini otomatik başlangıç sanmak |
| Azami süre | Vasiyetnamede açılma tarihinden, diğer tasarruflarda mirasın açılmasından itibaren 10 yıl | TMK 571 | Bir yıllık süreyi kaçırmayıp on yıllık üst sınırı gözden kaçırmak |
| Görevli mahkeme | Asliye hukuk mahkemesi | HMK 2 | Sulh hukukta veya yanlış görevli mahkemede dava açmak |
| Kesin yetki | Mirasbırakanın son yerleşim yeri mahkemesi | HMK 11/1-a | Sırf taşınmazın bulunduğu yere bakarak yetki kurmak |
| Def’i yolu | Her zaman ileri sürülebilir | TMK 571/3 | Bağımsız dava açılmadıysa savunma imkânının tamamen kaybolduğunu sanmak |
Tablonun tamamını görmek için tabloyu sağa ve sola kaydırabilirsiniz.
Anıl Köroğlu’nun tenkis def’i üzerine çalışması, bu savunma yolunun yalnız tali bir itiraz olmadığını; kimi dosyada doğrudan eda davasının sonucunu değiştiren bir inşaî etki doğurabildiğini gösterir. Bu tespit pratiktir: mirasçıya karşı ifa veya iade talebiyle açılan bir davada, saklı pay ihlali savunması sonradan akla gelen süslü bir argüman değil; sonucu belirleyen çekirdek savunma olabilir.
Karar Çizgisi: Güncel Değer, Sabit Tenkis Oranı, Faiz ve Uzayan Tedbir Riski
Tenkis dosyalarında bilirkişi raporunun önemi rastlantı değildir. AYM, Suna Denizci, B. No: 2013/5061, 31.03.2016 kararında başvurucu, tenkise tabi bedelin güncel değer bulunmadan hükme bağlandığını ileri sürdü. Karar metninde aktarılan Yargıtay ve HGK yaklaşımı, murisin verdiği paranın veya yaptığı kazandırmanın mirasın açıldığı tarihte ulaştığı değerin doğru hesaplanmasının zorunlu olduğunu açık biçimde gösterir. Enflasyon ve satın alma gücü farkı yok sayılarak kurulan hesap, rakamsal olarak küçük görünse de mülkiyet sonucunu doğrudan çarpıtır.
AYM, Ayten Saka ve Nurten Saka, B. No: 2018/38147, 20.10.2021 karar metninde yer verilen Yargıtay 1. HD içtihadı ise başka bir uyarı taşır: gizli bağış niteliği taşıyan işlemlerde akitte yazılı bedel ile gerçek ekonomik kazandırma aynı olmayabilir; ama iddia edilen yüksek bedel ispatlanamıyorsa, yine ölüm tarihi itibarıyla güncellenmiş değer ve sabit tenkis oranı üzerinden gidilmelidir. Bu, “ben taşınmazın bugün ettiği bedeli isterim” refleksinin her zaman doğru olmadığını gösterir. İstenen şey, bugünkü serbest piyasa bedeli değil; hukukça doğru güncelleme ve tenkis hesabıdır.
Şevket Budan başvurusunun asıl konusu uzun süren ihtiyati tedbirdir; ancak AYM kararında aktarılan Yargıtay 16. HD bozma gerekçesi uygulama için ayrıca değerlidir. Bu bozma, saklı paylı davalıların payı düşülmeden sabit tenkis oranı kurulamayacağını, her davalı yönünden ayrı hüküm gerektiğini ve seçimlik hakkın kullanıldığı tarihten itibaren faiz başlangıcının gözetilmesi gerektiğini hatırlatır. Tenkis davasında davalı sayısı arttıkça “tek toplam rakam” yazma kolaycılığı usul hatasına dönüşebilir. Aynı şekilde, tedbir yıllarca sürerse dosya lehine görünen koruma, mülkiyet hakkı bakımından yeni bir problem doğurabilir.
Kararların ortak mesajı: Saklı pay davasını güçlü kılan yalnız haklılık duygusu değildir; doğru değerleme tarihini, doğru dava türünü, doğru davalı yapısını ve doğru faiz başlangıcını kuran teknik dosya mimarisidir. Bu dört başlıktan biri yanlış kurulduğunda, mirasçı haklı olsa bile rakam ve sonuç bozulabilir.
Gerekli Belgeler, Deliller ve Dilekçe Omurgası
Saklı pay davasında belge seti dağınık bırakılırsa hesap da dağılır. En azından şu dosyalar elde tutulmalıdır: veraset ilamı veya mirasçılık belgesi, ölüm belgesi, varsa vasiyetname ve açılma tutanağı, tapu kayıtları ve resmi senet örnekleri, banka ve yatırım hesabı dökümleri, murisin borçlarını ve cenaze giderlerini gösteren belgeler, şirket pay defteri veya ticaret sicili kayıtları, tereke tespitine yarayan vergi ve ekspertiz verileri, daha önce açılmış miras veya tapu davalarına ilişkin dosya örnekleri. Murisin sağlığında yaptığı kazandırmanın bedelli mi bağış niteliğinde mi olduğu çekişmeli ise ödeme izini gösteren dekont, kredi, vergi ve muhasebe kayıtları kritik hâle gelir.
Dava dilekçesi bakımından HMK 119’un zorunlu unsurları özellikle önemlidir. Saklı pay dosyasında “payımız zedelendi” cümlesi yetmez. Vakıalar sıra numarası altında yazılmalı, her vakıanın hangi delille ispatlanacağı gösterilmeli ve talep sonucu açık kurulmalıdır. Dava konusu bir taşınmaz değil de tenkis bedeli ise bu bedelin hangi hesap yöntemiyle belirleneceği açıklanmalı; bilirkişi incelemesi, tapu ve banka müzekkeresi, vergi kaydı ve gerektiğinde keşif talebi net yazılmalıdır. Gider avansı ve harç tarafı da HMK 120 çerçevesinde baştan planlanmalıdır.
Dilekçe iskeleti:
1. Görev ve kesin yetki: HMK 2 ve 11 dayanağıyla asliye hukuk mahkemesi ve mirasbırakanın son yerleşim yeri açıklanır.
2. Mirasçılık ve saklı pay statüsü: Davacının hangi sıfatla saklı pay sahibi olduğu gösterilir.
3. Tereke ve kazandırmalar: Net tereke kalemleri, murisin tartışmalı tasarrufları ve bunların tarihi sıralanır.
4. Hesap ve ihlal: TMK 506-507 ve 560 çerçevesinde saklı payın nasıl zedelendiği formül halinde açıklanır.
5. Süre açıklaması: Öğrenme tarihi ve varsa vasiyetnamenin açılması / mirasın açılması tarihi açık yazılır.
6. Deliller: Tapu, banka, vergi, ticaret sicili, tanık, bilirkişi, keşif ve önceki dava dosyaları ayrı ayrı sayılır.
7. Talep sonucu: Tenkis, gerektiğinde bedel tahsili, faiz başlangıcı, yargılama gideri ve vekâlet ücreti talepleri açık kurulur.
Dilekçe Örneği Kısa Omurga
Örnek giriş omurgası: “Müvekkil, murisin altsoyu olup TMK m. 506 anlamında saklı paylı mirasçıdır. Muris tarafından davalı lehine yapılan … tarihli taşınmaz devri ile … tarihli banka aktarımı, net tereke ve tenkise tabi kazandırmalar birlikte değerlendirildiğinde müvekkilin saklı payını ihlal etmektedir. Net tereke hesabı, resmi kayıtların celbi ve bilirkişi incelemesi sonucunda belirlenecek olmakla birlikte, şimdilik fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak üzere tenkis talebinde bulunma zorunluluğu doğmuştur.”
Bu omurga, yalnız dilekçenin iskeletini gösterir; her somut dosyada murisin aile tablosu, tasarrufun türü, öğrenme tarihi, davalı yapısı ve hesap yöntemi ayrıca kurulmalıdır. Özellikle muris muvazaası ile tenkis arasında seçim yapmadan şablon dilekçe kullanmak, ilk dilekçede stratejik hataya neden olur.
Sık Sorulan Sorular
Hayır. Yasal miras payı mirasın kanuni dağıtım oranını, saklı pay ise o yasal payın kanun tarafından korunmuş bölümünü ifade eder. Hesap her zaman önce yasal pay, sonra TMK 506 oranı üzerinden yapılır.
Hayır. Kardeşlerin saklı payı 2007 değişikliği sonrasında kaldırılmıştır. Bu nedenle kardeşin mirasçı olması ile saklı paylı mirasçı olması ayrı sorulardır.
TMK 571 uyarınca saklı pay ihlalini öğrenmeden itibaren bir yıl içinde; her hâlde vasiyetnamelerde açılma tarihinden, diğer tasarruflarda mirasın açılmasından itibaren on yıl içinde açılmalıdır.
Kural olarak görevli mahkeme asliye hukuk mahkemesidir. Kesin yetki ise HMK 11/1-a gereği mirasbırakanın son yerleşim yeri mahkemesindedir.
Hayır. Bazı dosyalarda doğru yol muris muvazaasıdır; bazı dosyalarda ise doğru yol tenkis hesabı ve bedel indirimi olur. İşlemin hukuki niteliği incelenmeden otomatik tapu iptali talebi kurulmaz.
Her zaman değil. TMK 571/3 uyarınca tenkis iddiası def’i yoluyla da ileri sürülebilir. Ancak bu, bağımsız dava süresinin önemsiz olduğu anlamına gelmez; strateji dosyanın türüne göre belirlenmelidir.
Sonuç
Saklı pay dosyası, aile içi adalet duygusunun ötesinde matematik, usul ve delil işidir. Önce saklı pay sahibi olup olmadığınız, sonra net terekenin nasıl kurulacağı, ardından hangi kazandırmanın hangi dava türüyle tartışılacağı belirlenir. Tenkis davası doğru dosyada güçlü bir araçtır; yanlış dosyada ise süre, yetki ve ispat maliyetini artırabilir. Bu nedenle mirasın reddi, muris muvazaası, denkleştirme ve tenkis başlıklarının birbirine karıştırılmadığı bir dosya kurgusu gerekir.
Saklı pay hesabı çoğu dosyada bir oran tartışmasından önce bir belge ve tarih tartışmasıdır. Mirasbırakanın son yerleşim yeri, ölüm tarihi, tapu devri zinciri, banka akışı ve veraset yapısı birlikte incelenmeden güvenli sonuç kurulamaz. Çiftçi & Partners ekibi, saklı pay, tenkis, miras paylaşımı ve ilgili dava stratejilerini somut dosya belgeleri üzerinden değerlendirmektedir. Ayrıntılı ön inceleme için iletişime geçebilir veya Av. Barış Berkay Çiftçi, LL.M. profilini inceleyebilirsiniz.
Kaynakça ve Atıf Listesi
Resmi Kaynaklar
Mahkeme Kararları
- AYM, Şevket Budan, B. No: 2017/23296, 08.09.2020.
- AYM, Ayten Saka ve Nurten Saka, B. No: 2018/38147, 20.10.2021.
- AYM, Suna Denizci, B. No: 2013/5061, 31.03.2016.
Bilimsel Çalışmalar
- Ümit Yılmazer, “Miras Hukukunda Tasarruf Özgürlüğü ve Tenkis Davası”, Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, 2021.
- Anıl Köroğlu, “Tenkis Def’înin Yargılamada İleri Sürülmesi ve Sonuçları”, Selçuk Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, 2020.
- Remzi Demir, “4721 Sayılı Türk Medeni Kanunumuza Göre Açılan Tenkis Davası ile Mirasçıların Açabileceği Diğer Davaların Karşılaştırılması”, Yıldırım Beyazıt Hukuk Dergisi, 2020.
