Cevap Dilekçesi Nereye Verilir?: HMK 126’ya Göre Merci, İki Haftalık Süre ve HMK 128 Riski

Cevap Dilekçesi Nereye Verilir için soyut mimari detay kompozisyonu
Hızlı yanıt

HMK 126 cevap dilekçesinin davanın açıldığı mahkemeye verilmesini, HMK 127 ise tebliğden başlayan iki haftalık süreyi düzenler. Elektronik tebligatta UETS’ye düşen bildirim beşinci gün tebliğ edilmiş sayılır; en büyük risk, yanlış mercie veya süre geçtikten sonra verilen dilekçenin HMK 128 sonucunu doğurmasıdır.

Dava dilekçesi cuma akşamı UETS hesabınıza düştüğünde çoğu dosyada ilk refleks, esas tartışmasına girmektir; oysa en kritik hata çoğu zaman daha savunmanın içeriğine gelmeden yapılır. Dilekçenin hangi mahkemeye verileceği, iki haftalık sürenin hangi tarihte başlayacağı, ek süre talebinin ne zaman istenebileceği ve cevap verilmezse hangi savunmaların kalıcı biçimde kaybedileceği doğru okunmadığında dosya henüz ilk aşamada zayıflar. Özellikle ticari alacak, tazminat, kira ve aile uyuşmazlıklarında “cevap yetişir” varsayımı; zamanaşımı def’i, yetki itirazı, tahkim itirazı veya karşı vakıa planının dışarıda kalmasına yol açabilir. Bu yazı, HMK 126, HMK 127 ve HMK 128 hattını; 7201 sayılı Tebligat Kanunu, Elektronik Tebligat Yönetmeliği, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararları ve doktrindeki tartışmalarla birlikte uygulama odaklı biçimde açıklar.

Özet ve pratik çerçeve
  • Ana madde: HMK 126. Destek maddeler HMK 127, HMK 128, HMK 116, HMK 117 ve HMK 129’dur.
  • Merci: Cevap dilekçesi kural olarak davanın açıldığı mahkemeye verilir; UYAP üzerinden gönderim yapılıyorsa da doğru esas dosyası seçilmelidir.
  • Süre: HMK 127’de cevap süresi, dava dilekçesinin davalıya tebliğinden itibaren iki haftadır. E-tebligatta fiili okuma tarihi değil, Tebligat Kanunu m. 7/a çizgisi belirleyicidir.
  • Ek süre: Hazırlık çok zor veya fiilen imkansız ise ana süre içinde başvurulmalı; ek süre bir defaya mahsus verilir ve bir ayı geçemez.
  • Kritik belgeler: Tebligat kayıtları, vekaletname, delil listesi, şirket/temsil evrakı, varsa yetki veya tahkim kaydı, fiziki ekler ve teslim alındı bilgisi.
  • En büyük risk: HMK 128’in sadece “genel inkar” sonucu doğurduğunu sanıp zamanaşımı def’i, ilk itiraz ve yeni vakıa alanını da korunmuş kabul etmek.
  • Son gözden geçirme: 24.05.2026. İnceleyen: Av. Barış Berkay Çiftçi, LL.M.

HMK 126 cevap dilekçesinin verileceği mercii nasıl kurar?

HMK 126, cevap dilekçesinin nereye ve hangi usul sonucu ile verileceğini teknik ama kritik biçimde belirler. Cevap dilekçesi, davanın açıldığı mahkemeye verilir; havale edildiği tarih veriliş tarihi sayılır ve örneği mahkemece davacıya tebliğ edilir.

Cevap dilekçesi hangi mahkemeye verilir?

Kural nettir: cevap dilekçesi, davanın açıldığı dosyanın bulunduğu mahkemeye yöneltilir. Bu cümle basit görünür; fakat uygulamada yanlış esas numarası seçmek, başka dosyaya evrak yüklemek veya yalnız e-posta ile savunma gönderildiğini sanmak süreyi kurtarmaz. Özellikle dava dilekçesi ile dava şartı ekseninde birden çok bağlantılı dosya varsa, hangi dosyaya cevap verildiği baştan kontrol edilmelidir.

Bir diğer pratik konu da mercinin sadece coğrafi mahkeme adıyla değil, somut dosyayla birlikte okunmasıdır. Aynı adliyede birden fazla asliye ticaret veya aile mahkemesi bulunabilir. Bu nedenle savunma metnini bitirmek yetmez; dilekçenin doğru esas kaydına havale edildiğini görmek gerekir.

Havale tarihi neden kritik bir eşiktir?

HMK 126/3 bakımından korunması gereken an, metni tamamladığınız saat değil, dilekçenin havale edildiği tarihtir. Başka bir ifadeyle taslak klasörde hazır duruyorsa ama UYAP yüklemesi, fizik teslim veya elektronik başvuru havalesi süre sonunda gerçekleşmiyorsa savunma süresinde verilmiş sayılmaz.

Bu kural, özellikle son gün verilen dilekçelerde ispat yükünü de etkiler. Tebligat kaydı, UYAP gönderim ekranı, havale şerhi ve teslim alındı bilgisi ileride “süre geçti mi?” tartışmasının ana deliline dönüşür. Bu yüzden cevap dilekçesi verildikten sonra yalnız PDF’yi değil, havale ve teslim bilgisini de dosyalamak gerekir.

Davacı sayısı kadar örnek ve tebliğ zinciri niçin göz ardı edilmemeli?

HMK 126/2 yalnız kırtasiye detayı değildir. Birden fazla davacı olan dosyalarda eksik örnek, mahkemenin tebligat sürecini uzatabilir ve karşı tarafın cevaba cevap takvimini etkileyebilir. Özellikle fiziki ekli dosyalarda ek sözleşme, banka kaydı veya vekaletname örneklerinin kaç nüsha sunulduğu baştan kontrol edilmelidir.

Mahkemenin cevap örneğini davacıya tebliğ edecek olması da stratejik önem taşır. Çünkü cevap dilekçesinde kurduğunuz savunma vakıaları ve ilk itirazlar, karşı tarafın cevaba cevap alanını belirler. Bu nedenle eksik, soyut veya dağınık metin yalnız sizi değil, yargılamanın sonraki ritmini de bozar.

HMK 127’de iki haftalık süre ne zaman başlar?

HMK 127’nin cevabı, savunma planının saat ayarıdır: cevap süresi dava dilekçesinin davalıya tebliğinden itibaren iki haftadır. Ancak bu süre, fiilen dosyayı ne zaman açtığınızı değil, tebligatın hukuken hangi tarihte yapılmış sayıldığını izler.

Süre tebliğden mi, öğrenmeden mi başlar?

Yazılı yargılama usulünde süre kural olarak tebliğden başlar; “dosyadan haberim oldu” veya “müvekkil bana geç iletti” cümleleri süre başlangıcını tek başına değiştirmez. Bu yüzden fiziki tebligatta mazbata tarihi, vekile yapılan tebligatta vekilin tebliğ tarihi ve elektronik tebligatta yasal beş günlük karine birlikte değerlendirilmelidir.

Tebligatın usulsüz olduğu iddiası ayrı bir savunma alanıdır; ama bu iddia var diye süre kendiliğinden durmaz. Önce tebligat zincirini belgelemek, sonra gerekiyorsa usulsüzlük itirazını kurmak gerekir. Aksi halde davalı süreyi kaçırır, sonra yalnız tebligat kusuruna güvenerek cevap kaybını telafi etmeye çalışır.

Elektronik tebligatta beş günlük kural nasıl işler?

Elektronik tebligatta usulsüz tebligat ve öğrenme tarihi başlığında da görüldüğü üzere, UETS hesabına düşen kayıt ile hukuki tebliğ tarihi çoğu zaman aynı gün değildir. Tebligat Kanunu m. 7/a ve Elektronik Tebligat Yönetmeliği çerçevesinde bildirim, elektronik adrese ulaştığı günü izleyen beşinci gün tebliğ edilmiş sayılır; bu nedenle hafta sonu ve tatil kesişimleri mutlaka takvime işlenmelidir.

Mahkemeye erişim ve savunma hakkı bakımından AYM’nin elektronik tebligat içtihadı da bu noktada pratik değer taşır: tebligatın hangi gün hukuken sonuç doğurduğu net belirlenmeden süre aşımı yorumu kurulması, kanun yoluna veya savunmaya erişimi gereksiz ölçüde zorlaştırabilir. Yine de davalının güvenli yolu, “okuduğum gün” yerine “tebliğ edilmiş sayılan gün” hesabını esas almaktır.

Ek cevap süresi hangi şartlarda istenir?

Ek süre, dava dosyası yoğun diye otomatik verilen bir mehil değildir. HMK 127, ancak hazırlığın iki haftada tamamlanmasının çok zor veya imkansız olduğu somut hallerde ve bu ana süre dolmadan yapılan başvurularda ek süreye izin verir. Şirket içi kayıtların farklı şehirlerde olması, yabancı dilde teknik sözleşmelerin çevrisi, çok sayıda klasör ve bilirkişi verisi gibi nedenler açıklanabilir; “hazırlanamadı” demek tek başına yetmez.

Başvuru zamanlaması burada en kritik noktadır. Ana süre geçtikten sonra istenen mehil çoğu kez HMK 128 sonucunu geriye çeviremez. Bu nedenle ek süre talebi, süre dolmadan verilmeli ve mümkünse güçlük yaratan belge veya kurumsal süreç kısa eklerle somutlaştırılmalıdır.

Durum Başlangıç ve süre Ne yapılmalı? Yanlış yol riski
Süresinde normal cevap Tebliğden itibaren 2 hafta Dilekçeyi doğru esas dosyasına verip havale tarihini kayda alın Savunma vakıası ve delil planı eksik kalırsa HMK 129 zafiyeti doğar
Ek cevap süresi talebi Ana süre dolmadan başvurulur; kabul edilirse ek süre ana sürenin bitiminden sonra işler Somut güçlük nedenini ve hangi kayıtların beklendiğini açıklayın Geç başvuru HMK 128 sonucunu engellemez
Süresinde cevap verilmemesi İki hafta kaçırılır Derhal hangi savunmaların artık kurulamayıp hangilerinin inkar sınırında kaldığını analiz edin İlk itiraz, def’i ve yeni vakıa alanı ciddi ölçüde daralır

Tablonun tamamını görmek için tabloyu sağa ve sola kaydırabilirsiniz.

Süre kaçarsa HMK 128 ve ilk itiraz rejimi ne sonuç doğurur?

HMK 128’in sonucu, davanın otomatik kabulü değildir; fakat savunma alanını daraltan ciddi bir usul sonucudur. Süresinde cevap vermeyen davalı, davacının ileri sürdüğü vakıaların tamamını inkâr etmiş sayılır; buna karşılık yeni vakıa kurma, ilk itiraz ileri sürme ve def’i alanı kural olarak korunmaz.

HMK 128 yalnız genel inkâr mı yaratır?

Evet; fakat bu “basit bir kayıp” değildir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 07.10.2021 tarihli, E. 2017/9-2782 sayılı çizgisi; süresinde verilmeyen cevap dilekçesinin sonradan ıslahla zamanaşımı def’ine dönüştürülemeyeceğini açıkça vurgular. Çünkü cevap verilmemesi, inkâr sonucunu doğurur; zamanaşımı def’i ise ayrıca süresinde ileri sürülmesi gereken bir savunma aracıdır.

Bu ayrım uygulamada en çok iş davaları, ticari alacaklar ve tazminat davalarında maliyet üretir. Avukat, “zaten inkar sayıldık” rahatlığıyla hareket ederse; zamanaşımı, tahkim anlaşması, yetki itirazı veya açık mahsup savunması gibi cevap dilekçesinde kurulması gereken başlıkları kalıcı biçimde kaybedebilir.

Yetki itirazı, tahkim itirazı ve yeni vakıa sonradan ileri sürülebilir mi?

Kural olarak hayır. HMK 116 ve HMK 117 bakımından kesin yetki dışındaki yetki itirazı ile tahkim itirazı ilk itiraz niteliğindedir ve cevap dilekçesinde ileri sürülmelidir. Bu nedenle yetkili mahkeme savunması dosyada kritikse, süre kaçırılmadan metne yazılmalıdır.

Yeni vakıa ekleme bakımından da sınır serttir. Cevap süresi geçtikten sonra “borç aslında ödendi”, “ayıp davacıdan kaynaklandı” veya “sözleşme sonradan değiştirildi” gibi yeni savunma olguları kurulursa bu, inkar çerçevesini aşar ve savunmanın genişletilmesi yasağına takılır. Açık muvafakat veya ıslah tartışması bazı dar alanlarda gündeme gelse de, süreyi kaçıran taraf açısından güvenli plan bu ihtimale bel bağlamamak olmalıdır.

Delil gösterme hakkı tamamen kaybolur mu?

Burada Yargıtay içtihadı tek çizgi halinde değildir ve bu nedenle dosya bazlı analiz gerekir. YHGK’nin 20.04.2016 tarihli E. 2014/695, K. 2016/522 sayılı kararında daha katı yaklaşım benimsenmiş; süresinde cevap verilmeyen dosyada sonradan delil göstermeye alan tanınmamıştır. Buna karşılık daha yeni HGK kararları, inkâr sınırındaki karşı ispat delilleri ile yeni vakıa yaratan delilleri ayıran daha nüanslı bir çizgi kurmuştur.

Özellikle YHGK’nin 04.02.2021 tarihli E. 2017/2-2710, K. 2021/34 ve 30.06.2021 tarihli E. 2017/2626, K. 2021/814 sayılı kararları birlikte okunduğunda şu pratik sonuç çıkar: süresinde cevap verilmemesi, davacının iddialarını çürütmeye yönelik her karşı delili otomatik olarak yasaklamaz; fakat yeni vakıa kurma bahanesiyle delil sunulmasına da izin vermez. Ayrıca cevap dilekçesinde gösterilmiş ama henüz dosyaya sunulmamış delil ile hiç gösterilmemiş yeni delil aynı muameleye tabi değildir.

Dikkat: HMK 128 sonrası “bir şeyler söyleriz” yaklaşımı en pahalı reflekslerden biridir. Cevap süresini kaçırmış davalı, çoğu zaman yalnız inkar sınırında kalır; zamanaşımı, ilk itiraz, yeni vakıa ve bazı delil stratejileri geri dönülmez biçimde daralır.

Uygulamada cevap dilekçesi nasıl güvenli şekilde verilir?

Aşağıdaki dört adım, HMK 126 merkezli cevap sürecinde merci, süre, teslim kaydı ve HMK 128 riskini aynı anda kontrol etmek için pratik bir yol haritası sunar.

  1. Tebligat tarihini kesinleştirin

    Fiziki tebligatta mazbatayı, elektronik tebligatta UETS ulaşma tarihini ve beşinci gün karinesini birlikte okuyun. Takvime yalnız son günü değil, ek süre talebinin son gününü de işleyin.

  2. Savunma başlıklarını tek dosyada toplayın

    Esas savunma, varsa HMK 116 kapsamındaki ilk itiraz, zamanaşımı def’i, delil listesi ve gerekiyorsa ek süre talebini birbirinden kopuk değil aynı strateji içinde kurun. HMK 129 içeriği bu aşamada referans alınmalıdır.

  3. Dilekçeyi doğru mahkemeye verip havale kaydını saklayın

    UYAP gönderimi, fiziki kalem teslimi veya elektronik havale tamamlanmadan süre korunmuş sayılmaz. Teslim alındı, havale tarihi ve eklerin sisteme düştüğü kayıt ayrıca arşivlenmelidir.

  4. HMK 128 sonrası riskleri peşinen kontrol edin

    Ana süre kaçmışsa hangi savunmaların artık ileri sürülemeyeceğini, hangi delillerin ancak inkar sınırında kalabileceğini ve istinaf riskinin ne olacağını aynı gün notlayın. Sonraki aşamada toparlarız varsayımı çoğu dosyada çalışmaz.

Sağlam cevap stratejisi, yalnız süre tutmak değil; merci, delil, ilk itiraz ve tebligat zincirini tek kontrol listesinde toplamak demektir. Aşağıdaki yol haritası, HMK 126 merkezli ama HMK 127, HMK 128 ve HMK 129 sonuçlarını birlikte yöneten pratik çerçevedir.

flowchart TD A[Tebligat kaydi gorulur] --> B{Fiziki mi UETS mi?} B -->|Fiziki| C[Teblig tarihi mazbatadan okunur] B -->|UETS| D[Ulasma tarihi ve besinci gun karinesi hesaplanir] C --> E[2 haftalik ana sure takvime islenir] D --> E E --> F{Hazirlik 2 haftada bitebilir mi?} F -->|Evet| G[Cevap, ilk itiraz ve delil plani ayni dilekcede kurulur] F -->|Hayir| H[Ana sure dolmadan ek sure talep edilir] G --> I[Dogru mahkemeye verilip havale kaydi saklanir] H --> I I --> J[HMK 128 ve sonradan delil riski kontrol edilir]

Cevap süresi dolmadan hangi belgeler toplanmalı?

İlk dosya seti; tebligat kaydı, vekaletname, savunma vakıalarını destekleyen ana belgeler, ticaret sicili veya temsil evrakı, varsa yetki sözleşmesi ve delil listesidir. Eğer gider avansı, vekalet kapsamı veya dava şartı arabuluculuk gibi yan usul sorunları varsa bunların da savunma planına aynı anda eklenmesi gerekir.

Belge toplama aşamasında en sık hata, yalnız metni yetiştirmeye odaklanıp delil bağlantısını sonraya bırakmaktır. Oysa tanık listesi, bilirkişi stratejisi ve UYAP teslim kayıtları cevap süresinden kopuk düşünülemez.

Yanlış yol, yanlış süre ve ispat riski nasıl azaltılır?

En güvenli yöntem, her dosya için tek sayfalık usul kontrol tablosu hazırlamaktır. Bu tabloda teblig tarihi, tebliğ edilmiş sayılma tarihi, ana süre sonu, ek süre ihtimali, ilk itiraz başlıkları, def’iler, sunulan deliller ve teslim kayıtları aynı yerde görünmelidir. Böyle bir tablo yoksa savunma metni iyi olsa bile usul hatası ihtimali yükselir.

Özellikle çok davalılı veya kurumsal dosyalarda iç yazışma beklerken süre tüketilmemelidir. Müvekkil onayı gecikse de cevap omurgası, süre koruyucu çekirdek savunma ve gerekiyorsa ek süre talebi önce verilir; ayrıntı ikinci aşamada derinleştirilir. Usul hukuku çoğu zaman kusursuz metni değil, zamanında ve doğru mercie verilen metni ödüllendirir.

Öneri: Cevap dilekçesi dosyalarında “teblig tarihi”, “tebliğ edilmiş sayılma tarihi”, “ek süre son günü”, “ilk itiraz var mı?”, “zamanaşımı def’i var mı?”, “havale alındı mı?” sorularını tek kontrol listesinde sabitleyin. Bu altı satır, HMK 126-128 kaynaklı hak kayıplarının büyük bölümünü azaltır.

SSS, sonuç ve başvuru stratejisi

HMK 126 merkezli cevap rejimi, yalnız dilekçe teslim tekniği değildir; savunma alanının sınırını çizen bir usul eşiğidir. Aşağıdaki kısa sorular, uygulamada en sık karıştırılan başlıkları toplar.

Cevap dilekçesi yalnız davanın açıldığı mahkemeye mi verilir?

Evet; HMK 126’nın çekirdeği budur. UYAP üzerinden işlem yapılıyor olsa da doğru esas dosyasına yönelen, havale veya gönderim kaydı bulunan başvuru aranır. Taslak hazırlamak veya yanlış dosyaya evrak yüklemek süreyi korumaz.

İki haftalık cevap süresi hafta sonu ve e-tebligatta nasıl hesaplanır?

HMK 127 bakımından başlangıç teblig tarihidir. E-tebligatta UETS’ye ulaşma günü değil, Tebligat Kanunu m. 7/a çizgisindeki tebliğ edilmiş sayılma tarihi esas alınır; bu tarih belirlendikten sonra iki haftalık süre hesaplanır.

Ek cevap süresi her dosyada alınabilir mi?

Hayır. Ek süre ancak hazırlığın iki haftada çok zor veya imkansız olduğu somut hallerde ve ana süre dolmadan istenebilir. Talep kabul edilirse bir defaya mahsus verilir ve bir ayı geçemez.

Süresinde cevap verilmezse dava doğrudan kabul mü edilir?

Hayır. HMK 128 otomatik kabul değil, inkar edilmiş sayılma sonucu doğurur. Ancak bu durum, zamanaşımı def’i, ilk itiraz ve yeni savunma vakıaları gibi araçların önemli kısmını kaybettirebilir.

Yetki itirazı veya tahkim itirazı sonradan ileri sürülebilir mi?

Kural olarak hayır. Kesin yetki dışındaki yetki itirazı ve tahkim itirazı HMK 116-117 kapsamında cevap dilekçesinde ileri sürülmesi gereken ilk itirazlardandır. Süre kaçarsa bu savunmaların dinlenmemesi riski yüksektir.

Geç cevap veren davalı hiç delil sunamaz mı?

İçtihat tamamen tek yönlü değildir. Daha yeni HGK kararları, inkar sınırındaki karşı delil ile yeni vakıa yaratan delili ayırmaktadır; ancak bu alan güvenli değildir. Bu nedenle delil planını süresinde cevap içinde kurmak en doğru yoldur.

Usulsüz tebligat iddiası varsa cevap vermeden beklemek doğru mu?

Genellikle hayır. Önce tebligat zinciri belgelendirilmeli, mümkünse süre koruyucu cevap veya ek süre talebi hazırlanmalı, ardından usulsüzlük savunması yapılandırılmalıdır. Beklemek, hem HMK 127 süresini hem HMK 128 sonrası alanı daraltabilir.

Sonuç olarak HMK 126’nın gerçek önemi, “cevap nereye verilir?” sorusundan daha büyüktür. Bu madde; HMK 127’nin iki haftalık takvimi, HMK 128’in inkar sonucu ve HMK 129’un içerik yüküyle birlikte çalışır. Doğru merci, doğru tarih ve doğru savunma omurgası kurulmadığında, dosyanın esası güçlü olsa bile usul avantajı karşı tarafa geçebilir.

Bu içerik 24.05.2026 itibarıyla hazırlanmıştır. Dosyanızda e-tebligat başlangıcı, ek mehil talebi, zamanaşımı def’i, ilk itiraz veya geç cevap sonrası delil planı arasında çatışma varsa; savunma metnini yalnız şablondan değil somut tebligat kaydı ve usul takvimi üzerinden kurmak gerekir.

Çiftçi & Partners değerlendirmesi

Cevap süresini kaçırma, e-tebligat başlangıcı, yetki itirazı, zamanaşımı def’i veya delil planının daralması nedeniyle dosyanızda usul riski doğduysa; önce tebligat zincirini ve süre hesabını, sonra da savunmanın hangi kısmının halen kurulabileceğini test etmek gerekir. Uyuşmazlığın genel çerçevesi için Uyuşmazlık Çözümü, Tahkim ve Dava Takibi çalışma alanımıza da bakabilirsiniz.

Kaynakça ve Atıf Listesi

Resmi Kaynaklar

  1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, özellikle HMK 126, HMK 127, HMK 128, HMK 129, HMK 116 ve HMK 117.
  2. 7201 sayılı Tebligat Kanunu, özellikle elektronik tebligata ilişkin m. 7/a çizgisi.
  3. PTT e-Tebligat mevzuat sayfası ve Elektronik Tebligat Yönetmeliği uygulama çerçevesi.

Mahkeme Kararları

  1. YHGK, E. 2014/695, K. 2016/522, T. 20.04.2016 – süresinde cevap vermeyen davalının sonradan delil bildirme alanına katı yaklaşım.
  2. YHGK, E. 2017/2626, K. 2021/814 – delilin gösterilmesi ile sunulması ayrımı ve HMK 140/5 tartışması.
  3. YHGK, E. 2017/2-2710, K. 2021/34 – geç cevap veren davalının inkar sınırındaki karşı delil alanı ve yeni vakıa yasağı.
  4. Anayasa Mahkemesi, B. No: 2022/44676 – elektronik tebligatta hukuki tebliğ tarihinin belirlenmesi ve süre hesabı.

Akademik Kaynaklar

  1. Cenk Akil, Cevap Dilekçesi Vermeyen Davalının Delil İleri Sürüp Süremeyeceği Meselesi.
  2. Özden Özkaya-Ferendeci, Davalının Cevap Dilekçesi Vermemesi Halinde M. 128’in Uygulanması ve Ortaya Çıkan Sorunlara İlişkin Çözüm Arayışları.
  3. Mukayeseli Hukuk ve Yargı Kararları Işığında Elektronik Tebligatın Yapılmış Sayıldığı Tarih.

İlgili kategori arşivi: Medeni Usul Hukuku. Birlikte okunabilecek başlıca yazılar: harç ve gider avansı, cevap dilekçesi içeriği ve istinaf süresi.

Ne düşünüyorsunuz?

Bağlantılı analizler

EPLY m.35 Kapsamında Mücbir Sebep ve Haklı Sebep: Önlisans ve Lisans Sahipleri İçin Hukuki Çerçeve

EPLY m.35 kapsamında mücbir sebep, önlisans ve lisans sahibi tüzel kişilerin süreli yükümlülükleri, tesis tamamlama süresi, teminat irat kaydı, lisans iptali ve EPDK yaptırımları bakımından kritik öneme sahiptir. Bu yazıda EPDK mücbir sebep başvurusu, haklı sebep ayrımı, Danıştay 13. Dairesi içtihadı ve ret halinde açılacak iptal davası süreci incelenmektedir.

Read

29 Nisan 2026 EPLY Değişikliği: EPDK Önlisans Yaptırımları, Katlı Bedel ve Marka Kısıtlaması

29 Nisan 2026 tarihli Elektrik Piyasası Lisans Yönetmeliği değişikliği; önlisans sahiplerinin EPDK yaptırım rejimine dahil edilmesi, katlı lisans bedeli uygulamasının kaldırılması ve tedarik/toplayıcı şirketleri bakımından unvan, marka ve logo kısıtlamaları yönünden önemli sonuçlar doğurmaktadır. Bu yazıda değişikliğin yatırımcılar, depolamalı RES/GES önlisans sahipleri ve enerji şirketleri bakımından pratik etkileri incelenmektedir.

Read