Görevli Mahkeme Nasıl Belirlenir? HMK 1 Görev Kuralı, Dava Şartı ve Görevsizlik Riski

Görevli Mahkeme Nasıl Belirlenir için metinsiz editoryal soyut kapak kompozisyonu
Hızlı Cevap

Görevli mahkeme, HMK m. 1 uyarınca yalnız kanunla belirlenir; kural kamu düzenindedir ve dava şartı olarak kendiliğinden incelenir. Görevsizlik kararından sonra dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi için HMK m. 20 gereği iki haftalık başvuru yapılmalıdır. Yanlış mahkeme, davanın açılmamış sayılması riskini doğurur.

Görevli mahkeme seçimi, dava dilekçesinin başındaki mahkeme adından ibaret değildir. HMK m. 1, mahkemelerin görevini ancak kanunun belirleyebileceğini ve görev kurallarının kamu düzeninden olduğunu kabul etmektedir; dava doğru vakıalarla açılmış olsa bile görevli mahkeme hatalı seçildiğinde, dosya esasa geçmeden usul tartışmasına sıkışmaktadır.

Dosyanın İlk Okuması
  • Ana madde: HMK m. 1, mahkemelerin görevinin kanunla düzenleneceğini ve görev kurallarının kamu düzeninden olduğunu belirtmektedir.
  • Destek maddeler: HMK m. 2 genel asliye hukuk görevini, HMK m. 4 sulh hukuk görevini, HMK m. 20 görevsizlik sonrası gönderme talebini, HMK m. 114 ve m. 115 dava şartı denetimini düzenlemektedir.
  • Süre başlangıcı: Görevsizlik kararı kesin ise tebliğden; kanun yolu kullanılmamışsa kesinleşmeden; kanun yolu reddedilmişse ret kararının tebliğinden itibaren iki hafta içinde başvuru gerekir.
  • Merci: Başvuru, görevsizlik veya yetkisizlik kararını veren mahkemeye yapılır; dosya görevli mahkemeye gönderilmelidir.
  • Temel belgeler: Dava dilekçesi, görev dayanağı kanun maddesi, uyuşmazlık türünü gösteren sözleşme veya işlem, tebligat evrakı, harç ve gider avansı makbuzları ile varsa arabuluculuk son tutanağı birlikte kontrol edilir.
  • Görünür risk: Görev itirazını yetki itirazıyla karıştırmak, özel mahkeme görevini atlamak veya HMK m. 20 süresini kaçırmak dava ekonomisini ve hak arama sürecini zayıflatır.

I. Görev Kuralı ve HMK 1’in Yargılamadaki Konumu

Görevli mahkeme, belirli bir uyuşmazlığa aynı yargı kolundaki hangi ilk derece mahkemesinin bakacağını gösteren usul kurumudur. HMK m. 1 bu kurumu taraf iradesinin dışına çıkarır; mahkemenin görevi kanunla düzenlenir, söz konusu kurallar kamu düzenindendir ve mahkeme, taraflar ileri sürmese dahi görev meselesini davanın her aşamasında kendiliğinden incelemekle yükümlüdür.

HMK 1 görev konusunda ne söyler?

HMK m. 1’in kısa metni, usul hukukunda geniş sonuç doğurmaktadır; mahkemelerin görevi kanunla düzenlendiğinden, davanın asliye hukuk, sulh hukuk, aile, iş, tüketici, ticaret veya başka bir özel mahkemede açılıp açılmayacağı kanuni düzenleme ile belirlenir. Süha Tanrıver, sulh-asliye ayrımının uyuşmazlığın yargısal rejimini doğrudan etkilediğini vurgulamaktadır.

Baki Kuru ile Pekcanıtez, Atalay ve Özekes çizgisindeki klasik usul yaklaşımı da görevi mahkemenin dava konusu üzerinde yargılama yetkisini kullanabileceği ilk eşik olarak ele almaktadır. Davacı talebinde haklı olabilir; fakat görevsiz mahkemede yürütülen dosya, doğru mahkemeye aktarılmadıkça esas hakkında sağlıklı hüküm kurulamaz.

Görev ve yetki neden aynı şey değildir?

Görev, mahkemenin türünü; yetki ise görevli mahkemenin coğrafi yerini gösterir. Örneğin alacak davasında görevli mahkeme asliye hukuk mahkemesi olabilir; yetkili mahkeme ise davalının yerleşim yeri veya sözleşmenin ifa yeri mahkemesi olarak tartışılabilir. HMK m. 1 görevle ilgilidir. HMK m. 10 kapsamında sözleşmeden doğan davalarda yetki farklı bir soruya cevap verir.

Mahkemenin görevli olması HMK m. 114/1-c uyarınca dava şartıdır; mahkeme bunu kendiliğinden inceler. Kesin olmayan yetki itirazı ise HMK m. 116 kapsamında ilk itiraz niteliğindedir ve süresinde ileri sürülmediğinde dinlenmez.

II. Görevli Mahkeme Nasıl Belirlenir?

Görevli mahkeme belirlenirken ilk soru, uyuşmazlığın hangi maddi hukuk ilişkisine dayandığıdır. Hukuki nitelendirme yalnız tarafın dilekçede kullandığı isimle sınırlı değildir; olayların anlatımı, talep sonucu ve kanuni düzenleme birlikte okunur. Talep sonucu başka bir özel mahkemenin görev alanına giriyorsa görev sorunu ortaya çıkmaktadır.

Genel mahkeme ile özel mahkeme arasında hangi sıra izlenir?

HMK m. 2, aksine düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesini genel görevli mahkeme olarak kabul etmektedir. HMK m. 4 ise sulh hukuk mahkemesinin görev alanını kira, ortaklığın giderilmesi, zilyetliğin korunması ve kanunla sulh hukuk mahkemesine bırakılan işler üzerinden belirlemektedir. 5235 sayılı Kanun, hukuk mahkemelerini sulh hukuk, asliye hukuk ve özel kanunlarla kurulan diğer hukuk mahkemeleri olarak ayırmaktadır. Dolayısıyla ilk kontrol, özel kanunla kurulan bir mahkeme veya açık görev kuralı bulunup bulunmadığıdır.

Aile mahkemeleri bakımından 4787 sayılı Kanun m. 4, aile hukukundan doğan dava ve işleri özel görev alanına almaktadır; iş mahkemelerinde 7036 sayılı Kanun, iş ilişkisi ve sosyal güvenlik kaynaklı uyuşmazlıklar için ayrı rejim kurar ve özel görev kuralı varsa asliye hukuk mahkemesinin genel görevi geri çekilir.

Dava değeri görevli mahkemeyi tek başına değiştirir mi?

HMK m. 2, asliye hukuk mahkemesinin görevini dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın kurar. Bu düzenleme, eski dönem değer temelli ayrımların önemli bölümünü ortadan kaldırmıştır. O nedenle yalnız alacağın yüksek veya düşük olması, tek başına görevli mahkemeyi değiştirmez. Asıl belirleyici unsur, uyuşmazlığın türü ve özel kanunla başka bir mahkemeye bırakılıp bırakılmadığıdır.

Tanrıver’in sulh hukuk ve asliye hukuk ayrımına ilişkin değerlendirmesi, bu noktada işlevseldir. Kanaatimizce görev kuralı, tarafların usul ekonomisini yönetebileceği esnek bir seçenek değil, mahkemenin yargılama yetkisinin kanuni sınırıdır; talep sonucunun bölünmesi veya terditli talep hâlinde her talebin görev dayanağı ayrıca incelenmelidir.

Tablonun tamamını görmek için tabloyu sağa ve sola kaydırabilirsiniz.

Kontrol noktası Dayanak Pratik soru Risk
Genel görev HMK m. 2 Uyuşmazlık asliye hukuk mahkemesinin genel alanında mı? Özel mahkeme atlanırsa görevsizlik kararı verilir.
Sulh hukuk görevi HMK m. 4 Kira, ortaklığın giderilmesi veya zilyetlik koruması var mı? Asliye hukukta açılan dava usulden yavaşlar.
Özel mahkeme 4787, 7036, 6502 ve ilgili özel kanunlar Aile, iş, tüketici, ticaret veya başka özel rejim var mı? Kanuni görev kuralı kamu düzeni nedeniyle kendiliğinden uygulanır.
Gönderme süresi HMK m. 20 Görevsizlik kararı sonrası iki haftalık başvuru yapıldı mı? Başvuru yapılmazsa dava açılmamış sayılır.

III. Görevsizlik Kararı, İki Haftalık Süre ve Dava Şartı Riski

Görevsizlik kararı, davanın maddi hukuk bakımından haksız olduğu anlamına gelmez; mahkemenin uyuşmazlığı incelemeye kanunen yetkili türde olmadığını gösterir. HMK m. 20, böyle bir karardan sonra dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi için taraflara belirli bir başvuru yükü getirir. Söz konusu yük yerine getirilmezse dosya yalnız beklemez; dava açılmamış sayılır.

Süre riski: Görevsizlik kararının kesin veya kesinleşmiş olmasına göre başlangıç tarihi değişir. Başvuru, kararı veren mahkemeye iki hafta içinde yapılmadığında HMK m. 20 uyarınca davanın açılmamış sayılması sonucu doğmaktadır.

İki haftalık başvuru süresi ne zaman başlar?

HMK m. 20’ye göre görevsizlik kararı verildiği anda kesin ise süre tebliğden başlar; karara karşı kanun yolu açıksa ve taraf kanun yoluna başvurmazsa süre kararın kesinleştiği tarihten itibaren işler, kanun yolu başvurusu reddedilmişse ret kararının tebliğinden itibaren iki hafta içinde gönderme talep edilmelidir. Bu süre, dosyanın kendiliğinden dolaşacağı varsayımıyla ihmal edilemez.

Başvuru, yeni mahkemeye değil görevsizlik kararı veren mahkemeye yapılır. Dilekçede kararın kesinleşme veya tebliğ tarihi, gönderilmesi istenen mahkeme ve HMK m. 20 dayanağı açıkça belirtilmelidir; aksi hâlde harç, süre ve derdestlik tartışmaları gereksiz şekilde büyür.

Mahkemenin görevli olması neden dava şartıdır?

HMK m. 114/1-c, mahkemenin görevli olmasını dava şartları arasında saymaktadır. HMK m. 115 uyarınca mahkeme dava şartlarını yargılamanın her aşamasında kendiliğinden araştırır ve taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilir. Görev noksanlığı giderilebilir bir dava şartı gibi tamamlatılmaz; mahkeme görevsizlik kararı verir ve dosyanın doğru mahkemeye gönderilmesi HMK m. 20 mekanizmasına bağlanır.

Bu ayrım, dava şartı yokluğu ile ilk itiraz arasındaki sınırı görünür kılar. Ahmet Cahit İyilikli’nin kamu düzeni değerlendirmesi, kamu düzenine bağlanan usul kurallarının tarafların sessizliğiyle bertaraf edilemeyeceğini göstermekte olup anılan yaklaşım görev bakımından doğrudan karşılık bulur.

Görev ile yargı yolu yanlış kurulduğunda ne olur?

Yargı yolu, adli yargı ile idari yargı gibi farklı yargı kolları arasındaki sınırı ifade eder. Görev ise aynı yargı kolunda hangi mahkemenin dosyaya bakacağını belirler. Bu ayrımın karıştırılması, özellikle kamu kurumu, işçi statüsü, idari sözleşme, sosyal güvenlik veya idari para cezası içeren dosyalarda sorun yaratır. Mahkeme, uyuşmazlığı yanlış kavramsallaştırırsa HMK m. 1 yerine yargı yolu dava şartı tartışması devreye girebilir.

Yargıtay 9. HD, E. 2013/4766, K. 2013/8938, T. 14.03.2013 sayılı kararında bu sınırı açık biçimde kurmuştur. Kararda iş mahkemesinin verdiği görevsizlik kararının, esasında adli yargı ile idari yargı arasındaki yargı yolu tartışmasına temas ettiği belirtilmiştir. Anılan kararın dosya pratiğine etkisi açıktır: dilekçede yalnız “görevli mahkeme” başlığı açmak yetmez; uyuşmazlığın adli yargı içinde mi, yoksa başka yargı kolunda mı çözüleceği de ayrıca değerlendirilmelidir.

Uygulama önerisi: Görev kontrolü üç sırayla yapılmalıdır: önce yargı kolu, sonra özel mahkeme, son olarak genel mahkeme ve yetki. Bu sıra bozulduğunda görev itirazı, yetki itirazı veya yargı yolu dava şartı yanlış başlık altında ileri sürülebilir.

IV. Yargıtay Kararları Görev Kuralını Nasıl Uyguluyor?

Yargıtay uygulaması, HMK m. 1’in kısa metnini kamu düzeni, dava şartı ve doğru mahkemeye erişim ilkeleriyle birlikte yorumlamaktadır. Kararlarda ortak çizgi, mahkemenin görevli olup olmadığının taraf itirazına bağlı olmadığıdır. Ancak kararların dosya pratiğine etkisi aynı değildir; bazı kararlar sulh-asliye ayrımını, bazıları özel mahkeme görevini, bazıları da yargı yolu ile görev ayrımını öne çıkarmaktadır.

Mirasçılık belgesinin iptali davasında sulh hukuk mu asliye hukuk mu?

Yargıtay 14. HD, E. 2015/8042, K. 2015/5796, T. 25.05.2015 sayılı kararında mirasçılık belgesinin iptali ve yeni mirasçılık belgesi verilmesi talebi incelenmiştir. Karar metninde HMK m. 1 ve m. 2 birlikte değerlendirilmiş; çekişmeli ve hasımlı niteliğe bürünen iptal davasında asliye hukuk mahkemesinin görevli olduğu kabul edilmiştir. Mahkemenin sulh hukuk mahkemesinde esasa girerek hüküm kurması kanun yararına bozulmuştur.

Anılan karar güçlüdür; çünkü HMK sonrası görev ayrımını yalnız eski HUMK alışkanlığına bırakmamaktadır. Kararın sınırlı yönü ise mirasçılık belgesi verilmesi ile mirasçılık belgesinin iptali arasındaki farkın uygulamada hâlen karıştırılabilmesidir. Dosya pratiğinde sonuç nettir: çekişmesiz iş niteliği ile hasımlı iptal davası ayrılmadan mahkeme seçimi yapılmamalıdır.

Aile mahkemesinin görevi kendiliğinden gözetilir mi?

Yargıtay 2. HD, E. 2025/4646, K. 2025/12098, T. 29.12.2025 sayılı kararında, TMK m. 363 temelli taşınmaz iadesi isteğinde aile mahkemesinin görevli olduğu değerlendirilmiştir. Daire, mahkemelerin görevinin kamu düzenine ilişkin olduğunu ve yargılamanın her aşamasında hakim tarafından kendiliğinden dikkate alınması gerektiğini vurgulamıştır. Asliye hukuk mahkemesinde işin esasına girilmesi hatalı görülmüş ve bozma kararı verilmiştir.

Karar, özel mahkeme görevini atlama riskini gösterdiği için HMK m. 1 bakımından öğreticidir. Kanaatimizce hukuki nitelendirme yalnız talep başlığına göre değil, talebin dayandığı aile hukuku ilişkisine göre yapılmalıdır.

Muvazaa ve mal rejimi ilişkisi görev kuralını nasıl etkiler?

Yargıtay 2. HD, E. 2024/10533, K. 2025/2076, T. 27.02.2025 sayılı kararında, tapu iptali ve tescil talebi yönünden görev kamu düzeni ile ilgili dava şartı olarak ele alınmıştır. Karar metninde HMK m. 114/1-c ve HMK m. 115/1 açıkça anılmış; mahkemenin görevli olup olmadığının iddia ve savunmadan bağımsız biçimde gözetileceği belirtilmiş ve Daire, muvazaa ile mal rejimi bağlantısını ayrıştırarak görev değerlendirmesi yapmıştır.

Bu kararın pratik etkisi, karma nitelikli aile ve borçlar hukuku uyuşmazlıklarında görünmektedir. Görevli mahkeme tayini, her talebin hukuki sebebini ayırmayı gerektirir; aksi hâlde güçlü görünen talep, görevsizlik nedeniyle gereksiz usul çevrimine girmektedir.

Yargı yolu ile görev ayrımı neden ayrıca önem taşır?

Yargıtay 9. HD, E. 2013/4766, K. 2013/8938, T. 14.03.2013 sayılı kararında ücret alacağı talebi üzerinden yargı yolu ile görev ayrımı yapılmıştır. Daire, görev kavramının aynı yargı kolundaki ilk derece mahkemeleri arasındaki ilişkiyi ifade ettiğini; adli ve idari yargı ayrımının ise yargı yolu meselesi olduğunu belirtmiştir. Bu ayrım, HMK m. 114/1-b ile HMK m. 114/1-c’nin birlikte fakat ayrı okunmasını gerektirir.

Anılan karar eski tarihli olmakla birlikte güncelliğini korumaktadır; çünkü kavramsal ayrım HMK sistematiğinde değişmemiştir. Kamu personeli, idari sözleşme veya sosyal güvenlik iddiası içeren dosyalarda dilekçe önce yargı yolunu, sonra mahkeme türünü çözmelidir.

V. Görevli Mahkeme Nasıl Kontrol Edilir? Dilekçe, Başvuru Yolu ve Görev Kontrol Listesi

Görevli mahkeme analizi, dava açılmadan önce ayrı bir kontrol listesi olarak yapılmalıdır. İşbu kontrol listesi, yalnız mahkeme adını bulmaya değil, yanlış yol, yanlış merci ve HMK m. 20 süresi riskini önlemeye yöneliktir. Özellikle arabuluculuk, özel mahkeme ve zorunlu başvuru içeren dosyalarda görev kontrolü tek satırlık hazırlık notu ile geçiştirilemez.

  1. Uyuşmazlık türünü belirleyin

    Talebin aile, iş, tüketici, ticaret, kira, miras, sigorta, idare veya genel borç ilişkisi kaynaklı olup olmadığı ayrılır.

  2. Özel kanun görevini araştırın

    4787, 7036, 6502, 6102 veya ilgili özel kanunda açık mahkeme görevi bulunup bulunmadığı incelenir.

  3. HMK genel görev kuralını uygulayın

    Özel görev yoksa HMK m. 2 ve HMK m. 4 ekseninde asliye hukuk veya sulh hukuk ayrımı yapılır.

  4. Yetki ve dava şartlarını ayrıca ayırın

    Görev, yetki, arabuluculuk, gider avansı ve hukuki yarar farklı başlıklar olarak dilekçede kontrol edilir.

  5. Görevsizlik kararı sonrası takvimi kurun

    Kararın kesinleşme ve tebliğ tarihi üzerinden HMK m. 20’deki iki haftalık gönderme süresi hesaplanır.

Görevli mahkeme itirazı veya gönderme talebi dilekçesinde hangi unsurlar bulunur?

Görev itirazı veya görevsizlik sonrası gönderme talebi dilekçesinde mahkeme, dosya numarası, karar tarihi, tebliğ veya kesinleşme tarihi, HMK m. 1 ve m. 20 dayanağı ile gönderilmesi istenen mahkeme açıkça yazılmalıdır. Dilekçe, yalnız “görevli mahkemeye gönderilsin” ibaresiyle bırakılmamalıdır. Uyuşmazlığın hangi kanun maddesi nedeniyle o mahkemenin görev alanında kaldığı da gösterilmelidir.

Yeni dava açılacaksa, HMK m. 119 dava dilekçesi unsurları ile görev dayanağı aynı dosyada görünür kılınmalıdır. Görevsizlik kararı verilmişse, aynı talep için yeniden dava açmak yerine HMK m. 20 uyarınca gönderme talebi çoğu durumda daha güvenli yoldur.

Görevli mahkeme kontrolü: Görev, yetki ve yargı yolu aynı başlık altında toplanmamalıdır. Önce yargı kolu, sonra mahkeme türü, daha sonra yer bakımından yetki ve dava şartları ayrı ayrı yazılmalıdır.

VI. Değerlendirme ve Önerilerimiz

HMK m. 1, mahkeme seçimini taraf takdirinden çıkaran sert bir kanunilik kuralı getirmekte olup anılan kuralın kamu düzeninden olması, görevin yalnız davalının savunmasıyla sınırlı bir itiraz olmadığını göstermekte; dosya esastan güçlü olsa bile özel mahkeme görevini, sulh-asliye ayrımını veya yargı yolu meselesini yanlış kurmak usul ekonomisini ciddi biçimde zedelemektedir.

Görevli mahkeme analizinin sağlıklı yöntemi, talep sonucundan önce hukuki ilişkiyi ve özel kanun görevini okumaktır. Aile mahkemesi kararlarında görüldüğü üzere, talebin tapu iptali veya tescil şeklinde yazılması, uyuşmazlığın aile hukuku çekirdeğini her zaman ortadan kaldırmaz.

Değerlendirmemize göre, görev kontrolü dava açmadan önce ayrı bir hukuki mütalaa disipliniyle yapılmalıdır; zira HMK m. 20 süresinin kaçırılması halinde mesele artık yalnız yanlış mahkeme seçimi olmaktan çıkar ve davanın açılmamış sayılması sonucu doğabilir. Özellikle ticari, aile, iş, tüketici ve kira uyuşmazlıklarında, görev dayanağı kanun maddesi dava dilekçesinde açıkça gösterilmelidir. Bu açıklık, mahkemenin ön inceleme ve dava şartı denetiminde dosyayı gereksiz usul tartışmasından uzak tutmaktadır.

Ön değerlendirme

Görevli mahkeme, görevsizlik kararı veya HMK m. 20 gönderme süresi bakımından dosyanızın usul riskinin incelenmesi için Çiftçi & Partners ile iletişime geçebilirsiniz.

VII. Görevli Mahkeme Hakkında Sık Sorulan Sorular

Görevli mahkeme nedir?

Görevli mahkeme, bir davaya aynı yargı kolundaki hangi ilk derece mahkemesinin bakacağını gösterir. HMK m. 1 uyarınca görev kanunla belirlenir ve kamu düzenindendir.

Görev ile yetki arasındaki fark nedir?

Görev mahkemenin türünü, yetki mahkemenin yerini ifade eder. Görev dava şartıdır ve mahkemece kendiliğinden incelenir; kesin olmayan yetki itirazı süresinde ileri sürülmelidir.

Görevsizlik kararı verilirse ne yapılır?

HMK m. 20 uyarınca kararı veren mahkemeye başvurularak dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi istenir. Süre kural olarak iki haftadır ve başlangıç kesinleşme durumuna göre değişir.

Görevsizlik sonrası iki haftalık süre kaçırılırsa ne olur?

İki haftalık gönderme talebi yapılmazsa dava açılmamış sayılır. Bu sonuç, harç, zamanaşımı ve usul ekonomisi bakımından ayrıca risk doğurabilir.

Asliye hukuk mahkemesi her zaman genel görevli mahkeme midir?

Asliye hukuk mahkemesi HMK m. 2 uyarınca genel görevli mahkemedir. Ancak sulh hukuk veya özel mahkeme görevi öngören açık kanun hükmü varsa asliye hukuk görevi geri çekilir.

Aile, iş veya tüketici mahkemesi görevi nasıl belirlenir?

Bu mahkemelerin görevi özel kanunlara göre belirlenir. Aile mahkemeleri için 4787 sayılı Kanun, iş mahkemeleri için 7036 sayılı Kanun ve tüketici uyuşmazlıkları için 6502 sayılı Kanun ayrıca incelenir.

Görev itirazı ne zaman ileri sürülür?

Görev itirazı süreye bağlı ilk itiraz değildir. Mahkeme görev meselesini yargılamanın her aşamasında kendiliğinden inceler; taraflar da görev noksanlığını her zaman ileri sürebilir.

VIII. İlgili Makaleler ve Kısa Hukuki Sözlük

Görevli mahkeme tartışması, medeni usul hukuku içindeki dava şartı, yetki, dilekçe ve kanun yolu başlıklarıyla birlikte okunmalıdır. Yakın konular için HMK 114 dava şartı yokluğu, HMK 16 haksız fiilde yetki, HMK 137 ön inceleme ve HMK 341 istinaf başvurusu yazıları ayrıca incelenebilir. Görev, mahkeme türünü; yetki, yer bakımından mahkemeyi; yargı yolu ise adli, idari veya başka yargı kolunu ifade eder.

Uyuşmazlık yönetimi ve dava takibi perspektifi bakımından Uyuşmazlık Çözümü, Tahkim ve Dava Takibi sayfası da görev, yetki ve başvuru yolu ayrımlarını daha geniş çerçevede takip etmek isteyen okurlar için tamamlayıcı niteliktedir.

Kaynakça ve Atıf Listesi

Ne düşünüyorsunuz?

Bağlantılı analizler

EPLY m.35 Kapsamında Mücbir Sebep ve Haklı Sebep: Önlisans ve Lisans Sahipleri İçin Hukuki Çerçeve

EPLY m.35 kapsamında mücbir sebep, önlisans ve lisans sahibi tüzel kişilerin süreli yükümlülükleri, tesis tamamlama süresi, teminat irat kaydı, lisans iptali ve EPDK yaptırımları bakımından kritik öneme sahiptir. Bu yazıda EPDK mücbir sebep başvurusu, haklı sebep ayrımı, Danıştay 13. Dairesi içtihadı ve ret halinde açılacak iptal davası süreci incelenmektedir.

Read

29 Nisan 2026 EPLY Değişikliği: EPDK Önlisans Yaptırımları, Katlı Bedel ve Marka Kısıtlaması

29 Nisan 2026 tarihli Elektrik Piyasası Lisans Yönetmeliği değişikliği; önlisans sahiplerinin EPDK yaptırım rejimine dahil edilmesi, katlı lisans bedeli uygulamasının kaldırılması ve tedarik/toplayıcı şirketleri bakımından unvan, marka ve logo kısıtlamaları yönünden önemli sonuçlar doğurmaktadır. Bu yazıda değişikliğin yatırımcılar, depolamalı RES/GES önlisans sahipleri ve enerji şirketleri bakımından pratik etkileri incelenmektedir.

Read