Kiraya verenlerin en sık yanıldığı nokta şudur: taşınmaza gerçekten ihtiyaç duymak tek başına tahliye kararı almak için yetmez. TBK 350 yalnız “ihtiyaç var” demeyi değil; bu ihtiyacın gerçek, samimi ve dava sonuna kadar devam eden bir kullanım zorunluluğu olduğunu somut delillerle göstermeyi arar. Üstelik süre kaçırılırsa veya dava öncesi zorunlu arabuluculuk atlanırsa, mahkeme esas incelemesine girmeden dosya kaybedilebilir.
Bu içerik 21.05.2026 itibarıyla hazırlanmıştır. Yazı; TBK 350, 353 ve 355’in güncel resmi metni, HUAK m. 18/B kapsamındaki zorunlu arabuluculuk kuralı, HMK m. 4 ve m. 316 çerçevesindeki görev ve usul hükümleri, Yargıtay’ın ihtiyaç iddiası, bir aylık süre, şirket ihtiyacı ve ihtiyaç sürekliliğine ilişkin kararları ile doktrindeki temel çalışmalar birlikte değerlendirilerek kaleme alınmıştır.
Kısa cevap: İhtiyaç nedeniyle tahliye davası, kiraya verenin kendisi, eşi, altsoyu, üstsoyu veya kanun gereği bakmakla yükümlü olduğu kişiler için konut ya da işyeri ihtiyacını ispat ederek kira sözleşmesini sona erdirmesine yarar. Belirli süreli sözleşmelerde kural olarak sürenin bitiminden itibaren bir ay içinde; belirsiz süreli sözleşmelerde fesih dönemi ve fesih bildirim süresine göre belirlenen tarihten itibaren bir ay içinde dava açılmalıdır. Dava açmadan önce arabulucuya başvuru zorunludur. En büyük red nedenleri; ihtiyacın soyut kalması, başka uygun taşınmazın açıklanmaması, sürenin kaçırılması ve TBK 353 yazılı bildirim avantajının yanlış kullanılmasıdır.
Kanuni omurga: TBK 350, kiraya verene ihtiyaç veya yeniden inşa-imar sebebiyle dava yoluyla sözleşmeyi sona erdirme hakkı verir. Bu yazının konusu ilk benttir: kiralananın kiraya verenin kendisi, eşi, altsoyu, üstsoyu veya kanunen bakmakla yükümlü olduğu diğer kişiler için konut ya da işyeri gereksinimi sebebiyle kullanılmasının zorunlu olması. Aynı maddede dava süresi; belirli süreli sözleşmelerde sürenin sonu, belirsiz süreli sözleşmelerde ise genel hükümlere göre belirlenen fesih dönemi sonrası bir ay olarak kurulur. TBK 353, kiracıya süresi içinde yazılı bildirim yapılmışsa dava açma süresini bir kira yılı uzatır. TBK 355 ise tahliye sağlandıktan sonra kiralananın haklı sebep yokken üç yıl içinde eski kiracı dışında birine kiralanmasını yasaklar ve en az bir yıllık kira bedeli tutarında tazminat riski doğurur.
TBK 350 Altında Hangi İhtiyaçlar Kabul Edilebilir?
İhtiyaç iddiası, daha yüksek kira istemi veya kiracıyı yenileme baskısı kurmak için kullanılabilecek serbest bir gerekçe değildir. Yargıtay çizgisi uzun süredir aynı noktaya döner: ihtiyaç gerçek olmalı, dürüstlük kuralına uygun olmalı, geçici veya kurgu niteliğinde kalmamalı ve karar kesinleşinceye kadar sürmelidir. Bu yüzden “ileride lazım olabilir”, “kiracı çıksın da bakarız”, “oğlum şirket kuracak belki kullanır” gibi ihtimalli beyanlar çoğu dosyada yeterli görülmez.
Kanunda sayılan kişi çevresi de sınırlıdır. Kiraya veren; kendisi, eşi, çocukları ve torunları gibi altsoyu, anne-babası gibi üstsoyu ve kanundan doğan bakım yükümlülüğü bulunan kişiler için ihtiyaç ileri sürebilir. Ancak gerçek kişinin ortağı olduğu şirketin ihtiyacı, otomatik olarak gerçek kişinin ihtiyacı sayılmaz. Bu ayrım özellikle işyeri kiralarında kritik sonuç doğurur.
| İhtiyaç sahibi | Kabul edilebilecek tipik durum | İspat için güçlü belgeler | En sık red riski |
|---|---|---|---|
| Kiraya verenin kendisi | Kirada oturması, sağlık nedeniyle konum avantajı, işyeri ihtiyacı, boşanma sonrası ayrı konut ihtiyacı | Mevcut kira sözleşmesi, ikamet kayıtları, sağlık raporu, işyeri planı, gelir belgeleri | Dava konusu taşınmaza eşdeğer boş başka taşınmazın açıklanmaması |
| Eş, altsoy, üstsoy | Evlilik hazırlığı, eğitim dönüşü, iş kurma, şehir değişikliği, ayrı konutta yaşama ihtiyacı | Nüfus kayıtları, okul/iş belgeleri, evlilik hazırlığına dair somut adımlar, tanıklar | Henüz doğmamış veya uzak ihtiyacın ileri sürülmesi |
| Bakmakla yükümlü olunan kişi | Fiili bakım zorunluluğu olan yakının konut veya işyeri gereksinimi | Bakım yükümlülüğünü gösteren hukuki dayanak, sosyal-ekonomik durum belgeleri | Bakım yükümlülüğünün soyut bırakılması |
| Şirket veya üçüncü kişi | Tüzel kişilik kendi işyeri ihtiyacıyla dava açabilir; fakat gerçek kişi, ortağı olduğu şirket için TBK 350 üzerinden dava açamaz | Ana sözleşme, faaliyet konusu, taraf sıfatı belgeleri | Gerçek kişinin şirket ihtiyacını kendi ihtiyacı gibi sunması |
Tablonun tamamını görmek için tabloyu sağa ve sola kaydırabilirsiniz.
Burada önemli nüans şudur: ihtiyaç mutlak yoksunluk anlamına gelmez. Kişi kendi evinde de oturuyor olabilir; ancak dava konusu taşınmaz konum, sağlık, iş veya aile birliğinin kurulması bakımından daha uygun olabilir. Buna karşılık kiraya verenin başka bir taşınmazı varsa, mahkeme bu taşınmazın gerçekten ihtiyacı karşılayıp karşılamadığını ayrıca inceler. Yani başka mülk bulunması davayı kendiliğinden düşürmez, ama açıklama yükünü ağırlaştırır.
Karar 1 – kirada oturma karinesi: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, 23.01.2019 tarihli 2018/7751 E., 2019/493 K. sayılı kararında, ihtiyaç sahibinin kirada oturmasının konut ihtiyacının başlıca kanıtı olduğunu vurgular. Bu kararın pratik mesajı nettir: kiraya veren veya ihtiyaç sahibi yakın gerçekten kiracıysa, bu olgu ihtiyaç iddiasını başlangıçta güçlendirir; kiracının buna karşı başka uygun ve boş taşınmazı somut delille göstermesi gerekir.
Gerçek İhtiyaç, Samimiyet ve İspat Planı Nasıl Kurulur?
İhtiyaç nedeniyle tahliye dosyasında ispat çoğu zaman davanın kaderini belirler. Dilekçe soyut kurulursa, sonradan getirilecek tanık anlatımları da zayıf kalır. En doğru yaklaşım, ihtiyacın neden şimdi doğduğunu ve neden özellikle bu taşınmazla karşılanacağını ilk günden belgelemektir. Örneğin kiraya veren kendisi kiradaysa kendi kira sözleşmesini, oğlunun evlilik hazırlığı için dava açıyorsa düğün tarihi, nişan, eşya alımı veya işyeri açılışı için somut planları, sağlık gerekçesi varsa hastaneye erişim veya asansör-ulaşım avantajını gösterebilmelidir.
İspat yükü kiraya verendedir; ama kiracı da savunmada pasif kalmamalıdır. Davalı kiracı, ihtiyacın yapay olduğunu düşünüyorsa kiraya verenin başka boş taşınmazlarını, dava konusu yeri satışa çıkardığını, kısa sürede daha yüksek kira pazarlığı yaptığını veya iddia edilen ihtiyacın zaman içinde ortadan kalktığını ortaya koyabilir. Bu savunmalar özellikle dosya devam ederken taşınmazın satılması veya davacının başka taşınmaza yerleşmesi gibi hâllerde önem kazanır.
Somut örnek: Kiraya veren, kızının dört ay sonra evleneceğini ve dava konusu 2+1 dairenin evlilik sonrası kullanılacağını ileri sürüyor olsun. Dosyada yalnız “kızım evlenecek” demek çoğu zaman yetmez. Nüfus kayıt örneği, nişan veya nikâh tarihi, mevcut konutun yetersizliği, yeni çiftin başka uygun konutunun bulunmadığı ve dava konusu dairenin fiilen kullanıma elverişli olduğu birlikte gösterilirse ihtiyaç çok daha savunulabilir hâle gelir. Buna karşılık düğün hazırlığı yoksa, ihtiyaç sahibinin başka boş dairesi varsa veya dava konusu daire aynı anda satış ilanına çıkarılmışsa tahliye istemi samimiyet yönünden kırılabilir.
Yazlık, sağlık, eğitim dönüşü veya yurt dışından kesin dönüş gibi ihtiyaçlar da kabul edilebilir; fakat bunların her biri somut olayda ayrı ayrı ispat ister. “Yurt dışından döneceğim” demek yerine dönüş tarihini, iş bırakma adımını, Türkiye’de ikamet planını ve taşınmazın neden uygun olduğunu göstermek gerekir. “Yazlık ihtiyaç” iddiasında ise taşınmazın niteliği ve kullanım amacıyla iddia edilen ihtiyaç arasında uyum aranır.
Karar 2 – ihtiyaç dava sonuna kadar sürmelidir: Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 21.05.2019 tarihli 2017/9396 E., 2019/4734 K. sayılı karar çizgisi, ihtiyacın yalnız dava açıldığı gün var olmasının yetmeyeceğini; yargılama boyunca devam etmesi gerektiğini söyler. Uygulamada dava sırasında taşınmazın satılması, ihtiyaç sahibinin başka uygun konuta yerleşmesi veya iddianın fiilen ortadan kalkması, başlangıçta güçlü görünen dosyayı dahi zayıflatabilir.
1 Aylık Dava Süresi, Zorunlu Arabuluculuk ve Görevli Mahkeme
İhtiyaç nedeniyle tahliye davalarında hak kaybı en çok süre yanlışından çıkar. Belirli süreli kira sözleşmesinde genel kural, sürenin bitiminden itibaren bir ay içinde dava açmaktır. Belirsiz süreli sözleşmede ise önce kira hukukundaki genel fesih dönemi ve bildirim süresi hesaplanır; ardından bu tarihten başlayarak yine bir aylık dava süresi işler. Bu süreler kamu düzenine yakındır; mahkemece re’sen gözetilir ve “karşı taraf itiraz etmedi” savunması çoğu zaman işe yaramaz.
TBK 353 burada kritik bir güvenlik supabı sağlar. Kiraya veren, dava açma süresi dolmadan önce kiracıya yazılı olarak dava açacağını bildirmişse, dava açma süresi bir kira yılı uzamış sayılır. Ancak bu hüküm yanlış anlaşılmamalıdır: her ihtar otomatik uzatma yaratmaz. Bildirimin içeriği, süresinde yapılması ve tahliye istemi ile dava iradesini açıkça göstermesi gerekir. Eksik veya belirsiz metinler, süre koruyucu etki yaratmayabilir.
Dava açmadan önce arabulucuya başvuru da zorunludur. HUAK m. 18/B, ilamsız icra yoluyla tahliye hükümleri hariç olmak üzere kira ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda dava şartı arabuluculuk öngörür. Bu nedenle arabuluculuk son tutanağı olmadan doğrudan sulh hukuk mahkemesine gidilirse dava usulden reddedilir. Görevli mahkeme ise HMK m. 4 uyarınca sulh hukuk mahkemesidir; bu tür davalar basit yargılama usulüne tabidir.
| Stage | Dayanak | Süre başlangıcı | Merci | Kritik belgeler | Yanlış yol riski |
|---|---|---|---|---|---|
| Arabuluculuk başvurusu | HUAK m. 18/B | Dava açmadan önce | Arabuluculuk bürosu | Kira sözleşmesi, tapu kaydı, ihtiyaç belgeleri, ihtarname | Başvuru atlanırsa dava şartı yokluğu nedeniyle usulden ret |
| Belirli süreli sözleşmede dava | TBK m. 350/1 | Sözleşme süresinin sona erdiği günün ertesi | Sulh hukuk mahkemesi | Arabuluculuk son tutanağı, kira sözleşmesi, ihtiyaç delilleri | 1 aylık sürenin kaçırılması |
| Belirsiz süreli sözleşmede dava | TBK m. 350/1, genel fesih hükümleri | Fesih dönemi ve bildirim süresine göre belirlenen tarihin ertesi | Sulh hukuk mahkemesi | Fesih bildirimi, tebligat, süre hesabı tablosu | Yanlış fesih dönemi hesabı nedeniyle süre aşımı |
| Dava açma süresinin uzaması | TBK m. 353 | Dava açma süresi dolmadan önce yapılan yazılı bildirim | Kiracıya yöneltilen yazılı bildirim | Noter ihtarı veya tebliğe elverişli yazılı bildirim | Bildirim içeriğinin dava iradesini açık taşımaması |
| Tahliye sonrası yeniden kiralama yasağı | TBK m. 355 | Tahliyenin sağlandığı tarih | Sonraki tazminat davasında sulh hukuk | Eski kira bedeli, yeni kira ilişkisi, tahliye kararının dayanağı | 3 yıl içinde başkasına kiralama nedeniyle tazminat |
Tablonun tamamını görmek için tabloyu sağa ve sola kaydırabilirsiniz.
Dosya stratejisinde yalnız süre hesabı değil, yetki ve ispat ekonomisi de önemlidir. Sitemizde yayımlanan HMK 119 dava dilekçesi ve HMK 73 vekâlet kapsamı içeriklerinde anlattığımız gibi, vekâletnamede özel yetki ve delil planı baştan net kurulmalıdır. Ayrıca kira eksenli daha geniş tablo için TBK 344 kira artış oranı ve 5 yıllık kira tespiti analizlerimiz de birlikte okunabilir.
Karar 3 – süreler esastan önce gelir: Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 2017/7827 E., 2017/18433 K. sayılı kararında vurgulandığı üzere, TBK 350’ye dayalı tahliye davasında bir aylık dava süresi kaçırılırsa dosya, ihtiyaç ne kadar güçlü olursa olsun reddedilebilir. Bu karar, kira sözleşmesinin bitiş tarihi, fesih bildirimi ve arabuluculuk zamanlamasının excel mantığıyla değil dosya bazında hesaplanması gerektiğini gösterir.
Yargıtay Kararları Işığında Sık Düşülen Riskler
Uygulamada dört ana hata öne çıkar. Birincisi, ihtiyaç sahibi olarak kanunda sayılmayan veya gerçekte farklı bir ekonomik birim olan kişi lehine dava açılmasıdır. Gerçek kişinin ortağı olduğu şirket için “işyeri ihtiyacı” ileri sürmesi buna tipik örnektir. İkincisi, ihtiyaç sürerken taşınmazın satılması veya dava boyunca farklı amaçlarla pazarlanmasıdır. Üçüncüsü, başka uygun taşınmazların dosyada açıklanmaması; dördüncüsü ise tahliye alındıktan sonra taşınmazın kısa sürede başkasına kiralanmasıdır.
Özellikle işyeri ihtiyacı dosyalarında, “benim şirketim kullanacak” savunması çok yapılır; fakat taraf sıfatı ile ihtiyaç sahibi ayrımı burada serttir. Tüzel kişi bizzat malik veya kiraya veren sıfatıyla kendi faaliyet konusu içinde dava açabilecek ayrı bir tartışma alanına sahip olsa da, gerçek kişi yalnız ortağı olduğu şirketin ihtiyacını kendi ihtiyacı gibi sunarsa ciddi red riski doğar.
Karar 4 – şirket ihtiyacı ile gerçek kişi ihtiyacı aynı değildir: Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 17.05.2018 tarihli 2018/1074 E., 2018/5424 K. sayılı kararında, gerçek kişinin ortağı olduğu şirketin ihtiyacı için TBK 350 kapsamında tahliye istenemeyeceği açıkça ortaya konur. Dosya planında talep sahibinin kim olduğu, kullanımın kimin faaliyeti için istendiği ve bu ihtiyacın kanuni kişi çevresi içinde kalıp kalmadığı mutlaka ayrıştırılmalıdır.
Bir başka kritik başlık da yeniden kiralama yasağıdır. Kiraya veren tahliye kararı aldıktan kısa süre sonra taşınmazı üçüncü kişiye kiralarsa, kiracı TBK 355 uyarınca en az bir yıllık kira bedeli tutarında tazminat talep edebilir. Ancak burada da teknik ayrım vardır: tahliye gerçekten ihtiyaç davası veya bu davaya bağlı icra süreci sonucunda mı sağlandı, yoksa kiracı ihtar üzerine kendi iradesiyle mi çıktı? Yargıtay uygulaması, tazminat şartlarını bu ayrım üzerinden inceler.
Son olarak, ihtiyacın samimi görünmesi için sadece tanık listesine yaslanmak da zayıf bir yöntemdir. Tanık, delili güçlendirir; ama özellikle kira ilişkisinin başlangıcı, mevcut konutun yetersizliği, başka taşınmazların durumu, sağlık veya işyeri ihtiyacının gerçekliği gibi konular belgeyle desteklenmelidir. Dava dosyasını yalnız tanığa bırakmak, ilk derece mahkemesinde kabul alınsa bile istinaf denetiminde kırılabilir.
Dilekçe İskeleti, Belge Listesi ve Tahliye Sonrası 3 Yıl Yasağı
Bu tür davalarda dilekçenin görevi yalnız talepli bir metin sunmak değildir; mahkemeye ihtiyaç anlatısının zaman çizelgesini ve delil mimarisini ilk sayfadan kurmaktır. İyi bir dilekçe, kira sözleşmesinin türünü, bitiş tarihini, arabuluculuk son tutanağını, ihtiyaç sahibini, ihtiyaç nedenini, taşınmazın neden uygun olduğunu ve başka taşınmazların neden aynı ihtiyacı karşılamadığını baştan açıklar.
Belge kontrol listesi: kira sözleşmesi, tapu kaydı, arabuluculuk son tutanağı, noter ihtarı veya TBK 353 bildirimi, ihtiyaç sahibinin nüfus kayıt örneği, mevcut kira sözleşmesi veya ikamet belgesi, varsa sağlık raporu/okul veya iş yeri belgeleri, başka taşınmazların kullanım durumunu gösteren kayıtlar, tanık listesi ve vekâletname. Bunlardan biri eksikse mahkeme çoğu zaman delil ikamesi için süre verir; fakat süreye rağmen eksik kalan belge stratejik zafiyete dönüşür.
Dilekçe İskeleti
- Mahkeme, taraf ve vekil bilgileri ile sulh hukuk mahkemesinin görev dayanağı açık yazılmalıdır.
- Kira sözleşmesinin başlangıcı, süresi, kira bedeli ve dava türü belirli veya belirsiz süreli olarak netleştirilmelidir.
- Arabuluculuğa başvurulduğu, anlaşma sağlanamadığı ve son tutanağın eklendiği belirtilmelidir.
- İhtiyaç sahibinin kim olduğu, davacı ile hukuki bağı ve ihtiyacın ne zaman doğduğu somut vakıalarla anlatılmalıdır.
- TBK 350, gerekiyorsa TBK 353 ve TBK 355 birlikte anılarak süre hesabı açıklanmalıdır.
- İspat araçları başlıklandırılmalı; tanık, belge, keşif ve gerekirse bilirkişi talepleri ayrıştırılmalıdır.
- Sonuç kısmında tahliye, yargılama gideri, vekâlet ücreti ve gerekiyorsa kötü niyet savunmalarına cevap talebi yer almalıdır.
Kısa örnek paragraf: “Davacı müvekkilin kızı … tarihli nişan sonrası … tarihinde evlenecek olup hâlen kira sözleşmesi ile üçüncü kişiye ait konutta ikamet etmektedir. Dava konusu taşınmaz, aile konutu olarak kullanılmaya elverişli tek uygun taşınmazdır. Bu ihtiyaç, soyut değil mevcut ve zorunlu bir kullanım gereksinimidir. Taraflar arasında yapılan zorunlu arabuluculuk görüşmelerinden sonuç alınamamış; işbu dava TBK m. 350, 353, HMK m. 4 ve HUAK m. 18/B dayanaklarıyla yasal süresinde açılmıştır.”
Tahliye kararı alındıktan sonra süreç bitmiş sayılmaz. Kiraya veren gerçekten ihtiyaç için tahliye sağladıysa, taşınmazı üç yıl dolmadan eski kiracı dışında bir başkasına haklı sebep yokken kiralayamaz. Bu yasak, dosyada kullanılan ihtiyaç anlatısının samimiyet testinin tahliye sonrasında da sürdüğünü gösterir. İleride yeni kira ilişkisi kurulacaksa, kiraya verenin o tarihte ortaya çıkan haklı sebebi ayrıca ispatlaması gerekebilir.
Sık Sorulan Sorular
İhtiyaç nedeniyle tahliye davası açmadan önce arabulucuya gitmek zorunlu mu?
Evet. HUAK m. 18/B uyarınca, ilamsız icra yoluyla tahliye hükümleri hariç olmak üzere kira ilişkisinden doğan uyuşmazlıklarda arabuluculuk dava şartıdır. Arabuluculuk son tutanağı olmadan açılan dava usulden reddedilir.
Bir aylık dava süresi hangi gün başlar?
Belirli süreli sözleşmelerde kural olarak sözleşme süresinin bittiği tarihten sonra başlar. Belirsiz süreli sözleşmelerde ise önce genel fesih dönemi ve bildirim süresi hesaplanır; bir aylık dava süresi o tarihten itibaren işler. Somut sözleşme yapısına göre tarih hesabı ayrıca yapılmalıdır.
Kiraya verenin başka evi varsa dava mutlaka reddedilir mi?
Hayır. Ancak diğer taşınmazın boş, kullanılabilir ve ihtiyacı karşılamaya elverişli olup olmadığı açıklanmalıdır. Mahkeme, ihtiyacın neden dava konusu taşınmazla karşılanması gerektiğini somut olarak görmek ister.
Gerçek kişi, ortağı olduğu şirket için ihtiyaç nedeniyle tahliye isteyebilir mi?
Kural olarak hayır. Yargıtay, gerçek kişinin şirket ihtiyacını kendi şahsi ihtiyacı gibi TBK 350 kapsamında ileri sürmesini kabul etmez. Taraf sıfatı ile ihtiyaç sahibi arasındaki ayrım doğru kurulmalıdır.
Kiracı çıktıktan sonra taşınmaz başkasına kiralanırsa ne olur?
TBK 355 uyarınca, tahliye gereksinim sebebiyle sağlanmışsa kiraya veren haklı sebep olmaksızın taşınmazı üç yıl dolmadan eski kiracı dışında birine kiralayamaz. Aksi hâlde eski kiracı en az bir yıllık kira bedeli tutarında tazminat isteyebilir.
İhtiyaç davasında en önemli delil nedir?
Tek bir sihirli delil yoktur; fakat ihtiyaç sahibinin kirada oturduğunu gösteren sözleşme, ikamet kayıtları, evlilik-sağlık-iş yeri gibi somut ihtiyaç belgeleri ve arabuluculuk dosyası birlikte sunulduğunda dosya belirgin şekilde güçlenir. Sadece tanık anlatımıyla yetinmek risklidir.
Kaynakça ve Atıf Listesi
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, özellikle m. 350, 351, 353 ve 355.
- 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu, özellikle m. 18/B.
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, özellikle m. 4 ve m. 316.
- Yargıtay 3. HD, 2018/7751 E., 2019/493 K., 23.01.2019.
- Yargıtay 3. HD, 2017/9396 E., 2019/4734 K., 21.05.2019 kararına ilişkin değerlendirme.
- Yargıtay 3. HD, 2018/1074 E., 2018/5424 K., 17.05.2018 ve ihtiyaç nedeniyle tahliye içtihat çizgisi.
- Yargıtay 3. HD, 2017/7827 E., 2017/18433 K..
- Kübra Nur Güneş Sefil, “Türk Borçlar Kanunu’nun 350. Maddesi Kapsamında Kiraya Verenden Kaynaklanan İhtiyaç Sebebiyle Konutun Dava Yoluyla Tahliyesi”, SDÜHFD, 2023.
- Metin Pehlivan, “6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu’nda Konut İhtiyacı (Gereksinimi) Sebebiyle Tahliye”.
- Mehmet Aslan Akar, “Kira İlişkisinden Doğan Uyuşmazlıklarda Zorunlu Arabuluculuk”.
İhtiyaç nedeniyle tahliye süresi, arabuluculuk başvurusu veya delil planı konusunda somut dosyanız için hızlı bir hukuki çerçeve gerekiyorsa bizimle iletişime geçebilirsiniz.
Yanlış süre hesabı, eksik ihtiyaç anlatısı veya tahliye sonrası yeniden kiralama yasağının gözden kaçırılması çoğu dosyada geri dönüşü zor hak kayıpları yaratır. Dosyaya özel strateji, delil listesi ve dava öncesi risk analizi için iletişim sayfamızdan bize ulaşabilirsiniz.
