TBK m. 118 bakımından güvenli temerrüt ihtarı; muaccel alacağı, ödeme süresini, muhatabı ve saklı tutulan hakları görünür kılar. Kesin vade varsa ayrıca ihtar gerekmeyebilir; yine de yanlış kanal, belirsiz tutar veya süresiz metin faiz başlangıcını ve dava yolunu tartışmalı hâle getirir.
Bu içerik 26.05.2026 itibarıyla hazırlanmıştır.
Alacaklı çoğu zaman borcun ödenmediği ana odaklanır. Dosyanın kırıldığı yer ise genellikle daha erkendir. Sözleşmede vade açık yazılmamışsa, ihtarnameye alacak tutarı eklenmemişse, ödeme için gerçekçi bir süre verilmemişse ya da tacirler arasındaki ilişki sıradan e-postayla yürütülmüşse temerrüt tarihi tartışmalı hâle gelir. O tartışma faiz hesabını, gecikme zararını, icra takibini ve açılacak davada hangi tarihten itibaren hak talep edileceğini doğrudan etkiler. Özellikle eser, satış, kira, danışmanlık ve sürekli edimli ticari sözleşmelerde aynı hata tekrar eder: muacceliyet ile temerrüt birbirine karıştırılır. Borç vadesi gelmiş olabilir; fakat temerrüt hükümlerinin ne zaman devreye girdiği, alacaklının hangi kanaldan, hangi içerikle ihtarda bulunduğuna göre değişir. Üstelik alacaklı ikinci bir ihtarla yeni süre verirse, önceki faiz ve temerrüt tarihini istemeden sıfırlayabilir. Bu yazı, TBK m. 90, m. 117, m. 118, m. 120 ve m. 123-125 ile TTK m. 18/3 ve m. 1530 hattını birlikte okuyarak temerrüt ihtarının ne zaman zorunlu olduğunu, geçerli bir ihtarın hangi somut unsurları taşıması gerektiğini ve ihtarname iskeletinin dava öncesi belge planına nasıl bağlanacağını açıklamaktadır.
- Ana madde: TBK m. 118. İhtarın kurulumu TBK m. 117 ve TTK m. 18/3 ile birlikte okunur.
- Temel ayrım: Muacceliyet, borcun istenebilir hâle gelmesidir; temerrüt ise çoğu dosyada ayrıca ihtar veya kesin vade koşulunun gerçekleşmesiyle doğar.
- Görünür risk: Belirsiz tutarlı, süresiz veya eski hakları saklı tutmayan ikinci ihtar, temerrüt tarihini ve faiz başlangıcını geri çeker.
- Merci: Ödeme yapılmazsa uyuşmazlığın niteliğine göre genel dava yolu veya icra takibi gündeme gelir; para borcunda yetki analizi çoğu dosyada ifa yeri ve borçlu yerleşim yeri üzerinden ayrıca kurulmalıdır.
- Belge seti: Sözleşme, ek protokoller, fatura veya hakediş çizelgesi, teslim tutanağı, KEP/noter tebliği, ödeme dekontları ve faiz hesabı tablosu birlikte hazırlanmalıdır.
- Son gözden geçirme: 26.05.2026. İnceleyen: Av. Barış Berkay Çiftçi, LL.M.
Temerrüt ihtarı ne zaman zorunlu hale gelir?
Temerrüt ihtarının gerekli olup olmadığı, dosyanın ilk ve en belirleyici sorusudur. TBK m. 117/1 çizgisi, muaccel borçta borçlunun kural olarak alacaklının ihtarıyla temerrüde düşeceğini kabul eder. Fakat TBK m. 117/2 aynı alanı daraltır; ifa günü tarafların ortak iradesiyle açıkça belirlenmişse veya sözleşme ifa zamanını muacceliyet bildirimi üzerinden önceden hesaplanabilir hâle getiriyorsa ayrıca temerrüt ihtarı aranmayabilir. Sorun tam burada başlar. Sözleşmedeki kayıt gerçekten kesin vade mi kuruyor, yoksa yalnız muacceliyetin ne zaman doğacağını mı gösteriyor? Bu ayrım, faiz başlangıcı kadar dava stratejisini de değiştirir.
Muaccel borçta kural ihtardır; kesin vade veya sözleşmenin önceden kurduğu muacceliyet mekanizması ayrıca ihtarı gereksiz kılabilir. Temerrüt doğduktan sonra TBK m. 118, gecikme yüzünden alacaklının uğradığı zarar rejimini açar.
Kesin vade varsa ayrıca ihtar gerekir mi?
Kesin vade varsa çoğu dosyada ayrıca ihtar aranmaması olağandır. Yargıtay 6. HD, E. 2013/7207, K. 2014/768, T. 23.01.2014 sayılı kararında kira bedelinin her ayın 17’sinde peşin ödeneceği açıkça kararlaştırılan ilişkide, ifa gününün sözleşmeden doğrudan anlaşıldığı çizgiyi korumuştur. Kira sözleşmelerinde bu ayrım, konut ve çatılı işyeri kira sözleşmesi veya tahliye taahhüdü uyuşmazlıklarında olduğu gibi süre hesabını sertleştirir. Buna karşılık teslimden sonra on gün, hakediş onayından sonra yedi gün veya faturanın tebliğinden sonra beş gün gibi kayıtlar her zaman aynı rahatlığı sağlamaz. İşte burada doktrin ikiye ayrılır.
Kürşad Yağcı’nın 2019 tarihli çalışması, klasik görüşe yaslanarak ifa gününün sözleşme kurulduğu anda belirli ya da takvim olarak kesin hesaplanabilir olması gerektiğini; sonradan belirli hâle gelen vadelerde güvenli yolun ihtar göndermek olduğunu savunmaktadır. Melek Bilgin Yüce ise muacceliyet bildiriminin yenilik doğuran hak niteliğine dikkat çeker ve sözleşme bir tarafa geçerli bir bildirimle vade yaratma yetkisi tanıyorsa, bu bildirimin ayrıca temerrüt ihtarına ihtiyaç bırakmayabileceğini gösterir. Kanaatimizce ticari dosyada teori uğruna risk alınmaz. Vade kaydı tartışmaya açıksa, belirli tutarlı ve süreli ihtar çekmek daha sağlam bir yol sunar. Kısa cümleyle söylemek gerekirse: tartışmalı vade, güvenli ihtarı dışlamaz.
Ara sonuç nettir. Muacceliyet ile temerrüdü birbirine yapıştıran kısa sözleşme kayıtları, davada alacaklıyı gereksiz ispat yüküyle baş başa bırakır. Bu sebeple TBK 117 eksenindeki borçlu temerrüdü analizi, sözleşmenin ödeme maddesi tek cümle olsa bile dosya başında yeniden kurulmalıdır.
| Durum | Ayrı temerrüt ihtarı | Dayanak | Uygulama riski |
|---|---|---|---|
| Sözleşmede takvim günü açıkça yazılı | Çoğu dosyada gerekmez | TBK m. 117/2, Yargıtay 6. HD 2013/7207 | Alacak kalemleri sonradan değişmişse faiz başlangıcı yine tartışılabilir |
| Teslim, kabul veya hakediş sonrası belirli gün | Doktrinde tartışmalı; güvenli yol ihtardır | YAĞCI ve YÜCE arasındaki görüş ayrılığı | Karşı taraf, olay gerçekleşmedi veya tarih netleşmedi savunması kurabilir |
| Sözleşme alacağı ama tutar ihtilaflı | Evet | TBK m. 117/1, Yargıtay 15. HD 2014/7125 | Bedelsiz ihtar, temerrüt tarihini kurmaz |
| Tacirler arası ihtar, fesih veya dönme açıklaması | TTK m. 18/3 kanalıyla gönderilmelidir | TTK m. 18/3 | Sıradan e-posta delil ve şekil tartışması doğurur |
Tablonun tamamını görmek için tabloyu sağa ve sola kaydırabilirsiniz.
Geçerli temerrüt ihtarı neleri içermelidir?
Geçerli bir temerrüt ihtarı, yalnız “ödeyin” diyen kısa bir metin değildir. Hangi sözleşmeye dayandığını, hangi alacak kalemlerinin muaccel olduğunu, ne kadar tutarın istendiğini, ödeme için hangi sürenin verildiğini ve ifa edilmezse hangi hakların saklı tutulduğunu görünür biçimde kurmalıdır. Yargıtay 15. HD, E. 2014/7125, K. 2015/2786, T. 25.05.2015 sayılı kararda bu ölçüt açık çizildi: sözleşmeden doğan para alacağında ihtar, sadece süre vermekle yetmez; belirli veya hiç değilse belirlenebilir borç miktarını da göstermelidir. Aksi durumda borçlu temerrüde düşmez. Bu yaklaşım, uygulamada en sık gözden kaçan noktadır.
Borç tutarı, süre ve ekler nasıl yazılır?
İhtarname gövdesinde alacağın matematiği saklanmamalıdır. Ana para, varsa hakediş veya fatura numarası, teslim tarihi, ödeme günü, işlemiş faiz talebi ve sonraki faiz talebinin hangi tarihten itibaren isteneceği ayrı kalemler halinde gösterilmelidir. Salt toplam rakam yazmak çoğu zaman yetmez; özellikle ticari ilişki uzun sürmüşse karşı taraf hangi kalemin çekişmeli olduğunu ileri sürer. Bu yüzden ekler listesi de en az metin kadar önemlidir: sözleşme, ek protokol, teslim tutanağı, fatura, e-posta teyitleri, banka dekontları ve hesap çizelgesi ihtarın ayrılmaz parçası olmalıdır. İcra inkâr tazminatında likit alacak ölçütü bakımından da aynı somutluk aranır.
Burada ikinci tartışma verilen sürenin niteliğidir. İhtar, borçluya ifayı makul şekilde tamamlayabileceği bir zaman bırakmalıdır. Bir günlük aşırı kısa süre çoğu dosyada işlevsiz kalır; buna karşılık gereğinden uzun ve gerekçesiz yeni süreler alacaklının önceki temerrüt tarihini zayıflatabilir. Yargıtay 15. HD, E. 2016/6031, K. 2017/2594, T. 16.06.2017 sayılı kararında, alacaklının ikinci bir ihtarla yeni süre verip önceki faiz ve haklarını saklı tutmaması hâlinde temerrüt ile faiz başlangıcının yeni ihtara göre hesaplanacağını kabul etmiştir. Kısacası yeni ihtar, eski hakları koruyan açık bir cümle taşımıyorsa alacaklı aleyhine sonuç verebilir.
Yanlış metin ve yanlış muhatap ne sonuç doğurur?
Temerrüt ihtarı çoğu zaman şirketler grubunda, proje müdürüne, muhasebe adresine veya sahadaki personele gönderilir. Oysa sözleşmenin tarafı kimse, ihtarın muhatabı da odur. Şirket birleşmesi, ünvan değişikliği, temsil yetkisi veya vekâlet ilişkisi varsa buna ilişkin ticaret sicili ve temsil belgeleri dosyaya eklenmelidir. Vekil aracılığıyla yürüyen ilişkilerde vekâlet sözleşmesi ve özel yetki sınırları gözden geçirilmeden muhatap seçmek, tebliğ tartışmasına kapı açar. Aynı şey iş ilişkilerinde ibraname veya ödeme protokolü bulunan dosyalar için de geçerlidir; önceki ödeme belgesi, sonraki ihtarın kapsamını daraltabilir. Bu nedenle TBK 420 kapsamındaki ibra denetimi bile kimi alacak dosyasında beklenmedik biçimde masaya gelir.
Ara değerlendirme şudur: iyi ihtar, dava dilekçesinin ilk taslağı gibidir; kötü ihtar ise karşı taraf için ücretsiz savunma imkânı yaratır. Temerrüt tarihini kurmak istiyorsanız metin, muhatap ve ekler üçlüsünden taviz verilmez.
Tacirler arasında ihtar nasıl gönderilir ve hangi kanal güvenlidir?
Tacirler arasındaki temerrüt ihtarı, sıradan bir iletişim faaliyeti gibi ele alınamaz. TTK m. 18/3, temerrüde düşürme, sözleşmeden dönme, fesih veya ihbar niteliği taşıyan açıklamaların noter, taahhütlü mektup, telgraf ya da güvenli elektronik imzalı kayıtlı elektronik posta sistemi üzerinden yapılmasını öngörür. Uygulamada tartışma bazen “e-posta da karşı tarafa ulaşmıştı” noktasında kurulur. Ne var ki dosya yargıya taşındığında sorun yalnız ulaşma değildir; hangi metnin, hangi tarihte, hangi yetkili muhataba ve hangi eklerle gönderildiğinin ispatıdır. Tacirler arası alacak ilişkisinde şekli hafife almak, davanın daha ilk oturumunda süre ve içerik tartışması yaratır.
Tacirler arasında temerrüt, fesih ve dönme gibi sonuç doğuran bildirimlerde noter, taahhütlü mektup, telgraf veya güvenli elektronik imzalı KEP hattı temel güvenli kanallardır. Mal ve hizmet tedariki sözleşmelerinde TTK m. 1530 ayrıca özel ihtarsız temerrüt düzeni kurar.
KEP, noter ve ticari dosya hangi halde tercih edilir?
KEP, düzenli ticari ilişkilerde hız ve delil üretimi bakımından güçlüdür. Noter ihtarnamesi ise özellikle muhatap temsil yapısının dağınık olduğu veya eklerin içeriğinin tartışmalı olduğu dosyalarda daha konforlu bir kayıt bırakır. Telgraf artık dar bir uygulama alanına sahip olsa da kanun metninde durmaya devam eder. Taahhütlü mektup, maliyet bakımından daha hafif görünür; fakat içeriğin ne olduğuna ilişkin ikinci bir ispat tablosu gerektirebilir. Kanaatimizce yüksek tutarlı ticari alacakta KEP veya noter hattı dışında kalan yol, sırf daha ucuz diye tercih edilmemelidir. İspat yükü sonra çok daha pahalıya döner.
Mustafa Göktürk Yıldız’ın TTK m. 1530 çalışması, genel TBK rejimi ile ticari tedarik ilişkilerine özgü özel sistem arasındaki farkı isabetli biçimde gösterir. Her ticari alacak TTK m. 1530 kapsamına girmez. İşlemin ticari işletmeler arasında olması, mal veya hizmet tedariki amacını taşıması, alacaklının kendi edimini yerine getirmiş olması ve borçlunun gecikmeden sorumlu tutulabilmesi gerekir. Bu şartlar yoksa dosya yeniden TBK m. 117-118 çizgisine döner. Dolayısıyla tacir sıfatı tek başına otomatik faiz ve ihtarsız temerrüt üretmez.
Karşı argüman bazen şöyle kurulur: ticari teamül gereği taraflar e-postayla yıllardır çalışmaktadır; öyleyse temerrüt ihtarı da aynı kanaldan yeterli sayılmalıdır. Bu görüş pratik cazibe taşır; fakat TTK m. 18/3’ün metni ve ispat mantığı karşısında güvenli değildir. Mahkeme, sıradan yazışma ile sonuç doğuran ihtarı aynı düzlemde görmeyebilir. Özellikle tacirler arası ticari satış veya sürekli hizmet sözleşmesinde, alacaklının kendisini ispat zafiyetine itmesi gereksizdir.
Ara sonuç burada da basittir. Tacirler arası dosyada kanal seçimi teknik ayrıntı değildir; temerrüt tarihinin ve fer’i hakların omurgasıdır.
TBK 118 sonuçları, faiz başlangıcı ve dava planı nasıl kurulur?
TBK m. 118, temerrüt doğduktan sonra borçlunun gecikme yüzünden alacaklıya verdiği zarardan sorumluluğu açar. Bu sorumluluk, borçlunun kusursuz olduğunu ispat edemediği ölçüde işletilir. Para borcunda dosyanın görünür yüzü çoğu kez faizdir; fakat TBK 118 yalnız faiz tartışmasından ibaret değildir. Gecikme yüzünden doğan ek finansman gideri, temin edilemeyen yedek malzeme bedeli, uzayan şantiye masrafı veya sözleşme zincirinde aşağıya doğru aktarılan cezai şart baskısı da, uygun nedensellik ve ispat kurulabiliyorsa bu başlık altında tartışılır. Bunun için ilk şart, temerrüt tarihinin temiz kurulmuş olmasıdır.
Faiz başlangıcı ve ek zarar nasıl ispatlanır?
Faiz başlangıcı çoğu dosyada ihtarın tebliği ile ya da kesin vadenin dolduğu günle bağlanır. Ek zarar ise tablo, dekont ve karşı sözleşmelerle gösterilir. “Geciktiniz, bu yüzden zarar gördük” cümlesi yetmez. Hangi gün hangi ödeme yapılmadı, alternatif finansman hangi tarihte ve hangi maliyetle bulundu, üretim veya teslim zinciri hangi adımda aksadı, bunların somut belgeleri dosyada yer almalıdır. TBK 50 kapsamındaki ispat disiplini temerrüt zararında bire bir uygulanmasa da, delil mimarisi bakımından benzer bir sertlik taşır.
Karşılıklı borç yükleyen sözleşmelerde tablo biraz daha genişler. Alacaklı, sırf temerrüt ihtarı çekmekle yetinmeyip TBK m. 123-125 hattındaki ek süre, ifada ısrar, dönme veya tazminat seçeneklerini de düşünmelidir. Özellikle eser ve uzun süreli hizmet sözleşmelerinde, sadece ödeme talebi içeren bir ihtar çoğu zaman dosyanın bütün stratejisini taşımaz. Bazen TBK 138 kapsamındaki uyarlama tartışması da aynı dosyaya eşlik eder; bu durumda hem borçlunun temerrüdü hem sözleşme dengesinin bozulması aynı anda masadadır. Yazarın öncelik sırası burada görünür olmalıdır: önce alacağın muacceliyet ve temerrüt zemini sabitlenir, sonra ek zarar veya seçimlik haklar konuşulur.
Görevli ve yetkili merci meselesi de bu aşamada ötelenmemelidir. Genel dava yolu seçilecekse sözleşmeden doğan uyuşmazlıkta HMK 10’a göre ifa yeri yetkisi, davalı yerleşim yeri ve sözleşmedeki yetki kaydı birlikte okunur. İcra takibi düşünüldüğünde ise borcun likit yapısı, itiraz ihtimali ve itirazın iptali çizgisi peşinen hesaba katılır. Yanlış yol seçimi, iyi yazılmış ihtarın değerini hızla azaltır.
Temerrüt ihtarı nasıl hazırlanır, hangi belgeler eklenir ve son kontrol nasıl yapılır?
İhtarın iyi yazılmış olması kadar, hangi sırayla hazırlandığı da önemlidir. Dağınık hazırlanan metin, çoğu kez hesap çizelgesini, faiz başlangıcını veya saklı tutulan hakları unutturur. Aşağıdaki akış, TBK 118 odaklı bir dosyada asgari güvenlik şeridi oluşturur.
- Muacceliyet dayanağını sabitleyin.
Sözleşmedeki ödeme maddesini, teslim veya hakediş tarihini ve kesin vade iddiasını ilk paragrafta netleştirin. Kesin vade yoksa bunu saklamayın; ihtar gerekliliği bu noktadan doğar.
- Alacak kalemlerini görünür yazın.
Ana para, fatura veya hakediş numarası, teslim tarihi, varsa işlemiş faiz ve sonraki faiz talebinin başlangıç tarihi ayrı satırlarda yer alsın. Ekler bölümüne sözleşme, teslim tutanağı, dekont ve hesap tablosunu bağlayın.
- Ödeme süresi ve saklı tutulan hakları kurun.
Borçluya makul bir ifa süresi verin; aynı metinde faiz, gecikme zararı, icra takibi, dava ve karşılıklı sözleşme haklarının saklı tutulduğunu açıkça belirtin. İkinci ihtar gönderilecekse eski temerrüt tarihini koruyan cümle eksik bırakılmamalıdır.
- Uygun gönderim kanalını seçin.
Tacirler arasında noter veya KEP önceliklidir. Tacir olmayan ilişkide de tebliğ delili üreten yöntem tercih edilmelidir. Sıradan e-posta kullanılacaksa bunun temerrüt ispatında tek dayanak olmayacağı peşinen kabul edilmelidir.
- Dava öncesi son kontrolü tamamlayın.
Muhatap unvanı, vergi veya ticaret sicili bilgisi, ekler listesi, faiz hesabı ve yetki planı gözden geçirilmeden metin çıkmamalıdır. Ödeme yapılmazsa hangi tarihten itibaren hangi taleple icra veya dava yoluna gidileceği dosya notuna aynı gün yazılmalıdır.
Dava açılmadan önce hangi belgeler masada olmalı?
İyi dosya, ihtarla birlikte düşünülür. İmzalı sözleşme ve ekleri, teslim veya hizmet kabul kayıtları, fatura veya cari hesap dökümü, banka dekontları, daha önce gönderilmiş bildirimler, noter/KEP tebligatı, şirket temsil belgeleri ve faiz veya ek zarar hesabı aynı klasörde toplanmalıdır. Ticari ilişkide ayıp veya karşı edim itirazı bekleniyorsa, karşı tarafın muhtemel savunmasına şimdiden cevap verecek üretim veya teslim delilleri de eklenmelidir. Bu disiplin kurulmazsa temerrüt ihtarı iyi olsa bile davanın omurgası zayıf kalır.
Son ara sonuç: temerrüt ihtarı tek başına amaç değildir; dava ve icra stratejisinin başlangıç fişidir. O başlangıç ne kadar temiz kurulursa, TBK 118’den türetilen zarar ve faiz talepleri o kadar savunulabilir olur.
Tacirler arasında sırf e-posta ile gönderim, TTK m. 18/3 bakımından güvenli çözüm sayılmaz. Tacir olmayan ilişkide e-posta yardımcı delil olabilir; fakat tebliğ ve içerik ispatı ayrıca kurulmalıdır.
Kesin vade varsa çoğu dosyada ayrıca ihtar zorunlu değildir. Yine de alacak kalemleri değişmişse, faiz başlangıcı çekişmeli ise veya sonraki seçimlik haklar kullanılacaksa teyit ihtarı pratik yarar sağlayabilir.
Sözleşmeden doğan para alacağında güvenli cevap hayırdır. Yargıtay 15. HD çizgisi, belirli ya da belirlenebilir alacak miktarı göstermeyen ihtarı temerrüt kurmaya elverişli görmemektedir.
Eski haklarınızı saklı tuttuğunuzu açıkça yazmazsanız bu risk doğar. 2016/6031 esaslı Yargıtay 15. HD kararı, yeni süre tanıyan ihtarın önceki temerrüt tarihini geriye düşürebileceğini göstermektedir.
Uyuşmazlığın türüne göre görevli mahkeme değişir. Yetki bakımından davalı yerleşim yeri, sözleşmedeki ifa yeri ve varsa yetki kaydı birlikte değerlendirilmelidir; ayrıntı için HMK 10 analizine bakılmalıdır.
Evet; fakat likit alacak, takip stratejisi ve olası itiraz senaryosu birlikte düşünülmelidir. Özellikle ticari ilişkide hangi tarihten itibaren faiz talep edileceği takip talebine doğru yansıtılmalıdır.
Temerrüt ihtarının tarihi, kanalı ve içerik mimarisi; faiz, gecikme zararı ve dava yolunun tamamını etkiler.
Sözleşmeden doğan alacak uyuşmazlığında ihtar metni, belge seti ve takip stratejisinin birlikte yapılandırılması için Uyuşmazlık Çözümü, Tahkim ve Dava Takibi sayfamızı inceleyebilirsiniz.
Kaynakça ve Atıf Listesi
Resmi Kaynaklar
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 90, m. 117, m. 118, m. 120, m. 121, m. 123, m. 124, m. 125.
- 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 18/3 ve m. 1530.
Mahkeme Kararları
- Yargıtay 15. HD, E. 2014/7125, K. 2015/2786, T. 25.05.2015.
- Yargıtay 15. HD, E. 2016/6031, K. 2017/2594, T. 16.06.2017.
- Yargıtay 6. HD, E. 2013/7207, K. 2014/768, T. 23.01.2014.
Bilimsel Çalışmalar
- BİLGİN YÜCE, Melek: “Sözleşmede Muacceliyet Bildirimi Belirlenmesi ve Sonuçları”, Antalya Bilim Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, C. 10, S. 20, 2023.
- YAĞCI, Kürşad: “Borcun İfasının, Sözleşmenin Kurulmasından Sonraki Bir Olgunun Gerçekleşmesinden İtibaren Belirli Bir Sürenin Geçmesiyle Muaccel Olacağının Kararlaştırıldığı Hallerde Borçlunun Temerrüde Düşmesi İçin İhtar Şart Mıdır?”, İstanbul Hukuk Mecmuası, C. 77, S. 1, 2019, s. 267-307.
- YILDIZ, Mustafa Göktürk: “TBK.m.117 ile Karşılaştırmalı Olarak TTK.m.1530 Uyarınca Borçlu Temerrüdünün İhtarsız Gerçekleşmesi”, İstanbul Hukuk Mecmuası, C. 76, S. 1, 2018, s. 359-380.
Borçlar Hukuku kategori sayfasındaki diğer analizleri inceleyin.
