7596 Sayılı Kanun Sonrası Fon Yatırımcıları: Mağdur Grupları ve Hukuki Yol Haritası

Cam yolların resmî belgelere ve kapalı bir arşiv kutusuna uzandığı soyut hukuk görseli

Hukuk ve kaynak kontrol tarihi: 29 Ekim 2026. Bu metin genel bilgi verir; kişisel emir, pay, ödeme, tebliğ ve zarar kayıtları incelenmeden dava, ödeme tarihi veya sonuç garantisi vermez. Sosyal medya paylaşımları araştırma ipucu olarak görülmüş, hukuki sonuçlar birincil kaynaklarla kontrol edilmiştir.

Kısa sonuç

7596 sayılı Kanun sonrasında PBLK kaydı bulunan gerçekleşmemiş TEFAS talimatı sahipleri ayrı ve öncelikli bir alacaklı sınıfı değil, özel tasfiye rejimindeki fon pay sahipleridir. Bunun yanında portföy yönetim şirketi, saklayıcı, yatırım kuruluşu, denetçi veya SPK bakımından ayrı bir ihlal varsa tazminat yolu değerlendirilebilir; ancak her yol kendi görev, kusur, zarar, illiyet, süre ve delil şartlarıyla kurulmalıdır. [1] [2]

1. 7596 sayılı Kanun neyi değiştirdi?

17 Eylül 2026 tarihinde tasfiyesine karar verilen yatırım fonları bakımından hukukî tablo, ilk SPK kararlarından sonra birkaç kez değişti. 27 Ekim 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 7596 sayılı Tasfiyesine Karar Verilen Bazı Yatırım Fonları Hakkında Kanun; fon pay sahipliğinin belirlenmesini, ara ve nihai ödemeyi, fon malvarlığından çıkarılan değerlerin geri kazanılmasını ve sorumlulara yönelik özel takip mekanizmasını düzenledi. Kanun yalnız 17 Eylül kararlarıyla tasfiyeye alınmış ve yayım tarihinde tasfiyesi tamamlanmamış fonları kapsar; bütün yatırım fonları için genel ve sürekli bir rejim değildir. [1]

En önemli değişiklik PBLK ve gerçekleşmeyen TEFAS emirleri bakımındadır. Kanunun 3/5. maddesine göre, 17 Eylül 2026 ve öncesinde TEFAS’a iletildiği hâlde fonun temerrüdü veya fiyat açıklanmaması nedeniyle gerçekleşmeyen ve payları bloke edilen talimatların sahipleri fon pay sahibi sıfatıyla tasfiyeye tabidir. SPK’nın 22 Ekim açıklaması da TEFAS’ta emir verilmesinin tek başına tamamlanmış takas olmadığını; takasın nakdin yatırımcı hesabına geçmesi ve pay sahipliği kaydının kaldırılmasıyla tamamlandığını belirtir. PBLK kaydı bulunanlar 455.758 pay sahibi içinde yer almakta, ilave bir grup oluşturmamaktadır. [1] [2] [14]

Bu nedenle 17 Eylül tarihli ilk SPK kararında belirli gerçekleşmemiş emirler için kullanılan “fon borcu” ve “öncelikli ödeme” anlatısı, sonraki özel Kanun görmezden gelinerek güncel kural gibi kullanılamaz. 28 Eylül açıklaması 17 Eylül emirlerinin iptal edildiğini ve bu kişilerin pay oranında tasfiyeye katılacağını söylemiş; 7596 sayılı Kanun ise bloke emir sahiplerini açıkça fon pay sahibi rejimine yerleştirmiştir. [5] [6] [1]

Kanunun 8. maddesi hükümleri 17 Eylül 2026 tarihinden geçerli olmak üzere yürürlüğe koymuştur. Bu geçmişe etkili düzenleme, mülkiyet hakkı ve hukuk güvenliği bakımından anayasal tartışmaya konu edilebilir. Ancak 29 Ekim 2026 itibarıyla hükmü iptal eden veya yürürlüğünü durduran yayımlanmış bir Anayasa Mahkemesi kararı bulunmamaktadır. Anayasa’ya aykırılık, kesinleşmiş sonuç değil, somut uyuşmazlıkta ileri sürülebilecek hukukî tezdir. [1]

2. Yatırımcı grupları ve ilk yol ayrımı

Aynı fonda yatırım yapan herkes aynı hukukî durumda değildir. İlk inceleme, “kime dava açılır?” sorusundan önce payın ve emrin sistemdeki gerçek statüsünü belirlemelidir. Aşağıdaki sınıflandırma, kişisel dosyada MKK, TEFAS, dağıtıcı kurum ve nakit hesabı kayıtlarıyla doğrulanmalıdır.

Yatırımcı grubuGüncel ana statüİlk yapılacak işlemOtomatik çıkmayan sonuç
Satış talimatı vermemiş, payı MKK’da bulunanFon pay sahibiPay adedi, fon/ISIN ve net yatırım kaydını teyit etmekBelirli tarihte tam ödeme garantisi
17 Eylül veya önce TEFAS’a iletilmiş, gerçekleşmemiş ve PBLK’de olan7596 m.3/5 kapsamında fon pay sahibiEmrin iletim, blokaj ve pay kaydını belgelemekAyrı, öncelikli veya sabit tutarlı alacak
17 Eylül’de platformca iptal edilmiş emirPay hesabında kaldığı ölçüde fon pay sahibiİptal izi ile güncel pay hareketini karşılaştırmakEmir ekranındaki tutarın kesin satış bedeli olması
Nakit hesaba geçmiş, pay kaydı kaldırılmışİşlem tamamlanmış olabilirNakit, pay ve fiyat kayıtlarını birlikte kontrol etmekAynı pay için ikinci kez tasfiye ödemesi
Pay hesabından çıkmış, nakit gelmemişMutabakat gerektiren istisnaMKK, TEFAS, kurum ve nakit hesap dökümlerini uzlaştırmakTek başına PBLK veya tamamlanmış takas sonucu
Emir dağıtıcıya verilmiş fakat TEFAS’a iletilmemişYatırım kuruluşunun kendi hizmeti ayrıca incelenirZaman damgası, ses kaydı ve iletim kaydını istemekDağıtıcı kurumun fon zararından otomatik sorumluluğu
Tera Yatırım Menkul müşterisiAracı kurum tedricî tasfiye/YTM hattı ayrıca olabilirAracı kurum alacağı ile fon payını ayrı dosyalamakYTM’nin fon değer kaybını karşılaması
Payında haciz, rehin veya tedbir bulunanHak sahipliği ile ödeme yönü ayrıdırTakyidat belgesi ve ödeme yönlendirmesini teyit etmekGeri kazanım hesabına bireysel haciz koyabilmek
7596 m.3/6 nedeniyle ödeme dışı bırakılanAğır sonuçlu, ayrı idari işlem uyuşmazlığıİşlem, tebliğ, gerekçe ve dayanak kayıtlarını incelemekSuç duyurusunun kesinleşmiş mahkûmiyet olması

Tera Yatırım Menkul Değerler AŞ hakkında faaliyet izinlerinin iptali, yatırımcıların tazmini ve aracı kurumun tedricî tasfiyesi kararı SPK’nın 27 Ekim 2026 tarihli 2026/77 sayılı Bülteninde yer alır. Bu süreç TP2 veya başka bir Tera Portföy fonunun tasfiyesinden farklıdır. YTM; SerPK m.84–85 çerçevesinde yatırım kuruluşunun teslim edemediği yatırımcı nakdi ve sermaye piyasası araçları bakımından devreye girebilir, piyasa fiyatı veya fon malvarlığındaki genel kaybı kendiliğinden üstlenmez. Tazmin talebi için YTM ilanından başlayan bir yıllık süre ayrıca izlenmelidir. Bir kişi iki sürecin de ilgilisi olabilir; fakat her alacağın hesabı, ilanı ve belgesi ayrı tutulmalıdır. [7] [11]

3. TP2 ve ara ödeme rejimi

TP2, KAP’ta Tera Portföy Para Piyasası (TL) Fonu; ISIN TRYTRPY00132 olarak kayıtlıdır. Kurucu ve yönetici Tera Portföy Yönetimi AŞ, güncel izahnamede portföy saklayıcısı Türkiye İş Bankası AŞ olarak gösterilir. Kurucu, 16 Eylül 2026 tarihli KAP bildiriminde TP2 katılma payı iade ödemelerinde temerrüt oluştuğunu açıklamıştır. Bu bildirim fon düzeyindeki kurucu beyanını doğrular; belirli yatırımcının talimatı, payı, iade bedeli veya kusur dağılımını belirlemez. [8] [9] [10]

SPK’nın 27 Ekim tarihli 76/1903 sayılı kararına göre Tera fonlarının tasfiyesi İş Bankası, Pusula ve Atlas fonlarının tasfiyesi Ziraat Bankası tarafından yürütülür. Ara ödemelere unvanında “para piyasası” ibaresi bulunan fonlardan başlanır. Bu fon düzeyindeki öncelik, TP2’nin her yatırımcısına aynı gün veya eksiksiz ödeme garantisi vermez; PBLK yatırımcılarına diğer pay sahiplerinden ayrı sıra da yaratmaz. [3] [4]

Ara ödeme tutarı, MKK’nın endeksleme uygulanmaksızın hesapladığı net yatırım tutarını ve fon/yatırımcı başına bir milyon lira tavanını aşamaz. Dağıtılabilir nakit bütün ara ödeme yükümlülüğüne yetmiyorsa, para piyasası fonlarında ayrıca 16 Eylül 2026 gün sonu itibarıyla hesaplanan tutar dikkate alınır ve bu ölçülerden en düşük olanı üst sınır oluşturur. SPK onayıyla daha çok yatırımcıya ulaşmayı amaçlayan ödeme sırası veya asgari ara ödeme de belirlenebilir. Bir milyon lira nihai tazminat veya nihai tasfiye tavanı değil, ara ödeme sınırıdır. [1] [3] [4]

Ara ödeme karşılığında paylar iade alınmaz; pay iadesi nihai tasfiye ödemesinde gerçekleşir. Fonun dağıtılabilir nakdi 16 Eylül gün sonu birim pay değeri üzerinden hesaplanan toplam yükümlülüğü karşılayabiliyorsa ara ödeme yerine nihai ödeme yapılabilir. 29 Ekim 2026 itibarıyla TP2 için fiilî ödemenin tarihi, toplamı veya tüm hak sahipleri bakımından tamamlandığını gösteren SPK, KAP ya da İş Bankası kaynaklı bir duyuru bulunmamaktadır. Bu nedenle kişisel ödeme günü üretilmemelidir. [3] [4]

İş Bankası’nın TP2 bakımından saklayıcı ve tasfiye ile görevli kuruluş olması iki farklı görevi aynı kurumda buluşturur; bankanın bütün zararlardan kusurlu olduğu anlamına gelmez. Kriz öncesi saklama/uygunluk kontrolü sorumluluğu somut görev ihlaliyle, tasfiye sırasındaki görev ise 7596 ve 76/1903 hükümleriyle ayrı ayrı incelenmelidir. TP2’nin güncel tasfiye, ara ödeme ve kayıt çerçevesi için TP2 tasfiye ve yatırımcı alacağının korunması incelemesi de kullanılabilir. [7] [9]

4. Tasfiye, geri kazanım ve zarar hesabı

Tasfiye ödemesi bir kusur davasının sonucu değildir. Fon varlıklarının nakde çevrilmesiyle oluşan dağıtılabilir nakit, fon pay sahiplerine özel rejim uyarınca aktarılır. 7596 sayılı Kanun ayrıca fon malvarlığından hukuka aykırı veya gerçek ekonomik amacı bulunmayan işlemlerle çıkarılan değerlerin geri kazanılmasını düzenler. Bu değerler tasfiye sırasında fon malvarlığına, tasfiye bittikten sonra ise fon bazındaki geri kazanım hesabına alınır. [1]

Kanunun 5. maddesinde zarar veya kayıptan öncelikle kurucu veya yönetici portföy yönetim şirketi sorumlu tutulur. Bu tutarın PYS’den tahsil edilememesi veya edilemeyeceğinin açık olması hâlinde, SPK’nın sorumluluğunu belirlediği gerçek ve tüzel kişiler ile birlikte hareket edenler şahsen sorumlu olabilir. Fon bazındaki zarar, sorumlular ve tutarlar SPK tarafından TMSF’ye bildirilir; TMSF 6183 sayılı Kanun çerçevesinde takip başlatır. Bu özel kamu takip mekanizması, kamuya açık bir tespit olmadan belirli banka, denetçi veya kişiyi kusurlu ilan etme imkânı vermez. [1]

Ceza soruşturmalarında doğrudan fona iadesi mümkün para veya sermaye piyasası araçları fona ya da geri kazanım hesabına iade edilebilir. Müsadere edilen ve fon zararının karşılığı olduğu mahkemece belirlenen değerler Hazineye gelir yerine ilgili fona veya geri kazanım hesabına aktarılır. Geri kazanım hesabı TMSF malvarlığından ayrıdır ve yalnız ilgili fonun tasfiyesi ile pay sahiplerine ödeme için kullanılabilir; hesaba haciz, ihtiyati haciz veya tedbir konulamaz. [1]

Kanunun 4/5. maddesi, nihai ödemede tasfiye malvarlığından, geri kazanım hesabından veya diğer hukukî yollardan daha önce alınan ödemelerin mahsup edilmesini emreder. Bu yüzden zarar hesabı tek bir ekran görüntüsündeki fon değerinden kurulamaz. Ara ödeme, nihai tasfiye payı, geri kazanım ödemesi, başka davadan tahsil ve varsa geçerli mahsup kalemleri aynı hesapta izlenmelidir. Gelecekteki olası ödeme ile bugünkü kesinleşmiş zarar da ayrılmalıdır. [1] [29]

Zarar hesabının teknik çerçevesi için fon uyuşmazlıklarında yanlış fiyat ve geç ödeme hesabı; 7596 sonrasında ise net yatırım, pay değeri, ara ödeme ve mahsup birlikte okunmalıdır.

5. PYS, saklayıcı, denetçi ve yatırım kuruluşu

Portföy yönetim şirketi

Portföy yönetim şirketinin sorumluluğu; fonun yönetimi, değerleme, likidite, çıkar çatışması, talimat veya kamuyu aydınlatma bakımından somut yükümlülüğe bağlanmalıdır. 7596 sayılı Kanundaki SPK–TMSF geri kazanım mekanizması ile yatırımcının özel hukuk talebi özdeş değildir. Bireysel dava değerlendirilecekse davacının sıfatı, talep dayanağı, görevli mahkeme, zarar ve tasfiye ödemeleri birlikte incelenir. “PYS’nin kasası boş” veya “tahsil imkânsız” gibi kamuya açık finansal veriyle doğrulanmayan ifadeler hukukî sorumluluğun yerine geçirilemez. PYS yükümlülüklerinin ayrıntısı için portföy yönetim şirketinin fon zararından sorumluluğu incelemesine bakılabilir. [1] [7]

Portföy saklayıcısı

SerPK m.56, saklayıcıya yalnız varlığı muhafaza görevi yüklemez; katılma payı ihracı ve itfası, birim pay değeri, talimat, bedel transferi ve portföy işlemlerinin mevzuata uygunluğuna ilişkin görevler de içerir. Katılma payı sahibinin dava hakkı saklıdır. Bununla birlikte saklayıcı kimliği, her yanlış fiyat veya fon kaybında otomatik tazmin sorumluluğu doğurmaz. III-56.1 sayılı Tebliğ m.11/3 de salt yatırım tercihi, portföy yönetimi kararı veya piyasa fiyat hareketinden kaynaklanan sonucu saklayıcının uygunluk kontrolüyle özdeşleştirmez. Hangi kontrolün yapılmadığı, bankanın hangi bilgiye ne zaman eriştiği, gerekli müdahale ve zarar arasındaki bağ gösterilmelidir. SerPK m.56/4’teki birlikte sorumluluk, saklamanın başka saklayıcıya devri bağlamındaki özel hükümdür; PYS, saklayıcı ve diğer aktörler arasında genel bir teselsül yaratmaz. TBK m.61 ancak her bir aktörün aynı zarardan kendi sorumluluk şartları ayrıca ispatlandıktan sonra tartışılabilir. Ayrıntılı görev ayrımı için saklayıcı, Takasbank ve MKK incelemesi kullanılabilir. [7] [33] [37]

Bağımsız denetçi ve sigorta

SerPK m.63, bağımsız denetim kuruluşu ile raporu imzalayanların görev kapsamıyla sınırlı birlikte sorumluluğunu düzenler. II-14.2 sayılı Tebliğ m.17 ise yıllık denetim, ilgili dönem portföy raporlarının denetim veya incelemesi ve tasfiye tarihi itibarıyla özel denetimi birbirinden ayırır. Olumlu görüş tek başına kusur kanıtı değildir. Raporun dönemi, önemli yanlışlık, denetim standardı, tespit imkânı, yatırım kararına etkisi ve zarar bağı kurulmalıdır. TP2’nin 31 Aralık 2025 tabloları hakkındaki olumlu görüş, 2026’daki her işlem için otomatik sorumluluk oluşturmaz. “Bilinçli körlük” veya kasıt, denetim dosyası ya da resmî tespit olmadan olgu gibi yazılamaz. [7] [31] [32] [34]

Denetçinin mesleki sorumluluk sigortası bulunması ihtimali de belirli bir sigortacıyı kendiliğinden davalı yapmaz. TTK m.1478’deki doğrudan talep imkânı ancak gerçek poliçenin varlığı, sigortacı, dönem, teminat, limit, istisna ve ihbar şartları belirlendikten sonra değerlendirilebilir. Bağımsız denetimin kapsamı için fon raporlarında bağımsız denetim yazısı kullanılabilir. [38]

Yatırım kuruluşu ve MKK kayıtları

Banka veya aracı kurum yalnız dağıtım kanalı olduğu için fon portföy zararından otomatik sorumlu olmaz. III-37.1 sayılı Tebliğ m.31 de her yatırım kuruluşunun sorumluluğunu kendi yaptığı işlem ve sunduğu hizmetle sınırlar. Buna karşılık emrin zamanında iletilmemesi, yanlış fona veya adede gönderilmesi, yatırımcı nakdinin aktarılmaması ya da yanıltıcı kayıt oluşturulması kendi hizmetine ilişkin ayrı sorumluluk doğurabilir. Emir ve müşteri kayıtları kural olarak on yıl, uyuşmazlık varsa çözülene kadar saklanmalıdır. SerPK m.81/5 de MKK ve üyelerinin kayıtların yanlış tutulmasından doğan zararda kusur oranında sorumluluğunu düzenler. Emir aşamalarının ispatı için MKK ve fon emri kayıtları yazısı; TEFAS içi/dışı ayrım için fon iadelerinde ödeme sırası yazısı güncel özel Kanunla birlikte okunmalıdır. [7] [35] [36]

Özel hukukta süre ve görev tek bir kalıpla belirlenmez. Somut talebe göre TBK m.72 haksız fiil zamanaşımı, TBK m.146–147 sözleşme zamanaşımı ve uygun olaylarda SerPK m.32’deki çok daha kısa süre dâhil en kısa uygulanabilir süre kontrol edilmelidir. Tüketici, ticaret veya asliye hukuk mahkemesi; taraf sıfatı ile talebin dayanağına göre belirlenir. Dava şartı arabuluculuk da “bütün fon davalarında vardır” veya “hiçbirinde yoktur” diye genellenemez. [37] [39]

6. SPK’ya karşı idari yargı yolları

SPK’ya karşı tazminat talebi, özel kişi ve kurumlara karşı açılacak adli yargı davasından farklıdır. Belirli bir SPK işleminin iptali veya idari işlem/eylemden doğan kişisel ve doğrudan zararın tazmini için hukuka aykırılık ya da hizmet kusuru, gerçek zarar ve uygun illiyet bağı gösterilmelidir. Kurulun denetim yetkisine sahip olması ile belirli zarardan sorumlu olması aynı önerme değildir. SerPK m.88/2 denetim faaliyetini önemlilik, risk ve öncelikler çerçevesindeki programlara bağlar. [7]

İspat zinciri en az altı halkadan oluşur: ihlal edildiği ileri sürülen somut mevzuat görevi; SPK’nın öğrendiği veya öğrenmesi gereken tetikleyici bilgi ve tarih; o tarihte kullanılabilecek tedbir; makul müdahale süresi; tedbir alınsaydı zararın hangi kısmının önlenebileceğini gösteren karşı-olgusal hesap; 7596 ödemeleri ve diğer tahsilatlardan sonra kalan zarar. “SPK denetlemekle görevliydi ve kriz oldu” şeklindeki iki cümle bu zinciri tamamlamaz.

SPK, 18 Eylül açıklamasında 2025 sonlarından başlayan kendi izleme ve düzenleme kronolojisini anlatmış; 6 ve 28 Ekim açıklamalarında bazı kamuoyu iddialarını reddetmiştir. Bunlar kurumun resmî beyanlarıdır; mahkemece hizmet kusuru bulunduğunu veya bulunmadığını kanıtlamaz. Belirli kişi ya da kuruluşların içeriden bilgi aldığı, mal kaçırdığı veya suç işlediği de somut SPK kararı veya yargı kararı olmadan ileri sürülmemelidir. [15] [16] [17]

Danıştay kararları otomatik sorumluluğu desteklemez. SPK işlemi iptal edildiği hâlde doğrudan illiyet bulunmadığı için tazminatın reddedildiği; düzenleme, denetim ve yatırım riskinin niteliği nedeniyle sorumluluk kurulmadığı; alınan tedbirler ve özel ödemeler nedeniyle ret kararının onandığı örnekler vardır. Buna karşılık, aracılık yetkisi kaldırılmış bir bankanın yıllarca satışa devam etmesine rağmen açık izleme görevinin kullanılmadığı somut olayda kabul yönünde eski bir örnek de bulunmaktadır. Emsaller, sonuçtan çok görev–bilgi–zaman–illiyet zincirinin somutluğunu gösterir. [19] [20] [21] [22]

Zarar belirli idari işlemden doğuyorsa İYUK m.12; idari eylem, denetimsizlik veya geç müdahale iddiası varsa m.13; idareden ileriye dönük işlem yapılması isteniyorsa m.10 ayrı ayrı değerlendirilir. İdari işlemde genel dava süresi, özel hüküm yoksa tebliğ/yayın/ilanı izleyen günden itibaren altmış gündür. m.11 başvurusu kalan süreyi durdurur, sıfırdan yeni bir altmış gün yaratmaz. İdari eylemde ise eylemi, idariliğini ve zararı dava açmaya elverişli ölçüde öğrenmeden itibaren bir yıl ve her hâlde eylemden itibaren beş yıl içinde ön başvuru; ret veya otuz günlük zımni ret sonrasında dava süresi gündeme gelir. Başvuruyla birlikte takvim hazır olmalıdır. [18] [24]

SPK’nın somut bireysel işlemi veya denetim ihmali merkezli uyuşmazlıklarda Ankara İdare Mahkemesi yönünde emsal bulunur. Düzenleyici işlemde ilk derece Danıştay görevi ayrıca incelenir. 7596 m.5/4’teki İstanbul idare mahkemesi yetkisi ise TMSF’nin özel tahsil ve takip işlemleriyle ilgili davalara ilişkindir; bütün yatırımcı–SPK davalarına genellenemez. Özel banka, PYS veya denetçi talepleri de aynı idari davada birleştirilmemelidir. [1] [23]

İdari ve özel hukuk yollarının işlev karşılaştırması için SPK, TSPB, YTM ve mahkeme başvuruları yazısı güncel 7596 rejimiyle birlikte okunmalıdır.

7. İYUK 16/4 ve düşük tutarlı dava riski

İYUK m.16/4, tam yargı davasında miktarın nihai karar verilinceye kadar harcı ödenerek bir defaya mahsus artırılmasına izin verir. Bu hüküm, kanunda yer almayan standart bir “10.000 TL sembolik dava” formülü oluşturmaz. İlk dilekçe faiz talebini ve başlangıç tarihini, bütün zarar kalemlerini, hukukî nedenleri ve istenecek delilleri baştan içermelidir. Miktar artırımıyla ilk dilekçede olmayan faiz talebi eklenemediğini ve artırılan bölümde faiz başlangıcının daha geç uygulanabildiğini gösteren kararlar vardır. [18] [27] [28]

2026 yeniden değerleme tutarlarına göre 10.000 TL, 55.000 TL’lik istinaf kesinlik sınırının altındadır. İYUK Ek m.1/2 uyarınca kanun yolu eşiğinde davanın açıldığı tarihteki parasal sınır esas alınır; bu nedenle 2026’da 10.000 TL ile açılan ve miktarı artırılmadan karara bağlanan dava istinaf sınırının altında kalabilir. Mahkemenin gerçek tutarı ara kararla öğrendiği bir olayda artırma imkânı tanınması gerektiğine ilişkin karar bulunsa da bu korumaya güvenilerek yapay düşük talep kurulması güvenli değildir. Artırım bir kez yapılabilir, harca tabidir ve yeni zarar kalemi veya ilk dilekçede olmayan faiz talebi ekleme yolu değildir; reddedilen bölüm gider ve karşı vekâlet ücreti riskini etkiler. [18] [25] [26] [27]

Zarar henüz nihai tasfiye ve geri kazanım nedeniyle değişebiliyorsa olası zarar ile bugüne kadar belirlenebilir zarar ayrılmalıdır. Devam eden zararın dönemsel olarak kesinleşebileceğine ilişkin emsal, gelecekte doğup doğmayacağı belli olmayan kaybın bugünden tam tazminini sağlamaz. 7596 m.4/5 mahsubu da her yeni ödemenin zarar hesabına işlenmesini gerektirir. [1] [29]

8. Delil dosyası ve geçici korumalar

Her yatırımcı, kişisel veri minimizasyonunu gözeterek kendi işlem dosyasını oluşturmalıdır. Kimlik, hesap, telefon ve adres bilgileri sosyal medya gruplarında veya ortak listelerde paylaşılmamalıdır. Asgari dosya şu kayıtları içermelidir:

  1. MKK/e-YATIRIMCI’dan 15, 16, 17 Eylül 2026 ve güncel tarihli pay kayıtları;
  2. fonun kodu, tam unvanı, ISIN’i, pay adedi ve alt hesap bilgisi;
  3. satış talimatının tarih, saat, adet, fiyat yöntemi, valör ve emir numarası;
  4. emrin alındı, iletildi, eşleşti, iptal, ret veya bekleme aşamalarının değişiklik geçmişi;
  5. nakit hesabı ile pay hareketini birlikte gösteren hesap özetleri;
  6. ekran görüntüsünün yanında kurumdan alınmış resmî işlem dökümü;
  7. dağıtıcı, PYS, MKK, tasfiye kuruluşu ve SPK’ya yapılan yazılı başvurular ve cevaplar;
  8. fon izahnamesi, içtüzüğü, yatırımcı bilgi formu ve ilgili tarihli KAP açıklamaları;
  9. fona yapılan bütün giriş ve çıkışlar ile ara/tasfiye/geri kazanım ödemeleri;
  10. haciz, rehin veya tedbir varsa ilgili icra ve mahkeme belgeleri.

Özel hukuk davasında ihtiyati tedbir veya ihtiyati haciz, yaklaşık ispat, alacağın niteliği ve tahsil tehlikesinin somutlaştırılmasına bağlıdır. Fon malvarlığı SerPK m.53 uyarınca PYS ve saklayıcı malvarlığından ayrıdır; 7596 kapsamındaki geri kazanım hesabı da haciz ve tedbire karşı korunmuştur. Bu kolektif malvarlıklarına bireysel yatırımcı adına haciz yöneltilemez. Davalının kendi malvarlığına ilişkin geçici koruma ise ancak talep ve kanunî şartlar ayrıca gösterilirse değerlendirilebilir. İdari yargıdaki yürütmenin durdurulması da para talebinin otomatik teminatı değildir. [1] [7] [18]

9. Altı adımlı hukuki yol haritası

  1. Statüyü belirleyin: PBLK, iptal edilmiş emir, tamamlanmış takas, kaydı bozuk emir, aracı kurum alacağı veya olağan pay sahipliği ayrımını MKK ve nakit kayıtlarıyla yapın.
  2. Tasfiye hakkını yazılı teyit edin: Fon, pay adedi, net yatırım, ara ödeme hesabı, takyidat ve ödeme hesabı konusunda tasfiye kuruluşundan kayıt isteyin.
  3. Bağımsız ihlali ayırın: Zarar yalnız fon malvarlığının yetersizliğinden mi, yoksa PYS, saklayıcı, dağıtıcı, denetçi, kayıt üyesi veya idarenin kendine ait somut ihlalinden mi doğuyor?
  4. Zararı güncelleyin: Ara ve nihai ödeme, geri kazanım ve diğer tahsilatları mahsup edin; olası gelecek kaybını bugünkü kesin zarardan ayırın.
  5. Süre tablosu çıkarın: Olay, öğrenme, tebliğ, başvuru, zımni/açık ret ve dava tarihlerini her talep için ayrı satıra yazın. İdari yargı ile özel hukuk sürelerini birbirinin yerine kullanmayın.
  6. Görev ve husumeti kontrol edin: Aynı olayda birden fazla aktör bulunması, hepsinin aynı yargı kolunda veya otomatik müteselsil sorumlu olduğu anlamına gelmez.

Doğru başlangıç noktası sosyal medyada “en güçlü” denilen davayı seçmek değil, işlem zincirindeki gerçek statüyü ve kalan zararı kanıtlamaktır. Kişisel dosyada özellikle görev, süre ve faiz talebi bakımından hak kaybı doğurabilecek tarihler gecikmeden incelenmelidir.

10. Sık sorulan sorular ve kaynaklar

Sık sorulan sorular

PBLK’de görünen paylar öncelikli fon alacağı mıdır?

Güncel özel düzenlemeye göre ayrı ve öncelikli bir sınıf değildir. 7596 sayılı Kanun m.3/5 kapsamındaki gerçekleşmemiş ve bloke edilmiş talimat sahipleri fon pay sahibi olarak tasfiyeye dâhil edilir. Emrin ve payın gerçek durumu ayrıca kayıtla doğrulanır. [1] [2]

Bir milyon liralık ara ödeme nihai tazminat sınırı mıdır?

Hayır. Bir milyon lira, belirlenen fonlarda kişi ve fon bazında uygulanabilen ara ödeme tavanlarından biridir. Nihai tasfiye ve geri kazanım ödemesi ayrı hesaplanır. [1] [3]

TP2 yatırımcılarına ödeme hangi tarihte yapılacak?

29 Ekim 2026 itibarıyla bütün TP2 yatırımcıları için resmî ve kesin bir ödeme tarihi yayımlanmamıştır. Kişisel tarih yalnız yetkili tasfiye kuruluşu veya resmî kurum bildirimiyle teyit edilmelidir.

İş Bankası TP2 zararından otomatik sorumlu mudur?

Hayır. Bankanın saklayıcı ve tasfiye kuruluşu olması önemlidir; tazminat için bankanın kendi somut görev ihlali, zarar ve illiyet bağı ispatlanmalıdır. [7] [9]

Bağımsız denetçi ve sigortacısı aynı davaya eklenebilir mi?

Denetçinin görev kapsamındaki hukuka aykırı denetimi ve zarar bağlantısı ispatlanabiliyorsa sorumluluk değerlendirilebilir. Sigortacı için gerçek poliçe, dönem, teminat, limit ve istisnalar görülmeden davalı önerilemez.

SPK’ya karşı tam yargı davası açılabilir mi?

Somut idari işlem veya eylem, hukuka aykırılık ya da hizmet kusuru, kişisel ve doğrudan zarar, illiyet ve süresinde başvuru gösterilebiliyorsa değerlendirilebilir. Sonuç otomatik değildir. [18]

Davayı 10.000 TL ile açıp sonra artırmak risksiz midir?

Hayır. İYUK m.16/4 yalnız miktarın bir kez ve harcı ödenerek artırılmasına izin verir. Faiz, kanun yolu kesinlik sınırı, süre, harç ve karşı vekâlet ücreti ayrıca risk yaratır. [18] [25]

Tera Yatırım müşterilerinin YTM süreci TP2 tasfiyesiyle aynı mıdır?

Hayır. Aracı kurum tedricî tasfiyesi ve YTM tazmini, kurumun teslim edemediği müşteri varlıklarıyla ilgilidir. TP2 fon payı tasfiyesi ayrı süreçtir. [11]

Ara ödeme alınması dava hakkını sona erdirir mi?

Kendiliğinden sona erdirmez; ancak alınan tutar zarar ve nihai ödeme hesabında mahsup edilir. İbraname, sulh veya feragat belgesi varsa ayrıca incelenmelidir. [1]

Sosyal medya ekran görüntüsü dava için yeterli delil midir?

Hayır. Paylaşım araştırma ipucu olabilir; sorumluluk veya zarar delili değildir. MKK, TEFAS, banka, aracı kurum, KAP ve resmî kurum kayıtları esas alınmalıdır.

Resmî kaynaklar ve yargı kararları

  1. 7596 sayılı Tasfiyesine Karar Verilen Bazı Yatırım Fonları Hakkında Kanun, m.1, 3–8.
  2. SPK, Takas Kesinliği ve PBLK Hususlarına İlişkin Basın Duyurusu, 22.10.2026.
  3. SPK 2026/76 sayılı Bülten, 76/1903 sayılı karar, 27.10.2026.
  4. SPK, 10 Soruda Tasfiye ve Ödemelere İlişkin Usul ve Esaslar, 27.10.2026.
  5. SPK, Tasfiye Süresine İlişkin Basın Duyurusu, 28.09.2026.
  6. SPK 2026/61 sayılı Bülten, 17.09.2026.
  7. 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu, m.52–56, 63–64, 79–90, 96–97, 115 ve 128.
  8. KAP, TP2 fon bilgileri.
  9. KAP, TP2 izahnamesi.
  10. KAP, TP2 Katılma Payı İade Ödemeleri Hakkında bildirim, 16.09.2026.
  11. SPK 2026/77 sayılı Bülten, Tera Yatırım Menkul tedricî tasfiyesi, 27.10.2026.
  12. SPK 2026/67 sayılı Bülten, ilk ara ödeme ve kurum kararları.
  13. SPK 2026/75 sayılı Bülten, Tera ve Pusula faaliyetleri ile diğer fonlar.
  14. SPK, Tasfiye Konusu Fonlardaki Yatırımcı Sayısı, 23.09.2026.
  15. SPK, Yatırım Fonlarına İlişkin Rehber Düzenleme Süreci Açıklaması, 18.09.2026.
  16. SPK Basın Açıklaması, 06.10.2026.
  17. SPK, Yabancı Finans Kuruluşlarına İlişkin Basın Duyurusu, 28.10.2026.
  18. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu, güncel UYAP Mevzuat metni, m.7, 10–13, 16, 27 ve Ek m.1/2.
  19. Danıştay 13. Daire, E.2024/356, K.2024/1861.
  20. Danıştay 13. Daire, E.2019/3248, K.2024/2308.
  21. Danıştay 13. Daire, E.2011/1333, K.2017/3734.
  22. Danıştay 13. Daire, E.2005/2625, K.2005/5753.
  23. Danıştay 13. Daire, E.2021/999, K.2021/1026, yetkili idare mahkemesi değerlendirmesi.
  24. Danıştay 4. Daire, E.2024/3429, K.2024/6542, İYUK m.13 başvuru ve dava süresi.
  25. Danıştay 13. Daire, E.2022/4927, K.2022/4967, miktar ve kanun yolu sınırı.
  26. Danıştay 12. Daire, E.2025/2816, K.2025/4383, miktar artırım imkânı.
  27. Danıştay 10. Daire, E.2022/6474, K.2025/5551, artırımla yeni faiz talebi.
  28. Danıştay 4. Daire, E.2025/3202, K.2025/4139, artırılan kısımda faiz.
  29. Danıştay 10. Daire, E.2019/6815, K.2021/4644, belirlenebilir ve olası zarar ayrımı.
  30. SPK, Tasfiye Konusu Fonlara İlişkin Süre Düzenlemesi, 21.09.2026.
  31. KAP, TP2 31.12.2025 finansal raporuna ilişkin bağımsız denetim bildirimi.
  32. SPK, Bağımsız Denetim Kuruluşları Tanıtım Rehberi.
  33. SPK Mevzuat Sistemi, Portföy Saklama Hizmetine ve Bu Hizmette Bulunacak Kuruluşlara İlişkin Esaslar Tebliği (III-56.1), özellikle m.11/3.
  34. SPK, Yatırım Fonlarının Finansal Raporlama Esaslarına İlişkin Tebliğ (II-14.2), özellikle m.17.
  35. SPK, Yatırım Hizmetleri ve Faaliyetleri ile Yan Hizmetlere İlişkin Esaslar Hakkında Tebliğ (III-37.1), özellikle m.31.
  36. SPK Mevzuat Sistemi, Yatırım Hizmet ve Faaliyetleri ile Yan Hizmetlere İlişkin Belge ve Kayıt Düzeni Hakkında Tebliğ (III-45.1), kayıt saklama çerçevesi.
  37. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m.61, 72, 146 ve 147.
  38. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu, m.1478.
  39. SPK Mevzuat Sistemi, 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu güncel metni, özellikle m.32, 56, 63–64, 81 ve 84–85.

Tags

Ne düşünüyorsunuz?

Bağlantılı analizler