CMK m. 207’de Geç Bildirilen Delil ve Olay: Savunma Hakkı, Duruşma Yönetimi ve Yargısal Denetim

CMK m. 207'de Geç Bildirilen Delil ve Olay için sade doğal atmosfer görseli

CMK m. 207, delil veya olayın geç bildirilmesini tek başına ret sebebi saymaz. Mahkeme; geç sunulan materyali sırf zamanlama nedeniyle dışlayamaz, fakat karşı tarafın hazırlık imkanı için ara verme, ek süre tanıma veya yeni celse planlama yükü altına girebilir. En büyük risk, geçliği 206/2-c ile karıştırıp soyut ret gerekçesi üretmektir.

Bu içerik 08.06.2026 itibarıyla hazırlanmıştır.

Ceza yargılamasında dosyanın yönünü bazen iddianame değil, geç ortaya çıkan tek bir kayıt değiştirmektedir. O kayıt bir güvenlik kamerası görüntüsü olabilir; bir kurum yazısının geç ulaşması olabilir; daha önce çağrılması talep edilmemiş bir tanığın, dosyadaki çelişki belirginleştikten sonra önem kazanması olabilir. Uygulamada mahkemenin ilk refleksi çoğu zaman usul takvimini korumaya yönelmektedir. Savcılık veya müdafi ise buna karşılık maddi gerçeği öne sürmektedir. İşbu gerilim alanında CMK m. 207 kısa görünmekle birlikte, ceza muhakemesinin çok temel bir ayrımını kurmaktadır: geç bildirme ile davayı uzatma maksadını aynı kategoriye koymamak.

Söz konusu hüküm, delilin ortaya konulması isteminin, bunun veya ispat edilmek istenen olayın geç bildirilmiş olması nedeniyle reddedilemeyeceğini söylemektedir. Böylece kanun koyucu, zamanlama eksikliğini başlı başına ret gerekçesi olmaktan çıkarmaktadır. Ne var ki hüküm, geç sunulan her materyalin aynı celsede ve hiçbir hazırlık süresi verilmeksizin tartışılacağı anlamına da gelmemektedir. Çünkü aynı sistem içinde 206’ncı madde ret sebeplerini, 217’nci madde huzurda tartışma ilkesini, 230’uncu madde ise gerekçeli kararın delil değerlendirmesi disiplinini korumaktadır. Bu nedenle 207’nin gerçek işlevi, “geç geldi diye dışarı atma” refleksini durdurmak; buna karşılık adil yargılanma ve savunma hazırlığı yüklerini diri tutmaktır.

Uygulamada iki uç yaklaşım aynı ölçüde sakıncalıdır. Birinci yaklaşım, geç bildirilmiş her delili neredeyse otomatik biçimde kabul edip karşı tarafın inceleme imkanını fiilen sıfırlamaktadır. İkinci yaklaşım ise, delilin neden daha önce ileri sürülmediği yeterince açıklanmadığında, geçliği doğrudan kötü niyet saymakta ve 207’nin koruyucu cümlesini işlevsiz bırakmaktadır. Oysa normun mantığı, bu iki uç arasında somut ölçütler üretmektir. Mahkeme, delilin sırf geç geldiğini söylemekle yetinemez; davayı uzatma amacı, karara etkisizlik veya hukuka aykırılık gibi 206/2 rejimi içindeki sebeplerden hangisine dayandığını göstermek zorundadır. Müdafi de aynı şekilde, yalnız “maddi gerçeğe ulaşmak istiyoruz” cümlesiyle yetinemez; delilin neyi ispatlayacağını, neden şimdi ortaya çıktığını ve karşı tarafın hangi usuli güvenceyle dengelenebileceğini açıklamalıdır.

I. CMK m. 207’nin Sistematik Yeri: 206 Ret Sebepleri ile 217 Tartışma Rejimi Arasındaki Köprü

CMK m. 207, bağımsız bir delil kabul normu değil; 206’ncı maddede başlayan delil değerlendirme rejimine yerleştirilmiş negatif bir koruma hükmüdür. 206/2, mahkemenin ortaya konulması istenilen bir delili reddedebileceği halleri sınırlı biçimde saymaktadır: delilin kanuna aykırı elde edilmiş olması, ispat edilmek istenen olayın karara etkisiz bulunması veya istemin yalnız davayı uzatma maksadı taşıması. 207 ise bu sınırlı listenin içine “geç bildirme” gerekçesinin sokulamayacağını açıklığa kavuşturmaktadır. Başka bir ifadeyle, zamanlama kusuru kendi başına dördüncü bir ret nedeni değildir. Mahkeme geçliği gerekçe göstermek istiyorsa, bunu 206/2-c kapsamındaki kötüye kullanım iddiasına dönüştürmek ve somutlaştırmak zorundadır.

Bu ayrım küçümsenmemelidir. Çünkü uygulamada pek çok ara karar, “dosya karar aşamasına geldi”, “bu aşamada yeni delil sunulamaz”, “talep yargılamayı uzatacaktır” gibi birbirine karışmış gerekçelerle kurulmaktadır. Oysa ilk iki cümle, CMK m. 207’nin yasakladığı çıplak zamanlama refleksine çok yakındır; üçüncü cümle ise ancak somut dayanak varsa 206/2-c alanına girebilir. İşbu nedenle 207, mahkemenin dilini disipline eden hükümlerden biridir. Karar aşaması ifadesi tek başına yeterli değildir; yeni sunulan delilin neden yalnız geciktirme amacıyla ileri sürüldüğü, niçin karara etkili olmadığı veya niçin hukuka aykırı bulunduğu ayrıca kurulmalıdır.

207’nin 217 ile birlikte okunması ayrıca zorunludur. Çünkü kanun, hükmün yalnız duruşmaya getirilmiş ve huzurda tartışılmış delillere dayanabileceğini kabul etmektedir. Söz konusu nedenle 207’nin koruduğu geç bildirilen delil, kapalı dosya içinde sessizce bulunup sonra hükümde sürpriz biçimde kullanılacak materyal değildir. Delil dosyaya girdikten sonra karşı tarafa açıklanmalı, tartışma zemini açılmalı ve mahkeme bu zemini karar gerekçesinde göstermelidir. Bu mantık, geç bildirme serbestisinin sınırsız değil; çelişmeli yargılama ile bağlı olduğunu ortaya koymaktadır.

CMK m. 170 ve CMK m. 174 çizgisi de bu okumayı desteklemektedir. İddianame, kovuşturmanın başlangıç zeminini kurar; fakat delil evrenini dondurmaz. Mahkeme, yeterli şüphe filtresini geçerek gelen davada duruşma boyunca yeni delil veya yeni olay bilgisiyle karşılaşabilir. 207’nin değeri, kovuşturma alanını bu gerçekliğe uyarlamasında yatmaktadır. Kanaatimizce hükmün pratik ağırlığı da tam burada görünür hale gelmektedir: yargılama bir takvim işi olduğu kadar, değişen bilgiye cevap verme rejimidir.

II. Geç Bildirilen Delil veya Olay Ne Demektir: Süre, Vakıa, Tanık ve Belge Ayrımı

“Geç bildirme” kavramı, ilk bakışta basit görünse de aynı kategori altında farklı durumları toplamaktadır. Bazen geç kalan şey delilin kendisi değil, delilin önemini görünür kılan vakıadır. Bazen delil öteden beri vardır; ancak kurumsal bir kaydın geç cevaplanması, dijital çözümlemenin sonradan tamamlanması veya tanığın belirli bir çelişkiyi ancak dosya ilerledikten sonra açıklayabilir hale gelmesi nedeniyle delil daha geç işlev kazanır. Bazen ise yeni olan şey, doğrudan tanık ismidir. Her üç durumda da mahkemenin sorması gereken ilk soru “niçin şimdi?” olmakla birlikte, bu sorunun cevabı alınmadan “artık çok geç” cümlesine geçilemez.

İspat edilmek istenen olayın geç bildirilmesi ile delilin geç bildirilmesi arasındaki ayrım da önemlidir. Delil, mevcut bir vakıayı destekleyen araçtır; olay ise mahkemenin önüne yeni bir olgusal kesit getirebilir. Örneğin iddia makamı veya savunma, dosyada daha önce hiç tartışılmamış bir buluşma, teslim, yönlendirme, kurum işlemi veya dijital erişim zinciri ileri sürebilir. Bu durumda yalnız delil tartışması değil, hukuki nitelendirme ve savunmanın kapsamı da etkilenebilir. 207’nin koruması burada da geçerlidir; fakat karşı tarafın yeni olay karşısında savunma hazırlama hakkı daha yoğun hale gelir. İşbu nedenle geç olay bildirimi, çoğu dosyada salt yeni belge sunmaktan daha ağır usuli sonuç üretmektedir.

Tanık isminin sonradan bildirilmesi ayrıca ayrı bir teknik başlıktır. CMK m. 181 ekseninde tanık ve bilirkişi dinleme gününün bildirilmesi, diğer tarafın hazırlık imkanını korumaktadır. Dolayısıyla 207, tanığın geç bildirilmesini ret sebebi olmaktan çıkarsa da, karşı tarafa hiç hazırlık imkanı tanınmadan tanığın aynı anda hükme etkili şekilde dinlenmesini emretmez. Söz konusu nedenle mahkemenin elindeki araç çoğu kez ret değil; ara verme, yeni celse, ek süre veya SEGBİS yoluyla planlama olmaktadır. Geç tanık bildirimi ile davayı uzatma maksadı arasındaki fark da tam bu pratik araçlarla görünür hale gelir.

Doktrinde Hatice Kübra Demir ile Fahri Gökçen Taner’in vurguladığı üzere, tanık sorgulama hakkı yalnız mahkemeye tanık getirebilme değil; bu tanığın diğer tarafça test edilebilmesi imkanını da içerir. Bu nedenle geç bildirme konusunda asıl mesele, delilin dosyaya girip girmemesi kadar, giren delilin adil biçimde tartışılıp tartışılamayacağıdır. Kanaatimizce 207’nin doğru okuması, “geç bildirme serbestisi” ifadesiyle değil; “geçlik nedeniyle otomatik ret yasağı” ifadesiyle yapılmalıdır. Hüküm, delili kutsamaz; onu zamanlama bahanesiyle dışarı atılmaktan korur.

III. Mahkeme Geç Bildirilen Delil ile Karşılaşınca Ne Yapmalıdır: Ret Yerine Dengeleyici Usul Tedbirleri

CMK m. 207’nin asıl işlevi, mahkemeyi ret ile kabul arasında kaba bir ikileme hapsetmemektedir. Mahkeme, geç sunulan delil ile karşılaştığında ilk olarak delilin neyi ispatlamak için getirildiğini, neden daha önce sunulamadığını ve diğer tarafın bu materyale cevap verebilmesi için hangi usuli araçların gerektiğini tespit etmelidir. Delil hukuka uygunsa ve karara etkisizlik açık değilse, sırf geç geldi diye dışarıda bırakılamaz. Buna karşılık karşı tarafa makul inceleme zamanı verilmeden hemen tartışılması da güvenli değildir. Bu nedenle 207, çoğu dosyada kısa ara verme, yeni duruşma günü tayini, belge inceleme süresi tanıma veya teknik çözümleme isteme gibi ara tedbirlerle birlikte çalışmaktadır.

CMK m. 190 hattındaki tek celse ve makul süre disiplini, 207’nin sınırını daha görünür kılmaktadır. Yargılama tek celsede bitirilsin diye savunmanın yeni delile cevap imkanı ortadan kaldırılamaz; fakat her yeni delil iddiası da otomatik olarak sınırsız erteleme üretmemelidir. İşbu nedenle mahkeme, delilin niteliğine göre ölçülü müdahale seçmelidir. Basit bir kurum cevabının incelenmesi için kısa ara yeterli olabilir; karmaşık bir dijital kayıt veya teknik uzman görüşü için yeni celse daha isabetli olabilir. Esas olan, usul ekonomisi ile savunma hazırlığı arasında ölçülü denge kurmaktır.

Geç bildirilen delilin diğer tarafa nasıl açıklanacağı da ayrıca önem taşır. 206/1’de, sorgusu daha sonra yapılacak sanığa önceden ortaya konulan delillerin bildirilmesi gerektiği açıkça kabul edilmektedir. Bu mantık, 207 bakımından da yol göstericidir. Karşı tarafın dosyada ne ile karşılaşacağını bilmediği, eklerin verilmediği veya dijital materyale erişim sağlanmadığı durumda delil fiilen tartışılamaz. Böyle bir senaryoda mahkemenin yapması gereken, delili zamanlama gerekçesiyle reddetmek değil; bildirim ve inceleme imkanını usule uygun biçimde kurmaktır.

Mahkeme ret kararı verecekse de bunun dili ve yapısı farklı olmalıdır. “Geç sunulduğu için reddedildi” cümlesi 207 ile bağdaşmaz. Buna karşılık “aynı konuda daha önce üç ayrı tanık dinlenmiş, hazır edilen kişi aynı olguyu hiçbir yeni katkı sunmadan tekrar edecektir ve talebin amacı dosyayı ertesi celseye taşımaktır” biçiminde somutlaştırılmış gerekçe 206/2-c zemini kurabilir. Kanaatimizce 207’nin sağlıklı tatbiki, ret kararını zorlaştırmakta; fakat denetim ölçütünü berraklaştırmaktadır. Bu da savunma hakkı bakımından son derece önemlidir.

Salt geçlik ret nedeni değildir. Bununla birlikte mahkeme, yeni delili hiç inceleme süresi vermeden hükme esas alırsa bu kez savunma hazırlığı ve çelişmeli yargılama bakımından yeni bir ihlal üretmiş olur.

IV. Savunma Hakkı, Tanık Sorgulama ve Adil Yargılanma: 207’nin Anayasal Zemini

CMK m. 207, yalnız teknik delil normu değildir; Anayasa’nın 36’ncı maddesi ile AİHS m. 6’nın koruduğu savunma ve silahların eşitliği güvenceleriyle birlikte çalışmaktadır. Anayasa Mahkemesi’nin Atila Oğuz Boyalı kararında tanık sorgulama hakkının adil yargılanmanın çekirdek unsurlarından biri olduğu açıkça kabul edilmektedir. Savunmanın lehine veya aleyhine belirleyici olabilecek delilin geç geldiği durumlarda mahkeme, bu çekirdek hakkı zedelemeyecek çözüm üretmek zorundadır. Zira 207’nin amacı, maddi gerçeğe ulaşma arzusunu savunma imkanını ezmek pahasına genişletmek değildir.

E.D. ve Hasan Doğan kararları, savunma tanığı taleplerinin reddinde mahkemenin neden-sonuç bağını görünür kurması gerektiğini göstermektedir. Tanığın veya delilin hangi hususta etkili olmayacağı açıkça yazılmadığında, ret kararı soyut kalmakta ve savunma hakkı zayıflamaktadır. Geç bildirim senaryosunda da aynı mantık geçerlidir. Mahkeme, “şimdi bu delile yer yok” diyorsa, neden yer olmadığını 206/2 rejimi içinde açıklamalıdır. Aksi halde 207 yalnız kanun metninde kalmış olur.

AİHM’nin Huseyn and Others v. Azerbaijan kararında kullanılan üç aşamalı değerlendirme, 207 bakımından da öğreticidir. İlk soru, delilin veya tanığın neden daha önce tartışılamadığıdır. İkinci soru, söz konusu materyalin hüküm bakımından tek veya belirleyici ağırlık taşıyıp taşımadığıdır. Üçüncü soru ise savunmanın maruz kaldığı zorluğu telafi eden güvencelerin bulunup bulunmadığıdır. Geç bildirilen delil aynı gün tartışılacaksa, bu üçüncü başlık belirleyici hale gelir. Karşı tarafa belgeyi inceleme imkanı verilmiş midir, ara süre tanınmış mıdır, tanığa soru sorma zemini kurulmuş mudur, teknik materyal için uzman incelemesi istenebilmekte midir; bunlar görünür değilse 207 uygulaması savunma aleyhine sertleşebilir.

Bununla birlikte AYM’nin Yasemin Akgül kararı, her tartışmalı senaryonun otomatik ihlal üretmediğini göstermektedir. Delilin ağırlığı sınırlıysa, başka kuvvetli doğrulayıcı materyaller varsa ve savunma başka telafi yolları bulmuşsa sonuç değişebilir. İşbu nedenle 207 uygulamasında mesele, geç bildirilen her şeyi mutlaka aynı önem seviyesinde görmek değildir. Mesele, geç bildirilen materyalin dosya mimarisi içindeki gerçek ağırlığını saptamak ve bu ağırlığa uygun usuli güvence üretmektir. Kanaatimizce anılan ağırlık testi yapılmadan verilen ret veya acele kabul kararları en kırılgan kararlar arasında yer almaktadır.

V. Tanık, Uzman Kişi, Belge ve Dijital Kayıtlar Bakımından Ayrı Uygulama Ölçütleri

Geç bildirilen materyalin türü, mahkemenin kuracağı usuli cevabı belirlemektedir. Tanık söz konusuysa asıl mesele, karşı tarafın bu kişiye soru yöneltme ve beyanı test etme imkanıdır. Tanığın olayla temas derecesi yüksekse ve anlatımı belirleyici bir boşluğu dolduruyorsa, ret daha sıkı gerekçe ister. Buna karşılık kişi yalnız daha önce dinlenen üç tanığın anlatımını tekrar edecekse, 206/2-c tartışması güçlenebilir. Dolayısıyla 207 bakımından tanık delilinin kaderi, soyut “geç kaldı” cümlesiyle değil; tekrar, yenilik ve belirleyicilik ekseninde çizilmektedir.

Uzman kişi veya teknik açıklama bakımından tablo daha da hassastır. 6754 sayılı Bilirkişilik Kanunu ve CMK m. 67 çerçevesinde mahkemece görevlendirilen bilirkişi başka, tarafın sonradan sunduğu teknik rapor veya uzman görüşü başkadır. Geç gelen teknik analiz, resmi bilirkişi raporuna itirazın bel kemiği olabilir. Böyle bir durumda mahkeme, materyali dosya dışına itmek yerine karşı tarafın inceleme süresini güvence altına almalı; gerekiyorsa resmi bilirkişiden ek açıklama istemelidir. Söz konusu belgeyi aynı gün hükme bağlayıcı ağırlıkta kullanmak ise savunma hazırlığı bakımından ayrıca risklidir.

Belge ve dijital kayıtlar bakımından iki sorun öne çıkmaktadır. Birincisi, delilin geç ortaya çıkmasının haklı nedeni nedir? Kurum cevabı geç mi geldi, kamera kaydı yeni mi çözümlendi, HTS veya log verisi ancak teknik erişimle mi okunabildi? İkincisi, delilin güvenilirlik zinciri korunmuş mudur? Geç sunulan dijital materyal, hash, meta veri, teslim alma tarihi, kaynak cihaz veya kurum yazısı ile desteklenmiyorsa, 207 onu otomatik güvenilir kılmaz. Bu nedenle geçlik ile güvenilirlik ayrı testlerden geçirilmelidir. Geç sunulmuş fakat doğrulanabilir kayıt kullanılabilir; erken sunulmuş ama güvenilirliği şüpheli kayıt ise yine sorunlu kalır.

İspat edilmek istenen olayın geç bildirilmesi ise çoğu dosyada savunma mimarisini daha kökten etkiler. Yeni olay, suç tarihi, eylem biçimi, iştirak ilişkisi, teslim zinciri veya kurum iradesi hakkında farklı bir senaryo doğuruyorsa karşı tarafın yalnız belgeye değil, yeni olguya cevap hazırlaması gerekir. Böyle bir durumda ara verme, yeni delil dilekçesi, tanık listesi güncellemesi veya ek savunma alma daha güçlü gerekliliğe dönüşür. Kanaatimizce 207’nin adil yargılamaya uygun yorumu, yeni olay iddiasını geçlik bahanesiyle bastırmamak; fakat onu sürpriz mahkumiyet aracına da çevirmemektir.

Kurumsal suç, ekonomik suç ve dijital delil dosyalarında bu ayrım daha görünür hale gelmektedir. Bir banka hareketinin ham dökümü ile o hareketin hangi şirket içi onay akışına, hangi kullanıcı hesabına veya hangi teslim protokolüne bağlandığı aynı şey değildir. Çoğu zaman geç gelen şey tek başına PDF dosyası değil; o PDF’nin neyi anlattığını çözmeye yarayan ek vakıadır. Bu nedenle mahkemenin, “belge geldi, tartıştık bitti” kolaycılığına kayması isabetli değildir. Belgenin yorum anahtarını oluşturan olay kesiti yeni ise, savunma veya iddia tarafına buna göre ek açıklama ve ek delil alanı tanınmalıdır. 207’nin gerçek koruma yüzeyi, işte bu tür karmaşık dosyalarda daha belirgin hissedilmektedir.

VI. Süre, Merci, Kanun Yolu ve Dosya Stratejisi: Geç Bildirimden Sonraki İlk Saatler

CMK m. 207 bakımından en kritik safha, delilin geç ortaya çıktığı andan mahkemenin ara karar verdiği ana kadar geçen kısa zaman dilimidir. Müdafi veya katılan vekili, bu anda dört unsuru aynı dilekçede kurmalıdır: delilin veya olayın ne zaman öğrenildiği, niçin daha önce ileri sürülemediği, hangi vakıayı ispatlayacağı ve diğer tarafın hangi usuli tedbirle korunabileceği. Bu dört unsur yoksa 207 savunması soyut kalır. Mahkeme de uzatma gerekçesini daha kolay kabul eder. Özellikle kurum yazıları, dijital çözümleme raporları ve sonradan bulunan belgeler bakımından öğrenme tarihini gösteren üst yazı, log, teslim tutanağı veya elektronik ileti kaydı eklenmelidir.

Ara karara karşı çoğu ceza davasında bağımsız ve derhal işletilebilen ayrı bir olağan kanun yolu bulunmadığından, tutanak disiplini belirleyici hale gelmektedir. Mahkeme ret kararı verirse bunun 206/2’nin hangi bendine dayandığı açıkça yazdırılmalıdır. “Talep reddedildi” cümlesi, istinaf veya temyiz incelemesine taşınabilecek güvenli zemin kurmaz. Söz konusu nedenle müdafi, ret kararından hemen sonra beyanlarını tutanağa geçirmek, savunma hakkı etkisini görünür yazdırmak ve gerekiyorsa delilin içeriğini kısa özetle kayda aldırmak zorundadır. İşbu kayıt daha sonra kanun yolu dilekçesinin omurgası olacaktır.

Merci bakımından ilk muhatap, yargılamayı yürüten ceza mahkemesidir; fakat ret veya acele kabul kararının etkisi istinaf ve temyiz aşamasına taşınır. Bölge adliye mahkemesi, savunma hakkı kısıtlaması ve delil değerlendirme eksikliği iddialarını somut tutanak üzerinden denetler. Yargıtay ise özellikle belirleyici delilin tartışılmaması, ret gerekçesinin yetersizliği veya hukuka uygun delil rejiminin bozulması alanlarında karar vermektedir. Olağan kanun yolları tüketildikten sonra, savunma hazırlığı ve tanık sorgulama hakkı bakımından anayasal şikayet zemini de doğabilir. Bu nedenle 207 dosyası yalnız o celsenin meselesi değildir; sonraki üç denetim katmanını da etkiler.

Dosya stratejisi bakımından ilk toplanacak belgeler somuttur: geç öğrenildiğini gösteren yazışma veya üst yazı, ekli delilin tam nüshası, delilin hangi iddiayı ispatlayacağını açıklayan kısa tablo, diğer tarafın inceleme ihtiyacını karşılayacak celse talebi, ret halinde kullanılacak kanun yolu notu ve gerekiyorsa teknik uzman desteği. Geç bildirim dilekçesini delilsiz bırakmak, 207 korumasını zayıflatır. Kanaatimizce iyi müdafilik pratiği, “geç ama gerekli” cümlesini belgeleyen mini dosyayı aynı gün mahkemeye sunmaktan geçmektedir.

  1. Geç öğrenme tarihini görünür kılan üst yazı, UETS kaydı, kurum cevabı veya teslim tutanağını dilekçeye ekleyin.
  2. Delilin hangi vakıayı ispatlayacağını ve neden daha önce ileri sürülemediğini tek paragrafta açıkça kurun.
  3. Aynı dilekçede ara verme, yeni celse, SEGBİS, ek savunma veya teknik inceleme gibi telafi tedbirlerinden hangisini istediğinizi belirtin.
  4. Ret halinde 206/2’nin hangi bendine dayanıldığının tutanağa tam geçirilmesini talep edin.

VII. Yargısal Denetim Çizgisi ve Doktrindeki Tartışma: Maddi Gerçek ile Duruşma Ekonomisi Arasındaki Sınır

Doktrindeki baskın görüş, 207’nin delil serbestisini koruduğu; fakat usul ekonomisini tamamen etkisizleştirmediği yönündedir. Özbek, Doğan ve Bacaksız; ceza muhakemesinde maddi gerçeğe ulaşma hedefinin, savunma imkanlarını daraltacak katı şekilcilikle bağdaşmadığını vurgulamaktadır. Semiyet Badem ile Devrim Güngör ise tanık ve beyan delilinin değerinin, mahkeme huzurunda açıklıkla test edilmesine bağlı olduğunu göstermektedir. Bu çizgi, geç bildirilen delilin sırf zamanlama bahanesiyle yok sayılamayacağını; fakat karşı tarafın cevap hakkı korunmadan hükme taşınmasının da doğru olmadığını teyit etmektedir.

Karşı görüşün güçlü tarafı da bütünüyle zayıf değildir. Yargılamayı gereksiz yere uzatma, son celsede dosyayı dağıtma veya daha önce bilinmesine rağmen taktik sebeple saklanan materyali sürpriz biçimde öne sürme ihtimali gerçekten vardır. Mahkeme bu tür kötüye kullanımlara karşı kayıtsız kalamaz. Ne var ki çözüm, 207’yi içi boş bir deklarasyona çevirmek değildir. Çözüm; kötüye kullanımı somutlaştırmak, neden gecikmenin doğal süreçten değil taktik tercihten kaynaklandığını göstermek ve buna rağmen delilin önem düzeyini tartmak olmalıdır. İşbu nedenle 206/2-c ile 207 arasındaki sınır, normlar çatışması değil, gerekçe kalitesi meselesidir.

Durmuş Ali Bal ve Burak İnan kararları, savunmanın delile erişim ve sorgulama imkanının telafi güvenceleriyle birlikte değerlendirilmesi gerektiğini göstermektedir. Bu yaklaşım, 207 bakımından da doğrudan önem taşır. Mahkeme, geç bildirilen delili hemen tartışmak zorunda olmadığını düşünse bile, neden ek süre veya teknik dinleme yolunu seçmediğini açıklamalıdır. Aksi halde ret kararı da kabul kararı da yetersiz kalabilir. Kanaatimizce iyi uygulama, geç delilin dosyaya girmesini engellemekten çok, adil biçimde işlenmesini sağlayan ara araçları öne çıkarmaktadır.

Son kertede 207’nin doğru yorumu, “her yeni delil son ana kadar serbestçe sürülebilir” basitliğinde değildir. Hüküm, mahkemeyi karar disiplinine; tarafları ise açıklama disiplinine zorlamaktadır. Geçliği gerekçe yapan mahkeme, 206/2 nedenini gösterecek; geçliği mazur gören taraf ise bu delilin neden şimdi ve hangi ihtiyaçla geldiğini anlatacaktır. Böyle kurulan dosyada yargısal denetim güçlüdür. Böyle kurulmamış dosyada ise 207 ya gereğinden geniş ya da gereğinden dar yorumlanmaktadır.

VIII. Uygulama Kontrol Matrisi ve Sık Yapılan Hatalar

CMK m. 207 dosyalarında hak kaybı çoğu zaman normun bilinmemesinden değil, normun eksik işletilmesinden kaynaklanmaktadır. Aşağıdaki tablo, geç bildirilen delilin türüne göre ilk yapılacak işlem ile başlıca riski özetlemektedir.

Tablonun tamamını görmek için tabloyu sağa ve sola kaydırabilirsiniz.

SenaryoDayanakİlk Yapılacak İşlemBaşlıca Risk
Sonradan bildirilen tanıkCMK m. 177, 181, 207Tanığın hangi vakıayı açıklayacağı yazılır; karşı taraf için ek süre veya yeni celse istenir.Geçlik ile uzatma amacı karıştırılırsa soyut ret kararı verilebilir.
Geç gelen kurum yazısı veya resmi belgeCMK m. 207, 217Belgenin teslim tarihi ve kaynağı gösterilir; diğer tarafın incelemesi için celse talep edilir.Belge aynı gün tartışılıp hükme esas alınırsa savunma hazırlığı eksik kalır.
Sonradan çözülmüş dijital kayıtCMK m. 207, 217, 230Meta veri, teslim zinciri ve doğrulama bilgisiyle sunulur; teknik inceleme talebi eklenir.Geçlik tartışması güvenilirlik tartışmasının önüne geçer.
Geç açıklanan teknik uzman görüşüCMK m. 67, 207Resmi bilirkişi raporundan farkı ve hangi boşluğu doldurduğu açıkça yazılır.Uzman kişi ile bilirkişi karıştırılırsa delil değeri görünmez hale gelir.
Yeni olay kesitiCMK m. 207, Anayasa m. 36Yeni vakıanın hangi hukuki sonucu değiştireceği belirtilir; ek savunma veya ek delil süresi istenir.Sürpriz olgu üzerinden savunma alınmadan hüküm kurulabilir.
Ret kararı sonrası kanun yolu hazırlığıCMK m. 206/2, 230Ret gerekçesi tam cümleyle tutanağa geçirilir; istinaf/temyiz zemini aynı gün hazırlanır.“Talep reddedildi” düzeyindeki kayıt, sonraki denetimi zayıflatır.

En sık hata, geçliği açıklayan somut belgeyi sunmadan yalnız norm metnine dayanılmasıdır. İkinci hata, delilin neyi ispatlayacağını yazmamak ve mahkemeyi soyut “faydalı olabilir” cümlesiyle ikna etmeye çalışmaktır. Üçüncü hata, karşı tarafın hazırlık ihtiyacını hiç dikkate almamaktır. Dördüncü hata ise, ret kararının hangi bent altında verildiğini tutanağa geçirtememektir. Kanaatimizce 207 dosyalarında usul tekniği, maddi delilin kendisi kadar önem taşımaktadır.

IX. Sık Sorulan Sorular

CMK m. 207 uyarınca geç bildirilen delil mutlaka kabul edilir mi?

Hayır. Hüküm, delilin sırf geç bildirildiği için reddedilemeyeceğini söyler. Delil hukuka aykırıysa, karara etkisizse veya istemin yalnız davayı uzatma amacı taşıdığı somut biçimde gösteriliyorsa 206/2 rejimi devreye girebilir.

Mahkeme geç bildirilen tanığı aynı celsede dinlemek zorunda mıdır?

Her dosyada otomatik zorunluluk yoktur; fakat mahkeme, dinlememe veya erteleme kararını savunma hakkı ve hazırlık ihtiyacı ışığında gerekçelendirmek zorundadır. Sırf “geç kaldınız” cümlesi yeterli değildir. Gereken durumda ara verme veya yeni celse daha isabetli araç olabilir.

Geç bildirilen dijital kayıt hemen hükme esas alınabilir mi?

Ancak karşı tarafın kaydı etkili biçimde inceleyebildiği, doğrulayabildiği ve itirazlarını sunabildiği dosyalarda güvenli olur. Meta veri, teslim zinciri veya teknik çözümleme ihtiyacı varsa ek süre veya teknik inceleme gündeme gelmelidir.

CMK m. 207 yalnız sanık lehine mi uygulanır?

Hayır. Madde yapısı bakımından iddia ve savunma tarafı arasında böyle bir sınırlama yoktur. Bununla birlikte savunma hakkı ve silahların eşitliği tartışmaları nedeniyle uygulamada daha çok sanık ve müdafi lehine görünür hale gelmektedir.

Ret kararı verilirse ilk pratik adım ne olmalıdır?

Ret kararının 206/2’nin hangi bendine dayandığı tutanağa tam geçirilmelidir. Aynı anda delilin neyi ispatlayacağı ve savunma hakkı bakımından neden önemli olduğu yazdırılmalı; sonraki istinaf veya temyiz başlığı böyle kurulmalıdır.

Geç bildirilen olay ile geç bildirilen delil arasındaki fark neden önemlidir?

Yeni delil, mevcut vakıayı destekleyebilir; yeni olay ise savunmanın kapsamını ve hukuki nitelendirmeyi değiştirebilir. Bu ikinci durumda karşı tarafın ek açıklama ve ek delil ihtiyacı daha güçlü hale gelir. Mahkemenin usuli tedbir seçimi de buna göre değişmelidir.

X. Uygulama Bakımından Profesyonel Değerlendirme

CMK m. 207, ceza muhakemesinin maddi gerçeğe ulaşma iddiası ile savunma hazırlığı güvenceleri arasındaki hassas dengeyi görünür kılan hükümlerden biridir. Hükmün temel mesajı nettir: delil veya olayın geç bildirilmesi, tek başına ret sebebi yapılamaz. Bununla birlikte bu mesaj, karşı tarafın hazırlık imkanını hiçe sayma lisansı da vermez. İyi mahkeme pratiği, ret yerine dengeleyici usul tedbirleri üretir; iyi savunma pratiği ise geçliğin nedenini, delilin etkisini ve istenen telafiyi aynı anda dosyaya koyar.

Bugün ceza dosyalarının önemli bölümü, kurum yazıları, dijital kayıtlar, teknik raporlar ve sonradan önem kazanan tanık anlatımları üzerinden yürümektedir. Bu gerçek, 207’yi kenarda kalmış kısa bir norm olmaktan çıkarmaktadır. Özellikle CMK m. 178, m. 181 ve m. 206 ile birlikte okunduğunda, geç delilin dosyadaki yeri daha berrak hale gelmektedir. Kanaatimizce güvenli yorum, ne çıplak kabul ne çıplak ret yönündedir. Güvenli yorum, geç sunulan materyalin önemini ve diğer tarafın hazırlık ihtiyacını birlikte tartan, gerekçesi yoğun bir ara karar disiplinidir.

Kategori sayfasındaki diğer ceza muhakemesi analizleri için Ceza Hukuku arşivine göz atabilirsiniz.

CMK m. 207 kapsamında geç bildirilen delil için dosya özelinde ön değerlendirme gerekir mi?

Geç sunulan tanık, kurum yazısı, dijital kayıt veya teknik raporun hangi aşamada ve hangi usulle dosyaya kazandırılabileceğini; ara verme, SEGBİS, teknik inceleme ve kanun yolu stratejisiyle birlikte değerlendirmek için iletişim sayfası üzerinden ulaşabilirsiniz.

Kaynakça ve Atıf Listesi

Resmi Kaynaklar

  • Türkiye Cumhuriyeti Anayasası, m. 36, 38 ve 141.
  • 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu, özellikle m. 177, 181, 206, 207, 217 ve 230.
  • 6754 sayılı Bilirkişilik Kanunu, özellikle m. 3, 10 ve 14.
  • Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi, özellikle m. 6.
  • Mevzuat Bilgi Sistemi üzerinden yayımlanan güncel 5271 ve 6754 sayılı kanun metinleri.

Mahkeme Kararları

  • Yargıtay 16. CD, E. 2020/6792, K. 2020/6266, T. 14.12.2020.
  • AYM, Atila Oğuz Boyalı [2. B.], B. No: 2013/99, T. 20.03.2014.
  • AYM, E.D. [2. B.], B. No: 2015/1668, T. 22.02.2018.
  • AYM, Hasan Doğan, B. No: 2019/37961, T. 23.02.2022.
  • AYM, Yasemin Akgül [2. B.], B. No: 2014/2630, T. 27.10.2016.
  • AYM, Nurcan Gülabi [1. B.], B. No: 2015/15355, T. 23.05.2018.
  • AYM, Haci Sülük ve Ömer Sülük [1. B.], B. No: 2021/5155, T. 13.03.2025.
  • AYM, Durmuş Ali Bal [1. B.], B. No: 2021/37067, T. 11.06.2024.
  • AYM, Burak İnan [1. B.], B. No: 2021/7640, T. 21.05.2024.
  • AİHM, Huseyn and Others v. Azerbaijan, App. Nos. 35485/05, 45553/05, 35680/05 ve 36085/05, T. 26.07.2011.

Bilimsel Çalışmalar

  • Demir, Hatice Kübra, “Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ve Anayasa Mahkemesi İçtihatları Doğrultusunda Tanık Sorgulama Hakkı”, Yıldırım Beyazıt Hukuk Dergisi, 2022/2.
  • Doğan, İdris / Bozdağ, Ahmet, “Ceza Muhakemesinde İstinabe Uygulamasının Sanığın Duruşmada Hazır Bulunma Hakkı Bağlamında Değerlendirilmesi”, Gaziantep Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi, C. 22, S. 3 (2023), s. 1004-1020.
  • Badem, Semiyet, “Ceza Muhakemesi Hukukunda Tanık”, Türkiye Adalet Akademisi Dergisi, S. 45 (2021).
  • Güngör, Devrim, “Ceza Muhakemesinde Tanık Beyanının Delil Değeri Üzerine Bazı Tespit ve Değerlendirmeler”, İnönü Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, C. 6, S. 2 (2016), s. 307-318.
  • Özbek, Veli Özer / Doğan, Koray / Bacaksız, Pınar, Ceza Muhakemesi Hukuku, 14. Baskı, Seçkin Yayıncılık, Ankara 2021.
  • Taner, Fahri Gökçen, Ceza Muhakemesi Hukukunda Adil Yargılanma Hakkı Bağlamında Çelişme ve Silahların Eşitliği, 2. Baskı, Seçkin Yayıncılık, Ankara 2021.

Elektronik Kaynaklar

  • Mevzuat Bilgi Sistemi, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu güncel yayımı.
  • kararlarbilgibankasi.anayasa.gov.tr üzerinde doğrulanan AYM bireysel başvuru karar metinleri.
  • karararama.yargitay.gov.tr üzerinde doğrulanan Yargıtay 16. CD kararı.
  • HUDOC, Huseyn and Others v. Azerbaijan karar sayfası.
  • ciftcipartners.com üzerinde yayımlanan CMK m. 178, 181, 190, 206 ve 170 analizleri.

Tags

Ne düşünüyorsunuz?

Bağlantılı analizler